Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1111 E. 2026/1247 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1111
Karar No
2026/1247
Karar Tarihi

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1111

KARAR NO: 2026/1247

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 09/04/2026

NUMARASI: 2026/308 E. - 2026/332 K.

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

(Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/06/2026

KARAR YAZIM TARİHİ : 10/06/2026

KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 09/04/2026 tarih ve 2026/308 E - 2026/332 K kararına karşı süresi içinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalının, iş makinası kiralama ve davalının sahasında çalıştırma konusunda anlaştıklarını, müvekkili tarafından davalı şirkete "İş Makinası Kiralama Bedeli" karşılığında ... tarihli ve 268.479,60 TL tutarlı... Faturası tanzim edildiğini, davalı şirketin, söz konusu fatura bedeline karşılık 04/12/2025 tarihinde müvekkilinin ... Bankası hesabına 170.000,00 TL tutarında "..." açıklamasıyla kısmi ödeme yaptığını, toplam fatura tutarı olan 268.479,60 TL'den yapılan bu kısmi ödeme düşüldüğünde, davalının müvekkiline halen 98.479,60 TL borcu bulunduğunu, bakiye borcun ödenmemesi üzerine başlatılan Kayseri Genel İcra Dairesi ... esas sayılı icra takibine davalı şirketin, borcu olmadığını iddia ederek haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, davalının kendi gönderdiği dekonttaki "... ibaresinin, ticari ilişkinin ve borcun varlığının ikrarı niteliğinde olduğunu beyanla davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin bakiye alacak üzerinden devamına, alacağın likit (belirlenebilir) olması sebebiyle borçlu aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın icra takibine konu ettiği alacak bedelinin, taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olmadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin, müvekkilinin yapılan kiralamanın karşılığında davacıya ödeme yaptığını,bu kapsamda müvekkilince söz konusu kiralama işinin karşılığının ödendiğini, nitekim müvekkilinin, davalının operatörüne de ödeme yaptığını, müvekkilinin davalının operatörü ...'a 27.10.2025 tarihinde "..." açıklaması ile 50.000,00 TL ödeme yaptığını, bu ödemenin de hesaplamada dikkate alınması gerektiğini, nitekim ticari teammüller gereği kiraya verenin operatör maaşını da üstlendiğini, ancak kiraya veren bu bedeli ödemediği için müvekkilinin davacının alacağından mahsup edilmesi şartıyla bu operatör maaşını da ödediğini, ancak davacının başlatmış olduğu takipte bu bedeli de mahsup etmediğini beyanla davacının haksız, hiçbir hukuki sebebe dayanmayan, delillerden yoksun davasının REDDİNE, icra takibinde haksız ve kötüniyetli olan davacı aleyhine reddolunacak miktarın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkeme kararında; "...Dosya kapsamına göre, dava konusu edilen uyuşmazlığın TTK'nın 4. maddesine göre, ticari dava olmadığı, taraflar arasında yapılan hizmet sözleşmesine ilişkin olduğu bu nedenle de mahkememizin görevi alanına girmediği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu, 6335 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra mahkememiz ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği, görev ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve davanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 114/1-c. maddesi uyarınca göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile HMK'nın l15/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine, Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dava dosyasının görevli Kayseri Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmesi için Kayseri Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece tanzim edilen gerekçeli kararda dava konusu edilen uyuşmazlığın TTK m.4'e göre ticari dava olmadığı, taraflar arasında yapılan hizmet sözleşmesine ilişkin olduğu, bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verildiğini, ancak taraflar arasındaki sözleşmenin iş makinesi kiralama olduğunu, her ne kadar söz konusu iş makinesinde davacının işçisi çalışsa da sözleşmenin baskın olan unsurunun kira olduğunu, bu nedenle taşınır kiraları kapsamında konunun ele alınması gerektiğini, bu nedenle de görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olarak belirlenmesi gerektiğini, davacının Sulh Hukuk Mahkemesi'nde dava açması gerekmekte iken Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde dava açmasının hatalı olduğunu ileri sürerek yerel mahkemenin 09.04.2026 Tarihli, 2026/308E. - 2026/332K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olarak belirlenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.

Dava, ilamsız icra takibine borca itirazın iptali talebine ilişkindir.

Davacı takip dayanağı olarak 30.09.2025 tarih 268.479,60 TL meblağlı ... faturayı sunmuştur.

Davacı ile davalı arasında bir adet operatörlü iş makinasının kiralanması hususunda anlaşmasının imzalandığı görülmüştür.

Taraflardan davalı ticaret şirketi olup; tacirdir

Davacının ikinci sınıf tacir olduğu ... Vergi Dairesinin 06.04.2024 tarihli cevabi yazısından anlaşılmaktadır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;Mahkemenin görevi HMK 114/1-c uyarınca kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında resen nazara alınır. TTK'nun 4. Maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görev tanımlaması yapılmış olup, her iki tarafında ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin de Ticaret Mahkemelerinde görüleceği hükme bağlanmıştır.

HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.

İstinaf yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Mahkemenin Görevli olmasının dava şartlarından olmasına kamu düzeninden olup yargılamanın her safhasında ileri sürülebilmesine mahkemece re’sen de gözetilmesi gerekmesine, davacının tacir olmamasına somut olayda mutlak ticari davaya konu uyuşmazlığın bulunmamasına göre mahkemece görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 md uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 09/04/2026 tarih ve 2026/308 E - 2026/332 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davalı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,

Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1111, K. 2026/1247, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1111-e-2026-1247-k-2151e1018f74