İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/834 E. 2026/398 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/834
- Karar No
- 2026/398
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/834 Esas - 2026/398 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/834 Esas KARAR NO : 2026/398
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/11/2025 KARAR TARİHİ : 17/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17.07.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticarete dayalı alım-satım ilişkisi bulunduğunu, davalının müvekkil şirketten muhtelif zamanlarda çeşitli ürünler aldığını ve bu ürünlerin davalıya teslim edildiğini, anlaşma gereğince müvekkil şirketin üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini, müvekkil şirketin sattığı ürünler için faturalar düzenlendiğini, davalı tarafça yapılan kısmi ödemeler sonrası müvekkil şirketin 9.888,19 TL bakiye alacağının ödenmemesi üzerine davalı aleyhine başlatılan ..... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürüp itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi istemine ilişkindir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı halde cevap vermediği görülmüştür. DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça fatura alacağına dayanarak başlatılan ilamsız icra takibine davalının itirazı üzerine davacının açmış bulunduğu 2004 sayılı İİK'nda düzenlenen itirazın iptali davasına ilişkindir. Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmıştır; Tarafların BA-BS kayıtlarının geldiği, ..... Esas sayılı dosyasının geldiği, davacının defterlerinin yerini bildirdiği ve gerekli bilirkişi incelemesi yaptırılarak mahkememiz dosyası arasına alındığı görülmüştür. İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 10.10.2024 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibinde; 9.888,19 TL bakiye asıl alacak istendiği, takibin dayanağının fatura ve bakiye alacak olarak gösterildiği, ödeme emrinin davalıya 15.10.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 19.102.2024 tarihinde bakiyeye esas olan işlerin davacı tarafından teslim edilmediğini ileri sürerek borca, faize ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durdurulduğu, davacının eldeki davayı yasal süresi içinde açtığı görülmüştür. Ticari satış 6102 sayılı TTK m. 23'de düzenlenmiştir. Yapılan düzenleme uyarınca; özel hükümler saklı kalmak şartı ile, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde TBK'nın satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. Sözleşmenin niteliğine, tarafların amacına ve malın cinsine göre, satış sözleşmesinin kısım kısım yerine getirilmesi mümkün ise veya bu şartların bulunmamasına rağmen alıcı çekince ileri sürmeksizin kısmi teslimi kabul etmişse, sözleşmenin bir kısmının yerine getirilmemesi durumunda alıcı haklarını sadece teslim edilmemiş kısım hakkında kullanabilir. Cari hesap 6102 sayılı TTK m.89'da düzenlenmiştir. İki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarının teker teker ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarın isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesidir. Eldeki davada, taraflar arasında süre gelen ticari satıştan kaynaklanan cari hesap ilişkisi bulunmaktadır. Bu nedenle taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin hesabın kat edildiği tarih itibariyle tespit edilmesi zorunludur.
HMK.nun 222/1, 220/3 maddeleri gereğince taraflara dava konusu ticari defter ve kayıtlarını sunması için süre verilmiş ve davacının ticari defterlerinin yerini bildirmesi üzerine ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için Mahkememizce atanan SMMM ve Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişiler aracılığı ile incelenmiş, davalı ticari defterlerini mahkemeye ibraz etmediği gibi bulunduğu yeri de bildirmediğinden defterleri incelenememiş olup bilirkişi raporları mahkememize sunulmuştur.
Mahkememizce Görevlendirilen SMMM Bilirkişisi ... ve Nitelikli Hesaplamalar Bilirkişisi ...'ndan Aldırılan 08.04.2026 Tarihli Bilirkişi Raporundan Özetle; "Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı yana ait incelenen ticari defterleri ve dosya üzerinde yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; 4.1. Davacı yana ait 2023 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden; sahibi lehine delil vasfının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Nihai Takdir Yüce Mahkemenindir. 4.2. Davalı yanın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine esas adres beyanında bulunmadığı görüldüğünden, tespit ve değerlendirmelerin yalnızca davacı yan defter ve kayıtları, Karşılaştırmalı BA-BS Analizleri ile dava dosyası üzerinden yapılabildiği, 4.3. Davacı yanın incelenen ticari defter ve kayıtlarında davalı yandan takip tarihi itibarıyla 9.888,19 TL alacaklı olduğu, 4.4. Alacak bakiyesini oluşturan fatura ve muhteviyatlarına davalı yan tarafından itiraz edildiğine dair dosya kapsamında tespit yapılamadığı, 4.5. Davacı yan tarafından davalı yanın temerrüde düşürüldüğüne dair dosya kapsamında tespit yapılamadığı, tespit ve değerlendirmelerine varıldığını." bildirmişlerdir. Dosya içerisindeki kayıtlara, icra dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasında alım-satım ilişkisi mevcut olduğu, davacı tarafından davalıya 9.888,19 TL bedelli fatura düzenlendiği, faturanın taraflarca bağlı bulundukları vergi dairelerine bildirildiği, davalı tarafça hem fatura hem de faturaya konu ürünlerin eksiksiz şekilde teslim alınmış olup itirazsız kabul edildiği, davalının bakiye borcunu karşılamakla yükümlü olduğu, taraflar arasındaki fatura ve tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış olmakla davacı tarafın bilirkişi raporu ile belirtilen bakiye fatura alacağı miktarı için icra takibi yapmakta haklı olduğu, davacının işlemiş faiz yönünden bir talebinin bulunmadığı, yukarıda belirtilen olgular ve taleple bağlılık ilkesi gereği davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra takibinin devamına, alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatı verilmesi ile yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere, 1-DAVANIN KABULÜNE, -..... Esas sayılı dosyasında davalının itirazının iptali ile takibin takip şartları ile devamına, -Alacak likit olduğundan 1.977,63 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 732,00-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 615,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 116,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 9.888,19-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 615,40-TL Peşin/nisbi Harcı, 15.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 730,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 16.960,80TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, tarafların yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.17/06/2026
Katip ..... e-imzalı
Hakim ..... e-imzalı