Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/6787 E. 2026/4607 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6787
Karar No
2026/4607
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2162 E., 2025/2797 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/26 E., 2025/164 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacılar vekili; müvekkillerinin murisi ...'ın ölümünden önce adına kayıtlı olan Tokat ili, ... ilçesi, ... kain 1678 parsel, 1 30... , 308, 310, 299, 80, 311, 1 35... parsel, 1 78... ve 3 parsel sayılı taşınmazları 27.12.2013 tarihinde torunu olan davalı ...'a satış suretiyle devrettiğini, yapılan satış işleminin muvazaalı olduğunu, davalı ...'ın muvazaalı olarak devraldığı iş bu taşınmazları alacaklılarından mal kaçırma amacı ile köylüsü ve yakın akrabası olan ...'a 20.11.2015 tarihinde muvazaalı olarak devrettiğini, ...'ın ise ...'tan bedel ödemeksizin devraldığı tüm taşınmazları 2 yıl sonra ...'ın eşi olan ...'a 17.03.2017 tarihinde satış yolu ile devrettiğini, ... ile ... arasında yaşanan bir takım ailevi problemler ve akabinde boşanma davasının ikame edilmesi sebebiyle ...'ın muvazaalı olarak devraldığı tüm taşınmazları ...'ın babası ...'a 27.07.2021 tarihinde devrettiğini, yapılan devirlerde dava konusu taşınmazların bir bütün halinde el değiştirdiğini, bunun dahi taraflar arasındaki devrin muvazaalı olduğunu ortaya koyduğunu, ayrıca yapılan devirler kapsamında ...'ın taşınmazları hiçbir şekilde kullanmadığını, taşınmazların tamamının muris ... zilyetliğinde kaldığını, bu nedenlerle dava konusu taşınmazların davalı ... adına olan tapu kayıtlarının iptali ile ... mirasçıları olan müvekkillerinin miras payları oranında adlarına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ... ve ... vekili; dava konusu 1 30... parsel sayılı taşınmazın 19.03.2019 tarihinde davalı ... tarafından ... 'a satıldığını, bu nedenle davaya ... 'ın da taraf olarak eklenmesi için davalı tarafa süre verilmesi gerektiğini, aksi halde davanın usulden reddi gerektiğini, eldeki davada irdelenmesi gereken hususun muris ... tarafından davalı ...'a yapılan satışlarda muvazaa olup olmadığının tespiti olduğunu, zira satış işleminin muvazaalı olmaması halinde sonrasında diğer davalılar ..., ... ve ...'a yapılan satışların muvazaalı olup olmamasının dava konusu bakımından bir öneminin söz konusu olmayacağını, murisin mirasçılarını miras hakkından yoksun bırakma amacından söz etmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kök muris ...'ın adına kayıtlı taşınmazları davalı ... ile dava dışı ... 'a devretmiş olduğu, ...'ın davalı ... 'a 20.11.2015 tarihinde devretmiş olduğu, onun da 17.03.2017 tarihinde davalı ...'ın eşi ...'a devretmiş olduğu, ...'ın da dosyaya 07.06.2024 tarihinde sunmuş olduğu beyan dilekçesi ile davayı kabul ettiğini, davacıların iddialarının doğru olduğunu ve kendisinin herhangi bir bedel almadığını bildirmiş olduğu, ...'tan da taşınmazların tümünün davalı ...'ın babası davalı ...'a 27.07.2021 tarihinde devredilmiş olduğu anlaşılmış olup, kök muris ...'in diğer mirasçılardan mal kaçırma amacıyla devir işlemlerini yapmış olduğu, adına kayıtlı taşınmazların tümünü torunu davalı ... ile dava dışı ...'e devretmiş olduğu, söz konusu devirlerin karşılığında para alınmamış olduğu gerekçesiyle davacıların muris muvazaası talebi bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın bir kısım davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından bir kısım davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Hemen belirtmek gerekir ki; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 27. maddesinde: "(I) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. (2) Bu hak; a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, b) Açıklama ve ispat hakkını, c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir"

Diğer taraftan; tanık delili, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 2 40... . maddeleri arasında düzenlenmiştir.

