İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/407 E. 2026/469 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/407
- Karar No
- 2026/469
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/407 Esas KARAR NO : 2026/469
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/05/2025 KARAR TARİHİ : 01/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Davalı(borçlu) firma ile müvekkil şirket arasındaki ticari ilişki lastik alım-satımı, kaplama ve hizmet ilişkisine dayanmaktadır. Davacı uzun süredir müvekkil firmanın müşterisi konumundadır. Taraflar arasında oto lastiği alış verişi, kaplama gibi ticari işler söz konusu olmakla birlikte, ürünler davalıya belirli vadelerle satılıp, davacı tarafından talep edilen yere teslim edilmektedir. Taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak, 08.05.2025 tarihli cari hesap ekstresindeki 621.704,89 TL’lik borç, müvekkil şirkete zamanında ödenmemiştir. Müvekkil şirket ile davalı(borçlu) arasında yukarıda da değindiğimiz üzere oto lastik alım-satımına ilişkin ticari ilişki mevcuttur.Davaya konu ödenmeyen cari hesaba ilişkin olarak, davalı- borçluya telefon ve mesajlarla bildirim yapılmış, tüm bu bildirimlere rağmen davalı borçlu, müvekkil firmaya herhangi bir ödeme yapmamış, yapılan takibe de haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmiştir.3-Fazlaya dair dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla davalı(borçlunun)haksız itirazı nedeniyle durdurulan takibin devamı için yukarıda açıkladığımız ve re’ sen dikkate alınacak nedenlerle itirazın iptaline karar verilmesi için iş bu davayı açma zorunluluğumuz hasıl olmuştur. Fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla, ... 4. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas Sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile Ön İnceleme aşamasında takibin devamına ve takip tarihi olan 08.05.2025 tarihinden itibaren asıl alacağa Avans faizi uygulanmasına karar verilmesine, davalı(borçlu) aleyhine, asıl alacak üzerinden %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya (borçluya) yükletilmesine karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirkete ... 4. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden gönderilen ödeme emrine, yasal süresi içerisinde ve usulüne uygun şekilde itiraz edilmiş olup, bu itiraz tamamen haklı ve yerindedir. Zira borcun doğduğuna ilişkin herhangi bir geçerli sözleşme, fatura ya da teslim tutanağı tarafımıza sunulmuş değildir. Bu bağlamda icra takibine yönelik itirazımız haklıdır.Cari hesap bakiyesine yönelik herhangi bir uzlaşma yoktur. teslim, fatura ve ödeme belgeleri sunulmamıştır.icra takibinin kötü niyetle yapıldığı kanaatindeyiz.Haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, müvekkil şirketin haksız yere davaya taraf edilmesi nedeniyle, davacı aleyhine alacağın %20sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine, karar verilmesini.."savunmuştur. (II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER: (1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ; ... 4. İcra Dairesi'nin ...E.sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmasına karar verilmiştir. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerine müzekkere yazılarak 2022-2023-2024-2025 yıllarına ait BA/BS formlarının iki hafta içinde uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtları ile sunulan deliller üzerinde mahkememizce resen seçilecek bir mali müşavir bilirkişi ile 31/10/2025 tarihinde saat 14:00'de Mahkememiz kaleminde inceleme yapılmasına, bilirkişice, taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının takip tarihi itibariyle cari hesaptan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınmasına, davacı tarafa inceleme gün ve saatinde dava ile ilgili ticari defter ve belgelerini ibraz etmeleri , ibraz edemiyorlarsa mazeretleri ile birlikte ticari defter ve belgelerin yerinde incelenmek üzere bulundukları yeri bildirmeleri için inceleme gün ve saatine kadar kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ticari defter ve belgeler ibraz edilmez veya mazeret de bildirilmez ise