Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/567 E. 2026/1133 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/567
Karar No
2026/1133
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/567 Esas

KARAR NO: 2026/1133

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 21/03/2024

NUMARASI: 2023/59 E. - 2024/67 K.

DAVANIN KONUSU: Patent (Sözleşmeden Kaynaklanan Hak İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/06/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda verilen kararın temyiz edilerek bozulması neticesinde, duruşmalı yapılan incelemesi sonunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

DAVA DİLEKÇESİ

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalılardan ... ile "Yüksek Dereceli Teşhisleri Tedavi Etme Yöntemi" konulu patent başvurusunun yapılması için anlaştığını, bunun için davalı ... firmasına 1.770,00 TL patent müracaat işlem bedeli ödediğini, bunun karşılığında davalının 25.11.2010 tarihli fatura düzenlediğini, gerekli başvurunun 18.12.2010 tarihinde yapıldığını, bilahare davalılardan ... ile 22.08.2012 tarihli özel vekaletname düzenlenip patent vekili olarak tayin edildiğini, vekaletname uyarınca patent tescil yenileme ve diğer işlerde davalı ... ve yetkilendirdiği diğer davalı ... firması yetkili ve sorumlu olmasına rağmen, patent başvurusu yıllık harç ücreti ödenmediğinden dolayı Türk Patent Enstitüsünce geçersiz kılındığı, oysa ki müvekkili işlemlerinin ve harcın ödenmesi için 3.000,00 TL tutarlı ... kasasından kendisine sağlanan kasa/bütçe ile ilgili davalı ... Patente bilgi verdiğini ve şifre ile yıllık yenileme ücreti ve harcın buradan temin edilmesini istemesine rağmen davalı firma zamanında ilgili yenileme harç bedelini ödemediğinden, müvekkilinin patent hakkının yandığını, işin gereği gibi yapılmamasından dolayı şu anda sağlık alanında önemli bir buluşa imza atıp ilgili tedavi yöntemlerini uygulama hakkından patent hakkından mahrum kaldıklarını ve bu konuyla ilgili tekrar başvuru yapma hakkını elinden kaçırmış olduğunu, müvekkilinin patentini almak istediği akıllı gen tedavisini uygulayarak kendisi dahil ailesine ve yüksek risk taşıyan hastalara yardımcı olduğunu, ancak bu tedavi yöntemine ilişkin patent başvurusu ile elde edeceği resmiyeti kazandıramadığını, davacının zararının tespit edilmesini talep edeceklerini, davalılar arasında iş bölümü mevcut olduğunu, aldıkları işlerde birbirlerini yetkilendirdiklerini, ayrıca davalılardan Yöntem Patentin davacıdan aldığı 1.770,00 TL patent müracaat işlem bedelini iade etmediğini, bu tutarın tahsili için .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, davalının takibe ve borca itiraz ettiğini, davalılardan ...'in her ne kadar patent yenilemesinin sözleşme kapsamında olmadığını iddia etmekte ise de, her iki davalının birlikte çalıştığının göz önüne alınmasının gerektiğini, ayrıca ...'in müvekkilinin şikayetvar.com davalıdan mağdur ve şikayetçi olduğuna dair yazısının kaldırılması karşılığında 1.770,00 TL'yi iade edileceği yönünde 06.11.2014 tarihli protokol metni hazırlayıp verdiğini, ancak müvekkili tarafından bunun kabul edilmediğini, davalıların vekalet görevini gereği gibi yerine getirmediklerini, bu sebeplerden dolayı davacının madden ve manen zarara uğradığını iddia ederek, manevi tazminat ve fazlaya dair hak ve talepleri saklı kalmak kaydı ile şimdilik 24.000,00 TL maddi tazminatın, haksız fiil tarihi olan 05.11.2012 tarihinde işlenmiş faizi ile avukatlık ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ

Davalılar vekili sunmuş olduğu cevap dilekçeleri ile, müvekkilinin davacı ile yapmış olduğu sözleşme edimlerinin tamamını yerine getirdiğini, davacıya yardım etmek amacıyla hareket ettiklerini, 1.770,00TL'nin davalının tahsil etmediğini, buna rağmen davacı tarafın defalarca şikayetvar.com'a aynı konuda şikayetler ilettiğini, bu nedenle bu bedelin davacıya ödenmesinin teklif edildiğini, ayrıca davacı tarafından ödenen bedelin patent başvuru dosyasının hazırlanması ve müracaatıyla ilgili olduğunu, müvekkilinin hiçbir şekilde ... teşvikinden gelecek paranın takibini yapmasının imkanı dahi bulunmadığını, bunun davacıya yazılı olarak da bildirildiğini, taraflar arasındaki sözleşmede ... teşviki ile ilgili bir madde, talimat veya talimatın kabulünün mevcut olmadığını, zaten bu teşvik kapsamında ödenecek bedelin davalı tarafça takibinin imkanı olmadığını, müvekkilinin vekalet görevinin fazlasının yerine getirildiğini, davacının zararının karşılanması için 1.770,00 TL’lık ödeme teklifinin de sunulduğunu, buna rağmen şikayetvar.com'da karalama kampanyasının devam etiğini, taraflar arasındaki ilişkide mağdur olanın davacı değil, müvekkili olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

MAHKEME KARARI

İlk derece mahkemesinin 18/06/2019 Tarih, 2017/520 Esas ve 2019/215 Karar sayılı kararı ile, "davacının davasının reddine" dair verilen karar, davacı vekilinin istinaf talebi üzerine dosyanın gönderildiği Dairemiz 12/01/2023 Tarih, 2020/1597 Esas ve 2023/16 Karar sayılı ilamı ile, "...Davacının patent başvurusunun, 2011 yıllık ücretinin ödenmemesi nedeniyle geçersiz kılındığı ve bu tarihten sonra yıllık ücretlerin yenilenmesi mümkün olmadığına göre, davalı ...'in sorumluluğunun tartışılması bakımından, 23.03.2012 tarihinde dosyaya vekil olarak atanan diğer davalı ...'ın işlem nedeniyle bir sorumluluğunun tartışılmasına yer olmadığına yönelik Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı ... ile ilgli olarak aşağıdaki şekilde değerlendirmeye geçilmiştir. Ancak, davalı ... ile davacı arasında "Yüksek Dereceli Teşhisleri Tedavi Etme Yöntemi" konulu patent başvurusunun yapılması için sözleşme yapıldığı, bu kapsamda dava dışı ... tarafından 18.12.2010 tarihinde Kuruma başvuru yapılsa da, davalı ... ile yapılan sözleşmenin inkâr edilmemesine, hatta aksine sözleşmeden kaynaklanan edimlerin yerine getirildiğinin iddia edilmiş olmasına göre, artık tarafların sözleşme kapsamında yüklendikleri edimleri yerine getirip getirmedikleri araştırılarak ve gerektiğinde dosya yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek, varılacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekirken, işlemlerin ... tarafından yürütüldüğü, dava dışı ... ile davalı ... arasında bir bağ kurulamadığı, bu şahsın sorumluluğunun bulunduğu ve bu nedenle davalı ...'in sorumluluğunun bulunmadığı gerekçeleriyle davanın bu davalı yönünden reddine karar verilmesi, ayrıca süresinde davaya cevap vermeyen ve süre uzatım talepleri Mahkemece dilekçeye derkenar ile reddedilen davalıların, davacının onayı olmamasına ve yasadan kaynaklanan bir istisna da bulunmamasına rağmen, yeni delil sunmalarına ve savunmayı genişletmelerine imkân tanınması doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince esasa münhasır delil toplanmadan, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesinin, usul ve yasaya aykırı olması ve ilk derece mahkemesi kararının tüm istinaf sebepleriyle birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında, istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün bulunmamakla 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına" gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve dosya yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemeye iade edilmiştir.

Dairemiz kararından sonra İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....Davacının davasının REDDİNE," karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