HMK’nın 240/2. maddesinde “ Tanık gösteren taraf, tanık dinletmek istediği vakıayı ve dinlenilmesi istenen tanıkların adı ve soyadı ile tebliğe elverişli adreslerini içeren listeyi mahkemeye sunar. Bu listede gösterilmemiş olan kimseler tanık olarak dinlenemez ve ikinci bir liste verilemez.” 240/3. maddesinde, “Tanık listesinde adres gösterilmemiş veya gösterilen adreste tanık bulunamamışsa, tarafa adres göstermesi için, işin niteliğine uygun kesin süre verilir. Bu süre içinde adres gösterilmez veya gösterilen yeni adres de doğru değilse, bu tanığın dinlenilmesinden vazgeçilmiş sayılır.”

Aynı Kanun'un tanıkların davet edilmesini düzenleyen 243. maddesinde açıkça; ''(1) Tanık davetiye ile çağrılır. Ancak, davetiye gönderilmeden taraflarca hazır bulundurulan tanık da dinlenir. Şu kadar ki, tanık listesi için kesin süre verildiği ve dinlenme gününün belirlendiği hâllerde, liste verilmemiş olsa dahi taraf, o duruşmada hazır bulundurursa tanıklar dinlenir. (2) Davetiyenin duruşma gününden en az bir hafta önce tebliğ edilmiş olması gerekir. Acele hâllerde tanığın daha önce gelmesine karar verilebilir. (3)Tanığı davet, gerektiğinde telefon, faks, elektronik posta gibi araçlardan yararlanılmak suretiyle de yapılabilir. Ancak, davete rağmen gelmemeye bağlanan sonuçlar, bu durumda uygulanmaz" 245. maddesinde ise; ''(1) Kanunda gösterilen hükümler saklı kalmak üzere, tanıklık için çağrılan herkes gelmek zorundadır. Usulüne uygun olarak çağrıldığı hâlde mazeret bildirmeksizin gelmeyen tanık zorla getirtilir, gelmemesinin sebep olduğu giderlere ve beşyüz Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına hükmolunur. Zorla getirtilen tanık, evvelce gelmemesini haklı gösterecek sebepleri sonradan bildirirse, aleyhine hükmedilen giderler ve disiplin para cezası kaldırılır." hükümlerine yer verilmiştir.

Öte yandan; tanıkların taraflarca hazır edilmesini zorunlu kılan bir kural yoktur. Bunun aksinin kabulü, adil yargılanma hakkı (TC. Anayasası 36. madde) kapsamında olan iddia ve savunma hakkının (6100 s. HMK'nın 27., 1086 sayılı HUMK'un 78. maddeleri) kısıtlanması ve eksik inceleme sonucunu doğurur.

Somut olaya gelince; davalılar ... ve ... vekilinin 06.05.2024 tarihli tanık listesinde dinlenilmesini istedikleri tanıklarını bildirdiği halde İlk Derece Mahkemesince davalıların tanıklarına tebligat yapılmadan ve Mahkemece yasal dayanağı bulunmadığı halde davalı tarafa tanıklarını duruşmada hazır bulundurma yükümlülüğü yüklenerek davalılar ... ve ... vekilinin usulünce bildirdiği tanıkları dinlenilmeden karar verilmesi adil yargılanma hakkını etkileyen bir usul hatası olup bunun aksinin kabulü, adil yargılanma hakkı (Anayasa 36. madde) kapsamında olan iddia ve savunma hakkının (HMK'nın 27. maddesi) kısıtlanması ve eksik inceleme sonucunu doğurur. Açıklanan nedenlerle Mahkemece davalı tarafın tanıklarına davetiye çıkarılmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

Davalılar ... ve ... vekilinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar ... ve ...'a iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/6787, K. 2026/4607, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-6787-e-2026-4607-k-1abae03933f8