İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1073 E. 2026/898 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1073
- Karar No
- 2026/898
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1073 Esas KARAR NO : 2026/898
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/10/2025 KARAR TARİHİ : 19/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şirketi'nin davalı ...'nden 15.04.2025 tarihinde çıkartma etiket ürünü satın aldığını, bu alım karşılığında ... Bankası 15/09/2025 tarihli 350.000,00 TL tutarlı çekin tanzim edildiğini, kesilen faturanın hatalı olması nedeniyle iptal edilerek 02.05.2025 tarihli faturanın tekrar kesildiğini, ürünün ağırlığının 3 ton olması sebebiyle teslimatın davalı şirket tarafından yapılacağının kararlaştırıldığını, ancak davalı şirketin 1 ton 200 gram ürünü teslim ettiği halde 1 ton 800 gram ürünü teslim etmediğini, davalı şirket yetkilileriyle yapılan şifahi görüşmelerin sonuç vermemesi üzerine ... 43. Noterliği ... yevmiye nolu ... tarihli ihtarnameyle ihtarname keşide edildiğini, süresi içinde ürün teslimi yapılmadığından ...Arab No ile arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve yapılan görüşmelerde anlaşmaya varılamadığını belirterek teslim edilmeyen 1 ton 800 kilo ürünün Türk Lirası karşılığının, ücreti vekaletin ve yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, sözleşmeden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda özetle; "Davalı tarafın 25/03/2026 gün ve saat 10:30’da mahkememiz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmadığını ve inceleme için ticari defterlerini ibraz etmediğini, Davacı şirketin incelenen 2025 yılı ticari defterlerinde; dava tarihi (28/10/2025) itibariyle davacı şirketin davalı şirkete 15.000,00 TL Borç bakiyesi bulunduğunun kayıtlı olarak yer aldığını, Davacı vekilinin dava dilekçesinde, davalı tarafça davacıya eksik verildiği iddia olunan 1 Ton 800 Kg ürün değerinin 182.499,00 TL tutarında olduğunu, Davaya konu, davalı şirketin davacı şirkete düzenlediği 02.05.2025 tarihli ... no.lu, Mal Hizmet: ÇIKARTMA ETİKET, Miktar: 3 Ton, Birim Fiyat: 101.388,88 TL, Mal ve Hizmet Toplam Tutarı: 304.166,67 TL, Hesaplanan Kdv (%20) : 60.833,33 TL, Ödenecek Tutar: 365.000,00 TL Tutarlıe-Arşiv Faturanın davacı şirketin 2025 yılı BA Formunda ve davalı şirkete ait 2025 Yılları BS Formunda yer aldığı kanaatine vardığımı, Davaya konu, davalı tarafından davacıya 1 Ton 800 Kg eksik ürün teslim edildiği iddia edilen 02.05.2025 tarihli ... no.lu, Mal Hizmet: ÇIKARTMA ETİKET, Miktar: 3 Ton, Birim Fiyat: 101.388,88 TL, Mal ve Hizmet Toplam Tutarı: 304.166,67 TL, Hesaplanan Kdv (%20) : 60.833,33 TL, Ödenecek Tutar: 365.000,00 TL Tutarlı e-Arşiv Faturaya ilişkin davalı tarafça davacıya ürün teslimatı ile ilgili davacı tarafça herhangi bir belge sunulmadığını sayın mahkemeye sunarım" şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 182.499,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davanın kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacının alacağı olan 182.499,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya iadesine, 2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 12.466,55 TL ilam harcından peşin alınan 3.116,63TL harcın mahsubu ile bakiye 9.349,92 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.369,50 TL posta masrafı, 615,40 TL başvuru harcı, 3.116,63 TL peşin harç ücreti olmak üzere toplam 13.101,53TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair,davacı vekilinin Yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi 19/10/2026
Katip ... ✍e-imzalıdır
Hakim ... ✍e-imzalıdır