İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/740 E. 2026/845 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/740
Karar No
2026/845
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/740 Esas KARAR NO : 2026/845

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 13/10/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Müvekkil şirketin alacağının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı dosyası üzerinden davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının işbu icra takibine borçlu olmadığını iddia ederek itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, taraflar arasında arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığı ancak anlaşmanın sağlanılmadığını, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, amacın müvekkilin alacağına kavuşmasını engellemek olduğunu, davanın kabulüyle birlikte davalının yapmış olduğu, itirazın iptaline ve takibin devamını, davalı aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını arz ve talep etmiştir. Davalı davaya cevap vermediğinden münkir sayılmıştır. Dava, kargo hizmetine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. HMK'nın 219. maddesi kapsamında taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Anılan Kanun'un 222/1 hükmü gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. HMK'nın 220. maddesinin üçüncü fıkrasında "Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir." hükmü yer almaktadır. HMK'nın 222/3 hükmü gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.

Bu açıklamalar ışığında tarafların oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 29.569,11-TL asıl alacak 100,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29/669,11-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 23/06/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 21/06/2026 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişinin düzenlediği 02/06/2026 tarihli 13 sayfadan ibaret raporunda özetle; ''Davacı firma tarafından incelemeye ibraz edilen 2024-2025 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği, kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, Davalı tarafça yasal defter ve dayanak belgeler incelemeye ibraz edilmediğinden dava konusu olaylar yönünden davalı tarafa ait yasal defterler üzerinde inceleme yapılamadığı, Tarafların arasında ticari bir ilişkinin olduğu, ihtilaf konusu son 7 faturaya kadar faturaların tamamının ödendiği, Alacak konusu 7 adet, toplam 29.569,11 TL bedelli faturanın davacı tarafından davalı adına e-fatura olarak düzenlendiği, bu faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, faturaların elektronik ortamda davalı sisteme ulaştığı, davalı tarafça yasal süresi içerisinde faturaların içeriğine itiraz veya iade işlemi yapıldığına dair dosyada bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, bu nedenle faturaların davalıya tebliğ edilmiş ve içeriğinin kabul edilmiş sayılması gerektiği, Alacak konusu faturalara dayanak gönderilerin, sistem ekran görüntüleri ve teslim kayıtlarının büyük ölçüde faturalar ile uyumlu olduğu, faturalara konu olan ..., ... ve ... nolu üç adet gönderiye ilişkin ekran görüntülerinin ibraz edilmediği, söz konusu gönderiler hariç tutulduğunda ise davacı tarafından davalı adına gerçekleştirilen kargo gönderilerinin toplam tutarının 28.572,16 TL olarak hesaplandığı, Tarafların Ba-Bs bildirimlerin birbirini doğruladığı, dava dosyasında mevcut alacak konusu faturaların GİB tarafından Davacı ve Davalı şirkete ait Ba-Bs Formlarında bildirildiği, Davacının ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 29.569,11 TL alacaklı olduğu, ancak teslim kayıtları ve sistem ekran görüntüleri dosya kapsamında mevcut olmayan ... nolu üç adet gönderinin davalıya teslim edildiğinin ispata muhtaç olduğu, bu nedenle söz konusu gönderilere ilişkin tutarlar hariç tutulduğunda davacının davalıdan 28.572,16 TL alacak talep edebileceği görüş ve kanaatine varılmıştır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davacı tarafından taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında alacağının tahsili istemiyle icra takibi başlattığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, mahkememizce tüm delillerin toplandığı, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, mahkememizce öninceleme duruşmasında taraf defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davalı tarafa ticari defterlerinin ilgili kısımlarını sunması için 2 haftalık kesin süre verilmiştir. Bu süre içerisinde inceleme yapılacak defter ve belgelerin sunulmaması halinde defterlerin incelenmesi talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve 6100 sayılı HMK 220/3 maddesi uyarınca duruma göre ticari defter ve kayıtların içeriği konusunda karşı tarafın delil ve beyanlarına itibar edilebileceğin ve HMK md. 222/3 gereği diğer yasal şartların varlığı halinde karşı tarafın defterlerinin lehine delil olarak kabul edileceği ihtar edilmiştir. Verilen kesin süre ve ihtarata rağmen davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını mahkemeye sunmamıştır. Davalının herhangi bir mazeret bildirmeksizin ticari defterlerini ibrazdan kaçınması ile, HMK'nın 222/3 maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri lehe delil kabiliyeti kazanmıştır. Davacı kendi ticari defterlerine göre 29.569,11-TL alacaklı olup, bu aşamada davalının bunun aksini ispatlaması gerektiği, kaldı ki dosya kapsamına göre faturalara konu kargo hizmetinin davacı tarafından verildiği, davalı tarafça davacının lehine delil teşkil eden ticari defterlerin aksini ispatlayamadığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatı 5.933,82-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine 3-Karar ve ilam harcı 2.026,69-TL nin peşin alınan 615,40-TL den düşümü ile kalan 1.411,29-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 1.230,80-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 8.090,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 29.669,11-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, parasal miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/740, K. 2026/845, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-740-e-2026-845-k-228ac7c6dd4e