İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1198 E. 2026/901 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1198
- Karar No
- 2026/901
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1198 Esas KARAR NO : 2026/901
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/01/2026 KARAR TARİHİ : 19/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... isimli nakliye firmasının sahibi olup davalının nakliye işini 1.338.640,00 TL bedel karşılığında yapmayı kabul ettiğini, yapılan işe ilişkin 07.02.2025 tarihli ... fatura numaralı 1.338.640,00 TL bedelli e-faturanın düzenlenerek davalıya gönderildiğini, davalının faturaya itiraz etmediğini ve ... Bankasının 19.03.2025 tarihli dekontuna göre ...faturasına istinaden ibaresiyle 500.000,00 TL ödeme yapıldığını ancak bakiye kalan 838.640,00 TL tutarın ödenmediğini, bu borç sebebiyle ... 8.İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, ticari alacak olması sebebiyle başvurulan arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşma sağlanamadığını belirterek davanın kabulü ile davalının borca itirazının iptaline, takibin devamına, haksız itiraz eden davalı aleyhine alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davalının borca yeter tutarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının nakliyat işi yapıldığını ve cari hesap ilişkisi bulunduğunu, 07.02.2025 tarihli faturadan kalan 838.640,00 TL tutarındaki borç bakiyesinin ödenmediğini belirterek itirazın iptali davası açtığını, ancak taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını ve aralarındaki eskiye dayalı taşımacılık ilişkisinin biterek herhangi bir alacak borç kalmadığını, faturada belirtilen taşımanın müvekkiline yapılmadığını ve malların teslim edildiğini davacının ispat etmekle yükümlü olduğunu, fatura içeriğindeki hizmetin teslim edilmediğini ve faturaya güvenilerek itiraz edilmediğini, yapılan kısmi ödemenin müvekkiliyle bir alakası olmayıp davacı tarafından organize edildiğini, mail yazışmalarını kabul etmediklerini belirterek haksız açılan davanın reddine, alacaklı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. ... 8. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 931.571,79-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;"Davacının Ticari defterinin Türk Ticaret Kanununun ilgili hükmü gereğince; 2025 yıllarına ait yevmiye ve kebir defterlerinin E-Deftere tabi olduğu; açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılmış olduğu anlaşılmıştır. (Açılış ve Kapanışa ilişkin beratlar ekte sunulmuştur), Defterler kanuna uygun, eksiksiz tutulduğu, Defterlerin noterden açılış (ve kanunen zorunlu olanların kapanış) onayları tam ve zamanında yapıldığı, Defterlerin içerdiği kayıtlar birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. Bu sebeple davacının 2025 yıllarına ait ticari defterlerinin T.T.K. hükümlerine göre sahibi lehine kesin delil olma vasfına haiz olduğu kanaatine varılmıştır. Takibe konu olan davacı tarafından davalı adına yürütülen Ticari Defterlerindeki cari hesabın, Fatura ve Ödemeler olduğu dolayısı ile Taraflar arasında ticari ilişkinin olduğu tespit edilmiştir. Dava Konusu...Tarih ve ... nolu E-Faturanın Tebliğde belirlenen usul ve esaslara uygun olarak düzenlendiği, gönderme işlemlerinin e-Fatura Uygulaması aracılığı ile gerçekleştirildiği, faturanın elektronik belge olarak oluşturulması ve e-faturanın bu Tebliğde belirlenen usul ve esaslar ile söz konusu format ve standartlara uygun olarak düzenlendiği ve e-Faturanın Firmanın e-Fatura Uygulaması aracılığı ile teslim edildiği ve defter kayıtlarında yer aldığı tespit edilmiştir. tespit edilmiştir. 07/02/2025 Tarihli .... Nolu e-Fatura için 07/02/2025 tarihinde Davacı tarafından 008220 Nolu Taşıma İrsaliyesi düzenlendiği,... Tarihinde ... Nolu Depo Teslim fişi düzenlendiği, 14/01/2025 Tarihinde ... Nolu Sevk irsaliyelerinin Düzenlendiği, ilgili E- Fatura için 20/03/2025 tarihinde “... faturasına istinaden” açıklaması ile 500.000,00 TL ... Bankası ... ġubesinden havale geldiği ve Davacının Kayıtlarında yeraldığı tespit edilmiştir. Davacının Kayıtlarında; 2024 Yılından gelen 1.557.400,00 TL borcunun olduğu ve 07/02/2025 tarihinde 1.338.640,00 TL dava konusu fatura olduğu bu bedellere karşılık 07/01/2025 tarihinde 562.490,00 TL ödeme, 18/03/2025 tarihinde 976.520,00 TL ve 19/03/2025 tarihinde 500.000,00 TL ödeme aldığı ve 857.030,00 TL Bakiye kaldığı tespit edilmiştir. Davacının Davalıdan 857,030,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir." denilmiştir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Davacı tarafından davadan önce ihtarname gönderilmediği, bu sebeple temerrüt oluşmadığı, usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın takip talebindeki asıl alacakla bağlı kalınarak 838.640,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Reddedilen bu kısım yönünden davacı tarafın kötüniyeti ispatlanamadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... 8. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen İPTALİ ile takibin 838.640,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2- 838.640,00 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 57.287,49TL ilam harcından peşin alınan 15.908,92 TL mahsubu ile bakiye 41.378,57 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen 732,00 TL Başvuru Harcı, 15.908,92 TL Peşin Harç ücreti olmak üzere toplam 16.640,92 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 4.141,11 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4600 TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 458,89 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydedilmesine, 8-Davacı tarafından sarf edilen 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 202,90 TL posta masrafı ücreti olmak üzere toplam 10.202,90 TL'den kabul red oranına göre hesaplanan 9.185,07TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 131.796,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 11-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair,tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı19/10/2026
Katip ✍e-imzalıdır
Hakim ✍e-imzalıdır