Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2158 E. 2026/2681 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2158
- Karar No
- 2026/2681
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2026/2158
KARAR NO:2026/2681
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:27/01/2026
NUMARASI:2024/614 E - 2026/52 K
DAVANIN KONUSU:Alacak
KARAR TARİHİ:06/10/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı ... Şti vekili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ibraz ettiği 17.11.2015 tarihli dava dilekçesinde;Müvekkilinin her türlü paslanmaz çelik, paslanmaz demir ve alüminyum vb bilumum mamullerin alım satımı ile konstrüksiyon işlerini yaptığını,Müvekkili ile davalıların 25.07.2014 tarihli Kadıköy ...Noterliği'nin ... yevmiye numaralı sözleşmesi ile ... Adi İş Ortaklığı adı altında, Yakacık Vergi Dairesi'nin ... vergi numarasıyla bir adi ortaklık kurduklarını,Adi iş ortaklık sözleşmesinin B maddesi uyarınca müvekkili firmanın %49, davalı ... .... A.Ş.'nin %39 ve diğer davalı .... Şti.'nin % 12 oranında hisse sahibi olduklarını, ortaklığın hisse oranına göre toplam 10.000,00 TL nakdi sermaye ile kurulduğunu,
Adi ortaklık sözleşmesin E-7. maddesi uyarınca davalılardan ... Mimarlık Müh..Şirketi'nin eski ortağı ...'nın ... Adi İş ortaklığı'nın müdürü, tek imza ile münferiden temsile ve ilzama yetkili olduğunu, ... Adi İş Ortaklığı olarak, ...'nin inşaat işleri gibi ... İnşaat, ... İnşaat, ... gibi büyük firmalara iş yapıldığını ve bu firmalara milyonlarca liralık fatura düzenlenerek adi iş ortaklığınca tahsil edildiğini,yapılan işler karşılığında büyük firmalara ... Adi İş Ortaklığı'nın fatura tanzim ederken, müvekkili ve davalılar ise iş konularına göre yaptıkları işler için ... Adi İş Ortaklığı'na fatura düzenlediklerini, ... Adi İş Ortaklığınca,davalılar ... Mimarlık ve ...'in ortaklığa düzenledikleri faturalar eksiksiz ödenirken, müvekkili firmanın alacaklarının yaklaşık 6 aydır öden- mediğini, müvekkilinin ödenmeyen alacağının 2.263.492,38 TL gibi büyük bir rakama ulaştığını,Ticari defterlerde alacaklarının kayıtlı olduğunu, .... Adi İş Ortaklığı'nın ticari def- terleri de incelendiğinde alacaklarının olduğu ve ödenmediğinin açıkça görüleceğini,Davalıların 6 aydır müvekkilinin büyük bir rakam olan alacağını ödememesi nedeniyle müvekkilinin faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldığını, firmanın ve çalışanlarının büyük mağduri- yete uğradıklarını, davalılar ve adi ortaklık müdürü ... ile yapılan görüşmelerin netice vermediğini, alacaklarının ödenmeyeceğinin bildirildiğini beyanla;Fazlaya dair tüm hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle davalıların ortağı olduğu ... Adi İş Ortaklığı'nın hak ve alacaklarının bulunduğu ... AŞ., ....A.Ş, ....AŞ.'ye ... Adi İş Ortaklığı'nın hak ve alacaklarının ödenmemesi ve teminat mektuplarının iade edilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine, tedbir talepleri kabul görmez ise davanın işbu firmalara ihbarına, alacaklarının tespitine, şimdilik 40.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilin tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Davacı ile davalılar arasında 25.07.2014 tarihinde ... Adi İş Ortaklığı adı altında bir adi ortaklık kurulduğunu, adi ortaklığın ... inşaatı çelik konstrüksiyon işi ile ... AVM inşaatı çelik çatı konstrüksiyonu işlerini yürütüp neticelendirdiğini, başkaca bir faaliyetinin olmadığını,... ile adi ortaklık arasındaki ilişkinin seyrine gelince; ...'un işleyeceği demir malzemenin adi ortaklık tarafından üçüncü kişiden temin edildiğini ve ...'a satıldığını, ...'un ise bu malzemeyi işleyip üzerine kendi işçilik farkını koymak sureti ile ... Adi Ortaklığı'na