İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/105 E. 2026/107 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/105
Karar No
2026/107
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/105 Esas KARAR NO : 2026/107

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/02/2024 KARAR TARİHİ : 21/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davacı şirket vekili, davalı ... Ltd. Şti. İle 05.10.2022 tarihinde çelik konstrüksiyon işi için sözleşme imzaladıklarını ve işin teslim tarihinin 30.11.2022 olarak kararlaştırıldığını, iş bedeli olan 1.108.954,00 TL yi davalıya ödemelerine rağmen işin süresinde tamamlanmaması üzerine sözleşmeyi haklı nedenle feshettiklerini, Mahkemece yapılan tespitte işin yalnızca %38 seviyesinde tamamlandığının belirlendiğini, bu nedenle davalıya işin tamamlama seviyesinin üzerinde fazla ödeme yapıldığını, işin davalı tarafından tamamlanmaması sebebiyle kalan işlerin 3.kişilere yaptırılmak zorunda kalındığını ve artan maliyetler ile enflasyonist ortam nedeniyle müvekkilinin menfi zarar uğradığını ileri sürdüğünü; davalıya yapılan fazla ödemelerin iadesi (istirdadı) için şimdilik 100,00-TL nin, işin 3. Kişilere tamamlattırılması nedeniyle uğranılan menfi zararların tazmini için şimdilik 100,00-TL'nin fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, ayrıca yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı... Ltd. Şti vekili, davacı tarafın avans ödemelerini zamanında yapmaması, gerekli izinleri almaması ve proje onayını sunmaması sebebiyle işte gecikme ve maliyet artışı yaşandığını ileri sürdüğünü, süreç içerisinde işin tamamlanmasının mümkün olmadığını davacı işveren şirkete noter ihtarnamesiyle bildiklerini ifade ettiğini, Mahkemece yaptırdıkları delil tespitinde yapılan işlerin güncel piyasa bedelinin 1.100.000 TL olarak belirlendiğini, dolayısıyla davacının iddia ettiği gibi bir fazla ödemenin söz konusu olmadığını savunduğunu, davacının uğradığını iddia ettiği menfi zararı ispatlayamadığını ve yersiz taleplerde bulunduğunu dile getirdiğini, eser sözleşmesinden doğan talepler için 5 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu ileri sürerek zaman aşımı itirazında bulunduğunu ifade ettiğini; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Bilirkişi heyet raporunda özetle; Mali İnceleme Sonuçları: Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK'nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK'nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, İşbu raporun üçüncü sayfasında ayrıntılarına yer verildiği üzere davalı ticari defterlerinin ibraz edilmemesi nedeniyle davalı nezdinde inceleme yapılamadığı, 2022 ve 2023 yıllarında davacının davalıdan 1.313.062,00 TL tutarlı faturalara alarak kayıtlarında yer verdiği, karşılığında davalıya 5 adet karşılığı 751.000,00 TL tutarlı çek tevdi ettiği, banka kanalıyla toplamda 613.950,73 TL ödeme yaptığı, bu itibarla 20.02.2024 dava tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 51.888,73 TL borçlu olarak göründüğü, Davacının sözleşmeden doğan mali yükümlülüklerine sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirdiği, işin başlangıç aşamasında davalıya sözleşmede belirtilen 55.000,00 TL tutarlı avans bedelini ödediği, devam eden süreçte sözleşme bedelinin %25'ini açık cari hesap İlişkisi çerçevesinde ödediği, Davacı ile davalı arasında huzurdaki dava konusu başka iş ve işlemlerin de bulunduğunun sunulan cari hesap ekstresinden anlaşıldığı, huzurdaki davaya konu olmayan taraflar arasında gerçekleşen diğer işlemlerin dışlanmasına göre, 05.10.2022 sözleşme tarihi itibariyle davacının davalıya toplamda 1.108.954,00 TL ödeme gerçekleştirdiği, buna mukabil davalının davacı adına toplamda 1.063.062,00 TL fatura düzenlediği, sözleşme tutarının 367.688,00 TL'sinin henüz davalı tarafından davacı adına fatura edilmediği, Davacının eksik kaldığı iddia edilen işin tamamlanması için üçüncü kişi ...'dantoplamda 986.369,00 TL tutarlı fatura aldığı, bu faturalara konu ürünlerin, davacı ile davalı arasındaki sözleşme konusu işin tamamlanması için alınıp alınmadığı hususunun teknik açıdan incelenmesinin gerektiği, davacı lehinde hüküm kurması halinde, 01.06.2023 tarihinden 20.02.2024 dava tarihine kadarki dönemde 664.573,00 TL anapara üzerinden davalıdan istenebilir faiz tutarının 89.266,72 TL olarak hesaplandığı,Teknik İnceleme Sonuçları: Taraflar arasında, İstanbul Endüstri ve Ticaret Serbest Bölgesi, Aydınlı ... Mahalle, ...Caddesi, No:15 Tuzla/İstanbul adresinde “Yan Depo İnşaatı ve Çelik Yapı Yapımı” projesi kapsamındaki işlerin malzeme temini ve montajı dahil anahtar teslimi 1.212.500,00 TL bedelle yapılması hususunda 05/10/2022 tarihli Çelik Konstrüksiyon Satın Alma ve Montaj Sözleşmesi akdedildiği, Dosyada davalı ve davacı talebi ile alınan tespit raporları yukarıda aktarılmış olup İst. And. ... Sulh Hukuk Mahkemesi ...D. İş dosyasında alınan bilirkişi raporunda, 12/06/2023 tarihinde yerinde yapılan incelemede sözleşme konusu işin mevcut durumu tespit edilmiş olup işbu tespit raporundaki imalat miktarı ve birim fiyatlar incelendiğinde sözleşme konusu imalatın güncel değerinin haddi layıkında olduğu, işin tamamlanma oranının %38 olarak tespitinde bir isabetsizlik bulunmadığı görüş ve kanaatine varıldığı, ancak mali incelemede, dava dışı ... isimli üçüncü kişiye sözleşme konusu eksik işlerin tamamlanması için sözleşme düzenlendiği ve işbu sözleşme bedeli olarak 07.08.2023 ile 21.09.2023 tarihleri arası dönemde “Çatı ve Cephe Panelleri” açıklaması ile düzenlenen 4 adet fatura karşılığı toplamda 988.894,57 TL tutarlı ödeme yapıldığı, oysa ki ...sayılı dosyada eksik işlerin Temmuz 2023 itibariyle imalat bedeli 1.843.462,27 TL olarak hesaplanmış olup tespit raporu ile 3. Kişinin yaptığı imalat bedelleri mukayese edildiğinde, tespit raporunda yaklaşık %86 fazla maliyet bulunması işin olağan akışına aykırı olduğu, tespit raporu ile 3. Kişiye yaptırılan imalat bedeli arasındaki fahiş maliyet bedeli farkının neden kaynaklı olabileceği detaylı olarak aktarıldığı üzere, işbu maliyet farkının nedeninin sözleşme konusu bir kısım imalatların mevcut durumda yapılmamış olması (iş azalışı) veya farklı malzeme kullanılmasından kaynaklı olabileceği görüş ve kanaatine varıldığı, dosya içeriğinde işin bitmiş durumda, sözleşme konusu imalatların nasıl yapıldığına dair herhangi bir bilgi olmadığından, mahallinde inceleme yapılarak sözleşme konusu işte proje değişikliğinden ötürü azalış/artış olup olmadığının tespitinin gerektiği, işbu tespitten sonra sözleşmeye konu edilen yapının toplam maliyetinin belirlenebileceği ancak belirlenen işbu toplam maliyete göre davalı tarafından sözleşmeye konu işin tamamlanma seviyesinin doğru olarak tespit edilebileceği görüş ve kanaatine varıldığı, davalı tarafın, davacı şirketin sözleşme konusu yapım işi ile ilgili gerekli yasal izinleri alıp taraflarına bildirmeyip edimlerini yerine getirmediği hususu yönünde yapılan teknik incelemede, Sözleşme konusu “... İnşaatı ve Çelik Yapı” yapımı işi ... Serbest