İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/678 E. 2026/642 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/678
- Karar No
- 2026/642
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/678 Esas KARAR NO : 2026/642
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/07/2025 KARAR TARİHİ : 17/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında geçmişe dayalı ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirketin, davalıya çeşitli tarihlerde gıda ürünleri sattığını ve bu satışlar karşılığında fatura düzenlediğini, söz konusu faturaların düzenli olarak cari hesaba kaydedildiğini ve davalı yana gönderildiğini, müvekkiline ait ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde müvekkilinin davalı yandan 184.080,67 TL alacaklı olduğunun ortaya çıkacağını, nitekim bu alacağını tahsil amacı ile Bakırköy .... İcra müd. ... E. Sayılı dosyası ile takip başlatılmış olup, davalı borçlunun icra takibine haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiğini, müvekkili tarafından Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız takibe davalı şirketin borca ve faize itiraz etmek suretiyle takibi durdurduğunu, oysa ki, davalı şirketin borca dair herhangi bir itiraz hakkı bulunmamakta olup itirazın tahsili geciktirmek amacı taşıdığını ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından düzenlenen ve davalıya gönderilen faturalar ve cari hesap dökümünün, müvekkiline ait ticari defter ve kayıtlar ile teyit edildiğini, müvekkilinin alacağı sabit olduğunu, davalı tarafın herhangi bir ödeme gerçekleştirmediğini, bu nedenlerle davalının itirazının iptali gerektiğini iddia ederek; davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptaline, icra takibinin kaldığı yerden devamına, davalı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı adına duruşmalara katılan olmamıştır. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Uyuşmazlığın; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacı tarafça fatura ve cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ilgili UYAP ekranından çıkarılarak dosya kapsamına kazandırılmış, incelenmesinde; alacaklısının ... Anonim Şirketi, borçlusunun ... olduğu, cari hesap ve fatura alacağından kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 184.080,67-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya ... tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu vekilinin ... tarihli dilekçesi ile ödeme emrinde belirtilen asıl alacağa, faizine, tüm ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 18/06/2025 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Kurumlar ve Kapaklı Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; tarafların 2020 - 2025 yıllarına ait karşılıklı olarak vermiş olduğu BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Eskişehir Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz dosyası, davacının iddiası, davalı taraf savunması(inkar), Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, BA/BS formları ve tüm dosya kapsamına göre; HMK'nun 273. Maddesi gereğince DAVALI ŞİRKETİN ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, lehe veya aleyhe delil olma durumunun olup olmadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davalı şirketin ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, davaya esas dayanak faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, dava konusu faturalar nedeni ile davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, takip ve dava tarihi itibariyle davacının davalı şirketten cari hesaptan alacağının bulunup bulunmadığı, alacaklı ise ne miktarda olduğu hususlarında SMMM bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmek üzere Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yolu ile gönderilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş, ... tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Bakırköy ... icra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklı ... ANONİM ŞİRKETİ ile borçlusunun ... olduğu, cari hesap ve fatura alacağından kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 184.080,67 TL nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, davacı tarafın mahkemeye beyan ettikleri adreste yer alan 2020-2025 yıllarına ait ticari defter ve belgeleri ile mahkeme dosyası üzerinde yapılmış olan inceleme neticesinde; davacının 2020-2025 yıllarına ait ticari defter ve belgelerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin TTK ilgili maddelerine uygun şekilde ve zamanında yapıldığı, ticari defterlerin e-defter kapsamında tutulduğu, GIB Beratlarının oluşturulduğu, GIB imzalarının alındığı görülmüş olup, yerinde yapılan incelemede davalı ...’ nin Banka Kayıtlarını Mali Müşavirine eksiksiz ve tam bir şekilde intikal ettirmediği anlaşılmış olup, Alacak Davası için ticari Defterlerin delil niteliği taşımadığı" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazda bulunulmadığı görülmüştür.
