İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/505 E. 2026/680 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/505
Karar No
2026/680
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/505 Esas KARAR NO : 2026/680

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/07/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilim firma ve davalı şirket arasında bir ticari ilişki vardı. Bu kapsamda, Müvekkil ile davalı arasında 10.05.2022 başlangıç tarihli ve bir süre devam eden üyelik modeli kapsamında kullanım sözleşmesi imzalamış olup, bu sözleşme ve ticari ilişki davalının isteği ve müvekkilin de de uygun bulması ile 01.02.2024 tarihli fesih protokolü imzalanarak sona erdirilmiş idi. Davalı müvekkile farklı bir ofisin belli bir süre tahsisini de taahhüt etmiştir.Bu protokol 3. maddesinde de belirtildiği üzere müvekkil anılan, üyelik Sözleşmesi kapsamında davalı yana toplam 3.750.000 TL dekorasyon yatırım bedeli ödemiş olup, anılan Sözleşme’nin sona ermesi sonrası davalı bu tutarın 2.250.000 TL tutarındaki bölümünü müvekkile iade etmiştir.Bakiye 1.500.000 TL tutarın ise davalı tarafından talep edilmesi ve müvekkilin de uygun bulması ile sona eren üyelik Sözleşmesi konusu yerine tahsis edilecek bir başka ofisin ve üyelik hizmetlerinin (fesih P-rotokolü 4. Madde’de koşullarla) 10 aylık bakiye üyelik bedeli yerine geçmek üzere, davalı üzerinde kalmasına karşılıklı karar verilmiştir.Davalı yana 14 Nisan 2025 tarihinde ödemenin yapılması için ihtar çekilmiş, ihtar aynı gün davalı yana tebliğ olunmuş, ancak verilen süre içinde de ödeme yapılmamıştır.İhtarın akabinde, davalı aleyhine ... 29. İcra Dairesi ...E sayılı icra dosyası ile takibe geçilmiş, davalı bu takibe itiraz ederek takibin haksız yere durmasına neden olmuştur.Anılan nedenlerle, haklı davamızın kabulü ile davalı yanın ... 29. İcra Müdürlüğü ... E sayılı icra dosyasına vaki itirazlarının iptali ile takibin devamına ve davalı yanın %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine,vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan 06/08/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle;"Taraflar arasında imzalanan fesih protokolünün bu yönüyle irade sakatlığı sebebiyle geçersiz olduğunu ve bu nedenle davacıya iade edilen bedelleri talep hakkımızın saklı olduğunu Sayın Mahkemenin bilgisine sunarız. Nitekim taraflar arasında imzalanan üyelik sözleşmesinde yer alan fesih hükmünde de: “Üye’nin, üyelik süresi dolmadan sözleşmeyi feshettiği veya sözleşmenin, üyenin ihlali nedeniyle ... tarafından üyelik süresi içerisinde feshedilmesi halinde, üyelik süresinin tamamlanmasına kadar tekabül eden üyelik ücretlerini ve varsa bakiye dekorasyon ücretini defaten ödeyeceğini ve teminat bedelinin iadesini talep etmeyeceğini, teminat bedelinin ...’un sözleşmenin süresinden önce feshi nedeniyle uğrayacağı zararlara sayılarak irat kaydedileceğini kabul ve taahhüt eder.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu halde, üyelik süresinin bitimine yaklaşık 1,5 yıl kalmışken ve davacının fesih için herhangi bir haklı gerekçesi bulunmazken, müvekkil yalnızca davacının yeni lokasyona taşınacağı inancı ile fesih protokolünü imzalamış ve üzerine, iade yükümlülüğü bulunmamasına rağmen 2.250.000 TL’yi kendisine ödemiştir. Eğer protokol imzalanmasaydı, müvekkil şirket kalan 1,5 yıllık üyelik bedelini talep edecek, ayrıca dekorasyon bedeli ve teminat bedelini iade etmeyecekti.Açıklanan nedenler dolayısı ile, her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kosulu ile, davacının hukuki dayanak ve ispattan yoksun davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karsı tarafa tahmiline karar verilmesini...."savunmuştur. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; ... 