Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/48 E. 2026/63 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/48
- Karar No
- 2026/63
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 41. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/48 - 2026/63 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 41. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/48 KARAR NO : 2026/63
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/09/2023 NUMARASI : 2022/307 Esas, 2023/362 Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : 2 - VEKİLİ : Av. DAVALI : 3 - VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/09/2023 tarih ve 2022/307 E. - 2023/362 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekilince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 2020/152391 sayılı... ibareli markanın 05 ve 35. sınıflarda adına tescili başvurusunun, davalı ...ve davalı ... A.Ş.'nin itirazı sonucunda, diğer davalı Kurum tarafından davalılara ait 2017/2655 sayılı "..." ve 2020/42361 sayılı "..." ibareli markalarla karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçeleriyle 05 ve 35. sınıflarda kısmen reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2022-M-7398 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, ilaç sektörünün en büyük kuruluşlarından olan müvekkilinin nefes darlığı ve astım tedavisinde kullanılan itiraza dayanak "..." markasının 05. sınıfta ülke içinde ve WİPO nezdinde tescilli olduğunu, davaya konu markanın müvekkilinin markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ve markanın tescil edilmek istendiği mal ve hizmetler müvekkilinin markasında bulunduğundan YİDK kararının doğru olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı .... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin "..." markası ile dava konusu marka arasında görsel ve işitsel yüksek oranda benzerliğin bulunduğunu, davacının markasının müvekkilinin markasının tescilli olduğu mal ve hizmetler yönünden tescil edilmek istendiğini ve özellikle doktorlar tarafından el yazısı ile yazılacak reçetelerde markaların karıştırılmasının kuvvetle muhtemel olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, Davacının "..." ibareli marka başvurusu ile davalıların "..." ve "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, başvuru markasının kapsamından çıkartılan mallar/hizmetleri ile davalıların markalarının kapsamındakilerle aynı/benzer/ilişkili/bağlantılı mallar/hizmetler olduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu başvuru kapsamından çıkarılan mallar ve hizmetler yönünden dava konusu markayı davalıların itiraza dayanak markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, taraf markaları arasında benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği ve bu nedenle SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas alınan raporun hatalı ve eksik olduğunu, zira ... markası ile davalıların markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak farklılık bulunduğunu, "..." markasında müvekkilinin markasında yer almayan fazladan 3 harfin bulunduğunu, müvekkilinin markası hava anlamına gelen "..." ve "..." anlamına gelen "..." ibarelerinin birleşiminden oluşmakta iken, davalı...nin markasının "..." ve "..." ibaresinden meydana geldiğini, "..." ibaresinin ayırt ediciliği bulunmadığından bir kişinin tekeline bırakılamayacağını, diğer davalı ... A.Ş.' nin markasının ise "..." ve "...'" ibarelerinden oluştuğunu bu nedenle markalar arasında benzerlik kurulamayacağını, 5. sınıfta "..." ve "..." ibarelerini içeren çok sayıda markanın bulunduğunu, ürünlerin hitap ettiği tüketicilerin doktor eczacı gibi meslek profesyonelleri olduğunu dolayısı ile markaların karıştırmayacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davalıların "..." ve "..." ibareli markaları başvuru kapsamında dava konusu mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira aralarında eczacınında bulunduğu bilirkişi heyeti tarafından açıklandığı üzere, markalarda yer alan ve ... anlamına gelen "..." kelimesinin zayıf bir ibare olup ayırt edici etkisinin bulunmadığı, buna karşılık mal ve hizmetlerdeki ayniyet ve "..." ibaresinin itiraza mesnet markalardaki "..." ve "..." ile olan benzerliğinin, bütünsel algıda ilgili tüketicilerin ortalamanın üzerindeki dikkat düzeyine rağmen karıştırma ihtimalini doğurduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca davacı tarafından alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40- TL'nin davacı tarafından tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.