İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/277 E. 2026/372 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/277
- Karar No
- 2026/372
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/277 Esas KARAR NO : 2026/372
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/03/2026 KARAR TARİHİ : 09/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "...’nun işletmesi Davacı Müvekkil Şirket tarafından yürütülmektedir. Davalı-Borçluya ait... plakalı araç ile 05.01.2025 ile 09.10.2025 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapılmıştır. Davalı-Borçluya ait araçlarca, işletme hakkı Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket’e ait Otoyol’dan çeşitli istasyonlardan ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapılmıştır.Davalı-Borçluya ait araçların Otoyol’u kullandığı anlarda HGS/OGS hesapları müsait değildir. Takdir edileceği üzere HGS/OGS hesabını müsait tutmak ve geçiş ücretini ödemeye yetecek bakiye bulundurmak Davalı-Borçlunun sorumluluğundadır. Bununla birlikte Otoyoldaki tüm levha ve uyarılarla yolun genel durumuna dikkat ederek araç kullanmak araç sahiplerinin ve sürücülerin kendi sorumluluklarındadır. Benzer şekilde ... ve Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket tarafından yapılan ilanlar da vatandaşa yeterli bilgilendirmeyi sağlamaktadır. Bu durumda ücretli otoyolları kullanan Davalı-Borçlu HGS/OGS hesabını müsait tutmayarak Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket’in sağladığı hizmetin karşılığında ücret ödeme yükümlülüğünü kendi kusuruyla ihlal etmiştir. Davalı-Borçlunun kendi ihmal ve kusurunun neticesini Davacı-Alacaklı Müvekkil Şirket’e yüklemeye çalışması kabul edilemez niteliktedir. Ayrıca Davacı-Alacaklı Müvekkil şirketçe, Davalı-Borçluya ait plakalara tanımlı ... hesabına ilişkin provizyon sorgusu kontrolü yapılmış ve geçişlere ilişkin provizyon sorgusunun “Ürün Kara Listede /” sonucu ile döndüğü anlaşılmıştır. Hesabı müsait olmayan ve geçişe ilişkin banka provizyon sorgusu olumsuz dönen davalının OGS/HGS etiketinden geçiş ücreti çekilememiş ve ücreti ödenmeyen geçişleri için geçiş ücreti ve bu geçiş için yukarıda açıklandığı üzere ceza bedeli borçları tahakkuk ettirilmiştir. Yapılacak olan hesaplamayla da görüleceği üzere Müvekkil Şirket kanuna uygun olarak ihlalli geçiş ücreti tahakkuk ettirmiş ve cezai yaptırım uygulamıştır. Davalı-borçlunun icra takibine konu faize , faiz oranına, borcun tüm ferilerine (kdv alacağına) yönelik itirazları da mesnetsizdir. Öncelikle davalının taşınır-taşınmaz malları, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, davalı-Borçlunun ...35. İcra Dairesi... Esas sayılı dosyası kapsamında yapılan itirazın iptaline, takibin “7144 sayılı Kanun’un 18 inci maddesi ile 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin 5. fıkrasında geçiş ücretine uygulanan dört katına kadar ceza bedeli ile avans faiz oranlarında yapılan değişiklikler uyarınca faizin değişen oranlarda kademeli olarak hesaplanması gerektiği göz önünde bulundurularak devamına, davalı-Borçlunun İİK.m.67/2.maddesi uyarınca takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere İcra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin Davalı-Borçluya yükletilmesine, karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı taraflara usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmiş olup davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; Davacının ihtiyati haciz talebinin ara karar ile değerlendirilmesine karar verilmiştir. ... 35. İcra Dairesi'ne ait ...E.sayılı dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Davalının HGS/OGS kartlarının bağlı olduğu banka veya PTT şube ve hesap bilgilerini bildirmek üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir. İlgili şubeye müzekkere yazılarak hesabın 05.01.2025-09.10.2025 tarihleri arasında bakiye durumunu gösterecek şekilde dökümün mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. UYAP sistemi üzerinden ...plaka sayılı araca ait sicil kayıtlarının mahkememiz dosyası arasına alınmasına karar verilmiştir. ... Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davalıya ait olan ... plaka sayılı aracın 05.01.2025-09.10.2025 tarihleri arasındaki HGS/OGS hesap döküm özetinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Davalı için tacir/esnaf araştırması yapılmasına karar verilmiş, gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Mahkememizin 27/03/2026 tarihli alınan ara karar ile; İhtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; ... 35. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebi istemine ilişkindir. Davalının gerçek kişi olması nedeni ile Mahkememizce öncelikle Mahkememizin işbu davaya bakmaya görevli olup olmadığının tespiti için davalının tacir olup olmadığı hususunda araştırma yapılmıştır. 07/04/2026 tarihli müzekkere cevabında davalının 01/08/2007-31/07/2023 tarihleri arasında Tezgahlar Ve Pazar Yerleri Vasıtasıyla Sebze Ve Meyve (Taze Veya İşlenmiş) (Zeytin Dahil) Perakende Ticareti (Seyyar Satıcılar Hariç) faaliyeti ile ilgili mükellefiyetinin tesis edildiği, VUK 178. Maddesi kapsamında işletme esasına göre defter tuttuğu, alış satış ve gayrisafi iş hasılatı yönünden davacının ikinci sınıf tüccar olduğu bildirilmiştir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tâbi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nın 1463. maddesinde de, önce 17. maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir. ... tarih ve ... sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı, 23/05/2023 tarihli ilamında vurgulandığı üzere "... Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar. Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlar ile bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davacı davalı ile arasındaki abonelik sözleşmesi gereğince elektrik tüketim bedelinin ödenmemesi nedeni ile bedelin tahsilini talep etmekle; aboneliğin bulunduğu yerin dükkan olduğu, yapılan araştırmada ise davalının tacir niteliğinde bulunmadığı esnaf olduğu, davalının 6502 sayılı Kanunda belirtilen “Tüketici” tanımına girmediği, , 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında bulunmayan uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerektiği, uyuşmazlığın ... 11. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir...". İstanbul BAM 37. Hukuk Dairesinin ...Esas, ... Karar sayılı, 02/06/2020 tarihli ilamında vurgulandığı üzere "... Somut olayda, davalının kantin faaliyetleri işi ile uğraştığı, Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan yazı cevabından davalının işletme defterine tabi mükellef olduğu, Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta davalının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığının belirtildiği anlaşılmış olup, davalının tacir olmadığı, uyuşmazlığın davalının ticari faaliyeti ile ilgili olmadığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir...". Tüm dosya kapsamından; davacının tacir olduğu; davalının ticaret siciline kayıtlı olmadığı, esnaf odasına kayıtlı olduğu, ilgili vergi dairesinin müzekkere cevabı uyarınca işletme defterine tabi bulunduğu, bu suretle davalının tacir olmadığı, esnaf olduğu, davalının tacir sıfatına sahip olmaması sebebiyle davanın ticari dava olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca işbu davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, TTK'nın 4. maddesindeki yasal düzenleme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 114/1-c ve 115/2. Maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK 20 mad. gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde talep edilmesi halinde dava dosyasının yetkili ve görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılacağı hususunun gerekçeli kararın tebliği suretiyle ihtarına, 3- 6100 sayılı HMK'nın 331/2. Maddesi uyarınca davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesine, 4-Sair hususların görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair, yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda, dava konusu miktar HMK'nın 341/2. Maddesindeki sınırın altında kaldığından dolayı KESİN olmak üzere karar verildi. 09/06/2026
Katip E-imzalıdır
Hakim E-imzalıdır