İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/387 E. 2026/694 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/387
Karar No
2026/694
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/387 Esas KARAR NO:2026/694

DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ:26/05/2025 KARAR TARİHİ:17/09/2026

DAVA : Davacılar vekilince mahkememize ibraz edilen dava dilekçesinde, davacıların hissedarı bulunduğu ... A.Ş.'nin 25.02.2025 tarihli, 2022-2023 yıllarına ait Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda, davacılar tarafından muhalefet şerhi koyulan; 3 no.lu gündem maddesi ile alınan "2022 ve 2023 yıllarına ait bilanço ve kar/zarar hesaplarının kabulüne'', 4 no.lu gündem maddesi ile alınan "Yönetim Kurulu Üyesi ...'in 2022 ve 2023 yılı faaliyetlerinden dolayı ibra edilmesine", 4 no.lu gündem maddesi ile alınan "Yönetim Kurulu Üyesi ...'in 2022 ve 2023 yılı faaliyetlerinden dolayı ibra edilmemesine", 4 no.lu gündem maddesi ile alınan "Bağımsız Denetçi'nin 2022 Yılı Raporu'ndan dolayı ibra edilmesine", 8 no.lu gündem maddesi ile alınan "Yönetim Kurulu Üyeleri'ne TTK.nın 395 ve 396. Maddelerinde sayılan izinlerin verilmesine", dair kararların iptali ile 4 no.lu gündem maddesine ilişkin olarak, ...'in ibra edildiğinin tespitinin talep edildiğini, 2022 ve 2023 yıllarına ait bilanço ve kar/zarar hesaplarının kabulü 3 no.lu gündem maddesinde davacıların 2022 yılına ait bilanço ve kar/zarar hesaplarının kabulü kararına karşı; "Şirket Yönetim Kurulu Başkanı tarafından Genel Kurul’a sunulan 2022 yılına ait bilanço ve Kâr Zarar (Gelir) Tablosu, ortakların bilgi alma haklarını karşılayamadığı gibi, bilgi sunulmasından kaçınıldığı gözlenen önemli konulara, özleri ve işlem sonuçları ile ilgili olarak, 2022 Yılı Yönetim Kurulu Faaliyet Raporunda ve finansal tablo dipnotlarında da rastlanmamıştır. Özel Denetim talebimizde belirtildiği üzere, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş devredilemez ve vazgeçilmez görevlerin yerine getirilmediği, Yönetim Kurulu Faaliyet Raporunda sorularımıza konu hususlarda hiçbir bilgi verilmeyerek gizlendiği, Şirketin 2022 yılı Faaliyet Raporu ile Bilanço ve Kâr Zarar hesaplarının gerek 2022 yılı faaliyet sonuçlarını gerekse 31.12.2022 tarihli finansal durumunu gerçeğe uygun olarak yansıtmadığı hususları anlaşıldığından, pay sahiplerinin bu nedenlerle uğradığı zararlar ve Yönetim Kurulu Başkanı’nın da sorumluluğu söz konusudur. Dolayısıyla da gündemin 3. maddesine ilişkin olarak 2022 yılına ait bilanço ve kâr zarar hesaplarının oy çokluğu ile tasdiki yönünde alınan karar hukuka ve iyi niyet kurallarına aykırı bulunduğu gibi, özel denetim talebimizin reddine ilişkin karar da hukuka ve iyi niyet kurallarına aykırı bulunmaktadır." , 2023 yılına ait bilanço ve kar/zarar hesaplarının kabulü kararına karşı; "Şirket Yönetim Kurulu Başkanı tarafından Genel Kurul’a sunulan 2023 yılına ait bilanço ve Kâr Zarar (Gelir) Tablosu, ortakların bilgi alma haklarını karşılayamadığı gibi, bilgi sunulmasından kaçınıldığı gözlenen önemli konulara, özleri ve işlem sonuçları ile ilgili olarak, 2023 Yılı Yönetim Kurulu Faaliyet Raporunda ve finansal tablo dipnotlarında da rastlanmamıştır. Özel Denetim talebimizde belirtildiği üzere, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş devredilemez ve vazgeçilmez görevlerin yerine getirilmediği, Yönetim Kurulu Faaliyet Raporunda sorularımıza konu hususlarda hiçbir bilgi