İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/625 E. 2026/336 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/625
- Karar No
- 2026/336
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/625 Esas - 2026/336 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2025/625 Esas KARAR NO : 2026/336
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/08/2025 KARAR TARİHİ : 21/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :21.06.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki ve cari hesap ekstresi gereği davalı şirketten alacaklı olduğunu, müvekkilinin 2.431,70 USD ve 553,92 Euro alacağının tahsili amacıyla .....Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, akabinde davalının aynı tarihte müvekkilinin alacağına karşılık bir kısım ödemede bulunduğunu, müvekkilinin hesabına 2.184,99 USD ve 250 Euro para gönderdiğini, anacak müvekkilinin alacağının tamamının davalı tarafından ödenmediğini, müvekkilinin 10,01 USD asıl alacağı, 236,70 USD ve 53,97 Euro işlemiş faiz alacağı, icra takip masrafları, harç ve avukatlık ücreti masraflarının müvekkiline ödenmediğini, kalan alacaklar yönünden takibin devamının sağlanması için bu davanın açılması gerektiğini ileri sürüp itirazın iptaline ve icra takibinin devamına en az %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Faturaya dayalı alacaklarda faiz talebinin geçerli olabilmesi için borçlunun temerrüde düşürülmüş olması gerektiğini, ancak davacının müvekkilini usulüne uygun şekilde temerrüde düşürmediğinden takip öncesi döneme ilişkin işlemiş faiz talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, İİK 58.madde uyarınca faiz istenebilmesi için faiz talebinin dayanağı, başlangıç tarihi ve oranının açıkça gösterilmesi gerektiğini, bu unsurların bulunmadığı veya hukuken geçerli olmadığı hallerde takip talebinde yer alan faiz isteğinin dikkate alınmayacağını, davacının icra inkar tazminatına yönelik taleplerinin kötü niyetli olduğunu ve koşulları oluşmadığını, davacının asıl alacağa ilişkin taleplerinin de haksız ve hukuka aykırı olduğunu bildirip davanın reddini savunup %20 kötü niyet tazminatını istemiştir. GEREKÇE: Dava, davacı tarafça fatura ve cari hesaba dayanarak başlatılan takibe davalının itirazı üzerine davacının açmış bulunduğu 2004 sayılı İİK'nda düzenlenen itirazın iptali davasına ilişkindir. Taraflarca gösterilen deliller toplanmıştır; ..... Esas sayılı dosya suretinin Uyap üzerinden geldiği, .....'na, ilgili vergi dairelerine yazılan müzekkerelere cevap verildiği, tarafların ticari defterlerinin yerini bildirerek yerinde inceleme talep ettikleri, gerekli bilirkişi raporunun dosya arasına alındığı görülmüştür. İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
Bu bilgiler ışığında .....Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; "Davacı ... tarafından davalı ... Şirketi aleyhine 17/07/2025 tarihinde başlattığı ilamsız icra takibinde; 2.195 USD asıl alacak, 236,70 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.431,70 USD ve 500 Euro asıl alacak, 53,92 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 553,92 Euro istendiği, takibin dayanağı olarak cari hesap ekstresi gösterildiği, ödeme emrinin davalıya 28.07.2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı ... Şirketinin 21.07.2025 tarihinde borca, işlemiş ve işleyecek olan faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiği, takip durdurulduğu, davacının eldeki davayı yasal süresi içinde açtığı, görülmüştür. Davalı ... Şirketi tarafından 22.07.2025 tarihinde davacı ...'nın hesabına 2.184,99 USD ve 250 Euro yatırdığı anlaşılmıştır. Ticari satış 6102 sayılı TTK m. 23'de düzenlenmiştir. Yapılan düzenleme uyarınca; özel hükümler saklı kalmak şartı ile, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde TBK'nın satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır. Sözleşmenin niteliğine, tarafların amacına ve malın cinsine göre, satış sözleşmesinin kısım kısım yerine getirilmesi mümkün ise veya bu şartların bulunmamasına rağmen alıcı çekince ileri sürmeksizin kısmi teslimi kabul etmişse, sözleşmenin bir kısmının yerine getirilmemesi durumunda