İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1232 E. 2026/806 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1232
Karar No
2026/806
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1232 Esas KARAR NO : 2026/806

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/04/2026 KARAR TARİHİ : 29/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı şirkete aralarındaki ticari alım satımdan kaynaklı borç nedeniyle 21/11/2025 tarihli, ... sıra numaralı ve 347.130,00 TL bedelli fatura düzenlenerek gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine ... İcra Müdürlüğünün 2026/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve soyut beyanlarla borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, zorunlu arabuluculuk sürecinin de anlaşamama ile sonuçlandığını, dava konusu e-faturanın Gelir İdaresi Başkanlığı kayıtları ile tarafların ticari defterlerine işlendiğini, davalının Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2. maddesinde öngörülen yasal 8 günlük süre içinde faturaya itiraz etmediğini, ayrıca taraflar arasındaki WhatsApp yazışmalarında da davalının faturayı kabul ederek borcu ödeyeceğini ikrar ettiğini, davalının borcu ödediğine dair herhangi bir belge sunamadığını, itirazın icra takibini sürüncemede bırakma amaçlı ve kötü niyetli olduğunu belirterek; davanın kabulü ile davalının ... İcra Müdürlüğünün 2026/... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarını kabul etmediğini, zamanaşımı def'inde bulunduğunu ve taraflar arasında herhangi bir hukuki bağ bulunmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, davanın ispatlanmamış ve hukuki dayanaktan yoksun soyut iddialara dayandığını, dava dilekçesinde bahsi geçen faturanın hangi sözleşme, sipariş veya teslimata dayandığının açıklanmadığını, taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşme ya da sipariş formunun bulunmadığını, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca tek başına fatura düzenlenmiş olmasının alacağın varlığını kesin olarak ispat etmeyeceğini, faturaya konu mal veya hizmetin teslim edildiğini gösteren sevk irsaliyesi ya da teslim tesellüm tutanağı gibi hiçbir somut delilin sunulmadığını, HMK. hükümleri uyarınca ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, alacağın varlığı, hukuki ilişkisi ve mal/hizmet teslimi ciddi şekilde ihtilaflı olduğundan likit bir alacaktan söz edilemeyeceğini, bu nedenle icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını beyan ederek; haksız ve hukuka aykırı açılan davanın usulden ve esastan reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce ... İcra Müdürlüğü'nün 2026/... esas sayılı takip dosyası celp ve tetkik edilmiş, tarafların bağlı olduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak taraflar arasında düzenlenen faturalara ilişkin BA ve BS formları ve karşılaştırmalı alış-satış analiz raporlarının bir örneği celbedilmiş, deliller toplanmış, taraf defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi marifeti ile bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, rapor alınmıştır. Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı yanın faturaya dayalı ticari alacağından kaynaklı olarak ... İcra Müdürlüğü'nün 2026/... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız takip başlattığı, davalının icra takibine vaki itirazı üzerine takibin durduğu, bu sebeple eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, dosya kapsamında mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim olunan 09/09/2026 tarihli bilirkişi raporundaki tespitlere göre, davalı tarafın ticari defterlerini fiziken dosyaya sunmadığı, davacı şirketin sunmuş olduğu ticari defterlerin muhasebe standartlarına ve kanun hükümlerine uygun tutulduğu ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, dava ve takibe konu faturanın davacının ticari defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafça, davacı ile aralarında hiçbir sözleşmesel ilişki olmadığı, hizmet alınmadığı ve faturanın tek taraflı düzenlendiği iddia edilmiş ise de, davacı tarafından keşide edilen 21.11.2025 tarihli ve KDV tevkifatı düşüldükten sonra 347.130,00 TL asıl alacak tutarını ihtiva eden e-faturanın GİB sistemleri üzerinden davalı şirkete iletildiği ve TTK m. 21/2 uyarınca 8 günlük yasal itiraz süresi içerisinde içeriğine itiraz edilmediğinin mali log kayıtlarıyla