İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/510 E. 2026/428 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/510
- Karar No
- 2026/428
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/510 Esas KARAR NO :2026/428
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:11/06/2026 KARAR TARİHİ:16/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... İcra Müdürlüğü'nün 2026/... esas sayılı dosyasında borçlu olarak yer aldığını, müvekkilinin davalı şirketten alacaklı olduğunu, davalının takibe konu 2.217.000,00-TL tutarındaki borcunu ödemediğini, müvekkilinin iç deniz veya açık denizde ... tekniği olarak nitelendirilen balıkçılık yöntemi ile iştigal ettiğini, bu yöntem ile genellikle hamsi sardalya türü yakaladığını, yakaladığı balıkları toptan sattığını, satış işleminin davalı gibi toptan balık işi yapan firmalara yapıldığını, işin gereği ve yakalanan balığın tüketim süresi dolmadan bayatlamadan ve satış zinciri kırılmadan tüketiciye bir an önce ulaştırılmasının zorunluluğu gereği balık yakalayan avcı tekne, toptan balık alıcısı nakliyeyi yapan arasındaki iş ve işlemlerin zorunlu olarak iletişim araçları vasıtasıyla sözlü yapıldığını, tarafların beyanı ile iş ve işlemleri gerçekleştirdiklerini, sektörde bu yönde teamül oluştuğunu, Ticaretin beyan ile yürüdüğü bu ve benzeri işlerde de malı teslim alan alıcı, ödemeleri aksatmadan , satın aldığı malın sahibinin mağduriyetine sebebiyet vermeden, konuşulup kararlaştırıldığı şekilde ve zaman aralığında, mutlaka vermiş olduğu söz ile taahhütlerini yerine getirdiğini, Sözün senet ve namus kabul edildiği camiada, Borçlu ... Limited Şirketi, sözünden caymakla ve borcunu ödememekle bir istisna oluşturduğunu, 19.10.2025 tarihinde, davacının yakalamış olduğu 2217 kasa hamsinin, bir kasası 1.000,00.TL'den, ... / ... limanından alımı konusunda davalı şirket yetkilisi ... ile telefonda konuştuğunu, miktar ve fiyatta anlaştıklarını ve davalının teslimini istediği yer olan, ...'de faaliyet gösteren ... ... Limited Şirketi'nin soğuk hava deposuna 2.217 kasa hamsiyi teslim ettiklerini, Tarafların miktar ve fiyatında anlaştıkları 2217 kasa hamsi, ... / ... limanından , nakliye ile iştigal eden ... tarafından teslim alınıp, ... ... Limited Şirketi'nin ... de bulunan soğuk hava deposuna teslim edildiğini, Davalı şirket nakliyeye ilişkin 155.000,00.TL ödemeyi 22.10.2025 tarihinde Banka aracılığıyla nakliye işini yapanların tümü için ... hesabına yatırdığını, davalının davacıya yapması gereken ödemeyi ise yapmadığını, bunun üzerine 2217 kasa hamsinin ödemesini talep edildiğinde davalı tarafın borcunu inkar ettiğini, davacının, borçlunun yerleşim yeri yetkili İcra Dairesi olan, ... İcra Müdürlüğünde 2026/... sayılı dosya ile icra takibi yaptığında ise borca ve ferilerine itiraz ettiğini, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, Davalı/borçlunun itirazları dayanaksız olduğu gibi, haksız ve hukuki temelden de yoksun olduğunu, Sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşıdığını, Alacak likit bir alacak olup, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takip durduğunu, müvekkilinin mağdur olduğunu, Bu nedenle alacağın %20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, Davalı yanın icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, Haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu (davalı) aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet - icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı'na müzekkere yazılarak Mahkememiz davacısı ... T.C. Kimlik Numaralı ...'nun Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak Mahkememizin 2026/510 esas sayılı dosyasına bilgi verilmesi istenilmiştir. ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Mahkememiz davacısı ... T.C. Kimlik Numaralı ...'nun Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak Mahkememizin 2026/510 esas sayılı dosyasına bilgi verilmesi istenilmiştir. ...Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak Mahkememiz davacısı ... T.C. Kimlik Numaralı ...'nun Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak Mahkememizin 2026/510 esas sayılı dosyasına bilgi verilmesi istenilmiştir. ... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak 2026/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden bir örneğinin Mahkememizin 2026/510 esas sayılı dosyasına gönderilmesi istenilmiştir. GEREKÇE: HMK’nun 115/1. maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK’nun 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. 6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Aynı Yasa'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Öte yandan 6102 sayılı TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK 11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanlığınca çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK 11/2). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1). İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır (TTK 15/1). Bu haliyle, dava sebebine ve celp edilen müzekkerelere göre davalının fatura tarihleri arasında bilanço bilanço usulüne göre defter tutmadığı, tacir sıfatına haiz olmadığı, basit usul beyannamesi verdiği, basit usulde kazanç sağladığı, V.U.K. 177/1. maddesindeki limitleri aşmadığı anlaşılmış olup, davacının tacir sıfatını taşımadığı, esnaf kaydının bulunduğu, ticari işletmesi olmadığı ve yine taraflar arasındaki uyuşmazlığın da ticari nitelikte bulunmadığı açıktır. Taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı görülmekle; uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı açıktır. Bu durumda davaya bakmaya Genel Mahkemeler görevlidir. Bu nedenle, yukarıda belirtilen yasa hükümleri ve açıklamalar uyarınca davada görevli Mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın 6100 Sayılı H.M.K.'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli Mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna, 3- 6100 sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren Mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 4-Bu süre içerisinde başvuru yapılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 5-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli Mahkemece hüküm altına alınmasına, açılmamış sayılmasına karar verildiği takdirde bu kararda değerlendirilmesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/06/2026
Katip .. e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır