İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/431 E. 2026/389 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/431
- Karar No
- 2026/389
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/431 Esas - 2026/389 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/431 Esas KARAR NO : 2026/389
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11.06.2025 KARAR TARİHİ : 16.06.2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10.07.2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında gerçekleşen ticari ilişki sebebi ile oluşan alacağını müvekkilinin tahsil edemediğini, nitekim şirketin ticari kayıtları incelendiğinde .... fatura numaralı 04.03.2024 tarihli faturaya ilişkin bakiye olan 1.802,72 USD'nin tahsil edilemediğini, bunun üzerine taraflarınca .... sayılı dosyası kapsamında haciz yolu ile takibe geçildiğini, davalı yanca yapılan itiraz üzerine arabulucuk dosyası nezdinde anlaşmanın mümkün olmadığını belirterek, davalı tarafın .... sayılı takine itirazının iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, hükmolunan %20’sinden az olmamak üzere borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, davaya dayanak .... sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları ile BA/BS formları dosyaya kazandırılmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. .... takip dosyasının incelenmesinden; davacının davalı aleyhine 30.10.2024 tarihinde fatura alacağına dayalı olarak toplam 1.802,72-USD asıl alacak, 39,93-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.842,65-USD üzerinden başlatılan ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması bakımından ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmak üzere taraflara verilen süreyi takiben davacı tarafından gerekli bildirimler yapılmış ise de davalı tarafından bildirim yapılmamıştır. Buna göre; davalı tarafından ticari defter ve kayıtlarının ibrazından kaçınılmakla HMK'nın 222/3. maddesi gereği davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerindeki kayıtların davacı lehine delil teşkil edebileceği hukuki sonucuna ulaşılmıştır. Dosyanın tevdi edildiği mali müşavir bilirkişi tarafından sunulan 02.03.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "... Davacının 2024 yılına ait ticari defterin açılış ve kapanış beratlarının süresi içinde yapıldığı, 6102 sayılı TTK'nın 64-65-66 maddeleri hükümlerine göre sahibi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davacı şirketin dosyaya sunmuş olduğu faturaların, davalı firmanın(BA) formlarında yer alması ile mal ve hizmetin satın alındığı ve ticari defter kayıtlarında da yer aldığı, davacının vermiş olduğu faturalar muhteviyatı mal ve hizmetin verilmediğine dair herhangi bir tespitin dosyada mevcut olmadığı, davacının davalı adına düzenlediği takibe dayanak faturaların, tarafların delil vasfı taşıdığı kanaatine varılan ticari defter kayıtlarında kayıtlı olduğu,davacının düzenlemiş olduğu faturaya davalı tarafından süresinde herhangi bir itirazın yapılmadığı, rapor içeriğinde açıklandığı üzere, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan dava konusu olan faturalardan bakiye kalan 1.802,72-USD ana para tutarında alacaklı olduğu, davacının davalı yandan talep edebileceği tutar, davacının yabancı para cinsinden olan 1.802,72-USD alacağının, vade tarihinden fiilen ödeme tarihine kadar Devlet Bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz isteyebileceği, ..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; HMK'nın 222/3. madde hükmü kapsamında davacının kendi lehine kesin delil niteliğini haiz olup davalı tarafından aksi kanıtlanamayan ticari defter ve kayıtları göz önüne alındığında davacının .... sayılı icra takibine dayanak fatura dolayısıyla davalıdan 1.802,72-USD alacaklı olduğu anlaşılmakla bu yönden davalının icra takibine itirazının haklı olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı tarafından icra takibinde işlemiş faiz de talep edilmiş ise de, somut olayda kararlaştırılan bir kesin vade olmadığı gibi davacı tarafından, takipten önce davalının TBK’nın 117. maddesi hükmüne uygun olarak miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünün ispat olunmadığı, salt fatura tebliğinin de temerrüde neden olmayacağı gözetilerek (.... sayılı ilamı), işlemiş faize yönelik davacı talebinin reddi gerekmiştir. Buna göre son tahlilde davalının .... sayılı takibe itirazının iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı işletilmek suretiyle devamına karar verilmesi gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İİK'nın 67/2. maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir. Somut olayda davalının takibe itirazının haklı olmadığı ve takibe konu alacağın muayyen ve likit nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle davacı lehine hüküm altına alınan 1.802,72 USD asıl alacağın takip tarihindeki USD efektif satış kuru karşılığı olan 61.873,86-TL'nin %20'si 12.374,78-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir (.... Karar sayılı ilamı). Son olarak, hükmedilen nisbi vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının ise, yabancı paranın dava tarihindeki kur üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre hesaplanması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiş (.... sayılı kararı) ve böylece aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; davalının .... sayılı takibe itirazının 1.802,72 USD asıl alacak için iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı işletilmek suretiyle devamına, fazlaya dair istemin reddine, 2-Hüküm altına alınan 1.802,72 USD asıl alacağın takip tarihindeki USD efektif satış kuru karşılığı olan 61.873,86-TL'nin %20'si 12.374,78-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 4.833,19-TL harcın peşin alınan 919,64-TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.913,55-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin 4.500,31-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 99,69-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 1.567,18-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 919,64-TL peşin harç, 615,40-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 1.535,04-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 1.375,00-TL tebligat gideri, 137,50-TL müzekkere gideri, 6.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.012,50-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 7.838,86-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 16.06.2026
Katip .... ¸e-imzalıdır.
Hakim .... ¸e-imzalıdır.