İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/651 E. 2026/266 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/651
Karar No
2026/266
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/651 Esas - 2026/266 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2025/651 KARAR NO : 2026/266

....

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/09/2025 KARAR TARİHİ : 31/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;.... Esas sayılı dosyasından, davalı aleyhine ilamsız takip yapıldığını ve ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, davalı vekili tarafından borca itiraz edildiğini, 18-20.04.2025 tarihlerinde... gerçekleştirilen ..." fuarına ait, davalının stantları da hazır edilerek ve katılımı ile sözleşmeye konu fuarın gerçekleştirilmesi ertesinde, 15.05.2025 tarihli faturanın keşide edildiğini ve sözleşme bedelinin tahsili için davaya konu icra takibi yapıldığını, müvekkilinin iyiniyetli olarak sözleşmeye dayalı tüm yükümlülüklerini yerine getirmesi karşısında, davalının sözleşme bedelinin tamamından sorumlu olduğunun sabit olduğunu ve edimlerini yerine getiren müvekkiline sözleşme bedelinin ödenmemesinin, davalının kötüniyetli olduğunu kanıtladığını, bu bağlamda, sözleşme bedelini ödememek için haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz edildiğinin sabit olup, istem gibi karar verilmesi gerektiğini, davalının, davaya konu sözleşmeyle ilgili olarak ödemeler yapmış olup, 03.03.2025 tarihli 73.188 TL ödemesi karşılığı ödendiği tarih itibariyle (1 Avro 37.9507 TL) (EK-6) 1.928.50 Avro ve 18.04.2025 tarihli 110.000 TL ödemesi (EK-7) karşılığı ödendiği tarih itibariyle (1 Avro 43.2143 TL) (EK-8) 2.545.50 Avro ve toplam ödemeleri 4.473 Avro kabul edildiğini,.... Esas sayılı dosyasından asıl alacak harca esas değer 2.453 Avro kadar davalının borca itirazının iptali ile takibin devamını talep etmiştir. DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın sözleşmeye ve planlamaya aykırı bir şekilde temel sorumluluklarını yerine getirmediğini, davacı ile müvekkili arasında, 10.02.2025 tarihinde, 18.04.2025 - 20.04.2025 tarihlerinde .... gerçekleştirilen "...." fuarına katılım için nakliye, stand kurulumu ve fuar katılım hizmeti içeren, Fuar Katılım Sözleşmesi akdedildiğini, davacının, bu temel yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı firmanın ağır kusuru sebebiyle müvekkilinin ürünlerinin kaybolduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca davacı organizatör tarafından ürünlerin nakliyesi, fuar alanına teslimi ve sonrasında tekrardan nakliye ile sahibine teslimi de üstlenildiğini, fakat davacı şirketin sorumluluğunda ve gözetiminde olması gereken müvekkiline ait ürünlerin bir kısmının, davacının kusurlu ifası ve gerekli özeni göstermemesi neticesinde kaybolduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava, ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır. TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir. 28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK m.222 uyarınca ispatlamış olur. (... karar sayılı emsal ilamı) Mahkememizce uyuşmazlığın niteliği ve tarafların tacir olmaları gözetilerek tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmiştir. Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenmiş 04/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda tarafların ticari defter ve kayıtları usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, her iki tarafın birbirini doğrulayan kayıtlarına göre davalının davacı tarafa 117.599,86 TL borçlu olduğu mütalaa edilmiştir. Taraflar arasındaki faturanın Euro olarak düzenlenmiş olduğu ve davacı tarafın 2.453,00 Euro üzerinden icra takibi başlattığı, takipte 2.453,00 Euro'nun TL karşılığının o zamanki kur üzerinden 115.183,31 TL olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu ile davacı tarafın takip tarihi itibariyle davalıdan 2.453,00 Euro alacaklı olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Davanın anılan tutar üzerinden açılmış olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davaya konu alacak faturaya dayalı olup belirgin nitelik taşıdığından davacı tarafın icra inkar tazminatı istemi de yerinde görülmüş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulüne, davalının .... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 2.453,00 Euro üzerinden iptali ile takibin anılan tutar üzerinden devamına, anılan asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %5,5 oranını geçmemek üzere 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının bir yıl vadeli euro cinsi hesaplara uyguladıkları en yüksek faiz oranının uygulanmasına, Asıl alacak tutarının türk lirası karşılığı üzerinden hesaplanan 23.036,06 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Alınması gerekli 8.047,88-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.426,52-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.621,36-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir yazılmasına, 3-Davacı tarafından yapılan 615,40TL başvuru harcı, 1.426,52TL peşin harç, 7.500,00TL bilirkişi ücreti, 120,00TL tebligat, posta masrafı olmak üzere toplam 9.661,92 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 5-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 3.600,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir yazılmasına, 6-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde .... Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.31/03/2026

....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/651, K. 2026/266, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-651-e-2026-266-k-59a29fbc0e62