İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/904 E. 2026/861 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/904
- Karar No
- 2026/861
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/904 Esas KARAR NO:2026/861
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:05/12/2025 KARAR TARİHİ:20/10/2026
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlu tarafından 10/01/2025 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan ... Sokak .../İstanbul adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata verilen hasarın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazında haksız olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile davalının .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının şimdilik 800,448-TL (malzeme montaj bedeli ve işbu bedel üzerinden uygulanan KDV yönünden) itirazının iptali ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesine, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı .... İcra Dairesi 2025/... E. dosyası ile başlattığı icra takibine itirazında da ve arabuluculuk görüşmelerinde de söz konusu adreste müvekkili şirketin bir çalışması olmadığını, davacı dava dilekçesinde de söz konusu hasarın ... tarafından yapıldığına dair herhangi bir delil sunamadığını, söz konusu olayda müvekkili şirketin bir çalışması olduğuna dair herhangi kaydın müvekkili şirketin dosyalarında da yer almaması ve dolayısıyla söz konusu hasarın müvekkili şirket tarafından verilmiş olmasının imkansız olması sebebiyle, icra takibine itiraz edildiğini, itirazın kabulüne, huzurdaki davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü. DELİLLER: .... İcra Dairesi 2025/... E. Sayılı dosyası, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yazı cevabı, Bedaş yazı cevabı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalı şirketin alt yapı çalışması sebebiyle davacı tesisinde oluşan hasardan kaynaklı girişilen icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Bilindiği üzere, 6098 Sayılı TBK. 49 maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Öte yandan, hukukumuzda gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Gerçek zarar, kişinin isteği dışında gerek malvarlığında ve gerekse kişi varlığında meydana getirilen bir eksilmedir. Miktarı ise malvarlığında hukuka aykırı tecavüzün meydana gelmeden önceki ve sonraki durumları arasındaki fark olarak tanımlanabilir. Malvarlığındaki eksilmenin saptanması için zarar bırakıcı eylemden sonra meydana gelen durum ile bu davranış yapılmasa idi gösterecek olduğu durumun karşılaştırılması gerekir. Zararın varlığı ile tutarının belirlenmesi tazminatın saptanmasından önceki bir evredir ve onun dayanağını oluşturur. Tazminat miktarı hiçbir zaman meydana gelen gerçek zarar tutarını aşmamalıdır. Zarar gören oluşan zararın üstünde bir yarar sağlayamaz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2018/1089 Esas-2018/5527 Karar sayılı ilamında "Haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı takdirde maddi hasar montaj bedeli, araç eleman bedeli, etüt koordinasyon bedeline dair bu giderlerin istenemeyeceği", aynı dairenin 2015/10383 Esas-2015/12692 Karar sayılı ilamında ise "Tüketilmeyen elektrik santrallerde otamatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek eneji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür. Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemeyeceği gibi arızanın ilgili yönetmelik kapsamında belirlenen süre içinde giderilmesi ve eşik süresinin aşılmaması sebebiyle eşik kesinti süresi bedelinin de talep edilemeyeceği" belirtilmiştir. Bu itibarla, zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez. Yukarıda yapılan genel açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından, davalı aleyhine, 15/06/2025 tarihinde, "10.01.2025 tarihinde ... Sokak, .../İstanbul adresinde meydana gelen 1274,3 TL hasar bedeli" sebebine dayalı olarak 1.274,30-TL hasar bedeli ve 120,66-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.394,96-TL üzerinden ilamsız takibe girişildiği, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, borçlu vekili tarafından süresinde "Varlığı iddia olunan hasara ilişkin olarak müvekkil şirket söz konusu adreste herhangi bir çalışma yapmamıştır. Bu nedenle borca da itiraz ediyoruz." gerekçesiyle borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve eldeki davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekilince; 10/01/2025 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan ... Sokak .../İstanbul adresinde yapılan çalışma esnasında, davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiği, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisinin müvekkili şirketin yüklenicisi tarafından giderildiği, bu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik bedelinin, dağıtılmayan enerji bedelinin ve eşik kesinti süresi aşımı bedelinin tahsili amacıyla KDV dahil toplam 1.274,30-TL borç tahakkuku yapıldığı, bu bedelin ve işlemiş faizinin tahsili için davalı taraf aleyhine girişilen icra takibine davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiği ileri sürülmüştür. Davalı vekili, takibe itiraz dilekçesinde de belirtildiği gibi müvekkilinin davaya konu adreste herhangi bir çalışmasının bulunmadığını ve hasardan sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkememizce davaya konu mahalde hasarın meydana geldiği ileri sürülen tarihte kazı yaptığı ileri sürülen kuruma kazı ruhsatı verilip verilmediği Belediyeden sorulmuş, Belediyenin cevabi yazısında, bu adreste davalı ... altyapı kazı ruhsatı verilmediği belirtilmiştir. Dava dilekçesi ekinde sunulan Hasar Süreci Bilgilendirme Formu incelendiğinde; davacı şirket elemanı tarafından, davaya konu tesisatta meydana gelen hasara davalı kurumun sebebiyet verdiğinin tespit edildiği yazılı ise de tespit tutanağında ve eklerinde buna dayanak herhangi bir belgenin yer almadığı görülmüştür. Davacı şirketin, bu tespiti yapan elemanı olan...'ı şahit göstermesi üzerine, mahkememizce bu şahidin bildirilen adresine davetiye çıkarılmış fakat çıkarılan davetiye "adresin hatalı olması" sebebiyle bila tebliğ iade edilmiştir. Bunun üzerine tanığın tebligata yarar adresini bildirmesi için davacı yana süre verilmiş, davacı yanca süresi içerisinde yeni bir adres bildirilmiş, mahkememizce bu adrese de davetiye çıkarılmış fakat bildirilen yeni adrese çıkarılan davetiyenin "muhatabın adreste tanınmaması" sebebiyle bila tebliğ iade edildiği anlaşılmıştır. Bu sebeple mahkememizce HMK'nın 240/3. maddesi uyarınca bu tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmiş sayılmıştır. Bu itibarla, davacı yan, 10/01/2025 tarihinde müvekkiline ait tesiste meydana gelen hasara davalının sebebiyet verdiğini ve bundan kaynaklı zararın davalıdan tazmininin gerektiğini ileri sürmüşse de, bu hasara davalı tarafından sebebiyet verildiğine dair iddiasını ispata yarar herhangi bir delil sunulmaması, mahkememizce celp edilen delillerde de davacının iddiasını ispatına yarar bir bilgi ve belge bulunmaması ve dolayısıyla davacının bu iddiasını ispatlayamaması sebebiyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Maliye'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı vekili tarafından yapılan 87,50 TL vekalet harcı giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir edilen 800,44 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 7-Bakiye gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair, miktarı itibariyle kesin olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı.20/10/2026
Katip ... e-imzalı
Hakim ... e-imzalı