İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/959 E. 2026/380 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/959
- Karar No
- 2026/380
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2025/959 Esas KARAR NO : 2026/380
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/12/2025 KARAR TARİHİ : 12/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı firma ile davacı arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturaya konu borcun davacıya ödenmesi gerekirken davalı tarafça davacıya faturaya konu bakiye 316.091,60 TL'lik borç ödenmediğini, Bunun üzerine davacı tarafça davalı hakkında ... esas sayılı dosyası ile faturaya dayalı olarak 316.091,60 TL asıl alacağın tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, fakat davalı şirket borca itiraz ederek takibi durdurdurduğunu belirterek davanın kabulü ile borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptaline, Takibin ... esas sayılı dosyası üzerinden (takip öncesi işlemiş faizden feragat edilerek asıl alacak 316.091,60 TL olacak şekilde) devamına, Borçlunun takip konusu borcu TTK Md. 1530 Uyarınca Belirlenen Temerrüt Faiz Oranı faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın İİK m.67 hükmü kapsamında hükmolunacak alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı yana usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE; Mahkememizce mali müşavir bilirkişiden alınan 30.04.2026 tarihli raporda özetle; "Dava konusu faturanın davacı ticari defter kayıtlarına alındığı, Davacı tarafından davalı adına 2025 Yılında 1 adet fatura karşılığı KDV Dahil 3.041.091,60 TL tutarında fatura düzenlendiği, Davacı tarafın herhangi bir ödeme belgesinin sunulmadığı anca cari hesap muavin dökümüne göre 02.10.2025-09.10.2025 tarihleri arasında 8 ayrı işlem ile toplam 2.725.000,00 TL ödeme yapıldığının görüldüğü, Dava tarihi itibariyle davacı tarafın davalı taraftan alacak bakiyesinin 316.091,60 TL olduğu,... Esas sayılı dosyadaki takip alacağının fatura alacağı olan 316.091,60 TL ve 64.099,48 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 380.191,08 TL olduğu" şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline yöneliktir. ... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 316.091,60 TL asıl alacak, 64.099,48 TL işlemiş faiz toplamı 380.191,08 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ekcümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır...." hükmü yer almaktadır. Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmasının gerekli olduğu olgusudur. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığı gerekir, eldeki dosya kapsamında ise sözleşmeye konu hizmetin verildiğine ilişkin fatura taraf ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıt edilmiş ise sözleşmeye konu hizmetin verildiğinin kabulü gerekir Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlık, takibe dayanak yapılan faturanın taraf ticari defterlerinden kayıtlı olup olmadığı, faturadan kaynaklanan bakiye alacağın bulunup bulunmadığına ilişkindir. Mahkememizce alınan 30/04/2026 tarihli raporda davacı tarafından davalı yana 3.041.091,60 TL tutarında fatura düzenlendiği, davalı yan tarafından faturaya istinaden 8 ayrı işlemde 2.725.000,00 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafın takip tarihi itibariyle alacak tutarının 316.091,60 TL olduğu, takibe dayanak faturanın davalı yan tarafından 2025 yılı karşılaştırmalı alış satış analiz raporlarında kayıtlı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, alacak likit olmakla davacı lehine inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile; ... esas sayılı takip dosyasında davalı itirazının asıl alacak üzerinden iptali ile asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faiz uygulanmasına, 2-63.218,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 21.592,22 TL harçtan peşin alınan 3.497,10 TL'nin mahsubu ile bakiye 18.095,12 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 3.497,10 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.112,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 545,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.545,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT gereğince hesaplanan 50.574,66 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile verilmesine, 8-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 9-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair e-duruşma sistemi üzerinden davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 12/06/2026
Katip ... e-imzalı
Hakim ... e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.