alıcı haklarını sadece teslim edilmemiş kısım hakkında kullanabilir. Cari hesap 6102 sayılı TTK m.89'da düzenlenmiştir. İki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarının teker teker ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarın isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesidir. Eldeki davada, taraflar arasında süre gelen ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap ilişkisi bulunmaktadır. Bu nedenle taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisini hesabın kat edildiği tarih itibariyle tespit edilmesi zorunludur. HMK.nun 222/1, 220/3 maddeleri gereğince taraflara dava konusu ticari defter ve kayıtlarını sunması süre verilmiş ve taraflarca yerleri bildirilen ticari defter ve kayıtlar ile cari hesap kayıtları incelenmiştir. ..... Bilirkişilik Bölge Kurulu Bilirkişilik Listesinden Görevlendirilen ..... Bilirkişisi ...'dan aldırılan 10.03.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı: ... ve Davalı : ... ŞİRKETİ arasında görülmekte olan dava dosyasındaki yasal defter ve belgeler incelenmiş. Her iki firmanın da yasal defterlerinde 12 adet faturanın mevcut olduğu bu faturalarının toplamının da 392.229,54 TL olduğu yapılan bu ticari ilişkiden doğan tutarlarının ödemelerinin ödendiği tarih ve bu ödeme tutarlarını yukarıdaki tabloda gösterildiği şekilde mevcut olduğu ve davalı şirket davalı firmaya 292.412.67 TL tutarını kısım kısım ödediği ve en son 22.07.2025 tarihinde 99.816,87 TL ödeme yaparak davalı şirketin, davalı firmaya borcunun kalmadığı, her iki taraf davalı firmanın ve davacı şirketin yasal defter kayıtlarında da borcunun kalmadığı bakiyelerinin sıfır olduğu görülmektedir. Bu yasal defter kayıtlarına dayanılarak davalı şirketin davacı firmaya borcunu ödediği, davalının borcunun olmadığı tespitine varıldığı" bildirmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı ile aralarındaki ticari iş ilişkisi gereği alacağı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı noktalarında toplanmaktadır. Dosya içerisindeki kayıtlara, icra dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde, mahkememizce bilirkişi marifetiyle aldırılan rapora göre tarafların ticari kayıtları incelendiğinde ve getirtilen BA-BS formlarında davacı tarafından düzenlenen faturaların her iki tarafça da ..... bildirilmek suretiyle defterlerine işlendiği ve davacı tarafından söz konusu ticari ilişki kapsamında 2024 ve 2025 yılları arasında toplam 12 adet fatura kestiği ve faturaların toplamının 392.229,54-TL olduğu, faturaların davalı tarafça peyder pey ödendiği, en son icra takibinden sonra 22.07.2025 tarihinde davacıya 99.816,87-TL ödeme yaparak borcunun tamamını ödediği, davacıya borcunun kalmadığı, ancak ödeme yapmadan 1 gün önce 21.07.2025 tarihinde borca itiraz ederek takibin durdurulmasını sağladığı anlaşılmıştır. Davalının icra takibi başlatıldığında henüz 99.816,87-TL borcu bulunduğu ve bunu takipten ve itirazdan sonra ödeyerek borcunu kapatmış olması karşısında davalının icra takibinin açılmasına sebebiyet verdiği anlaşıldığından takip giderleri, icra vekalet ücreti ve asıl alacağa işlemiş faiz alacağı yönünden davalının itirazının iptaline, takibin fer'i alacaklar üzerinden devamına , alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına ilişkin davacının taleplerinin kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere, 1-DAVANIN KABULÜNE, Davalının ..... Esas sayılı dosyada; Takip giderleri, icra vekalet ücreti ve asıl alacağa işlemiş faiz yönünden itirazın iptali ile takibin fer'i alacaklar yönünden devamına, Alacak likit olduğundan 2.536,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Alınması gereken 866,24 TL harçtan peşin alınan 732,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 134,24 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 152,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.152,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 12.681,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair davacı vekilinin e duruşma ile yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.21/05/2026
Katip ..... e-imzalı
Hakim ..... e-imzalı