sattığını, dolayısıyla ... ve adi ortaklık arasında, adi ortaklık tarafından demir malzeme satışı için ...'a kesilen faturalar ile işlenmiş demir malzemenin adi ortaklığa satılması ile birlikte ... tarafından adi ortaklığa kesilen bir kısım faturalardan meydana gelen bir cari hesap ilişkisi mevcut olduğunu, ne var ki davacı ortaklıktan alacaklı olmadığı gibi, bilakis ... Adi Ortaklığı'na ve keza ...'e borçlu olduğunu, bir kısım alacakların tahsili için davacı aleyhine icra takipleri açılmış ise de dava- cının tüm adreslerini terk etmiş olduğunun ve şirketinin içinin boşaltıldığının anlaşıldığını,... inşaatı çelik çatı konstrüksiyon işinin başlamasının hemen aka- binde, ...'un ekonomik bir darboğaz içerisinde olduğunun anlaşıldığını ve ortaklığın faaliyeti sürdüğü müddetçe, adi ortaklık tarafından ...'a finansman sağlandığını, bir müddet adi ortaklık tarafından sağlanan finansman desteği ile ayakta kalan ...'un 2015 Haziran ayı itibariyle fabri- kasını tamamen kapattığını ve faaliyetlerini durdurduğunu,... AVM inşaatı işini üstlenen adi ortaklık, normal şartlarda ...'dan alına- cak hizmeti, ...'un faaliyetlerini durdurması ve şantiye çalışmalarını sabote etmesi nedeniyle .... Şti. ve .... Şti. unvanlı üçüncü kişilerden temin ettiğini, akabinde işin 150 tonluk bir kısmı ise, davalı ... tarafından bizzat tamam- landığını,Huzurdaki davaya konu dilekçenin tebliğini müteakip ortaklığa ait kayıtları inceleyen ...'in, ortaklık ile ... arasında, biri ...'a yapılan finansman desteğini gösterir ödeme leri içeren, diğeri ise içermeyen iki ayrı cari hesap tutulduğunu, şirkete tebliğ dahi edilmediği, fatura konusu hizmetlerin ise hiç alınmamış olduğu, pek çok faturanın adi ortaklığa ait deftere işlendiğini tespit ettiğini,Adi ortaklığın ve ...'un ticari defter ve kayıtlarının aynı muhasebeci tarafından tutulduğunu, bu kişinin aynı zamanda ...'un, perde arkasındaki gerçek sahibi ...'un da kuzeni olduğunu, müvekkillerinin; ... ile müşterek muhasebecinin birlikte hareket ederek, ortaklığı, ...'a karşı borçlandırdığını anladığını,Taraflar arasındaki yetki sözleşmesi uyarınca İstanbul (Merkez) Mahkemelerinin yet- kili olduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu,2.263.492,38 TL alacaklı olduğunu iddia etmesine karşın davasını belirsiz alacak davası olarak ikame eden davacının davasının, hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini,Davacının ortaklıktan iddia edildiği şekilde bir alacağının bulunmadığını, alacağın dayanağını oluşturduğu iddia olunan faturaların, gerçek bir mal/hizmet satışından doğmadığı gibi, usulüne uygun bir biçimde adi ortaklığa tebliğ de edilmediğini,Faturaların bir alacağın varlığının ispatı için tek başına yeterli olmadığını, fatura konusu mal veya hizmetin teslim edildiğinin alacaklı tarafından ispatı gerektiğini, anılan faturalara dayandığı iddia olunan 2.263.492,38 TL bedelli hizmetin gerçekten sağlandığı hususunun ispat yükü üzerine düşen davacı tarafından ispat edilemediğini, Davacının kötüniyetli olduğunu, müvekkilleri dolandırma kastı ile hareket ettiğini savunarak; davacının haksız, kötüniyetli ve hukuki dayanaktan yoksun davasının, öncelikle yetkisizlik ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle esasa girilmeksizin usulden reddine;aksi halde esasa ilişkin itiraz ve savunmaları doğrultusunda reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Yargılama sırasında ... Şti'nin iş bu dosyaya konu tüm alacaklarının 1.300.000,00 TL'lik kısmını ... A.Ş.'ye temlik ettiğine dair 18.10.2016 tarihli temliknameyi sunmuş, ... şirketi temlik alan sıfatıyla davada yer almıştır.İstanbul Anadolu 5. ATM'nce yapılan yargılama sonunda, "uyuşmazlığın çözümünde İstanbul Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğu" belirtilerek yetkisizlik kararı verilmiş, bu kararın kesin- leşmesi ve tarafların başvurusu üzerine dosya İstanbul 9. ATM'nin esasına kaydedilmiştir.İstanbul 9. ATM tarafından yapılan yargılama sonunda 10.10.2023 tarih 2021/ 218 E - 2023/681 Karar nolu ilam ile ;"DAVANIN REDDİNE" karar verilmiştir.Temlik alan ... şirketi'nin istinaf başvurusu üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucu 2024/297 E- 2024/2488 K .nolu 01.10.2024 tarihli ilamda:Davacı ..., davalı şirketler ile kurulan ... Adi İş Ortaklığı kapsamında kar payı alacağının ödenmediğini beyanla alacak talep etmektedir.Davalılar ise; adi ortaklığın ... inşaatı çelik konstrüksiyon işi ile ... AVM inşaatı çelik çatı konstrüksiyonu işlerini yürütüp neticelendirdiğini, başkaca bir faaliyetinin olmadığını, davacının ortaklıktan iddia edildiği şekilde bir alacağının bulunmadığını, alacağa dayanak gösterilen faturaların, gerçek bir mal/hizmet satışından doğmadığını savunmaktadır.Dava dilekçesi ekinde yer alan Kadıköy ... Noterliği'nin 25.Temmuz.2014 tarih ... yev- miye nolu "Ortaklık Sözleşmesi"nin tetkikinde; davacı ...' ile davalılar ... .... A.Ş. ve davalı .... Şti. arasında "metalden prefabrik yapıların, köprülerin ,köprü parçalarının, kulelerin , kafes direklerin, korstrüksiyon elemanlarının. diğer yapıların. ve yapı elemanlarının toptan ticareti her türlü inşaat yapılarının projelendirilmesi kaba ve cephe inşaatlarının tadilat işleri" alanında faaliyet göstermek üzere ... Adi İş Ortaklığı'nın kurulduğu, sözleşmenin 1 yıl süreli olduğu, ortaklık payının ... .. % 49, ... % 39 ve ... % 12 olarak kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.Davacının ortaklık nedeniyle alacaklı olduğunu iddia etmesine, davalı tarafın böyle bir alacağın bulunmadığını savunmasına göre uyuşmazlık davacının ortaklıktan alacaklı olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.Mahkemece alacağın tespiti noktasında;Tarafların yokluğunda yapılan 25.01.2022 tarihli duruşmada
"4-Tarafların iddiaları, toplanan, deliller, taraf defter ve kayıtları üzerinde, varsa alacağın miktarı ve davalı yanın sorumlu olup olmadığının belirlenmesi için taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına, bilirkişi olarak ... seçilmesine, bilirkişinin celse arasında resen belirlenmesine, bilirkişiye 1.500,00 TL ücret takdirine, ücretin davacı yanca 2 haftalık kesin süre içerisinde yatırılmasına yatırılmadığı takdirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağının ve dosyadaki mevcut duruma göre karar verileceğinin ihtarına (bu hususta davacı vekiline tebligat hazırlanmasına), taraflara müvekkillerinin ilgili yıllara ait tüm ticari defter ve kayıtlarını inceleme günü ibraz etmeleri aksi halde HMK 219,220,222, maddeleri gereği defter ibrazından kaçınmış sayılacakları ve duruma göre defterlerin içeriğinde göre diğer tarafın beyanlarının kabul edileceği meşruhatını içerir davalıya tebligat çıkarılmasına bu konuda davacı vekiline ihtaratta bulunuldu. Bilirkişi ücreti yatırıldığında bilirkişiye inceleme gününün bildirilmesine, incelemenin 25.02.2022 saat 14:00 da yapılmasına,Rapor gelince taraf vekillerine tebliğine, bilirkişi raporuna karşı itirazları varsa tebliğinden itibaren 2 hafta içinde yazılı olarak bildirmeleri için süre verilmesine," karar verilmiştir.Bu duruşmadan sonra ibraz olunan 31.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda temlik alan şirketin ticari defterleri incelenmek suretiyle, temlik alan ... şirketinin ... şirketinden 1.200.794,45 TL alacaklı olduğu bildirilmiş ise de, ... şirketinin adi ortaklık kapsamında davalı şirketlerden alacaklı olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılmamıştır.
- Takip eden 26.04.2022 tarihli duruşmada ;
"1-Davacıya temlik eden şirketin defter ve belgelerini ve yine adi ortaklığın defter ve belgelerinin nerede olduğu konusunda beyanda bulunmak üzere süre verilmesine,
2-1 numaralı ara karar ikmal edildiğinde defter ve belgelerin incelenmek üzere mahkememize ibrazı konusunda müzekkere yazılmasına,
3-2 numaralı ara karar ikmal edildikten sonra dosyanın ... ve 1 şirketler hukukçusu bilirkişisi heyetinden oluşacak heyete tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları, dosya kapsamı dikkate alınarak rapor tanzim edilmesinin istenilmesine" şeklinde ara karar oluşturulmuştur.27.09.2022 tarihli duruşmada temlik alan/davacı vekili: "biz davalı tarafın defterlerinin nerede olduğunu bilmiyoruz, temlik edenin de defterlerinin nerede olduğunu bilmiyoruz, bu konuda müzekkere yazılsın" şeklinde beyanda bulunmuş, bunun üzerine mahkemece ,
"1-Tasfiye Memuru ve davalı şirkete ve temlik eden davacı şirkete defter ve belgelerinin nerede olduğunu bildirmesi için müzekkere yazılamasına,
2-1 numaralı ara karar ikmal edildikten sonra geçen celse 3 numaralı ara karar gereğince bilirkişi incelemesi yapılmasına,"
28.03.2023 tarihli duruşmada ise;
"1-Temlik eden davacı ... ... Şti müzekkere yazılarak defter ve kayıtların nerede olduğunu bildirmesinin istenilmesine,
2-... ... Şti tarafından defterlerin nerede olduğu bildirildiğinde yeniden inceleme günü verilerek bilirkişi raporu alınmasına," karar verilmiştir.
06.06.2023 tarihli duruşmada; ...'a gönderilen müzekkerenin muhatabın taşındığından bahisle bila tebilğ iade edildiği belirtildikten sonra ;
"1-Temlik alan davacı vekiline temlik eden şirketin ticari defter ve belgelerini bilirkişi incele- mesine esas olmak üzere Mahkememize sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde defter ve belgeler inceleme için ibraz edilmediği takdirde bu hususta bilirkişi incelemesine dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağının ihtarına, (davacı vekiline ihtar edildi)
2-Defter ve belgeler sunulduğunda tarafların iddiaları savunmaları ve dosya kapsamına göre defter ve belgeler incelenmek suretiyle bilirkişiden ek rapor alınmasına, rapor geldiğinde duruşma günü beklenmeksizin taraflara tebliğine " karar verilmiştir.Temlik alan vekili bu ara karar üzerine 22.06.2023 tarihli dilekçeyi ibraz ederek;"Temlik eden sıfatına haiz ...' nin ticari defter ve belgeleri tarafımızdan istenmişse de temlik edene ait ticari defter ve belgelerin nerede olduğu konusunda bilgi sahibi olmadığımızı beyan etmekteyiz. Mahkemenin 27.09.2022 tarihli duruşmasında mahkemenize temlik eden şirketin ticari defter ve belgelerinin nerede olduğuna ilişkin bilgi sahibi olmadığımıza ilişkin beyanda bulunmuştuk. Bu doğrultuda mahkemenizce ''Tasfiye Memuru ve davalı şirkete ve temlik eden davacı şirkete defter ve belgelerinin nerede olduğunu bildirmesi için müzekkere yazılamasına'' karar verilmiştir ancak aradan geçen zaman zarfında mahkeme kararı yerine getirilmemiştir. Bu nedenle mahkemenin 27.09.2022 tarihli duruşmasının 1 No' lu ara kararı ve işbu dilekçemizdeki beyanlarımız gereği tasfiye memuruna ve davalı şirkete temlik eden ... ' nin ticari defter ve belgelerinin nerede olduğuna ilişkin müzekkere yazılmasını talep ederiz.Ayrıca davacı müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtlarının mahkemenizce tekrar incelenmek istenmesi durumunda ise ticari defter ve kayıtların sayıca fazla olması sebebiyle mahkemenize sunulabilmesi mümkün değildir. Bu nedenle müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak incelemenin aşağıda belirten şirket adresinde yapılmasını talep ederiz. " şeklinde beyanda bulunmuştur.10.10.2023 tarihli duruşmada ise;Temlik alan /davacı vekili "biz ...firmasının defterlerine ulaşamıyoruz, mahkemece bulunması için müzekkere yazılmasını talep ediyorum, "Davalı ... vekili: "geçen celse kesin mehil verilmiştir, davacının defterleri ile bu husus ispat edilemez, Davanın reddine karar verilsin, " şeklinde beyanda bulunmuş, Aynı duruşmada "DAVANIN REDDİNE " dair kısa karar açıklanmış, gerekçeli kararda ise "temlik edenin ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi incelemesine sunulmadığı, dosya kapsamına göre davanın ispatlanamadığı" belirtilmiştir.31.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda her ne kadar, temlik alanın temlik edenden alacaklı olup olmadığı yönünden bir inceleme yapılmış ise de, uyuşmazlık konusu olan temlik ilişkisindeki alacak değil, temlik eden ...'un davalı ortaklarından alacaklı olup olmadığı hususundadır. Bu yönüyle düzenlenen bilirkişi raporu hükme elverişli değildir.Mahkemece yapılması gereken, davacı ... ile davalı şirketlerin ve ... ortaklığının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaparak, ... şirketinin ortaklık ilişkisi kapsamında davalılardan alacaklı olup olmadığı hususunun tespitidir.6100 sayılı HMK'da "Tarafın belgeyi ibraz etmemesi MADDE 220- (1) İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
(2) Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
(3) Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Üçüncü kişinin belgeyi ibraz etmemesi
MADDE 221- (1) Mahkeme, üçüncü kişi veya kurumun elinde bulunan bir belgenin taraflarca ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu olduğuna karar verirse, bu belgenin ibrazını emreder.