29. İcra Dairesi'ne ait ... E.sayılı dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerine müzekkere yazılarak 2024 yılına ait BA/BS formlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Mahkememizin 07/10/2025 tarihli ara karar ile;"Tarafların ticari defter ve kayıtları ile sunulan deliller üzerinde mahkememizce resen seçilecek bir sözleşmeler alanında uzman nitelikli hesaplama bilirkişisi ile bir mali müşavir bilirkişi ile 06/11/2025 günü saat 14.00 tarihinde Mahkememiz kaleminde inceleme yapılmasına, bilirkişilerce, taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının dava konusu faturalardan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin rapor hazırlanmasının istenilmesine, taraflara inceleme gün ve saatinde dava ile ilgili ticari defter ve belgelerini ibraz etmeleri , ibraz edemiyorlarsa mazeretleri ile birlikte ticari defter ve belgelerin yerinde incelenmek üzere bulundukları yeri bildirmeleri için inceleme gün ve saatine kadar kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ticari defter ve belgeler ibraz edilmez veya mazeret de bildirilmez ise defter ibrazından kaçınmış sayılacakları ve karşı tarafın defter ve kayıtlarının esas alınacağı hususunun ihtarına,"karar verilmiştir. Tanık deliline dayanan taraflara tanık listesini sunmak ve HMK m. 240/2 uyarınca tanık dinletmek istediği vakıayı her bir tanık yönünden bildirmek üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, bu süre içinde tanık listesi sunulmadığı ve tanık dinletmek istenilen vakıa bildirilmediği takdirde tanık bildirme hakkından vazgeçmiş sayılacaklarının ihtarına, (Hazır bulunan taraflara kesin sürenin hukuki sonuçları hatırlatıldı, duruşma zaptının ihtar yerine geçmek üzere gelmeyen tarafa tebliğine,), tanık listesi sunulduğu takdirde tanık dinletme talebi hakkında celse arasında ara karar kurulmasına karar verilmiştir. Mahkememizin 13/10/2025 tarihli ara kararı ile "Davacı vekilinin talebi doğrultusunda; ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat müzekkeresi yazılarak davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde 1 mali müşavir bilirkişi ile inceleme yapılarak taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının dava konusu faturalardan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin rapor hazırlanmasının istenilmesine, bilirkişiye davacının ticari defterleri üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilmesine, davacı tarafa çıkartılacak davetiyede " dava ile ilgili ticari defter ve belgelerini Mahkememize ibraz etmesi, ibraz edemiyorsa mazereti ile birlikte ticari defter ve belgelerin yerinde incelenmek üzere bulundukları yeri bildirmesi hususunda tarafına inceleme gün ve saatine kadar kesin süre verildiğinin, kesin süre içerisinde ticari defter ve belgeler ibraz edilmez veya mazeret de bildirilmez ise defter ibrazından kaçınmış sayılacağı ve karşı tarafın ticari defter ve kayıtlarının esas alınacağı" ihtarının eklenmesinin istenilmesine," karar verilmiştir. Bilirkişiden alınan 24/11/2025 tarihli raporunda özetle;"Davacı ve davalının incelenen 2022-2023-2024-2025 yılı ticari defterlerinin sahipleri lehine delil vasfına haiz olduğu, Davacı ile davalı arasındaki husumetin; 01.02.2024 tarihinde imzalanan ve davacının kullanımına 1.500.000,00 TL'ya karşılık sunulacak ofislere ilişkin olduğu; Davacının; Fesih protokolünde, davalı ile kullanımı hususunda anlaştıkları ofisleri kullanmadığı sebebiyle; fesih protokolünde davalının uhtesinde kalan 1.500.000,00 TL'nın tahsili amacıyla; Davalı aleyhine 05.05.2025 tarihinde, ... 29.