defter ibrazından kaçınmış sayılacakları ve davalı tarafın defter ve kayıtlarının esas alınacağı hususunun ihtarına karar verilmiştir. .... ATM'ye talimat yazılarak davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde 1 mali müşavir bilirkişi ile inceleme yapılarak taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının takip tarihi itibariyle cari hesaptan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınmasının istenmesine ,davalı tarafa çıkartılacak davetiyede " dava ile ilgili ticari defter ve belgelerini Mahkememize ibraz etmesi, ibraz edemiyorsa mazereti ile birlikte ticari defter ve belgelerin yerinde incelenmek üzere bulundukları yeri bildirmesi hususunda tarafına inceleme gün ve saatine kadar kesin süre verildiğinin, kesin süre içerisinde ticari defter ve belgeler ibraz edilmez veya mazeret de bildirilmez ise defter ibrazından kaçınmış sayılacağı ve davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının esas alınacağı" ihtarının eklenmesine karar verilmiştir. Davalı vekilinin 11/09/2025 tarihli şirket adresini bildiren talep dilekçesi üzerinde dosya ele alınarak incelenmiştir. Mahkememiz 10/09/2025 tarihli celsesinin 1 ve 2 nolu ara kararından rücu edilmesine, tarafların ticari defter ve kayıtları ile sunulan deliller üzerinde mahkememizce resen seçilecek bir mali müşavir bilirkişi ile 31/10/2025 tarihinde saat 14:00'de Mahkememiz kaleminde inceleme yapılmasına, bilirkişice, taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının takip tarihi itibariyle cari hesaptan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınmasına, taraflara inceleme gün ve saatinde dava ile ilgili ticari defter ve belgelerini ibraz etmeleri , ibraz edemiyorlarsa mazeretleri ile birlikte ticari defter ve belgelerin yerinde incelenmek üzere bulundukları yeri bildirmeleri için inceleme gün ve saatine kadar kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ticari defter ve belgeler ibraz edilmez veya mazeret de bildirilmez ise defter ibrazından kaçınmış sayılacakları ve karşı tarafın defter ve kayıtlarının esas alınacağı hususunun ihtarına karar verilmiştir. Bilirkişiden alınan 09/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Raporum içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, Davacı ve Davalı yana ait 2022-2025 yıllarına ait Ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; davacı ...Şirketi tarafından incelemeye sunulan 2022-2025 yılları ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmu: olduğu, davalı ... Şirketi tarafından incelemeye sunulan 2022-2025 yıllarına ait ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı yanın incelenen ticari defterleri ve cari hesap ekstresine göre, 24.02.2025 tarih itibarıyla davalı yandan kaynaklanan cari hesap bakiyesinin 621.704,89 TL borç baki verdiği, davacının bu tutar kadar alacaklı olduğu , davalı yanın incelenen ticari defterleri ve cari hesap ekstresine göre ise, davacı yan ile olan cari hesabın 24.02.2025 tarihi itibarıyla 621.704,89 TL alacak bakiyesi verdiği, bu kapsamda davalının anılan tutar kadar borçlu olduğu , tarafların ticari defterleri ve cari hesap ekstrelerinin birlikte değerlendirilmesinde, icra takibine konu 621.704,89 TL tutarındaki bakiye hususunda taraf kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu ve bu tutarda mutabık oldukları, dosya kapsamında sunulan davacı ve davalıya ait 2022-2025 dönemine ilişkin Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi formlarının incelenmesinde, satış tutarları ile karşıt alış rakamlarının birbiriyle uyumlu olduğu, bu kapsamda taraf kayıtları arasında çelişki veya tutarsızlık tespit edilmediği, Sayın Mahkemenin faiz hesabına karar vermesi hâlinde; 621.704,89 TL ana para üzerinden, 24.02.2025- 09.05.2025 tarihleri arasındaki 75 günlük dönem için, icra takibinde talep edilen yıllık Reeskont avans faizi 9042,25 oranındaki (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası reeskont (avans)) faizi esas alınarak, gün esasına göre ve 365 gün üzerinden yapılan hesaplamada faiz tutarının 53.973,35 TL olduğu, bu suretle faiz dâhil toplam tutarın 675.678,24 TL'ye