(2) Belgeyi ibraz etmesine karar verilen herkes, elindeki belgeyi ibraz etmek; belgeyi ibraz edememesi hâlinde ise bunun sebebini delilleri ile birlikte açıklamak zorundadır. Mahkeme yapılan açıklamayı yeterli görmezse, bu kimseyi tanık olarak dinleyebilir.
(3) Belgeyi ibraz zorunda olanlar, tanıklıktan çekinmeye ilişkin hükümlere göre, belgeyi ibrazdan veya bu konudaki tanıklıktan çekinebilirler. Belgeyi ibraz veya bu konuda tanıklık yapmak zorunda olanlar hakkında, tanıklara ilişkin hükümler uygulanır." şeklinde düzenleme yapılmıştır.Somut olayda; ... şirketi ile ... şirketi arasında TBK 183.vd. Maddeleri kapsamında "alacağın temliki "ne ilişkin bir akdi ilişki kurulduğu sabit olup bu sözleşme "şirket devri " mahiyetinde değildir. ... şirketi ayrı bir tüzel kişilik olup ticari hayatın olağan akışına göre ticari defter ve kayıtlarının temlik alan nezdinde tutulması ve muhafazası beklenemez. Nitekim temlik alan vekili defaetle "... şirketinin ticari defter ve kayıtlarını nerede olduğunu bilmedikleri, bu hususta ... Şirketine müzekkere yazılması gerektiği" yönünde beyanda bulunmuştur. Bu beyan doğrultusunda mahkemece defter ibrazı hususunda ... şirketine yazılan müzekkere ise bila tebliğ dönmüştür.Hal böyle iken mahkemece, temlik alan şirkete temlik edenin ticari defter ve kayıtlarını ibraz için kesin süre verilmesi, sonuçta "kesin süre içinde ... şirketinin defterlerinin sunulmadığı, davanın ispat- lanamadığı " gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur." denilerek, " temlik alan vekillinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının mahkemesine gönderilmesine " karar verilmiştir. Kaldırma kararımız sonrasında İlk Derece Mahkemesi'nce: " istinaf ilamı doğrultu- sunda ... şirketinin ortaklık ilişkisi kapsamında davalılardan alacaklı olup olmadığı hususunun tespiti için ... ile davalı şirketlerin ve ... ortaklığının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasının gerektiği, bu kapsamda mahkemece ticari defter ve kayıtların ibrazı için ... şirketine müzekkere yazıldığı, defter ve kayıtlar için temlik eden şirket yetkilisinden de ayrıca talepte bulunulduğu, tebliğe rağmen ticari defter ve kayıtların sunulmadığı, temlik alan davacının temlik edenden alacağı olmakla birlikte davalılardan alacağının ispatı bakımından dosya kapsamında bir delilin olmadığı, ispat yükümlülüğünün yerine getiri- lemediği" gerekçesi ile " DAVANIN REDDİNE" karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:Hüküm temlik alan ... tarafından istinaf edilmiştir.Temlik alan vekili istinaf dilekçesinde:Temlik eden şirketin, davada taraf olmadığını, mahkemenin uyuşmazlığın çözümü için zorunlu görmesi halinde HMK m. 220-221 uyarınca üçüncü kişinin elindeki belgelere ilişkin delil toplama sürecini bizzat işletmesinin gerektiğini, bu yükümlülüğü müvekkilinin üzerine yıkması ve “defterler gelmedi” gerekçesine indirgemesinin usul hukukunun delil toplama/maddi gerçeğin araştırılması amacını anlamsızlaştırdığını,dosyada alınan 31.03.2022 tarihli bilirkişi raporunun temlik alan davacı lehine hem defterlerin delil niteliğini, hem de ...’dan doğan alacağın varlığını ve tutarını açık şekilde tespit ettiğini, bu raporda davacı lehine alacak tespiti: 31.12.2015 itibariyle 1.200.794,45 TL, temlikname kapsamında temlik edilen meblağ: 1.300.000,00 TL olarak tespit edildiğini, mahkemece bu tespitlerin göz ardı edilerek kalan kısmın “temlik edenin adi ortaklıkta alacaklı olduğu ispatlanamadı / defter ibraz edilmedi” gerekçesiyle bertaraf edilmesinin çelişkili, usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Kaldırma kararımız sonrasında temlik alan vekilinin istinaf başvurusuna dayanak yaptığı SMMM ... tarafından düzenlenen 31.03.2022 tarihli rapor aynen :Davacı ... A.