İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/800 E. 2026/493 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/800
- Karar No
- 2026/493
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/800 Esas - 2026/493 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/800 Esas KARAR NO : 2026/493 Karar
....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/10/2025 KARAR TARİHİ : 05/06/2026 YAZIM TARİHİ : 05/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili tarafından davalı aleyhine fatura ve cari hesap alacağı sebebiyle.... icra sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından tebliğ alınan ödeme emrine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuğa başvurularak anlaşma sağlanamadığını, davalı ile bir ilişki tesis edilerek karşılıklı edimler üstlendiğini, müvekkili tüm edimleri eksizlik yerine getirdiğini, davalı tarafından edimlerin ifasından kaçındığını, fatura düzenlendiğini, faturaların karşılığının ödenmediğini, davacı müvekkilinin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde de davalının davacı müvekkili şirkete karşı borçlu olduğunu ve dava konusu icra takibine salt davacı müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla ve kötü niyetle yapılmış olduğunun sabit olacağını, .... icra sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, kötü niyetle yapılan itiraz sebebiyle davalının haksız ve mesnetsiz itirazı sebebiyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, davalarının kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Müvekkili şirketin yöneticisi .... de yetkilisi olduğunu, müvekkili şirket yöneticisi.... bu şirketler aracılığıyla davacı şirketten 1998 yılından bu yana ....illerinden yüksek cirolarla alışveriş yaptığını, bu alışveriş bedellerinin kredi kartı, mail order yöntemi ve 2023 yılı sonrası .... üzerinden online veya mail order formu ile ödendiğini, müvekkilinin tüm satın almalarını bu şekilde ödediğini, müvekkili şirket yetkilisinin davacı şirket ile olan alışverişlerinde davacı şirketin ... mağaza iç müdürü....mağazasında 26.000 TL kredi kartı ödemesi yaptığını belirterek bakiye borcunu sorduğunda 56.000 TL borç olduğu bilgisinin verildiğini, akabinde müvekkili tarafından 56.461,87 TL mail order formu düzenlenmek suretiyle ödendiğini, aynı tarihte davacı şirketin cari hesap dökümünde 3.403,00 TL borç gözükmekte ise de bu borcun 30.10.2023 tarihinde kesilen prim faturasının cariden düşülmemesinden kaynaklandığını, dolayısıyla müvekkili şirketin 29.12.2023 tarihi itibarıyla davacı şirkete borcunun bulunmadığını, müvekkilinin yeni yılda zam gelmeden bazı ürünleri almak istediğini, bu kapsamda 31.12.2023 tarihli ....numaralı faturanın oluşturulduğunu ve 02.01.2024 tarihinde 45.721,08 TL mail order ödemesi yapıldığını, ancak ürünlerin fiziken teslim alınmadığını ve stokta tutulmasının istendiğini, bu faturası kesilen ve ödemesi yapılan ürünlerin bir kısmının alınması için 07.01.2024 tarihinde personelin davacı şirketin ....numaralı 26.206,56 TL tutarlı faturayı açık hesap olarak kestirdiğini, dolayısıyla aslında 31.12.2023 tarihli .... numaralı faturada yazılı olup teslim alınmayan ürünlerin bir kısmının personel tarafından teslim alınmış ise de mükerrer fatura kesildiğini, söz konusu durumun Talip Yücel ile görüşüldüğünü ve faturanın mükerrer kesildiğinin doğrulandığını, bu aşamadan sonra müvekkilinin defalarca kez davacı şirketin .... ile iletişimde kalarak alacak borç ilişkisine ilişkin bilgi aldığını ve ....tarafından belirtilen rakamların ödendiğini ve borcun olmadığı bilgisinin de verildiğini, müvekkilinin davacı firma ile uzun yıllardır ticari ilişki içerisinde olup ödemelerini de düzenli olarak yaptığını ve yapmaya devam ettiğini, 26.01.2024 tarihinde ...ile yapılan görüşmede, ürünlerin stokta bekletildiğinin tekrar teyit edildiğini ve diğer alınanlara binaen varsa borcun bildirilmesinin istendiğini, 01.04.2024 tarihinde .... tüm hesapları kontrol ederek 55.000 TL olarak borç bildirdiğini ve borcun aynı gün ödendiğini, bu aşamadan sonraki tüm ödemelerin kasada veya ...Mağazalarında kredi kartı ile yapıldığını, davaya dayanak edilen borcun teslim edilmeyen 45.721,08 TL’lik ürünler ile personelin sehven kestirdiği ve sonradan tekrar ödenen 26.206,56 TL’lik faturadan kaynaklandığını, teslim edilmeyen ürünlerin mağazada stok fazlası olarak görünmesi gerektiğini, zira halen daha müvekkiline teslim edilmeyen ürünler bulunduğunu ve bu ürünlerin bedelinin de davacı şirkete ödendiğini belirterek, müvekkilinin davacı tarafa ödenmemiş borcu olmadığını, tam aksine ödediği bedeller karşılığında alınan ürünlerin müvekkiline teslim edilmediğini, ürünlerin stokta tutulup tutulmadığının bildirilmediğini, davaya konu edilen alacağın davacı şirket tarafından mükerrer olarak kesilen fatura bedelinden kaynaklandığını, davanın reddini ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava ; ...esas sayılı dosyasında icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu takip temelinin fatura alacağı davasına ilişkindir. .... esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişi raporlarında özetle; Davacı ..... 120 Hesap Kodu ile Alıcılar hesabında hareket gördüğü, taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, faturaların elektronik ortamda düzenlendiği ve davalı şirketçe vergi dairesine beyan edildiği, takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten toplam 40.525,35 TL alacaklı göründüğü, davacının, .... Esas numaralı icra dosyasında icra takibini yaptığı 45.525,35 TL anapara tutarın tarafımıza ibraz edilmiş bulunan incelemeye konu yasal defterler içerisinde kayıtlandığı, defter, kayıt, belge ve deliller ışığında takip tarihi itibariyle alacak aslına ilişkin tutarın 45.525,35 TL olduğu, davacı .... davalı Çorbacı .... Şirketi’nden 01.04.2024 tarihli muavin hesap bakiyesi 40.525,35 TL alacağının olduğu, yönündeki kanaatlerini belirtmiştir. Bilirkişi raporlarının denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır . TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; davanın,.... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu takip temelinin fatura alacağına ilişkin olduğu, davanın yasal süresinde açıldığı taraf ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu ve kayıtların aykırı olmadığı, davacı ticari defterlerinin kendi lehine delil oluşturduğu, davalının kesin delillerle aksini ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, alacağın likit olduğu dikkate alınarak kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına, Kabul edilen miktarın %20'si olan 8.105,07-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2- 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.768,29 TL harçtan, dava açılışında alınan 615,40 TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 2.152,89 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı, 330,00 TL tebligat ücreti, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 25,00 TL diğer giderler olmak üzere toplam 16.585,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 40.525,35 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6- Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize .... Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/06/2026
...