ulaştığı.." rapor edilmiştir. Dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek davalı yanın kök rapora karşı beyan ve itirazları değerlendirilmek suretiyle ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişiden alınan 24/05/2026 tarihli ek rapordan özetle: "Davacı ve davalı tarafın incelenen ticari defter kayıtları, cari hesap ekstreleri ve muhasebe kayıtlarının birbirini doğruladığı, taraflar arasında 2022-2025 yılları arasında süreklilik arz eden ticari ilişkinin bulunduğu, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı ticari defter kayıtlarında yer aldığı, davalı tarafından yapılan ödemelerin taraf kayıtlarına karşılıklı olarak işlendiği, taraflardan talep edilen 2024-2025 yıllarına ilişkin cari hesap mutabakatlarına istinaden, dosya kapsamına sunulan 31.12.2024 tarihli hesap mutabakat formunda 464.463,34 TL tutarlı cari hesap bakiyesinin davalı şirket kaşe ve imzası ile teyit edildiği, incelenen davacı ve davalı ticari defter kayıtlarında; 01.01.2025 açılış bakiyelerinin karşılıklı olarak 464.463,34 TL üzerinden devrettiği, 24.02.2025 tarihi itibarıyla ise 621.704,89 TL cari hesap bakiyesinin her iki taraf kayıtlarında da aynı şekilde yer aldığı, davalı vekilince ileri sürülen “taraflar arasında cari hesap mutabakatı bulunmadığı” yönündeki itirazın, dosya kapsamındaki ticari defter kayıtları, cari hesap ekstreleri ve dosyaya sunulan hesap mutabakat formu ile muhasebesel yönden örtüşmediği, karşılaştırmalı alış-satış analizleri ile BA/BS niteliğindeki kayıtların tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı, ancak taraf ticari defter kayıtları, cari hesap hareketleri, fatura kayıtları ve hesap mutabakatı ile birlikte değerlendirildiğinde destekleyici mahiyette olduğu, kök raporun 5.7 maddesinde yer verilen faiz hesabının, “Sayın Mahkemenin faiz hesabına karar vermesi hâlinde” ibaresi ile şartlı olarak yapıldığı, yapılan hesaplamanın yalnızca takip talebinde belirtilen faiz türü esas alınarak teknik/matematiksel hesaplama niteliğinde bulunduğu, uygulanacak faiz türü, faiz oranı, faiz başlangıç tarihi ve hesaplama yöntemine ilişkin hukuki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu.." rapor edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; takip tarihi itibariyle davacının alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının tespiti ile icra inkar tazminatına ilişkin koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkindir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ... 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı icra dosyasının tetkikinde davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik 709.625,03 TL toplam alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, davanın İİK'nın 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde, 621.704,89 TL asıl alacak için açıldığı tespit edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). 6102 sayılı TTK'nun 18/3 maddesi uyarınca; tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesinin ...Esas, ...Karar sayılı ilamında vurgulandığı, Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı ilamında değinildiği üzere ".... ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır...". Uyuşmazlığın çözümü kapsamında ... 4. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası, taraflara ait 2022-2023-2024-2025 yılına ait BA/BS formları celp edilmiş; akabinde tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek taraflar arasında ticari ilişki olup olmadığı, davacının takip tarihi itibariyle cari hesaptan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin rapor hazırlanması için SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş; bilirkişi 09/01/2026 tarihli raporunda davacı tarafından incelemeye sunulan 2022-2025 yılları ticari defterlerin TTK İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı tarafından incelemeye sunulan 2022-2025 yıllarına ait ticari defterlerin TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı yanın incelenen ticari defterleri ve cari hesap ekstresine göre, 24.02.2025 tarih itibarıyla davalı yandan kaynaklanan cari hesap bakiyesinin 621.704,89 TL borç baki verdiği, davacının bu tutar kadar alacaklı olduğu , davalı yanın incelenen ticari defterleri ve cari hesap ekstresine göre ise, davacı yan ile olan cari hesabın 24.02.2025 tarihi itibarıyla 621.704,89 TL alacak bakiyesi verdiği, bu kapsamda davalının anılan tutar kadar borçlu olduğu, tarafların ticari defterleri ve cari hesap ekstrelerinin birlikte değerlendirilmesinde, icra takibine konu 621.704,89 TL tutarındaki bakiye hususunda taraf kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu ve bu tutarda mutabık oldukları tespit edilmiştir. Davalı vekili tarafından rapora itiraz dilekçesi sunulması üzerine dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi alınan 24/05/2026 tarihli ek raporunda 31.12.2024 tarihli hesap mutabakat formunda 464.463,34 TL tutarlı cari hesap bakiyesinin davalı şirket kaşe ve imzası ile teyit edildiği, incelenen davacı ve davalı ticari defter kayıtlarında; 01.01.2025 açılış bakiyelerinin karşılıklı olarak 464.463,34 TL üzerinden devrettiği, 24.02.2025 tarihi itibarıyla ise 621.704,89 TL cari hesap bakiyesinin her iki taraf kayıtlarında da aynı şekilde yer aldığı, davalı vekilince ileri sürülen “taraflar arasında cari hesap mutabakatı bulunmadığı” yönündeki itirazın, dosya kapsamındaki ticari defter kayıtları, cari hesap ekstreleri ve dosyaya sunulan hesap mutabakat formu ile muhasebesel yönden örtüşmediği kanaati bildirilmiştir. Dosya incelendiğinde; mahkememizce alınan bilirkişi raporları uyarınca davacının davalıdan 621.704,89 TL alacağı olduğunun tespit edildiği; defterlerin sahibi aleyhine delil olarak kabulü için kanuna uygun olarak tutulmalarına gerek olmadığı; yerleşik Yargıtay uygulamaları gereğince usulüne uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin içeriği sahibi aleyhine delil oluşturduğu (bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ve... Karar sayılı, ... Esas ve ... Karar sayılı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ve...Karar sayılı, ...Esas ve ... sayılı emsal ilamları); tarafların ticari defter ve kayıtlarının 621.704,89 TL alacak yönünden örtüştüğü; bilirkişi raporu ile takibe konu cari hesap alacağı nedeniyle alacağın kanıtlandığının kabulü ile davanın kabulüne; taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğu, reeskont avans faizi diye bir faiz türü olmadığından takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesi gerektiğinden (örneğin bkz. İstanbul BAM 12. HD, E. ..., K. ..., T. 12/01/2026) 621.704,89 TL alacak yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek icra takibinin devamına karar verilmiştir. Davacı vekilinin icra inkar tazminatı istemi yönünden; dosya kapsamında yapılan incelemede davacı tarafça başlatılan ... 4. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından itiraz edildiği, alacak likit olup itiraz haksız olduğundan, takip tarihi itibariyle 2004 sayılı İİK'nın m. 67/2 hükmü uyarınca icra inkâr tazminatı talebinin kabulüne; asıl alacak olan 621.704,89 TL'nin %20’si oranındaki 124.340,97 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmetmek gerekmiş ve aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; ... 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın asıl alacak yönünden İPTALİ ile; icra takibinin 621.704,89 TL asıl alacak yönünden asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek DEVAMINA, 2-2004 sayılı İİK'nın m. 67/2 hükmü uyarınca icra inkâr tazminatı talebinin KABULÜNE; asıl alacak olan 621.704,89 TL'nin %20’si oranındaki 124.340,97 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 42.468,66TL harçtan peşin alınan 7.069,04TL'nin mahsup edilerek bakiye 35.398,77TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan; 615,40TL Başvuru Harcı, 7.069,04TL Peşin/nisbi Harcı olmak üzere toplam 7684,44TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 9.120,00TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.120,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 621.704,89 TL üzerinden hesaplanan 99.255,73 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi. 01/07/2026
Katip ¸E-imzalıdır
Hakim ¸E-imzalıdır