İcra Müdürlüğü ...E. nolu icra dosyası ile 1.500.000,00 TL. ana para ile 34.500,00 TL. işlemiş faiz talebinde bulunduğu, « Davalının itirazının ise; Söz konusu ofislerin, davacı tarafından kullanılacağını düşünerek fesih protokolü imzaladıklarını, bu hususun da davacı tarafından protokol ile kabul edildiğini, ofislerin kullanıma hazır olduğunu, davacının ofisleri kendi iradesiyle kullanmadığını, davacının fesih protokülüne uymayacağını bilmediklerini, bu hususu bilmeleri halinde fesih protokolü imzalamayacakları davacıya ödedikleri 2.250.000,00 TL. yı da iade etmeyeceklerini belirttiği, Davalının iddialarının ispata muhtaç olduğu, bu bakımdan dava konusu bedelin iade edilmesi gerektiği, İcra inkâr tazminatı şartlarının da oluştuğu, Davalının, 22.04.2025 tarihinde temerrüte düştüğü 1.500.000,00 TL İçin 22.04.2025 temerrüt tarihinde Ana Para ; 1.500.000,00 TL. Ana Para " dikkate alınarak yapılan hesaplamada; 05.05.2025 İcra Takip Tarihine Kadar; Faiz 3 23.640,41 TL. Faiz olmak üzere Toplam ; 1.523.640,41 TL. talep edebileceği, Davacının, davalı aleyhine 05.05.2025 tarihinde icra takibi yaptığı ... 29.İcra Müdürlüğünün ... E. nolu icra dosyasında talep ettiği 1.500.000,00 TL. ana para talebinin yerinde olduğu, 34.500,00 TL. işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, icra takip tarihi itibariyle 23.640,41 TL. işlemiş faiz talep edebileceği ..."rapor edilmiştir. Bilirkişiden alınan 16/01/2026 tarihli raporunda özetle;"Davacı .... A.Ş.'nin Davalı ...Tic.A.Ş. arasında ticari ilişki olduğu, Davacı ...A.Ş.'nin Davalı ...A.Ş.'ne 01.02.204 tarihi itibariyle 18.020,80TL borçlu olduğu, takip tarihi (05.05.2025) tarihi itibariyle 32.046,40TL borçlu olduğu..."rapor edilmiştir. Mahkememizin 03/02/2026 tarihli ara karar ile;"Mahkememize sunulan rapora itirazın talimat raporuna itirazlar ile birlikte değerlendirilmesine, bu aşamada tanık dinlenilmesine yer olmadığına"karar verilmiştir. Mahkememizin 05/05/2026 tarihli ara karar ile;" Dosyanın mahkememize raporunu sunan bilirkişi heyetine tevdii ile, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itiraz ve beyan dilekçeleri, talimat bilirkişi raporu ile rapora itiraz dilekçeleri doğrultusunda, her bir itiraza cevap verir, denetlenebilir ek rapor tanziminin istenilmesine, bilirkişilerin emek ve mesaisine karşılık ek 2.000,00'er TL ücret takdirine, masrafın davacı tarafça karşılanmasına," karar verilmiştir. Bilirkişiden alınan 07/06/2026 tarihli raporunda özetle;"Davacı şirketin incelenen 2022-2023-2024 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğunun anlaşıldığı,Davacı ... A.Ş.'nin, Davalı ..A.Ş.'ye 01.02.204 tarihi itibariyle 18.020,80TL borçlu olduğu, takip tarihi (05.05.2025) tarihi itibariyle 32.046,40TL borçlu olduğu tespit edilmiş ise de, bilirkişinin, talimat bilirkişi raporunda; bazı yanlışlar yaptığı ve buna ilişkin detaylı tespit ve değerlendirmenin işbu bilirkişi raporunun 3.başlığında yapıldığını belirterek;Bilirkişinin, raporuna eklediği davacı nezdindeki davalıya ait chs. dökümünde, tarafların birbirlerine borcu/alacağı olmadığı ve tarafların ticari defter kayıtlarında -0,20 TL.bakiyede mutabık oldukları, tarafların gerek kök rapora, gerekse de talimat bilirkişi raporuna yaptığı itirazlar işbu bilirkişi heyet raporunun 3. ve 4. başlığında değerlendirilmiş olup; kök raporumuzdaki tespit, hesaplama ve değerlendirmemizi değiştirecek hususa rastlanmadığı..."rapor edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacının faturalardan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla başlatılan ... 29. İcra Dairesinin ... Esas Sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ... 29. İcra Dairesinin ... Esas Sayılı icra dosyasının tetkikinde davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 1.534.500,00 TL toplam alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, davanın İİK'nın 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde, 1.500.000,00 TL asıl alacak yönünden açıldığı tespit edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). 