verilmeyerek gizlendiği, Şirketin 2023 yılı Faaliyet Raporu ile Bilanço ve Kâr Zarar hesaplarının gerek 2023 yılı faaliyet sonuçlarını gerekse 31.12.2023 tarihli finansal durumunu gerçeğe uygun olarak yansıtmadığı hususları anlaşıldığından, pay sahiplerinin bu nedenlerle uğradığı zararlar ve Yönetim Kurulu Başkanı’nın da sorumluluğu söz konusudur. Dolayısıyla da gündemin 3. maddesine ilişkin olarak 2023 yılına ait bilanço ve kâr zarar hesaplarının oy çokluğu ile tasdiki yönünde alınan karar hukuka ve iyi niyet kurallarına aykırı bulunduğu gibi, özel denetim talebimizin reddine ilişkin karar da hukuka ve iyi niyet kurallarına aykırı bulunmaktadır." gerekçeleri ile muhalefet ettiğini, muhalefet şerhlerinde belirtilen haklı gerekçeler ile 3 no.lu gündem maddesi ile alınan 2022 ve 2023 yıllarına ait bilanço ve kar/zarar hesaplarının kabulüne ilişkin kararın iptalinin gerektiğini, yönetim kurulu üyesi ...'in 2022 ve 2023 yılı faaliyetlerinden dolayı ibra edilmesi 4 no.lu gündem maddesinde, ..., Yönetim Kurulu Başkanı olarak, tamamen keyfi, yönetim kurulunun diğer üyelerine hiçbir şey danışmadan ve yönetim kurulu toplantılarını yapmadan sürdürdüğü faaliyetleri hakkında, davacı azınlık pay sahiplerine bilgi vermekten de sürekli kaçındığını, Yönetim Kurulu Başkanı olarak imzaladığını, genel kurula çok sayıda eksik ve hatalarla dolu halde sunduğu 2022 yılı faaliyet raporu, bağımsız denetimden geçmiş olanlar da dahil bilanço ve kâr zarar hesaplarıyla çok önemli çelişkileri de yansıttığını, 2022 yılı faaliyet dönemine ilişkin faaliyetleri ve bilanço ile kâr zarar hesaplarındaki izaha muhtaç birçok konuya ilişkin olarak yönelttiklerini, çok sayıda soruya Genel Kurul'da cevap vermekten kaçınan Yönetim Kurulu Başkanı ...'in, toplantı sonrasında iş bu dava tarihine kadar, açıklama içeren yazılı cevaplarını da davacılara iletmediğini, Genel Kurul tutanağına geçen muhalefet şerhlerimizde de açıkça ortaya konduğu üzere, “işletmenin sürekliliği” esasına göre, ... Turizm A.Ş.’yi büyük ölçüde borca batık hale getirdiği görülen ..., keyfi ve sorumsuz yönetimi sürecinde TTK md. 376 hükümlerini de hiçe sayıldığını, Genel Kurul'u olağanüstü toplantıya çağırmadığını, Ticaret Mahkemesi'ne başvuru yükümlülüğünü de yerine getirmediğini, ...'in, Yönetim Kurulu Başkanı olarak faaliyetlerini, 2023 yılında da tamamen keyfi, yönetim kurulunun diğer üyelerine hiçbir şey danışmadan ve yönetim kurulu toplantılarını yapmadan sürdürdüğünü ve davacı azınlık pay sahiplerine bilgi vermekten kaçınmaya da devam ettiğini, Yönetim Kurulu Başkanı olarak imzaladığını, genel kurula çok sayıda eksik ve hatalarla dolu halde sunduğu 2023 yılı faaliyet raporu, bilanço ve kâr zarar hesaplarıyla çok önemli çelişkileri de yansıttığını, 2023 yılı faaliyet dönemine ilişkin faaliyetleri ve bilanço ile kâr zarar hesaplarındaki izaha muhtaç birçok konuya ilişkin olarak yönelttikleri çok sayıda soruya genel kurulda cevap vermekten kaçınan Yönetim Kurulu Başkanı ...'in, toplantı sonrasında iş bu dava tarihine kadar, açıklama içeren yazılı cevaplarını da davacılara iletmediğini, Genel Kurul tutanağına geçen muhalefet şerhlerinin de açıkça ortaya konduğu üzere, “işletmenin sürekliliği” esasına göre, üstelik 2023 yılı enflasyon düzeltmesi sonrasında da ... Turizm A.