sabit olduğu, davalının vergi dairesine verdiği Kasım 2025 dönemi BA formunda davacı firmadan KDV hariç 304.500,00 TL tutarında mal/hizmet alımı yaptığını resmi olarak beyan ettiği, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre bir faturanın sadece düzenleyen tarafın defterinde kayıtlı olması malın/hizmetin teslimini ispatlamaz ise de, bir fatura muhteviyatının her iki tarafın ticari defterlerinde ve/veya BA-BS vergi bildirim formlarında uyumlu olarak yer almasının kesin bir teslim karinesi doğurduğu, bu karineyi çürütmek isteyen davalının (hizmetin ifa edilmediğini iddia eden tarafın) muhasebe kaydının sehven yapıldığını, düzeltme beyannamesi verdiğini veya hizmetin hiç alınmadığını somut, yazılı ve kesin delillerle (örneğin defter kayıtlarındaki muhasebe hata zincirini göstererek) ispat külfeti altında olduğu, dosya kapsamında davalı tarafça bu karineyi çürütecek hiçbir düzeltme beyannamesi, vergi dairesi iptal kaydı veya karşı delil sunulmadığı, faturanın içeriğinin ve alacağın varlığının vergi kayıtlarının çapraz mutabakatı ile kesinleşmiş durumda olduğu yönünde görüş ve tespitlere yer verildiği, düzenlenen raporun hüküm vermeye elverişli olduğu görülmüş; her ne kadar raporda faiz hesaplamasına yer verilmediği görülmüş ise de, dosya kapsamına göre dava konusu faturanın davalı şirkete 22/11/2025 tarihinde teslim edildiği, TTK.1530/4-a maddesi uyarınca temerrüdün 22/12/2025 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmış; takip tarihi olan 09/03/2026 tarihine kadar 77 günlük temerrrüt faiz tutarı mahkememizce resen 32.914,67 TL olarak hesaplanmış, takip talebinde ise 48.163,10 TL tutarında temerrüt faizi talep edildiği anlaşılakla davanın kısmen kabulü ile davalının ... İcra Müdürlüğü'nün 2026/... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaline ve takibin 347.130,00 TL asıl alacak ve 32.914,67 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 380.044,67 TL üzerinden devamına, fazlaya dair faiz talebinin reddine karar verilmiş, takibe konu asıl alacağın faturaya dayalı ve likit olması sebebi ile davacı yanın icra inkar tazminatına ilişkin talebinin yasal şartlarının mevcut olduğu anlaşılmakla, davalı aleyhine hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenler ile; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-Davalının ... İcra Müdürlüğü'nün 2026/... esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile takibin 347.130,00 TL asıl alacak ve 32.914,67 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 380.044,67 TL üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin davacı talebinin REDDİNE, 2-Asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 25.960,85 TL harçtan peşin olarak yatırılan 4.774,15 TL harcın mahsubu neticesinde bakiye 21.186,70-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 10.718,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 10.304,55 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Arabuluculuk Kanunu m.18/A-(13) uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.000,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 5.768,55 TL'sinin davalıdan, bakiye 231,45- TL arabuluculuk ücretinin ise davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürülükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince takdir olunan 60.807,15-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 15.248,43-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 8-Davacı tarafça yatırılan 4.774,15-TL peşin harç ve 732,00-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 5.506,15-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 9-Karar kesinleştiğinde, arta kalan gider avansı bulunması halinde ayrı bir karar yazmaya gerek olmaksızın, HMK.'nın 333. maddesi ve gider avansı tarifesine göre, ilgililerine re'sen iadesine, Dair verilen karar; taraf vekillerinin yüzüne karşı , taraflardan herhangi birisinin mahkememize başvurusu üzerine gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içerisinde, mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başkaca denk bir mahkemeye verilecek dilekçe ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/09/2026

Katip ... E-imza

Hakim ... E-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1232, K. 2026/806, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1232-e-2026-806-k-45ec7430b687