6102 sayılı TTK'nun 18/3 maddesi uyarınca; tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesinin ...Esas,... Karar sayılı ilamında vurgulandığı, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin ...Esas ... Karar sayılı ilamında değinildiği üzere ".... ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır...". Uyuşmazlığın çözümü kapsamında ... 29. İcra Dairesi'ne ait ...Esas sayılı dosyası, taraflara ait 2024 yılına ait BA/BS formları celp edilmiş; akabinde davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının dava konusu faturalardan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin rapor hazırlamak üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmek üzere talimat müzekkeresi yazılmış; talimat mahkemesi aracılığıyla sunulan 16/01/2026 tarihli raporda davacı ile davalı arasında ticari ilişki olduğu, davacının takip tarihi itibariyle davalıya 32.046,40TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Davalı şirketin ticari defter ve kayıtları yönünden taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının dava konusu faturalardan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin rapor hazırlanması için dosya sözleşmeler alanında uzman nitelikli hesaplama bilirkişisi ile SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş; bilirkişiler 24/11/2025 tarihli raporda davacı ile davalı arasındaki husumetin; 01.02.2024 tarihinde imzalanan ve davacının kullanımına 1.500.000,00 TL'ya karşılık sunulacak ofislere ilişkin olduğu; davalının iddialarının ispata muhtaç olduğu, bu bakımdan dava konusu bedelin iade edilmesi gerektiği kanaatini bildirmişlerdir. Mahkememizce dosya taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itiraz ve beyan dilekçeleri, talimat bilirkişi raporu ile rapora itiraz dilekçeleri doğrultusunda, her bir itiraza cevap verir, denetlenebilir ek rapor tanzimi için mahkememize raporunu sunan bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişiler, 07/06/2026 tarihli ek raporlarında kök rapordaki kanaatlerini tekrar etmiş, ek olarak talimat bilirkişi raporunda; bilirkişinin bazı yanlışlar yaptığı, bilirkişinin, raporuna eklediği davacı nezdindeki davalıya ait chs. dökümünde, tarafların birbirlerine borcu/alacağı olmadığı ve tarafların ticari defter kayıtlarında -0,20 TL.bakiyede mutabık oldukları tespit edilmiştir. Dosya incelendiğinde; taraflar arasında 05.08.2022 tarihinde 01.10.2022-30.09.2025 tarih aralığında kendisine tahsis edilen ofislerin kullanılması hususunda “Nitelikli Ofis İşletim Hizmetleri Üyelik Sözleşmesi” akdedildiği, 01.02.2024 tarihinde ise “Fesih Protokolü” akdedildiği ve protokol uyarınca 05.08.2022 tarihinde akdedilen sözleşme karşılığında ödenen 3.750.000,00 TL’nın 2.250.000,00 TL’lik kısmının davacının fatura tarihinden itibaren 5.günü ödeneceği, davacı üyenin sözleşme kapsamında ayrıca herhangi bir ücret iadesi talebinde bulunmayacağını kabul, beyan ve taahhüt ettiği, (Mad.3) 1.500.000,00 TL'nin ise üyeye iade edilmeyeceği, davacı, davalının... adresinde bulunan lokasyonun 5.katında tahsis edilecek ... nolu alan için imzalanacak sözleşme kapsamında teslim tarihinden sonra ödenmesi gereken 10 aylık üyelik bedeli yerine geçeceği konusunda anlaştıkları; fesih protokolü gereği 10.05.2022-30.11.2022 tarih aralığında 6 ay 22 günlük süre için, kendisine tahsis edilen ofislerin kullanılması hususunda “Nitelikli Ofis Hizmetleri üyelik Sözleşmesi”nin akdedildiği, taraflar arasında davacının, davalıya ödediği 3.750.000,00 TL hususunda husumet olmadığı, fesih protokolü ile kararlaştırılan 2.250.000,00 TL’ye ilişkin davacının 07.02.2024 