Ş.’yi büyük ölçüde borca batık hale getirdiği görülen ...'in, keyfi ve sorumsuz yönetimi sürecinde TTK md. 376 hükümlerini de hiçe sayarak, Genel Kurul'u olağanüstü toplantıya çağırmadığı gibi Ticaret Mahkemesi'ne başvuru yükümlülüğünü de yerine getirmediğini, 4 no.lu gündem maddesi ile alınan "Yönetim Kurulu Üyesi ...'in 2022 ve 2023 yılı faaliyetlerinden dolayı ibra edilmesine" ilişkin kararın iptali gerektiğini, yönetim kurulu üyesi ...'in 2022 ve 2023 yılı faaliyetlerinden dolayı ibra edilmemesi ile ilgili 4 no.lu gündem maddesinde, davacılar; Yönetim Kurulu Üyesi ...'in; 2022 yılı faaliyetlerinden dolayı ibra edilmemesi kararına karşı; "..., Yönetim Kurulu üyesi olarak 2022 yılında üzerine düşen görevleri ve sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getirmiştir. Şirketin temsil ve ilzam yetkisine sahip Yönetim Kurulu Başkanı ...’in, diğer yönetim kurulu üyelerinin Şirketin faaliyetleri ile ilgili katkı sağlamaları yönünde hiçbir şekilde talebi olmadığı gibi, tek başına aldığı kararların öncesi ve sonrasında ilgili konulara yönelik hiçbir bilgi de sunmamıştır. Dolayısıyla da gündemin 4. maddesine ilişkin olarak Yönetim Kurulu Üyesi ...’in 2022 yılı faaliyetlerinden dolayı ibra edilmemesi yönünde alınan karar hukuka ve iyi niyet kurallarına aykırı bulunduğundan alınan karara itiraz ediyoruz." 2023 yılı faaliyetlerinden dolayı ibra edilmemesi kararına karşı; "..., Yönetim Kurulu üyesi olarak 2023 yılında üzerine düşen görevleri ve sorumlulukları eksiksiz olarak yerine getirmiştir. Şirketin temsil ve ilzam yetkisine sahip Yönetim Kurulu Başkanı ...’in, diğer yönetim kurulu üyelerinin Şirketin faaliyetleri ile ilgili katkı sağlamaları yönünde hiçbir şekilde talebi olmadığı gibi, tek başına aldığı kararların öncesi ve sonrasında ilgili konulara yönelik hiçbir bilgi de sunmamıştır. Dolayısıyla da gündemin 4. maddesine ilişkin olarak Yönetim Kurulu Üyesi ...’in 2023 yılı faaliyetlerinden dolayı ibra edilmemesi yönünde alınan karar hukuka ve iyi niyet kurallarına aykırı bulunduğundan alınan karara itiraz ediyoruz. " gerekçeleri ile muhalefet ettiklerini, ...'in azınlık pay sahibi olup aynı zamanda şirketin hakim ortağı ve yetkilisinin yeğeni olduğunu, kendisine yönetim kurulu üyeliği teklif edildiğinde bunun iyi niyetle yapıldığı düşünülmüş iken, daha sonra şirket içinde pasifize edildiği, hiçbir önemli kararda görüşünün alınmadığının anlaşıldığını, ...'in yönetim kurulu üyesi olarak sahip olduğu yetki ve yetki alanlarına bakıldığında, önemsiz bir konumda olduğunun görüldüğünü, başlangıçta, Yönetim Kurulu Başkanı'nın kardeşi olan babası ... ... mirasçısı olması nedeni ile kendisine bir yaklaşım gösterildiğini ancak geçen sürede bunun samimi olmadığının anlaşıldığını, davacının, yönetim kurulu üyesi olmasına, aile şirketinde pay sahibi statüsüne rağmen, kendisine kötü davranıldığını, yönetim kurulu üyesi sıfatı kağıt üzerinde kaldığını, bu davranışlar nedeniyle davacı daha fazla bu görevde kalmamaya karar vererek istifa ettiğini, davalı şirketin her konuda söz sahibi olan, tüm yetkilere münhasıran sahip yönetim kurulu başkanı genel kurul'da ibra edilirken, kabul edilebilir, somut hiçbir gerekçe ortaya koymadan davacının ibra edilmemesi yönünde oy kullandığını, dürüstlük ve iyiniyet kurallarına aykırı şekilde, hiçbir haklı neden gösterilmeksizin, sırf davacıyı ve ailesini ezmek için ibra kararı verilmediğini, bu sebeple 4 no.lu gündem maddesi ile alınan "Yönetim Kurulu Üyesi ...'in 2022 ve 2023 yılı faaliyetlerinden dolayı ibra edilmemesine" ilişkin kararın dürüstlük ve iyiniyet kurallarına aykırılık nedeni