Ş.' ne ait 2015 yılı yevmiye defterinde dava dışı ... ... Şti 120 10 0) 16 cari hesap koduyla kayıtlı olduğu, bu cari kodla yevmiye defterinde yapılan işlemler kayıt altına alındığı tespit edilmiştir. Davacının dava dışı firmadan 31.12.2015 tarihi itibariyle 1.200.,794,45 TL ALACAKLI olduğu gözükmektedir. Muavin kaydı ekte sunulduğu,Dava dosyasında mevcut olan 18.10.2016 tarihli Temliknamenin incelenmesi;Temlik Eden: ... ... Şti.Temlik Edilen Meblağ: 1.300.000,00 TL Temlik Alan: ... A.Ş.Temlik Alınan Meblağ: 1.300.000,00 TL ... Adi İş Ortaklığı firmasından İstanbul Anadolu 5,Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2015/785 Esas sayılı dosyası ile derdest alacak davasındaki tüm alacaklarımı (faiz, masraf ve tüm ferileri ile birlikte) 1.300.000,00 TI. kısmını geri dönülmez bir biçimde ... A.Ş.'ne olan borçlarıma mukabil temlik ettim. Lehine temlik yaptığım ... A.Ş. Lehine temlik edilen meblağı borçlu ... İŞ ORTAKLIĞI firmasından talep ve tahsil etmesine, İstanbul Anadolu 5.Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 201 51785 Esas sayılı dosyasında Alacaklı/Davacı makamına kaim olarak işlemler yapmasına muvafakatimin bulunduğunu kabul ve beyan ederim. 18.10.2016” yazılı olduğu, altında ... Şti yetkilisi ... isim ve imzası,Temlik Alan ... A.Ş. yetkilisi İdris Bayat isim ve imzanın var olduğu görülmektedir.Davacı (temlik alanı) şirket defter ve kayıtları, dava dosyasına mübrez deliller üzerinde yapılan ve detayları yukarıda verilen inceleme ve değerlendirme sonucunda, takdiri mahkemeye ait olmak üzere;Davacı (Temlik Alan)” ya ait 2015 yılı yasal defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine şahip olduğu,Davacı (Temlik Alan) ... A.Ş. ne ait 2015 yılı yevmiye defterinde dava dışı ... ... Şti 120 10 01 16 cari hesap koduyla kayıtlı olduğu, bu cari kodla yevmiye defterinde yapılan işlemler kayıt altına alındığı, davacının dava dışı firmadan 31.12.2015 tarihi itibariyle 1.200.794,45 TL alacaklı olduğu Davacı (Temlik Alan) ... A.Ş. 18.10.2016 tarihinde dava dışı ... ... Şti” nin ... Adi İş Ortaklığından olan alacaklarının 1.300.000 TL kısmını temlik aldığı, " yönünde görüş bildirilmiştir.İş bu rapor sadece temlik alanın ticari defter ve kayıtları incelenerek hazırlanmış olup temlik alanın temlik eden ...'dan olan alacağı tespit edilmiştir. Ancak temlik eden ... şirke- tinin davalı taraftan alacaklı olup olmadığı hususunda bir tespit içermemektedir.Defterlerinin incelenmesine karar verilen ... şirketi ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemiştir.Dolayısıyla dava konusu alacağın varlığı yasal deliller ile ispat edilememiştir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda maddi vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, temlik edenin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Alacağı temlik alan ...'n istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.06/10/2026