İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/258 E. 2026/509 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/258
Karar No
2026/509
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/258 Esas - 2026/509 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/258 Esas KARAR NO : 2026/509 Karar

...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/04/2025 KARAR TARİHİ : 12/06/2026 YAZIM TARİHİ : 12/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı borçlu tarafa gerçekleştirilen satış ve malların eksiksiz, ayıpsız, kusur bulunmaksızın süresinde teslimi sonrasında e faturaların düzenlendiği ve borçluya tebliğ edildiği, borçlu tarafın bu faturalara itiraz etmediği, ödemeyi gerçekleştirmediği, işbu faturaların tarafların cari hesaplarına işlendiği, fatura alacağına istinaden yapılması gereken ödemelerin gerçekleştirilmemesi üzerine borçlu taraf ile ödemeler hususunda defalarca görüşüldüğü ve hiçbir sonuç alınamadığı bunun üzerine icra takibine başlandığı, icra takibine istinaden davalı borçlu tarafından itiraz sunulmasının söz konusu olduğu, icra dosyasına istinaden bu aşamada borçlu olmadığına dair bir itirazının sunmasının amacının sadece dosyayı sürümcemede bırakma, borcu ödemekten kaçınma amacı içerdiği, kötü niyetli olduğu, bu nedenlerden dolayı davalının .... E.sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, itirazın haksız olması sebebiyle asıl alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere müvekkili lehine icra tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Müvekkili aleyhine kötüniyetli başlatılan icra takiplerindeki dayanak belge olan faturalardaki malların müvekkiline teslim edilmemesi ve davacı tarafça da teslime yönelik herhangi bir belge sunulmadığı ortada olup davacı tarafın davasının reddini, takip konusu miktarın % 20’sinden az olmamak kaydıyla davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir . YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava ;....esas sayılı takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu takip temelinin fatura alacağına ilişkin oluduğu uyuşmazlığın davacının davalıdan alacağı olup olmadığı varsa miktarı davasına ilişkindir. ...müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. ... müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. .... esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesine yönelik Bilirkişi raporlarında özetle; davacıya ait ticari defterler incelendiğinde davalı adına tanzim edilmiş bulunan mal teslimine ilişkin faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, davacı ve davalının bağlı bulunduğu vergi daireleri tarafından Sayın Mahkemeye sunulan Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizleri raporlarında iki tarafında bu faturaları bağlı bulundukları vergi dairelerine beyan ettikleri ve ticari defterlerine kayıtlarını yaptıkları görülmüş olup, davacının 10.12.2024 icra takip tarihi itibariyle davalıdan 1.599.022,00-TL'sı asıl, 44.602,89-TL'sı işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.643.624,89-TL'si alacaklı olduğu, Davalı şirketin kayıtlarına göre, icra takibinin yapıldığı 10.12.2024 tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 1.646.992,63-TL alacaklı olduğu, davacının bu tarihte ki “vadesi gelmiş alacak tutarının” 1.599.021,97-TL olduğu tespit edilmiştir. Dosyada ki bilirkişi raporu ve icra takibine göre davacının alacaklı olduğu bu tutar için işlemiş faiz dahil toplam alacak miktarı 1.643.624,89-TL olarak hesaplanmıştır. Dosyada, davalı şirket tarafından ürün bedelinin ödendiğine ilişkin herhangi bir bilgi, belge veya kayıt bulunmadığı, yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır . TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; davanın, .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu takip temelinin fatura alacağına ilişkin olduğu, davanın yasal süresinde açıldığı taraf ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu ve kayıtların aykırı olmadığı, davacı ticari defterlerinin kendi lehine delil oluşturduğu, davalının kesin delillerle aksini ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, davalının temerrüde düşmediği anlaşılmakla işlemiş faize yönelik talebin reddine, alacağın likit olduğu dikkate alınarak kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen KABULÜ ile; .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 532.486,27-TL asıl alacak, 545.138,78-TL asıl alacak ve 521.396,95-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden aynı şartlarla devamına, fazlaya dair istemin reddine, 2-Kabul edilen miktarın %20'si olan 319.804,40-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3- 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 109.229,19 TL harçtan, dava açılışında alınan 19.850,89 TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 89.378,30 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, 124,83 TL'sinin davacıdan; 4.475,17 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5- Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 615,40 TL başvurma harcı, 300,00 TL tebligat ücreti, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti, 25,00 TL diğer giderler toplamı 12.940,40 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 12.589,24 TL'si ile dava açılışında alınan 19.850,89 TL peşin harç toplamından oluşan 32.440,13 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6- Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 241.863,08 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7- Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 44.602,89 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8- Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karş HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize ... Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/06/2026

....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/258, K. 2026/509, T. 12.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-258-e-2026-509-k-ed9de4cef4a7