-Mahkeme gerekçesinin tamamen sübjektif olup dosyada mevcut delillere aykırı olarak hazırlandığını, bilirkişi heyeti tarafından hukuki değerlendirme yapıldığını ve Mahkeme heyetinin rapordaki değerlendirmelerini alıp gerekçe yaptığını, HMK'NIN 273. Maddesine uyulmadığı gibi bilirkişi raporlarının da baştan sona hukuki değerlendirmeden ibaret olup, hiçbir teknik inceleme içermediğini, dosyanın Bilirkişi Heyetine tevdi edilmesinin sebebinin, bilirkişilerin hangi teknik hususta inceleme yapacağı ve uzmanlığına hangi hususun çözümünde ihtiyaç duyulduğu bilirkişi teslim tutanaklarında açık bir şekilde açıklandığını; yani HMK'nın 273. maddesine uygun şekilde inceleme konusunu bütün sınırlarıyla ve açıkça belirlendiğini, bilirkişilerin cevaplaması gereken sorular belirtildiğini ancak buna rağmen bilirkişi heyetlerince bu hususların göz ardı edildiğini ve ısrarla tazminat hesaplanması yoluna gidilmediğini, Yargıtay İlamlarında da mahkemenin hukuki değerlendirmeleri bilirkişi raporuna dayandırmayacağına dair çok sayıda örnek mevcut olduğunu, bilirkişi raporlarında hesaplama yoluna gidilmemesi ve bilirkişilerin hukuki değerlendirme yapmasının kabul edilemeyeceğini, Mahkeme tarafından ise bilirkişi raporlarındaki hukuki değerlendirmelerin davamızın red gerekçesi olarak delillerin değerlendirme kısmında kopyala yapıştır şeklinde aynen tekrar edilmesinin gerekçeli karar haklarını ve hak arama hürriyetini ihlal ettiğini,

Davalının kusuru ile zarar arasında illiyet bağının olmadığına ilişkin gerekçesinin de hukuka aykırı olduğunu, Bilirkişinin hazırladığı kök raporunda Rusya Patent Ofisi tarafından düzenlenen 04.04.2014 tarihli araştırma raporunda müvekkilinin buluşunun A kategorisinde sınıflandırıldığını, başvurunun yenilik ve buluş basamağını değerlendirmelerini geçme ihtimalinin yüksek olduğunu kabul ettiğini, bu hususun bile patentin tescil edileceğinin göstergesi olduğunu, Mahkemenin bilirkişi ek raporuna atıf yaparak yapılan patent başvurusunun yeterli teknik bilgi içermediğini, verilerin yetersiz olduğunu belirttiğini, patent başvurusu usulüne uygun devam etseydi müvekkilinin başvurusunda eksik hususlar var olsa bile tamamlama şansının olduğunu, bu durumda raporda her ne kadar bunun yeni bir başvuru olarak kabul edileceği belirtilse de, bu eksikliklerin tamamlanmaması, patentin zamanında alınıp uygulamaya konulamamasının tamamen davalının kusurundan kaynaklı olduğunu, raporda belirtilen bir takım teknik eksikliklerin sonrasında tamamlama imkanı varken davalı şirketin görev gereklerini yerine getirmemesi dolayısıyla hakkının kaybolmasının nedensellik bağını yeteri kadar açıkladığını, her ne kadar davalı şirketin patent başvurusunun geçersiz sayılması konusunda sorumluluğu kabul edilmiş ise de mahkeme bilirkişi raporlarındaki varsayımsal koşullar üzerinden müvekkilinin maddi zararının olmadığına ilişkin karar verdiğini, bilirkişi ek raporunun 9. ve 10. sayfalarında müvekkilinin doğan zararı ile davalı şirketin sorumluluğu arasında nedensellik bağının bulunup bulunmadığı hususunu değerlendirmek için öncelikle, patent başvurusunun sorunsuz olarak nihayete erdiği taktirde geçerli ve maddi kazancı olan bir patent olup olmayacağı hususunda değerlendirme yapıldığını, yapılan bu değerlendirmede de müvekkilinin patent başvurusunun incelemeli veya incelemesiz patentlerden hangisine girdiği hususunda değerlendirmeler yapılmış olunsa da yapılan bu değerlendirmelerin eksik yapıldığını, her ne kadar raporda yapılan patent başvurusunun, başvuruda belirtilen hastalıkları tedavi etme hususunda yetersiz bir başvuru olduğu, bilirubin seviyesinin yükseltilmesini hedef aldığını ancak bilirubin yüksekliğinin bazı hastalıklara sebep olacağı belirtilmiş ise de, raporun ilgili kısımları olan 12., 13, ve 14. Sayfalarında müvekkilinin bulduğu yönetimin, hastalıkları tedavi etmede belirtilen bilirubin seviyesinin yükselteceği hususu şüphe edilmez bir gerçek olduğunu, bu sebeple müvekkilinin bulduğu yöntemin başarılı olma olasılığı mutlak olmasa bile yüksek ihtimal üzerinden değerlendirilmesi bile maddi zarar açısından nedensellik bağını ispatladığını, kök raporun 16. Sayfasında her ne kadar başvurunun 1,5 ve 7 numaralı istemlerinin insan üzerinde deneme sonrası uygulanıp uygulanmayacağının belli olacağından ve başvuru şekliyle tescil edilmeyeceğini belirtmiş ise de bu hususta raporda belli bir açıklık ve bilimsel veri olmadığını, raporun 16. Sayfasında 2,3,4 ve 6 numaralı istemlerin korunmanın konusunun patentlenebilmelerinin mümkün olduğu raporda kabul edildiğini, patent başvurusu usulüne uygun devam etseydi müvekkilinin başvurusunda eksik hususlar var olsa bile tamamlama şansının olduğunu, raporda da belirtildiği gibi 551 sayılı KHK m. 43 gereği müvekkilinin başvurusu üzerinden değişikliğe gitmesi, iddia edilen eksikliklerini tamamlaması ve nihayetinde buluşunu standart bilimsel verilere uygun olarak yapması imkanı varken bu hakkından mahrum edilmesi tazminatı gerektirecek bir sorumluluk olduğunu, müvekkilinin yaptığı başvurunun kesinlikle başarısızlık içermediği, başarılı olmasının imkan dahilinde olduğunun da raporda kabul edildiği halde mahkeme tarafından tazminat için gereken zarar koşulu ispatlanmadığından davanın reddinin hukuka aykırı olduğunu,

