İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/802 E. 2026/421 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/802
- Karar No
- 2026/421
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/802 Esas - 2026/421
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2025/802 KARAR NO : 2026/421 ....
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/06/2025 KARAR TARİHİ : 12/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından .... Esas sayılı dosyası üzerinden davalının kendisine olan borcunun tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı için arabuluculuğa başvurulduğunu, arabuluculuk yolu ile anlaşılamadığını, müvekkilinin kendisine ait ekskavatör ile davalı borçlu şirketin üstlenmiş olduğu ....evleri mevkinde yürütülen güneş paneli projesinde çalıştığını, hak etmiş olduğu alacaklarının bir kısmını tahsil ettiğini, bakiye alacağını davalı şirketten tüm başvurulara rağmen tahsil edemediğini, müvekkilinin dava konusu işe 18/09/2024 tarihinde başladığını, işin tamamlanması üzerine 17/11/2024 tarihinde çalışmayı sona erdirdiğini, müvekkiline hak ettiği bakiye alacağın ödenmediğini, yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyen faturanın içeriğinin kabul edildiğine dair karine oluştuğunu, davalı tarafça fatura içeriğine yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davalının takibe itirazının haksız olduğunu belirterek davalının .... Esas sayılı dosyasında borca ve takibe yapmış olduğu itirazın iptalini, takibin devamını, davalıdan %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ CEVABI: Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava, eser sözleşmesi kapsamında ödenmeyen iş bedelinin tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır. TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir. 28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK m.222 uyarınca ispatlamış olur. (.... Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; eğer faturalar tebliğ edilmiş ise taraflar arasında kurulduğu kanıtlanan eser sözleşmesinde bedelde anlaşma yok ise yüklenici tarafından yapılan işler ile ilgili fatura düzenlenip iş sahibine tebliğ edilip iş sahibince 6100 sayılı TTK.nın 21/2.maddesi gereğince 8 gün içinde itiraz edilmemesi halinde içeriği ve fatura içeriğine dahil bedel kesinleşeceğinden ayrıca mahalli piyasa rayiçleri ile iş bedeli tespitine gerek olmayacaktır. (.... Karar) Mahkememizce uyuşmazlığın niteliği ve tarafların tacir olmaları gözetilerek ticari defterler üzerinde inceleme yapılması yoluna gidilmiştir. Davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi üzerine mahkememizce davacı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yaptırılmıştır. Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenmiş 20/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu ve TTK hükümlerine göre delil niteliği taşıdığı belirtilmiş ayrıca defterlerin içeriğine göre davacının davalıdan 108.764,19 TL alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir. Toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu ile davacının eser sözleşmesi kapsamında yapmış olduğu işler nedeniyle davalıdan 108.764,19 TL alacaklı olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Açıklanan nedenle anılan tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı taraf icra takibinden önce temerrüte düşürülmemiş olduğundan icra takibindeki işlemiş faize yönelik istemin reddi gerekmiştir. Davaya konu alacağın faturaya dayalı olup belirgin nitelik taşıdığı anlaşılmakla icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de koşullarının oluştuğu değerlendirilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalının .... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 108.764,19TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin anılan tutar üzerinden devamına, 108.764,19TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alacağın belirgin nitelik taşıdığı anlaşılmakla asıl alacağın %20 si tutarındaki 21.752,83TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 7.429,68TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.160,99TL harcın mahsubu ile bakiye 5.268,69TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan 2.160,99TL peşin harç, 615,40TL başvuru harcı masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-8.500,00TL bilirkişi ücreti, 2.605,00TL tebligat, müzekkere gideri olmak üzere toplam 11.105,00TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 9.545,00TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-Dava öncesi zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00TL'nin kabul ve ret oranına göre 3.953,80TL'sinin davalıdan kalan 646,20TL'sinin davacıdan ayrı ayrı alınarak hazineye gelir yazılmasına, 8-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize .... ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/05/2026
....