İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/179 E. 2026/849 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/179
Karar No
2026/849
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/179 Esas - 2026/849 T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2026/179 KARAR NO : 2026/849

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI :

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/03/2026 KARAR TARİHİ : 22/10/2026 K. YAZIM TARİHİ : 02/11/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, araç bakım ve onarım hizmetleri verdiğini, bu kapsamda davalı taraf arasında eskiden beri süregelen ticari ilişki bulunmakta olup, davalı şirkete ait araçların tamir ve onarımlarının müvekkili şirket tarafından gerçekleştirildiğini ve fatura bedellerinin davalı tarafından ödendiğini, ancak son dönemde davalının teslim, talimat ve onayı ile ...., ....,.....,..... plakalı araçları için müvekkilince verilen bakım onarım hizmeti karşılığının davalı tarafından ödenmediğini, bu kapsamda toplam 340.875,00 TL bakiye alacakları bulunduğunu, bu alacaklarının tahsili amacıyla Ankara Batı İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlatıldığını, ancak davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, davalının Ankara Batı İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğine rağmen davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER : Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı takip dosyası, ticaret sicil kayıtları, tarafların ticari defter ve belgeleri, vergi dairesi kayıtları, BA-BS formları, 16/07/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Etimesgut Vergi Dairesi Müdürlüğünün 27/03/2026 tarihli cevabi yazısında; Ali Ünlü'nün tarh dosyasının ve sistem kayıtlarının tetkikinde; 15.03.2021 tarihinden itibaren "Çevre Düzenlemesi ve Bakımı Faaliyetleri, -013090 Dikim İçin Çiçek ve Diğer Bitkilerin Yetiştirilmesi" faaliyetlerinden mükellefiyeti bulunduğu, ödevlinin işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu bildirilmiş, dolayısıyla tacir sıfatına haiz olduğu anlaşılmıştır. Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ..... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) aleyhine 04/12/2025 tarihli ödeme emri ile 340.875,00 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 09/12/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 10/12/2025 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 08/03/2026 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2025 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir.

Dosyaya kazandırılan 16/07/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 31/12/2025 tarihi itibariyle davacının, davalıdan 352.755,00 TL alacağı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Uyuşmazlık, davacı yanın takip çıkışı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır. Dava konusu alacak, faturalara dayalı alacağa dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Davacı yan faturadan kaynaklanan bakiye alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile davacının dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. 25 Eylül 2024 Tarihli ve 32673 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 565)” ile Eylül 2024 dönemi bildirimlerinden başlamak üzere Form Ba ve Form Bs bildirimlerinin verilmesi uygulamasına son verilmiştir. Bu itibarla dava konusu fatura döneminde Ba-bs formu bildirme zorunluluğu bulunmadığından bu husus davacı aleyhine değerlendirilmemiştir. Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve adresi de bildirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yapılmış olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 06.12.2021 tarih ve 2021/421 E., 2021/2017 K. sayılı ilamı:"...bb-) Ticari defterlerin sahibi aleyhine delil olması: TTK'nın 222/4. maddesi gereğince açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur. Ticari defterleri aleyhine delil olarak kullanan taraf defterlerindeki kayıtların aksini iddia ve ispat edebilir. Ancak karşı tarafın kendi aleyhine delil olan ticari defterlerindeki kayıtların aksini sadece kesin delillerle ispatı gerekmektedir. Yine bir tarafın ticari defterlerinin tamamı kanuna ve usulüne uygun tutulmakla birlikte içerdikleri kayıtlar yönünden karşı tarafın iddialarını doğrulaması halinde bu kayıtlarda sahibi aleyhine delil teşkil eder. Örneğin, satım sözleşmesinde satıma konu faturanın alıcı defterlerinde kayıtlı olması faturaya konu emtianın ve faturanın alıcıya teslim edildiği iddiası bakımından defter sahibi aleyhine teşkil eder. Bunun aksini defter sahibinin başkaca kesin delillerle ispatı gerekir..."şeklindedir.) Davacının lehine delil olarak kabul edilen defter kayıtları gereğince hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır. Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takip çıkışı kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği, davalıyı temerrüde düşürücü bir belge dosya kapsamında bulunmadığından işlemiş faiz isteminin haksız olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne, Ankara Batı İcra Dairesinin ..... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE ; Davalının, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, 2-340.875,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 23.285,17 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 4.116,92 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 19.168,25 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 6.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 732,00 TL başvurma harcı, 104,00 TL vekalet harcı, 4.116,92 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.952,92 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının yargılamada yapmış olduğu 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 408,90 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 8.408,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 54.540,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 22/10/2026

Katip .... e-imza Hakim ..... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/179, K. 2026/849, T. 22.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-179-e-2026-849-k-bf79002eb350