İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/845 E. 2026/892 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/845
- Karar No
- 2026/892
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/845 Esas KARAR NO : 2026/892
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/11/2025 KARAR TARİHİ : 29/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; “Müvekkili ... Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı aleyhine 2.280.496,84-TL tutarındaki cari hesap alacağının tahsili için .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı borçlu tarafından tebliğ alınan ödeme emrine karşı itiraz edilmesi üzerine haksız ve mesnetsiz işbu itirazla takibin durdurulmasına sebebiyet verilmiş olduğunu, uyuşmazlığın çözümü adına arabulucuya başvuru gerçekleştirilmiş olmasına rağmen müzakere sonucu anlaşamama ile sonuçlanmış olduğunu, taraflar arasında akdedilen kredili satış sözleşmesi uyarınca İstanbul Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinin yetkili kılınmış olduğunu, borçlu tarafından borcun tamamına itiraz edilmiş olduğunu ve bu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali için işbu davanın ikame edilmesinin zorunlu hale gelmiş olduğunu, davalı borçlunun müvekkil nezdinde doğan herhangi bir borcu bulunmadığına ilişkin beyanlarının gerçeğe aykırı olduğunu ve müvekkilin alacaklı olduğunun mübrez deliller ile sabit olduğu gibi ticari defter ve kayıtlar ile bilirkişi incelemesi aşamasında da teyit edilecek olduğunu, müvekkili şirketin ülkemizin pek çok şehrinde çok sayıda üretici kuruluşların ürünlerinin toptan veya perakende satışının yapıldığı alışveriş merkezlerini işletmekte olduğunu ve çeşitli ticari ürünlerin üretim, pazarlama ve satışını yapmakta olduğunu, müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasında süregelmekte olan ticari ilişkinin devam ettirilmiş olduğunu ve bu kapsamda karşılıklı edimler üstlenilmiş olduğunu, müvekkili şirket ile davalı yan arasında mevcut kredili satış sözleşmesi gereğince müvekkilin ifa etmekle yükümlü olduğu edimleri gereği gibi yerine getirmiş olduğunu ve sipariş edilen tüm ürünleri doğru adette ve istenilen tarihlerde davalı yana teslim etmiş olduğunu, davalı yanın satış akdi gereğince para borcu ödeme edimini ifa etmemiş olduğunu, cari hesap ekstresi bakiye borcunun oluşmuş olduğunu ve bu bakiye borcun muaccel hale gelmiş olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki neticesinde cari hesap ekstresinin oluşmuş olduğunu ve davalı borçlunun müvekkili şirkete 2.280.496,84-TL tutarında borcu bulunduğunu, dava konusu cari hesap ekstresine konu faturalar ile sevk irsaliyelerinin kapsamlı olduğu ve bilirkişi incelemesi aşamasında ibraz edilecek olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu ve bu ilişki gereği müvekkilin edimini tam ve gereği gibi ifa etmiş olduğunu, davalı borçlu tarafından edimlere riayet edilmemiş olduğunu ve borcun ifa edilmemesi nedeniyle temerrüde düşülmüş olduğunu, temerrüt sonrasında başlatılan icra takibine karşı davalı tarafından itiraz edilmiş olduğunu ve takibin durdurulmuş olduğunu, müvekkilin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile davalıdan alacaklı olduğunun tespit edilecek olduğunu ve itirazın kötü niyetli olarak yapıldığının anlaşılacak olduğunu, bu kapsamda İİK m.67 uyarınca itirazın iptali ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı tarafın alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemesi gerektiğini, İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi halinde tazminata hükmedileceğinin düzenlenmiş olduğunu, davalının itirazının sırf müvekkilin alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla kötü niyetli olarak yapılmış olduğunu, alacağın fatura ve cari hesap ekstresine dayanması nedeniyle likit ve hesap edilebilir nitelikte olduğunu, davalı borçlunun ödeme yapmayarak icra takibine haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz etmiş olduğunu, davalının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne rağmen sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmemiş olduğunu, belirtilen sebeplerle davalı tarafından icra dosyasına sunulan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin talep edilmekte olduğunu, dilekçe içeriğinde arz ve izah olunan nedenlerle ve re’sen gözetilecek hususlarla birlikte .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini” talep ve dava etmiştir. Davalının dosyaya sunulu cevap layihası bulunmamaktadır. Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. HMK'nın 219. maddesi kapsamında taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Anılan Kanun'un 222/1 hükmü gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. HMK'nın 220. maddesinin üçüncü fıkrasında "Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir." hükmü yer almaktadır. HMK'nın 222/3 hükmü gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Bu açıklamalar ışığında tarafların sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine toplam 2.280.496,84-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 11/08/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 12/08/2025 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişi heyetinin düzenlediği 03/05/2026 tarihli 23 sayfadan ibaret raporunda özetle; Dava konusunun; davacı tarafından yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması talebinden ibaret olduğu Davacı defterlerini 6102 sayılı TTK.m.64/3, VUK. M.182 uyarınca tutulması zorunlu olan 2023-2024-2025 yıllarında E-Defter sistemine tabi olduğu, yevmiye ve defter-i kebir defterinin 1. Sıra no.lu Elektronik Defter Tebliği gereğince e-defter olarak tutulduğu, Davacının 1 Ekim-30 Eylül özel hesap dönemi kullandığı, 1. Sıra no.lu tebliğ gereğince Ekim ayı beratlarının açılış, Eylül ayı Beralarının ise kapanış tasdiki yerine geçtiği, Ekim ve Eylül ayı beratlarının süresinde alındığı, Envanter Defterlerinin noter onay sayfaları görülmüş olup, bu itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 madde gereğinde mevcut haliyle davacının 