Bölgede bulunan davacıya ait yapıya bitişik depo İnşaatı işi ruhsata ve yapı denetim yasası kapsamında yapı denetime tabi olup dosya kapsamında yapılacak yapıya ilişkin bir ruhsat ve ruhsata esas herhangi bir proje bulunmadığı, Sözleşmenin 11. maddesinde sadece çelik konstrüksiyon projesinin (statik projenin) Yüklenici tarafından hazırlanacağı ve bu projenin İşveren tarafından onaylanacağı hükmü dışında ruhsatın alınması ile ilgili herhangi bir madde bulunmadığı, ancak yapı ruhsatı yapı sahibi adına düzenlenmekte olup yapı ruhsatı alınması yapı sahibinin sorumluluğunda olduğu, bu kapsamda davacının işin izne tabi olmadığı, işbu iznin işin yapılmasına ön koşul olmadığı, hukuki sorumluluğun sadece yapı sahibine ait olduğu iddiasına, işin ruhsata ve yapı denetim yasasına tabi olmasından ötürü iştirak edilemediği, Davalı yüklenicinin ihtarnamede belirttiği gerekli yasal izinler alınmadan işi devam ettirme mecburiyetleri olmadığı hususu mevzuat açısından doğru olsa da gerek davalı yüklenici tarafından davacı işverene yasal izinlerin alınmadığına dair herhangi bir yazılı ihbarda bulunulmaması gerekse sözleşmede bu konuyla ilgili bir düzenleme bulunmasa da davalı yüklenici tarafından mevzuata aykırılığa rağmen işbu yasal izinler alınmadan işin yapımına başladığı gözetildiğinde, davalının bu husustaki iddiasına iştirak edilemediği, Sözleşme Bakımından; Dosyada davalı yüklenicinin beyan ettiği çalışmaya mani olan, alınmayan izinlerin ne olduğu, ilgil dönemlerde bu izinlerin bulunmadığına dair bir veri olmadığı, yine sözleşmedeki ödeme vadeleri ile ödeme tabloları karşılaştırıldığında eksik bir ödeme tespit edilemediği, bu kapsamda mevcut verilerle davacı iş sahibinin, sözleşmeden dönebileceği, Sözleşmenin feshinden sonra, davacı iş sahibi tarafından 30.07.2023 tarihinde İstanbul Anadolu ... Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş Sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporuna göre, işin 460.750,00 TL'lik kısmının tamamlandığı, 751.750,00 TL' lik kısmının kaldığı, rapor tarihi itibarıyla işin yapılan kısmının 1.111.031,79 TL, kalan kısmının ise 1.843.462,27 TL' ye tamamlanabileceğinin tespit edildiği, Davalı yüklenici tarafından 11.09.2023 tarihinde İstanbul Anadolu ...Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş Sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporuna göre, dosya içerisinde teknik bilgilere rastlanılmadığından sadece işin yapılan kısmının güncel değerinin 1.100.000,00 TL olarak tespit edildiği, tespit edilen bu tutarın davacının yaptırmış olduğu bilirkişi raporundaki güncel tutarla uyumlu olduğu, Mevcut durumda, İstanbul Anadolu ...Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş Sayılı dosyası nazara alındığında, Fazla Ödeme Bakımından, Davacının davalıya ödemiş olduğu bedelden, D.İş dosyası ile tespit edilen işin yapılan kısmı mahsup edildiğinde, davacı iş sahibinin 565.269,00 TL fazla ödemede bulunduğu, Yoksun Kalınan Kar Bakımından, D.İş dosyası ile tespit edilen işin yapılmayan kısmı mahsup edildiğinde, davacı iş sahibinin 99.304,00 TL yoksun kalınan karının olduğu, bununla beraber yapılan teknik incelemede değişik iş dosyası ile tespit edilen işin kalan kısmı ile 3. Kişilere kalan işin yaptırılması sebebiyle ödenen bedeller arasında fark olduğu, mevzuatımıza göre normatif zarar yerine gerçek zararın tespit edilmesi gerektiği, bu kapsamda Mahkemenin takdirine göre eserin bulunduğu yerde keşif yapılması halinde gerçek zarar ilkesine göre 3. Kişilere yaptırılan işlerin bedeli ile bu tutarların sözleşmedeki değerlerin hesaplanarak aradaki farkın tespit edilebileceği, ilgili hususta takdirin Mahkemenin olduğu, sonuç ve kanaatine varılmıştır. 