İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/130 E. 2026/692 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/130
Karar No
2026/692
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/130 Esas KARAR NO : 2026/692

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/02/2026 KARAR TARİHİ : 07/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Şti. ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalıya satılan ve teslim edilen ürünlerin bedellerinin ödenmediğini, bu kapsamda oluşan cari hesap alacağı için .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davalının borca haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, müvekkili şirketin toptan ve perakende satış yapan büyük ölçekli bir firma olduğunu, davalıya tanınan limitler dahilinde siparişlerin teslim edildiğini, faturalara konu 1.099.606,10-TL tutarındaki borcun ödenmediğini, davalı ile yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını, faturaların irsaliyeli olduğunu ve davalı tarafından teslim alındığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2 maddesi uyarınca süresinde itiraz edilmeyen faturaların içeriğinin kabul edilmiş sayıldığını, davalının ticari defterlerinde de kayıtlı olan bu alacağın likit olduğunu, davalının kötü niyetli olarak takibi geciktirdiğini, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalıya davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden gelen davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtlarını içerir müzekkere cevabı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalı şirkete ait 2025 yılına ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı, cari ekstre kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile olan ticari ilişki kapsamında davalı tarafın müvekkil şirketten 1.009.606,10-TL bedelinde ürün aldığını, ancak fatura bedelinin ödenmediğini, ödenmeyen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibi sonucunda sadece asıl alacak bedelinin ödendiğini, daha sonra takibe itiraz edildiğini, icra masrafları olan vekalet ücreti, faiz masraflarının ödenmediğini bu sebeple borçlu davalının haksız itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 02/02/2026 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. ... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine; 1.009.606,10- TL asıl alacak olmak üzere toplam borcun ödenmesi amacıyla 07/08/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 13/08/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 14/08/2025 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından 14/07/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Dava konusu; davacı ile davalı arasında süregelen ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalya satış ve teslimlerle gerçekleştilirdiği beyan edilen ürnlere ilişkin fatura bedellerinin ödenmemesi nedeniyle oluştuğu ileri sürülen 1.099.606,19 TL cari hesap alacağına tahsili amacıyla davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi talebinden ibaret olduğu, davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2025 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter oyayına tabi olduğu ve davacının 2025 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı aynı yar E-Defter kullanıcıları olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sisteminde başarilya tamamlanmış ve onaylandığı, 2025 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlanmış görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve cari hesaba konu edilen faturaların davacının yasal ticari defterlerinde 120 Alıcılardan hesabı altında muhasebe usul ve esaslarına uygun kaydedildiği, cari hesaba konu faturalardan kaynaklı olarak davacının takip tarihi (08.08.2025) itibarıyla davalıdan 1.009.606,19 TL tatarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu tespit edildiği, davalı 01/06/2026 günü ve 14:20:26 Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve cari hesaba konu edilen faturaların E-Arşiv Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamındaki incelemeye göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve cari hesaba konu edilen faturaların davacının ticari defter ve muhasebe kayıtlarında yer aldığı, söz konusu faturaların taraflar arasında kurulan ticari ilişki kapsamındaki davalya satışı ve teslimi gerçekleştirildiği beyan edilen çeşitli gıda, içecek, temizlik ve hijyen ürünleri, tek kullanılıklı servis malzemeleri ile sair restoran işletme ihtiyaçlarına ilişkin olarak düzenlendiği, dosyaya sunulan e-irsaliyelerin incelenmesinde irsaliyelerde yer alan stok kodu, ürün adı, açıklama ve miktar bilgilerinin cari hesaba konu fatura içerikleriyle uyumlu olduğu, e-irsaliyelerin teslim alan bölümlerinde ... isimlerinin yer aldığı ve belgeler üzerine imzasaların bulunduğunu, ancak söz konusu kişilerin davalı şirket çalışanı olduklarını ilişkin dosyada somut bir bilgi veya belge bulunmadığı, buna karşın davalının da takipten önce söz konusu faturalara itirazına yönelik herhangi bir belge sunmadığı, bu bağlamda davacı tarafından düzenlenen cari hesaba konu faturaların geçerliliği ile sunubu edilip edilmeyeceği hususunda yapılacak hukumin takdirime ve sonucu göre karar verilmesinin tamamen Sayın Mahkemenin takdirine bırakıldığı kanaatine varıldığı, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve cari hesaba konu edilen faturalar yönünden dava konusu faturaların e-Arşiv Fatura olarak düzenlenenmiş olması nedeniyle, bu faturalara ilişkin herhangi bir inceleme veya teyidin BA-BS formları üzerinden yapılması mümkün olmadığı, neticeten; rapor içerisinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve cari hesaba konu edilen faturaların davacının yasal ticari defterlerinde muhasebe usul ve esaslarına uygun kaydedildiği, cari hesaba konu faturalardan kaynaklı olarak davacının takip tarihi (08.08.2025) itibarıyla davalıdan 1.009.606,19 TL tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir. "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2016/2310 Esas 2017/2537 Karar sayılı ilamı). Tüm dosya kapsamı birlikte düşünüldüğünde; Davacı ile davalı arasında satım sözleşmesinden kaynaklı ticari ilişkinin bulunduğu, davacının davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. Sayılı dosyası ile cari hesaba istinaden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine duran icra takibinin devamı itirazın iptali için iş bu davanın açıldığı, davaya konu alacağın davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerinde yer alan faturanın, taraflar arasında mevcut ticari ilişki karşılığında oluşturulduğu, davalı yanın takipten önce yasal süre içerisinde ilgili faturaya yönelik somut bir itirazının görülmediği, BA-BS formlarının birbiri ile uyumlu olduğu , davalı tarafın mahkemece verilen kesin süre içinde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı anlaşılmakla; düzenlenen bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla; davanın kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 1.009.606,10-TL asıl alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin aynı şartlarla devamına, asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın (201.921,22-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 1.099.606,19-TL asıl alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin belirtilen bedeller üzerinden aynı şartlarla devamına, b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si (201.921,22TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 68.966,19-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 11.743,52-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 57.222,67-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-)Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 6.000,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 157.441,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-)Davacı tarafından yapılan; 732,00-TL Başvuru Harcı, 11.743,52-TL Peşin/nisbi Harcı, 9.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 117,90-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 21.593,42-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-)Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

TASHİH ŞERHİ

6100 sayılı HMK 304. Maddesinde "hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece re'sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmemişse hakim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya eklenecek ayrı bir kağıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir" hükmü düzenlenmiştir. Anılan yasa hükmü gereğince, sadece hükümdeki yazı ve hesap hataları mahkemece re'sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Mahkememizin gerekçeli kararında; hüküm kısmının 1-) a) maddesinde "...borçlu davalı tarafından 1.099.606,19-TL asıl alacağa yönelik..." ibaresindeki dava değerinin, yapılan maddi hata neticesinde yanlış yazıldığı anlaşılmıştır. Dosyanın incelenmesi sonucu Mahkememiz kararının aşağıdaki şekilde tashihine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Hüküm fıkrasındaki 1.099.606,19-TL ibaresinin çıkartılarak yerine, davanın gerçek değeri olan 1.009.606,10-TL ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLMESİNE dair işbu tashih şerhi kararın altına eklenmiştir. 15/10/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/130, K. 2026/692, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-130-e-2026-692-k-1ae4ce6980c2