2023-2024-2025 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, Sayın mahkemenin 03.03.2026 tarihli ara kararı ile; “ 6100 sayılı yasanın 222. Maddesi gereğince taraf vekillerine ilişkili dönemi kapsayan ticari defter ve kayıtlarını ( defter kayıtları, defteri kebir, envanter defteri) sunmaları için aşağıda belirtilen inceleme gün ve saatine kadar kesin süre verilmesine, verilen süre içerisinde defter ve kayıtların sunulduğu takdirde incelemenin mahkeme kaleminde 27.03.2026 günü 14:20 saatinde yapılmasına, bilirkişiye inceleme günü bildirilmesine, defter ve kayıtların sunulması hususunun hazır bulunan taraflara tefhim hazır bulundurmayan taraflara tebliği ile ihtarına, en geç inceleme gün ve saatinde defter ve kayıtlar sunulmadığı takdirde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ve HMK 222/3 maddesi uyarınca defterlerin ibraz edilmemesi halinde diğer taraf defterlerinin sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebileceğinin hazır bulunan taraflara tefhim hazır bulunmayan taraflara tebliği ile ihtar edilmiş sayılmalarına-defter yükümlüsü olan tarafların ticari defterlerini ilgili beratların ve GİB onaylı beratların aynı klasörde ve elektronik ortamda (flaş bellek) inceleme gününde sunmalarına e-defter yükümlülerin yerinde inceleme talebinin reddine talimat yazılmasına yer olmadığına inceleme gününde defterlerin ibrazı için verilen kesin süreye rağmen defterlerin sunulmaması halinde mevcut delil durumuna göre karar verileceğinin ihtarına” karar verildiği, ancak davalı tarafın ticari defter ve belgelerini inceleme günü hazır etmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, işbu neden ile davalı tarafın ticari defterleri üzerinde incelemenin gerçekleştirilemediği, Davacı tarafın 05.08.2025 tarihinde borçlu (davalı) ... A.Ş aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. Sayılı İcra Dosyası ile cari hesap alacağı, faturaları ve ticari defterlerini dayanak olarak göstererek 2.280.496,84 TL asıl alacak olmak üzere toplamda 2.280.496,84 TL alacak üzerinden takip başlattığı, Davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi (05.08.2025) itibariyle, davacının davalıdan 2.280.496,84 TL alacaklı olduğu yönünde bakiyesinin mevcut olduğu, Rapor içeriğinde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; dosyaya mübrez belgelerden davalı şirketin sekiz günlük süre içerisinde davacı tarafından kesilen faturalara itiraz ettiğinin tespit edilemediği, Hâl böyle olunca dava konusu takip konusu açısından fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfetinin (ispat külfeti yer değiştirdiğinden) faturayı alan tarafa; yani davalıya ait olduğu, tarafıma tevdi edilen dava dosyasında davalı şirketin bu hususu tevsik eder nitelikte sunduğu bir delil tespit edilemediği, hâl böyle olunca faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyen davalı şirketin, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen davacının, faturaya dayalı bu alacağının varlığını 6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85 inci madde hükümleri (HMK m. 222) uyarınca ispatlamış olduğu sonuç ve kanaatine ulaşıldığı, Takdirinin Tamamen Sayın Mahkemeye Ait Olduğu, Davalı tarafın davaya cevap vermediği ve dosyaya herhangi bir belge sunmadığı, davacı tarafın davalı tarafla olan ticari ilişkisinin kredili satıştan kaynaklandığı, Takdiri Tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Esası itirazın iptali yönünden icra takibine dayanak cari hesap alacağını konu E-Faturaların muhteviyatıyla birlikte Takdiri Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere; davacının incelenen ticari defterlerinde takip tarihi (05.08.2025) itibari ile davacının davalıdan 2.280.496,84 TL alacaklı olduğu yönünde bakiyesinin bulunduğu, Davacı tarafça icra takibinde aylık % 4,5 (yıllık % 54) işlemiş faiz talep edildiği, ancak takipte faiz talebinde bulunulmadığından faiz hesaplanmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; davacı tarafından taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında alacağının tahsili istemiyle icra takibi başlattığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, mahkememizce tüm delillerin toplandığı, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, mahkememizce öninceleme duruşmasında taraf defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davalı tarafa ticari defterlerinin ilgili kısımlarını sunması için 2 haftalık kesin süre verilmiştir. Bu süre içerisinde inceleme yapılacak defter ve belgelerin sunulmaması halinde defterlerin incelenmesi talebinden vazgeçmiş sayılacağı ve 6100 sayılı HMK 220/3 maddesi uyarınca duruma göre ticari defter ve kayıtların içeriği konusunda karşı tarafın delil ve beyanlarına itibar edilebileceğin ve HMK md. 222/3 gereği diğer yasal şartların varlığı halinde karşı tarafın defterlerinin lehine delil olarak kabul edileceği ihtar edilmiştir. Verilen kesin süre ve ihtarata rağmen davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını mahkemeye sunmamıştır. Davalının herhangi bir mazeret bildirmeksizin ticari defterlerini ibrazdan kaçınması ile, HMK'nın 222/3 maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri lehe delil kabiliyeti kazanmıştır. Davacı kendi ticari defterlerine göre 2.280.496,84-TL alacaklı olup, bu aşamada davalının bunun aksini ispatlaması gerektiği, davalı tarafça davacının lehine delil teşkil eden ticari defterlerin aksini ispatlayamadığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin 2.280.496,84 TL üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacağa avans faiz uygulanmasına, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 456.099,36 -TL'nın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine 3-Karar ve ilam harcı 155.780,73-TL nin peşin alınan 27.542,71-TL den düşümü ile kalan 128.238,02-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 28.158,11-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 16.075,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 337.269,56-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır