İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/430 E. 2025/452 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/430
Karar No
2025/452
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/430 Esas KARAR NO : 2025/452

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ...

VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : ... - ...

VEKİLLERİ : Av. ... -.. Av. ... -... Av. ... ... Av. ......

DAVA : Tapu İptali ve Tescil DAVA TARİHİ : 07/09/2018 KARAR TARİHİ : 12/06/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, .... Siteler Şubesine olan 105.000 TL+faiz borcuna karşılık, satış tarihinden itibaren 18 ay içinde masrafları ile birlikte ödemek kaydı ile davalı tarafa devretme taahhüdünde bulunduğunu, davacının taşınmaz maliki olarak satış tarihinden itibaren 18 aylık süre dolmadan 05.07.2018 tarihinde.... Limited Şirketinin borçlarını ödemek ve bağımsız bölümü geri almak istediğini bildirdiğini, aradan uzun süre geçmesine rağmen, davalı tarafça müvekkilin bu talebine cevap verilmediğini, bu konuda davalı tarafa keşide edilen ... 52. Noterliğinin 08.08.2018 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesinden sonuç alınamadığını, davalı tarafın bununla da yetinmeyerek, müvekkile keşide etmiş olduğu Altındağ 2. Noterliğinin 29.08.2018 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, müvekkilden, bağımsız bölümü boşaltmasını ve 09.01.2017 tarihinden itibaren aylık 800 TL üzerinden 15.734 TL ecrimisil miktarının kendilerine ödenmesini, aksi halde, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davası açılacağını bildirdiğini, müvekkilin daha sonra tapu kayıtları üzerinde yapmış olduğu incelemede, geri alım hakkının tapu kayıtlarına şerh düşülmediğini ve doğrudan bir satış işlemi gerçekleştirildiğini öğrendiğini, yapılan satış işleminin protokole ve TBK.nun 237.maddesine açıkça aykırı olduğunu, davalı tarafça, müvekkilin gerçek rızası aleyhine ve iyi niyet kurallarına aykırı hareket edildiğini, yapılan satış işleminin hukuken geçersiz olduğunu, bu nedenle öncelikle ... Keçiören Kavacık Subayevleri Mahallesi 5674 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 8 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına ve akabinde bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile, müvekkil adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; öncelikle usule ilişkin olarak, müvekkilin davada, davalı sıfatına haiz olmadığını, müvekkile husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkilin tacir olduğunu, davaya bakmakta ticaret mahkemelerinin görevli bulunduğunu, davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacı tarafça bakiye harç eksikliğinin giderilmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise, müvekkil tarafından yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını ve açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Eldeki davanın ilk olarak ... 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/556 Esasına kayden açıldığı, Asliye hukuk Mahkemesince 2018/556 Esas, 2018/688 Karar sayılı 13/12/2018 tarihli kararında özetle, taraflar arasındaki ihtilafın bankacılık işleminden kaynaklanması nedeniyle TTK'nın 4 ve 5. Maddeleri uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle, görevsizlik kararı verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği ve davacı vekilinin dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebi üzerine dosyanın ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilmekle (mahkememizin) 2019/50 esas kaydını aldığı, yapılan yargılama sonucunda mahkememizin 2019/50 Esas, 2021/558 Karar sayılı 09/07/2021 tarihli kararında özetle davanın kabulüne, ... Keçiören Kavacık Subayevleri Mah. 56/74 Ada 6 nolu parsel, 2. Kat No:8 adresinde bulunan taşınmazın mevcut tapu kaydının iptaline, taşınmazın davacı adına tesciline, mahkeme veznesine depo edilen 129.920,14 TL'nin kararının kesinleşmesi ile birlikte davalıya verilmesine dair karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin 09/07/2021 tarihli kararının taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 2023/4093 Esas, 2025/1085 Karar sayılı ve 25/04/2025 tarihli kararı ile özetle; "taraflar arasında imzalanan protokole göre açılan vefa hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasının ise TMK'dan kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin kişisel hak doğuran davalardan olduğu, mutlak veya nispi ticari davalardan olmadığı, dolayısıyla davaya bakmakla görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu aşikardır. Dairemizce de benimsenen Yargıtay 14 Hukuk Dairesi'nin 2014/16065 E-2016/3031 K sayılı ilamı da nazara alındığında, ticari dava niteliğinde olmayan uyuşmazlığın çözümünde HMK'nun 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Görev dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında resen gözönüne alınması gerekir..." şeklindeki gerekçesiyle kararın kaldırılmasına ve dosyanın görev konusunda yeniden bir karar verilmek üzere mahalli mahkemesine gönderilmesine dair karar verildiği görülmüştür. Anlatılan safahat ve değinilen istinaf ilamı doğrultusunda; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasından önce dava şartları ve görev hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “kamu düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında tüm dava şartlarının oluşup oluşmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumundadır. 6100 sayılı HMK'nın "dava şartları" başlıklı 114. Maddesinin 1-c bendinde "mahkemenin görevli olması" hususu da dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görüleceği üzere dava şartlarından olan görev hususunun kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her aşamasında kendiliğinden ve öncelikle dikkate alınması gerektiği açıktır. Yine HMK'nın 23/2. Maddesi uyarınca; Bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca verilen yargı yeri belirlenmesi ile kanun yolu incelemesi sonucunda kesinleşen göreve veya yetkiye ilişkin kararlar, davaya ondan sonra bakacak mahkemeyi bağlar.

Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarih olan 01/07/2012 tarihinden sonra açılmış olup, davanın ticari niteliği ve görevli mahkemenin belirlenmesinde 6102 Sayılı TTK ile getirilen düzenlemelerin değerlendirilmesi gerekir. 6100 sayılı HMK'nun 1. maddesine göre, göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun 4/1-a maddesi uyarınca bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan uyuşmazlıklar ticari dava olup, TTK'nun 5/1 maddesi uyarınca ticari davalara bakma görevi Ticaret Mahkemesi'ne aittir. Somut olayda davanın; dava dışı şirket tarafından kredi borcunun ödenmemesi nedeni ile davacı ve davalı arasında yapılan tarihsiz protokole istinaden dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ve davacı adına tescili isteminden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Vefa (geri alım) hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davası B.K'nun 237 ve TMK'nun 716. maddesine dayanmakta olup, bu hak ayrıntısıyla Borçlar Kanunu'nda düzenlenmemiştir. Ancak, tıpkı ön alım ve alım davaları gibi taşınmazın aynına ilişkin olup şahsi hakka dayalı bir davadır. TTK'nun 4. ve 5.maddesine göre davanın mutlak ticari davalardan olması veya her iki tarafın tacir ve açılan davanın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunması halinde açılan davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi içinde olacağı, ancak, taraflar arasında imzalanan protokole göre açılan vefa hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasının ise TMK'dan kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin kişisel hak doğuran davalardan olduğu, mutlak veya nispi ticari davalardan olmadığı, dolayısıyla davaya bakmakla görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmıştır. Yapılan açıklamalar ve değinilen Bölge Adliye Mahkemesi ilamı doğrultusunda mahkememizin görevsizliğine dair karar vermek gerekmiştir. Yargıtay HGK'nın 2017/15-2141 Esas, 2019/442 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 6100 sayılı HMK'nın 115/1, 138. Maddeleri ve usul ekonomisi ilkesi uyarınca (duruşma günü verilmeksizin) dosya üzerinden davanın görevsizlik nedeni ile dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın GÖREVSİZLİK nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-HMK'nın 20. Maddesi gereğince, kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... (NÖBETÇİ) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, 3-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.12/06/2025

Katip ...

Hakim ...

BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/430, K. 2025/452, T. 12.06.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-430-e-2025-452-k-a740cc7f9659