Mahkememiz dosyası; davacının iddiası, davalı taraf savunması (inkar), takip dosyası, BA/BS formları ve tüm dosya kapsamına göre; DAVACI ŞİRKETİN TİCARİ DEFTER VE KAYITLARI İNCELENEREK; HMK'nun 273. Maddesi gereğince davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı, lehe veya aleyhe delil olma durumunun olup olmadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise davacının ticari ilişkiyi hangi hesaplarda takip ettiği, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi, davaya esas dayanak faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, BA/BS formlarında beyan edilip edilmediği, dava konusu faturalar nedeni ile davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, takip ve dava tarihi itibariyle davacının davalı şirketten cari hesaptan alacağının bulunup bulunmadığı, alacaklı ise ne miktarda olduğu hususlarında rapor düzenlenmek üzere mali müşavir bilirkişiye dosyanın tevdi ile dosya içerisinde mevcut 12/01/2026 tarihli bilirkişi raporu, BA/BS formları da dikkate alınmak, davalı şirket defterleri ile mukayese yapılmak suretiyle rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 01/04/2026 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; ... tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... yapılan inceleme ve tespitler sonucunda ve rapor içinde açıklanan nedenlerle, davacı tarafın 2021-2022-2023-2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelendiği talimat bilirkişi raporuna göre, davalı tarafın 2020-2025 yılına ait ticari defter ve belgelerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin TTK ilgili maddelerine uygun şekilde ve zamanında yapıldığının, ticari defterlerinin e-defter kapsamında tutulduğunun, GIB beratlarının oluşturulduğunun, GIB imzalarının alındığının, yerinde incelemede davalı tarafın banka kayıtlarının mali müşavire eksiksiz ve tam bir şekilde intikal ettirilmediğinin, alacak davası için ticari defterlerin delil niteliği taşımadığının beyan edildiği, davacı tarafın davalı taraf hakkında 184.080,67 TL asıl ve toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık reeskont avans faizi oranlarıyla tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden 13.06.2025 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın takibe itiraz ettiği, takip talebine açıklama olarak “CARİ HESAP VE FATURA ALACAĞI 184.080,67 TL” bilgilerinin yazıldığı, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024-2025 yılına ait toplam 34 adet ve KDV dahil 753.445,56 TL/KDV hariç 744.576,70 TL tutarlı faturanın olduğu, davacı tarafın 753.445,56 TL toplam fatura tutarının 184.080,67 TL tutarı üzerinden takibe geçtiği, faturaların açıklama kısmına mal-hizmet bilgilerinin yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturaların e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024-2025 yılına ait toplam 34 adet ve KDV dahil 753.445,56 TL/KDV hariç 744.576,70 TL tutarlı faturanın olduğu, iş bu faturaların 32 adet ve KDV dahil 747.267,39 TL/KDV hariç 738.459,70 TL tutarlı olanının taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, 2 adet ve KDV dahil 6.178,17 TL/KDV hariç 6.117,00 TL tutarlı olanının ilgili olduğu 2024 yılı temmuz ve 2025 yılı mart aylarında BS-BA Formu yasal beyan sınırının altında kaldığından taraflarca beyan edilemediği, davacı tarafın davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 26.01.2021 tarihli ve 4.244,40 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 21.05.2025 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 184.080,67 TL alacaklı olduğu, 17.07.2025 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 165.186,60 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelendiği talimat bilirkişi raporunda, taraflar arasında olan herhangi bir cari hesap ekstresinin veya muavin dökümün paylaşılmadığı, taraflar arasındaki borç-alacak durumuna dair herhangi bir tespit, inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 184.080,67 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarıyla birlikte takip tarihi itibariyle davacı tarafa borcu olmadığını ispat etmesi gerektiği, davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 184.080,67 TL asıl alacağı talep edebileceği, davacı tarafın takip tarihi itibariyle işlemiş faiz talebinin olmadığı, takip tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faizi talep edebileceği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazda bulunulmadığı görülmüştür.
Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır. İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. "Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin ... tarihli .... E. ..... K. sayılı, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin .... tarihli ..... E. .... K. sayılı, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin .... tarihli .... E. ..... K. sayılı, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin .... tarihli .... E. .... K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma(inkar), sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, BA/BS formları, .... ve .... tarihli bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, .....tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafın 2021-2022-2023-2024-2025 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, takibe konu cari hesaba ilişkin davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 2024-2025 yılına ait toplam 34 adet ve KDV dahil 753.445,56 TL/KDV hariç 744.576,70 TL tutarlı faturanın olduğu, davacı tarafın 753.445,56 TL toplam fatura tutarının 184.080,67 TL tutarı üzerinden takibe geçtiği, iş bu faturaların davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, iş bu faturaların 32 adet ve KDV dahil 747.267,39 TL/KDV hariç 738.459,70 TL tutarlı olanının taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, 2 adet ve KDV dahil 6.178,17 TL/KDV hariç 6.117,00 TL tutarlı olanının ilgili olduğu 2024 yılı temmuz ve 2025 yılı mart aylarında BS-BA Formu yasal beyan sınırının altında kaldığından taraflarca beyan edilemediği, davacı tarafın davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 26.01.2021 tarihli ve 4.244,40 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 21.05.2025 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 184.080,67 TL alacaklı olduğu, 17.07.2025 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 165.186,60 TL alacaklı olduğu hususlarının tespit edildiği; takip ve dava konusu olan alacağa dayanak faturaların yasal beyan sınırının altında kaldığından 2 adet ve KDV dahil 6.178,17 TL/KDV hariç 6.117,00 TL tutarlı olanı hariç olmak üzere davalının BA formunda bildirilmiş olduğu, bu durumda davalının BA formu uyarınca dava ve takip konusu olan faturaları vergi dairesine bildirmiş olduğu nazara alındığında davalının artık fatura konusu malları/hizmeti teslim almış olduğunun kabulü gerektiği, fatura konusu malların/hizmetin davalıya tesliminin kanıtlandığı, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, cari hesaptan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak; davalı tarafça icra takibinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödeme dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davalının Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 165.186,60-TL asıl alacak üzerinden takipteki koşullarla DEVAMINA, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla hüküm altına alınan asıl alacağın % 20'si oranında (33.037,32-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 11.283,89-TL harçtan peşin alınan 2.223,24-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 920,40-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 8.140,25-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça yatırılan 2.223,24-TL peşin harç, icra dosyasına yatırılan 920,40-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 3.759,04-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kısmen kabul kısmen red oranına göre hesaplanarak takdir olunan 4.127,85-TL'sinin davalıdan, 472,15-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan tebligat, posta, talimat ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.617,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 12.219,79-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının davacı tarafa resen iadesine, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/06/2026
Katip .... ¸¸
Hakim .. ¸¸