İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/828 E. 2026/670 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/828
Karar No
2026/670
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/828 Esas KARAR NO : 2026/670 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/09/2025 KARAR TARİHİ : 09/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı şirketin aralarında ticari ilişki bulunduğu ve bu ticari ilişki sebebiyle davalı şirkete teslimi gerçekleşen bir takım ürünler için davacı şirketçe 4 adet fatura düzenlendiğini, davalı tarafa, cari hesabın 151.755,51 TL miktarda borç gösterdiği bildirilmiş ise de, aradan geçen süreçte davalının davacıya olan borcunu ödemediğini, bunun üzerine davalı şirket hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını, bu nedenlerle; davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilerek, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. Bilirkişi raporunda özetle: Davacı tarafın davalıya hitaben düzenlediği takibe konu olan faturaların davacının alış satış analizinde görünmemesine rağmen, takibe konu olan tüm faturaların istisna faturası olarak düzenlendiğini ve davacı tarafından sunulan belgeye göre, takibe konu faturaların tümünün davalı şirket tarafından kabul edildiği görüldüğünden, nihai karar Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davacının davalıdan 16.07.2025 takip tarihi itibariyle 151.755,51 TL tutarınca alacağının bulunduğunu ve bu tutara takipte yıllık %44,25 ve sonraki dönemlerde değişen oranlarda avans faiz isteminin mümkün bulunduğunu, bu konuda takdirin mahkemede olduğunu, davacının takipten önce istediği faiz ile ilgili yapılan değerlendirme: Taraflar arasında yazılı bir sözleşme, alacaklının borçluyu temerrüde düşürücü ihtar ve / veya ihbarı, teamül haline gelmiş faiz uygulaması ile TTK. 1530. maddesine göre faiz isteme koşullarının oluşmadığı değerlendirildiğinden, davacının takipten önce istediği faizlerin yerinde olmadığı kanaatinin edinildiğini, tarafların masraf, inkâr tazminatı, vekâlet ücreti ve benzeri diğer taleplerinin, Sayın Mahkemenizin takdirleri içinde kaldığını beyan eden bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur.

İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile itirazın iptali davasıdır.Dosya Mahkememizce mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenerek rapor düzenlenmesi istenmiştir. Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.Tüm dosya kapsamı ve hükme esas alınan 09/02/2026 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; Davalıya ticari defterlerini sunması için süre verildiği, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, HMK 222/3 maddesinde"İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmü gereği usulüne uygun şekilde yapılan tebligata davalının defterlerini ibraz etmediği, bu sebeple davacının ticari defterlerindeki kayıtların esas alınmasının gerektiği, takip ve dava konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olup, fatura içeriğinin davalı tarafça kabul edilmiş sayılacağı, davalı tarafın ödemeye ilişkin belge de sunmadığı anlaşılmış dava konusu bedelin ödenmediği kanaati ile davanın kabulüne, --------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı takip dosyasına davalı-borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, icra takibinin aynen devamına, İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacağın likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne, davacı vekilinin dava dilekçesinde işlemiş faiz yönünden itirazın iptali talebinin bulunmadığının infaz aşamasında dikkate alınması gerektiğine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, 1-Davalının ---------- İcra Müdürlüğünün ----------- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, 2-Alacak likit olmakla, asıl alacak üzerinden % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 10.366,42 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.678,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.687,88 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 1.678,54 TL peşin/nisbi harcı, 8.286,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.579,94 TL yargılama giderinin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca ------------ bütçesinden ödenen 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin Davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE," Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/07/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/828, K. 2026/670, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-828-e-2026-670-k-8d76a8c306bf