26/03/2026 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; Mali Bakımdan, taraflar arasındaki sözleşmenin KDV ye tabii olmadığı, Teknik Bakımdan, İşin yapılan kısmının %38 olduğu, işi yapılmayan kısmındaki asma katın 238.354,00 TL olduğu, davacının yaptırılmadığını beyan ettiği kapının sözleşme kapsamında olduğu, Nitelikli Hesaplamalar Bakımından, sair hususlarda rapordaki görüşlere bağlı kalındığı, teknik kısımda tespit edilen yapılan ve yapılmayan kısma ve KDV ye göre sonuç bölümünün güncelleneceği, Mevcut durumda, Sözleşmeye göre işin yapılan kısmının 460.750,00 TL yapılmayan kısmının ise 751.750,00 TL ye tekabül ettiği, Alacak Miktarı bakımından, mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin KDV ye tabii olmadığının kabulü halinde fazla ödemenin 648.204,00 TL yoksun kalınan karın ise 559.894,61 TL olmak üzere davacının davalıdan talep edebileceği tutarın 1.208.098,61 TL ye tekabül ettiği, Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin KDV ye tabii olduğunun kabulü halinde, fazla ödemenin 565.269,00 TL yoksun kalınan karın ise 424.579,61 TL olmak üzere, davacının davalıdan talep edebileceği tutarın 989.848,61 TL ye tekabül ettiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. 11/06/2026 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin KDV ye tabii olmadığının kabulü halinde, fazla ödemenin 648.204,00 TL yoksun kalınan karın ise 321.540,61 TL olmak üzere, davacının davalıdan talep edebileceği tutarın 969.744,61 TL ye tekabül ettiği, Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin KDV ye tabi olduğunun kabulü halinde, fazla ödemenin 565.269,00 TL, yoksun kalınan karın ise 186.225,61 TL olmak üzere, davacının davalıdan talep edebileceği tutarın 751.494,61 TL ye tekabül ettiği, sonuç ve kanaatine varılmıştır. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinin feshine dayalı ödenen bedelin iadesi ve zarar azmini istemine ilişkindir. Davacı tarafça, davalı ile aralarında 05.10.2022 tarihinde çelik konstrüksiyon işi için sözleşme imzalandığı, iş bedelinin davalıya ödenmesine rağmen davalının işi süresinde tamamlamaması üzerine sözleşmenin feshedildiği, aklan işin dava dışı üçüncü bir kişiye yaptırıldığını, ödenen fazla bedelin iadesine ve kalan işin başkasına yaptırılması sebebiyle uğranılan menfi zararın tazmine karar verilmesi talep edilmiş, davalı tarafça ise, işin davacıdan kaynaklanan sebeplere tamamlanamadığı, kendilerinin yaptırdığı delil tespitinde ödenen bedelin yapılan işe uygun olduğunu, davalının zarara uğradığı iddiasının haksız olduğunu belirterek davanın reddi savunulmuştur. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde ve taraflar arasındaki sözleşme üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması sağlanmış olup, buna göre, davacının incelenen ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı defterlerinin incelemeye sunulmadığı, 2022 ve 2023 yıllarında davacının davalıdan 1.313.062,00 TL tutarlı faturalara alarak kayıtlarında yer verdiği, karşılığında davalıya 5 adet karşılığı 751.000,00 TL tutarlı çek tevdi ettiği, banka kanalıyla toplamda 613.950,73 TL ödeme yaptığı, bu itibarla 20.02.2024 dava tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 51.888,73 TL borçlu olarak göründüğü, davacının sözleşmeden doğan mali yükümlülüklerine sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirdiği, işin başlangıç aşamasında davalıya sözleşmede belirtilen 55.000,00 TL tutarlı avans bedelini ödediği, devam eden süreçte sözleşme bedelinin %25’ini açık cari hesap ilişkisi çerçevesinde ödediği, davacı ile davalı arasında huzurdaki dava konusu başka iş ve işlemlerin de bulunduğunun sunulan cari hesap ekstresinden anlaşıldığı, huzurdaki davaya konu olmayan taraflar arasında gerçekleşen diğer işlemlerin dışlanmasına göre, 05.10.2022 sözleşme tarihi itibariyle davacının davalıya toplamda 1.108.954,00 TL ödeme gerçekleştirdiği, buna mukabil davalının davacı adına toplamda 1.063.062,00 TL fatura düzenlediği, sözleşme tutarının 367.688,00 TL’sinin henüz davalı tarafından davacı adına fatura edilmediği, davacının eksik kaldığı iddia edilen işin tamamlanması için üçüncü kişi...’dan toplamda 986.369,00 TL tutarlı fatura aldığı belirlenmiştir. Taraflar arasınd “Yan Depo İnşaatı ve Çelik Yapı Yapımı” projesi kapsamındaki işlerin malzeme temini ve montajı dahil anahtar teslimi 1.212.500,00 TL bedelle yapılması hususunda 05/10/2022 tarihli Çelik Konstrüksiyon Satın Alma ve Montaj Sözleşmesi akdedildiği hususu ihtilafsız olup, ihtilaf davalının söz konusu eser sözleşmesi kapsamında üstlendiği zamanında tamamlamaması üzerine davacının ödediği fazla bedelin iadesi ve menfi zararının tazmini talebinin yerinde olup olmadığı hususlarındadır. Davalının da cevap dilekçesindeki açıklamalarından üstlendiği işin zamanında gereği gibi yerine getirilmediği kabullerinde olup, davalı tarafça bu yönde iş sahibinin de kendilerine ihtar çektiğini ve bu durumun sebebinin davacıdan kaynaklandığı davacının gerekli izinleri alamaması hususlarından kaynaklandığı savunulmuştur. Bu kapsamda davalının söz konusu savunması yönünden yapılan incelemede sözleşmede davacının bu yönde bir yükümlülüğünün üstlendiği bir edimin olmadığı ve bilirkişice yapılan incelemede de yapılacak işin mahiyeti itibariyle izin alınmasını gerektirecek bir iş olmadığının belirtildiği, davalının davacıdan kaynaklı başkaca somut bir gecikme/işin tamamlanmaması sebebi ileri sürmediği anlaşıldığından davacının yaptırdığı delil tespiti dosyasındaki ve davalının yaptırdığı delil tespiti dosyasında işin yapılan kısmının değerinin birbirine yakın miktar olarak belirlendiği, buna göre ve cevap dilekçesine de göre davacının işin zamanında yapılmadığı/tamamlanmadığı ve bu nedenle fazla ödenen bedelin ve işin başkasına yaptırılması sebebiyle uğranılan zararın tazmini talebinin yerinde bulunduğu anlaşıldığından, bilirkişi heyetince hesaplanan davacının yaptığı 648.204,00 TL fazla ödenen bedelin ve 321.540,61 TL zararın davalıdan tahsili yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile -969.744,61 TL'nin fesih tarihi olan 01/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 66.243,25-TL harçtan, peşin yatırılan 427,60-TL ve 16.133,22-TL tamamlama harcın düşümü ile geri kalan 49.682,43-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL peşin harç, 16.133,22-TL tamamlama harcı, 4.361,50 -TL keşif harcı, 52.000,00 TL bilirkişi ücreti, 5.965,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 78.887,32-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 151.461,69-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara İADESİNE, 7-3.600-TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.21/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/105, K. 2026/107, T. 21.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-105-e-2026-107-k-53f1f5fbbfaa