tarihinde fatura tanzim ettiği ve ödemelerin ise 21.02.2024 ve 04.03.2024 tarihlerinde davalı tarafından yapıldığı, bakiye 1.500.000,00 TL hususunda ise; davalı tarafından tahsis edileceği kararlaştırılan ofislerin, davacıya tahsis edilmediği iddiasıyla, ödemenin iadesi için davacının icra takibi yaptığı ve işbu itirazın iptali davasını açtığı; davalı ise cevap dilekçesinde söz konusu ofisleri davacının kullanacağını düşünerek fesih protokolü imzaladıklarını, bu hususun da davacı tarafından kabul edildiğini, ofislerin kullanıma hazır olduğunu, davacının ofisleri kendi iradesiyle kullanmadığını, davacının fesih protokolüne uymayacağını bilmediklerini, bu hususu bilmeleri halinde fesih protokolünü imzalamayacaklarını savunmuştur. Taraflar arasındaki Fesih Protokolünün 4. Maddesi uyarınca dava konusu bedelin iade edilmeme nedeninin, bu bedelin... alanları için imzalanacak Nitelikli Ofis İşletim Hizmetleri Üyelik Sözleşmesi kapsamında ödenmesi gereken 10 aylık üyelik bedelinin yerine geçecek olması olduğu, davalının davacıya belirtilen alanları 10 ay süreyle kullandırmayı taahhüt ettiği, davalı tarafından her ne kadar cevap dilekçesinde davacının sözleşmede belirtilen alanları istemediğini ve yerine başka bir ofis tahsisini veya ödeme yapılmasını talep ettiği savunulmuş ise de; davalı tarafından davacıya sözleşmede belirtilen yerleri kullanıma hazır olduğunu davacıya bildirdiği halde davacının bu yerleri kullanmaktan imtina ettiğine dair herhangi bir delil sunulmadığı; bu suretle davalının fesih protokolündeki taahhüdünü yerine getirmediği mahkememizce kabul edilmiş; davacı tarafından ödenen 1.500.000,00 TL'nin davalıya iade edilmesi gerektiği kanaati ile, davanın kabulüne; taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğu, reeskont avans faizi diye bir faiz türü olmadığından takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesi gerektiğinden (örneğin bkz. İstanbul BAM 12. HD, E. ..., K...., T. 12/01/2026) 1.500.000,00 TL alacak yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek icra takibinin devamına karar verilmiştir. Davacı vekilinin icra inkar tazminatı istemi yönünden; dosya kapsamında yapılan incelemede davacı tarafça başlatılan ... 29. İcra Dairesinin ...Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından itiraz edildiği, alacak likit olup itiraz haksız olduğundan, takip tarihi itibariyle 2004 sayılı İİK'nın m. 67/2 hükmü uyarınca icra inkâr tazminatı talebinin kabulüne; asıl alacak olan 1.500.000,00 TL'nin %20’si oranındaki 300.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmetmek gerekmiş ve aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; ... 29. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 1.500.000,00 TL asıl alacak yönünden İPTALİNE, icra takibinin 1.500.000,00 TL asıl alacak yönünden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek DEVAMINA, 2-2004 sayılı İİK'nın m. 67/2 hükmü uyarınca icra inkâr tazminatı talebinin KABULÜNE; asıl alacak olan 1.500.000,00 TL'nin %20’si oranındaki 300.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 102.465,00 TL harçtan peşin alınan 17.943,75 TL'nin mahsup edilerek bakiye 84.521,25 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan; 615,40 TL Başvuru Harcı, 17.943,75 TL Peşin/nisbi Harcı olmak üzere toplam 18.559,15 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 32.225,00 TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 32.225,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 1.500.000,00 TL üzerinden hesaplanan 228.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi. 22/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/505, K. 2026/680, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-505-e-2026-680-k-51dc6f30c477