-Davalı Yöntem Patentin müvekkilinden aldığı 1.770,00 TL patent müracaat işlem bedelini iade etmediği gibi bu tutarın tahsili için .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini, alınan ek raporda da vurgulandığı üzere müvekkilinin farazi zararının fiili zarar kısmı olarak başvuru işlemleri ve bundan kaynaklanan ihtilaflar için yapmış olduğu giderlerin, buna TPE’ye ödenen patent başvuru ücretleri, patent vekiline ödenen ücretler ve patent alınması için yapılan diğer masraf kalemleri ile alacaklının dava ve takip giderlerinin hesaplanmadan davalarının tümü ile reddi hukuka aykırı olup istinaf incelemesi sonrası kaldırılmasını talep etmiştir.

Dairemizin 17/01/2025 tarihli 2024/1154 Esas- 2025/135 Karar sayılı kararıyla;"davacı ile davalı ... arasında 26.11.2010 tarihli "Patent Faydalı Model-Tasarım Sözleşmesi'' imzalandığı ve davalı ... ile davacı arasında "Yüksek Dereceli Teşhisleri Tedavi Etme Yöntemi" konulu patent başvurusunun yapılması için sözleşme yapıldığı, bu kapsamda dava dışı ... tarafından 18.12.2010 tarihinde Kuruma başvuru yapılsa da, sonraki işlemlerin gereği gibi yerine getirilmediği ve vekalet ilişkisi kapsamında sorumluluğu bulunan Yöntem Patentin ve davaya konu ... sayı ile işlem gören patentin 18.12.2010 başvuru tarihinden, 18.06.2012 tarihine kadar dosyada vekil olarak görünen patent vekili ...’ın yıllık ücretlerin ödenmesinden sorumlu olduğu, sorumluluğun yerine getirildiğine dair ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, ücretin ödendiğine dair herhangi bir delilin davalı tarafça sunulmadığı, ... tarafından ... adına tanzim edilmiş 25.11.2010 tarihli ve ... no'lu “Patent Müracaat İşlemi” açıklamalı faturanın sunulduğu, bu faturanın da sadece başvuruya ilişkin olduğu, davacıyla akdedilen 26.11.2010 tarihli sözleşme gereği yıllık ücretleri ödeme sorumluluğunu yerine getirmediğinin anlaşıldığı, patentin kabul edilip edilmeyeceğine ilişkin hususun ise vekalet ilişkisinden doğan sorumluluk nedeniyle oluşan durum nedeniyle nedensellik bağını kaldırmadığı, vekilin işi sadakat ve özenle yürütmesi ve vekalet verenin zarara uğrayabileceği her türlü davranıştan kaçınması gerekmekle birlikte, vekilin bu işi görmesi başarılı bir sonuç elde etmesini zorunlu kılmadığı, vekalet sözleşmesinde yer alan özen borcunun, kesin surette başarılı bir sonuç elde edilmesi ile ilgili bir konu olmadığı, vekilin üstlendiği edimi sadakat ve özenle ifa etmesi durumunda, sonuç gerçekleşmese de bundan dolayı bir sorumluluğunun doğmayacağı, davacı tarafından yapılan patent başvurusu Rusya Patent Ofisi tarafından düzenlenen 04.04.2014 tarihli araştırma raporu ve bilirkişi raporundaki başvuru sahibinin başvurusunda değişiklik yapıp yapmayacağı, bu değişikliğin başvuru sahibi tarafından hangi tarihte yapılacağı, bu değişikliklerin içeriğinin ne olacağı, değişikliklerin yapıldığı tarihte tekniğin bilinen durumunun kapsamının ne olacağı ve başvurunun değişiklik yapılmış haline patent verilip verilemeyeceği konusunda bir yargıda bulunabilmenin spekülasyon yapmayı gerektireceği hususundaki bilirkişi tespiti dikkate alındığında, davalı tarafın patentin başarılı bir şekilde tescil edilmesini taahhüt etmediği, patent başvuru işlemlerini davacı adına sadakat ve özen yükümünü yerine getirerek yürütmeyi ve tamamlamayı taahhüt ettiği, bu durumda davalı tarafça gereken işlemlerin yapılmadığı, bu yükümlülük