İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/820 E. 2026/1046 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/820
- Karar No
- 2026/1046
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/820 Esas KARAR NO : 2026/1046
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/11/2025 KARAR TARİHİ : 19/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin toptan ve perakende satış yaptığını ve davalı ile de bu suretle de ticari ilişki kurulduğunu, müvekkilinin malları teslim edip edinimlerini yerine getirmesine rağmen davalının cari hesap bakiyesini ödemediğini, bu nedenle davalı aleyhine.... İcra Müdürlüğünün 2025/... İcra sayılı dosyası ile takip başlattıklarını ancak davalının haksız itirazı ile takibin durdurulduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 128. maddesi uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 15.940,18-TL asıl alacağın ödenmesi amacıyla 05/08/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 13/08/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 19/08/2025 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Mali Müşavir Bilirkişinin 11/08/2026 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacı firma tarafından incelemeye ibraz edilen 2024 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davalı firma incelemeye yasal defterlerin ibraz edilmediği, bu sebeple dava konusu olaylar yönünden davalı ticari defterlerinde inceleme ve karşılaştırma yapılamadığı, davacının ticari defterlerinde davacının davalıdan 15.940,18 TL alacaklı göründüğü, davacının icra takibinde 15.940,18-TL alacak talebinde bulunduğu, taraflar arasında dava konusu faturalardan önce de süregelen ticari ilişkinin bulunduğu, davacı tarafından davalı adına önceki dönemlerde düzenlenen 8 adet faturadan 7 adedinin davalı tarafından ödendiği, dava konusu faturaların davalı adına e-Arşiv fatura olarak düzenlendiği, fatura muhteviyatı ürünlerin teslimine ilişkin dosyaya sunulan e-İrsaliye çıktılarında ... adına/imzasına yer verildiği, ancak ... Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından gönderilen çalışan listesinde ...’ın davalı şirket çalışanları arasında bulunmadığı, alacak konusu faturaya muhteviyatını oluşturan mal/hizmetlere karşı davalı tarafından süresi içerisinde yapılmış itiraz veya iade faturasına dosya kapsamında rastlanılmadığı, davacı tarafından davalı adına düzenlenen alacak konusu 11.12.2024 tarih ... nolu 15.920,95-TL bedelli faturanın ve muhteviyatı ürünlerin teslim edildiği hususunun takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, buna göre ihtimalli hesap yapıldığı, fatura ve muhteviyatı ürünlerin teslim edildiğinin kabulü halinde; icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 15.940,18-TL alacaklı olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLER: -.... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... sayılı icra dosyası -Davacı vekili tarafından sunulan; dava konusu fatura, sevk ırsaliyeleri suretleri, cari hesap ekstresi suretleri -Davacı yanın beyan ve dilekçeleri -Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davacıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı -... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı -... Sosyal Güvenlik Merkezi'nden gelen davalı çalışanlarına dair bilgileri içerir müzekkere cevabı -Bilirkişi Raporu -Arabuluculuk son tutanağı -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, fatura ve açık cari hesap ilişkisinden doğan alacak için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. Md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK’nın 222. Maddesi ile "Mahkemenin ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceğine karar verilmiştir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” düzenlemesi yer almaktadır. Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin diğer tarafın defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Somut olayda, davacı satıma dayalı ticari ilişki kapsamında fatura ve açık cari hesaptan takip edilen alacağını takibe konu etmiş, davalı itirazı üzerine dava ikame edilmiştir. Taraflar arasında süregelen ticari ilişkinin varlığı davacı defterlerinden anlaşılmıştır. Davalı yan ilamsız takibe itirazda bulunsa da itirazının içeriği itibariyle bir kısım borçluluğunu kabul etmiş ancak açık bir miktar belirtmemiştir. Sistem üzerinden düzenlenen faturalara karşı bir itirazı bulunduğu tespit edilmemiştir. Dosyaya davacı tarafça sunulan sevk irsaliyesinde ismi bulunan ... SGK kayıtlarına göre davalı çalışanı olmasa da bu çalışanın ihtilaf içermeyip ödemesi bulunan önceki ticari ilişki kapsamında da malı teslim alan kişi olduğu görülmüştür. Bunların yanında usulüne uygun ihtarata rağmen davalı yan mazeretsiz şekilde defter ibrazında bulunmamıştır. Davalının ticari defterlerini sunmaması ile davacının kendi ticari defterlerinin davalının defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Açıklanan gerekçelerle davacı defterlerine göre ispat edilen takipteki asıl alacak nedeniyle davalı itirazının iptali gerekmiştir. İcra İnkar Tazminatı Yönünden; Dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı,, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan.... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin ödeme emrindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında icra inkar tazminatı 3.188,03-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine 3-Alınması gereken 1.088,87 TL karar ve ilam harcından 615,40-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 473,47TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı ve 615,40-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti, tebligat, müzekkere gideri toplamı 7.855,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 15.940,18-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/10/2026
Katip ... Hakim ... e-imza e-imza