yerine getirilmediğinden tazminat talebinin kabulü gerektiği ancak tazminat hesabının tam olarak yapılmasının mümkün olmaması ve dosya kapsamı dikkate alındığında, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı TBK) 50. maddesi uyarınca, 15.000,00 TL'nin ihlal tarihi olan 05.11.2012'den itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesinin yerinde olacağı ve davacı vekili tarafından istinaf dilekçesi ile davalı tarafa verilen 1.770,00 TL'nin de iadesinin talep edildiği, davacı tarafça .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yapılarak talepte bulunulmuşsa da, icra dosyası incelendiğinde takibe borçlu tarafça itiraz edildiği, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla bu miktarın da takip tarihi olan 07.04.2015 tarihinden itibaren yasal faiz ile Yöntem Patentten tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile; 15.000,00 TL'nin ihlal tarihi olan 05.11.2012 den itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 1.770,00 TL'nin (.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile) tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 07.04.2015 tarihinden itibaren yasal faiz ile davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07.10.2025 tarihli, 2025/1394 E. 2025/5978 Karar sayılı kararıyla; "Dosya içeriğine göre dava dilekçesinde 24.000,00 TL talep edilip, Bölge Adliye Mahkemesince dosyadaki bilgi ve belgeler ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirilerek 15.000,00 TL'ye hükmedildiği, hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığından davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerektiği.

Davalı .... Şti. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerektiği.

Davalı ...-... vekilinin temyiz itirazı yönünden; dava konusu "Yüksek Dereceli Teşhisleri Tedavi Etme Yöntemi" konulu TÜRKPATENT nezdinde tescilli ... sayılı patentin başvuru tarihinin 18.12.2010 olduğu ve bu tarihle ilgili bir ihtilafın bulunmadığı görülmüştür. Mülga 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Yıllık Ücretler'' başlıklı 173. maddesi '' Bir patentin başvurusu veya patentin korunması için gerekli olan ve Yönetmelikte belirtilen yıllık ücretler, patentin koruma süresi boyunca her yıl vadesinde peşinen ödenir. Vade tarihi, başvuru tarihine tekabül eden ay ve gündür. Yıllık ücretlerin, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen vadede ödenmemesi halinde, bu ücretler yönetmelikte belirlenen ek ücretin ilavesi ile vadeyi takip eden altı ay içerisinde gecikmeli olarak ödenebilir. Bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süreler içinde yıllık ücretlerin ödenmemesi halinde patent hakkı, bu ücretin son ödeme tarihi itibariyle sona erer.'' şeklinde düzenlendiği, dava konusu ... numaralı patent başvurusunun 18.12.2010 tarihli olduğundan sicil kayıt yenileme ücretinin 18.12.2011 tarihine kadar, bu durumun mümkün olmaması halinde ise, kanuni düzenleme uyarınca altı aylık süre eklenmek suretiyle 18.06.2012 tarihine kadar ücret ödenerek yenileme yapılabileceği, 18.12.2010 tarihinden 18.06.2012 tarihine kadar dosyada vekilin ... olmadığı, diğer davalı .... Şti adına ... olduğu, ...'ın 23.08.2012 tarihinden sonra ....'deki sicil kayıtları için vekil tayin edildiğinin anlaşıldığı, davalı ...-... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle; davalı ...-... yönünden bozulması karar verilmiştir.

Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili dairenin önceki kararında direnilmesini talep etmiş, davalılar vekili duruşmaya katılmamış, beyanda bulunmamış, usul ve yasaya uygun görülmekle Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.

GEREKÇE;

Dava, davacı tarafa ait ... sayılı patent başvurusu işlemlerinin, davalılar tarafından sözleşme kapsamında gereği gibi yerine getirilmediği ve patent başvurusunun yıllık harç ücreti ödenmediğinden dolayı Türk Patent Enstitüsünce geçersiz kılındığı iddiasıyla, 24.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsili talepli alacak davası olup mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Taraf vekillerinin temyiz başvurusu üzerine, Yargıtay kararı ile davacı vekilinin temyiz başvurusunun kesinlikten reddine, davalılardan .... Şti. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davalı ... - ... vekilinin temyiz başvurusunun kabulü ile Dairemizin kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Dairemizce uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamında da açıklandığı üzere; dava konusu "Yüksek Dereceli Teşhisleri Tedavi Etme Yöntemi" konulu TÜRKPATENT nezdinde tescilli ... sayılı patentin başvuru tarihinin 18.12.2010 olduğu, Mülga 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Yıllık Ücretler'' başlıklı 173. Maddesi gereğince, ... numaralı patent başvurusunun 18.12.2010 tarihli olduğundan sicil kayıt yenileme ücretinin 18.12.2011 tarihine kadar, bu durumun mümkün olmaması halinde ise, kanuni düzenleme uyarınca altı aylık süre eklenmek suretiyle 18.06.2012 tarihine kadar ücret ödenerek yenileme yapılabileceği, 18.12.2010 tarihinden 18.06.2012 tarihine kadar dosyada vekilin ... olmadığı, diğer davalı .... Şti adına ... olduğu, ...'ın 23.08.2012 tarihinden sonra TÜRKPATENT'deki sicil kayıtları için vekil tayin edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda yenileme işlemi yapılmaması ve başvurunun hükümden düşmesinde davalı ...'ın sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla, bu davalı yönünden davanın reddine, diğer davalı .... Şti. Yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, usuli kazanılmış haklar korunarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı ... - ... hakkında açılan davanın REDDİNE,

2-Davalı .... ŞTİ. Hakkında açılan davanın KISMEN KABULÜNE;

3-15.000 TL'nin ihlal tarihli olan 05/11/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı .... Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine,

-1.770 TL'nin (....İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile ) tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 07/04/2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı ...'ten tahsiliyle davacıya verilmesine,

-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.145,50 TL karar harcından peşin alınan 409,86 TL'nin mahsubu ile 735,64‬ TL harcın davalılardan ...'ten tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 29,20 TL başvurma harcı, 409,86 TL peşin harç, 4,30 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 443,36‬ TL'nin davalı ...'ten tahsiliyle davacıya verilmesine,

4/c-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 8.200,00 TL bilirkişi ücreti, 634,6‬0 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 8.834,6‬0 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle (%70 kabul %30 ret), 6.184,22 TL'nin davalılardan ...'ten tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,

4/ç-Davalılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 16.770,00 TL vekalet ücretinin davalılardan ...'ten tahsiliyle davacıya verilmesine,

4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 7.230‬ TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı ...'e verilmesine,

4/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 24.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı ...'a verilmesine,

4/g-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerini üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf ve temyiz aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.169,40-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 580,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.749,40 TL'nin davalı .... Limited Şirketinden tahsiliyle davacıya verilmesine,

5/c-Davacı tarafından temyiz aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5/ç-Temyiz yargılaması için davalı .... Limited Şirketi ve ... - ... vekili tarafından yapılan 3.033,70-TL temyiz giderlerinin 1/2 oranda 1.516,85 TL'lık kısmının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, ... yönünden yapılan temyiz giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,

5/d-İstinaf aşamasında bir duruşma yapılmışsa da, davalılar vekili duruşmaya katılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

5/e-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dair, duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda davacı vekilinin yüzüne karşı, davalılar vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK Ek 1'inci maddesine, (14 Kasım 2024 tarihli, 32722 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren) 7531 sayılı 7/11/2024 tarihli kanunun 22. maddesi ile 3. fıkra olarak eklenen madde gereğince temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/567, K. 2026/1133, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-567-e-2026-1133-k-e0a28528d73f