ile iptali ile ...'in ibra edildiğinin tespiti gerektiğini, bağımsız denetçi'nin 2022 yılı raporu'ndan dolayı ibra edilmesi başlıklı 4 no.lu gündem maddesinde, 1.no da"2022 ve 2023 yıllarına ait bilanço ve kar/zarar hesaplarının kabulü'' kararının iptali taleplerine ilişkin açıklamalarda belirtilen gerekçeler doğrultusunda bağımsız denetçinin ibrasına ilişkin kararın iptali gerektiğini, yönetim kurulu üyeleri'ne TTK.nın 395 ve 396. maddelerinde sayılan izinlerin verilmesi 8 no.lu gündem maddesinde, TTK'nın "Oydan Yoksunluk" başlıklı 436. maddesinin 1. Bendinde "Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz" denildiğini, 11. HD’nin 20.01.2021 tarih ve 2020-1032/228 sayılı kararına atıfta bulunarak, TTK 395 ve 396. Maddelerinde sayılan izinlerin verilmesine ilişkin oylamada 436. maddeye aykırı şekilde, Yönetim Kurulu Başkanı ... oy hakkından yoksun olmasına rağmen oylamaya katıldığını, olumlu oyu nedeni ile izin verilmesi kabul edilmiştir. buna göre, 436. maddeye aykırılık nedeni ile 8 no.lu gündem maddesi ile alınan "Yönetim Kurulu Üyeleri'ne TTK.nın 395 ve 396. Maddelerinde sayılan izinlerin verilmesine" ilişkin kararın iptali gerektiğini belirterek dilekçesinin sonuç kısmında, davacıların hissedarı bulunduğu ... A.Ş.'nin 25.02.2025 tarihli, 2022-2023 yıllarına ait Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda; 3 no.lu gündem maddesi ile alınan "2022 ve 2023 yıllarına ait bilanço ve kar/zarar hesaplarının kabulüne'', 4 no.lu gündem maddesi ile alınan "Yönetim Kurulu Üyesi ...'in 2022 ve 2023 yılı faaliyetlerinden dolayı ibra edilmesine", 4 no.lu gündem maddesi ile alınan "Yönetim Kurulu Üyesi ...'in 2022 ve 2023 yılı faaliyetlerinden dolayı ibra edilmemesine", 4 no.lu gündem maddesi ile alınan "Bağımsız Denetçi'nin 2022 Yılı Raporu'ndan dolayı ibra edilmesine", 8 no.lu gündem maddesi ile alınan "Yönetim Kurulu Üyeleri'ne TTK.nın 395 ve 396. Maddelerinde sayılan izinlerin verilmesine", ilişkin genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini, 4 no.lu gündem maddesine ilişkin olarak, ...'in ibra edildiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekilince mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde, Davalı ... Turizm, ... Holding bünyesinde yer alan bir aile şirketi olduğunu, şirketin 2022 yılına kadar hissedarlar ... ve ... ... tarafından birlikte yönetildiğini, ... ... 19.01.2022 tarihinde vefatı ile hisseleri eşi ... ... ve oğulları ... ve ...'e intikal ettiğini, ... ve ... İngiltere'de ikamet ettiğini, buna rağmen ... ... mirasçıları adına ..., 28.01.2022 tarihinde, babasının vefatından bir hafta sonra tüm şirketlere Yönetim Kurulu üyesi olarak atandığını, durum bu aşamada iken davacıların muaraza çıkarmaya başladığını, vekilleri aracılığı ile şirketlerin feshine gidecekleri yolunda tehditvari mektuplar yazıldığını, Yönetim Kurulu Üyesi ...'in üyelikten istifa ettiğini, Genel Kurul toplantı ilanları yapılınca ihtarname keşide ederek evrak talep ettiklerini, istedikleri evrakın verildiğini, buna rağmen genel kurullarda menfi tutum takındıklarını, akabinde aracılar koyarak değerinin fevkalade üstünde bir bedel ile hisseleri diğer hissedara teklifle aksi halde şirketler zarara uğratacakları tehdidinde bulunduklarını, şirketlerin ticari itibarını zedeleyen davranışlarda bulunduklarını, davalı şirketin Genel Kurul tarihi Ticaret Sicil Gazetesinde kanuna uygun içerikte ilan edildiğini, davacıların Kadıköy ... Noterliği vasıtası ile 10.01.2025 tarihli ihtarnameyi gönderdiklerini, davacı vekili Av. ... ... ve Yeminli Mali Müşavirleri ihtarnamelerinde 20.01.2025 tarihinde şirket merkezine geldiklerini ve istedikleri evrak ekli tutanakla kendilerine teslim edildiğini, gönderdikleri ihtarname ile açıklama istendiğini, davacıların 2022 ve 2023 yılı için özel denetim ile açıklığa kavuşturulmasını talep ettikleri tüm hususların cevabı davacılar vekiline 20.01.2025 tarihinde verilen evrakta mevcut olduğunu, davacıların bu evrakı tetkik etmek için de yeterli vakitleri olduğunu, 23.01.2025 tarihinde yapılan toplantıda TTK.m.420'deki haklarını kullandıklarını, bu tarihten 2. Toplantının yapılacağı tarihe kadar hiçbir konuda izahat ve evrak istemediklerini, TTK'nın 438.maddesine atıfta bulunarak dilekçesinin devamında, mahkemeden özel denetim isteme hakkının kullanılabilmesi için öncelikle bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmış olmasının yasıl zorunluluk olduğunu, bunun yanında özel denetimle ancak, Belirli olayların" özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasının istenebileceğini, bilgi alma ve inceleme hakkının ise, TTK'nın 437/2.maddesinde düzenlenmiş olduğunu, pay sahiplerinin bilgi alma veya inceleme istemlerinin genel kurulda, yönetim kurulundan şirketin işleri; denetçilerden denetim yapılma şekli ve sonuçları hakkında olabileceğini; aynı maddenin 5.fıkrasında ise, bilgi alma veya inceleme istemlerinin, cevapsız bırakılmasının, haksız olarak reddedilmesinin, ertelenmesi ve bilgi alınamaması durumunda şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine başvurarak bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılabileceğinin düzenlendiğini, özel denetçi istemi hakkının kullanılabilmesi için öncelikle, TTK'nın 437.maddesinde düzenlenen bilgi alma ve inceleme hakkının yasaya uygun biçimde kullanılması ve belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasının istenilmesinin yasal zorunluluk olduğunu, davacıların Genel Kurulun III. Maddesinde yazılı kararın iptali talebi maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, TTK.m.439'a dayalı olarak IV ve VIII. Maddelerde yazılı Genel Kurul kararlarının iptali talebinin de maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, davalı şirketin 25/02/2025 tarihli 2022-2023 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında alınan 3 ve 8 nolu gündem maddelerinin iptali , 4 nolu gündem maddesi ile alınan yönetim kurulu üyesi ...'in ibrası ve bağımsız denetçinin ibra edilmesi ile ilgili kısımların iptali ...'in ibra edilmemesine yönelik kararın iptali istemlerine ilişkindir. Deliller ; Davalı şirkete ait Sicil kayıtları, 25.02.2025 tarihinde yapılan 2022-2023 yıllarına ait olağan genel kurul toplantı gündemi ve toplantı tutanağı, hazirun cetveli, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler, bilirkişi incelemesi, yasal mevzuat.

Uyuşmazlık noktaları; Davalı şirketin 25/02/2025 tarihli 2022-2023 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında alınan 3 nolu gündem maddesindeki - bilanço ve kar/zarar hesaplarının kabulüne, 4 nolu gündem maddesiyle alınan - yönetim kurulu üyesi ...'in ibra edilmesi - bağımsız denetçinin 2022 yılı raporu nedeniyle ibra edilmesi - ...'in ibra edilmemesine yönelik kararların, 8 nolu gündem maddesiyle alınan - yönetim kurulu üyelerine TTK 395 ve 396 maddeleri yönünden izin verilmesine yönelik kararların kanuna, esas sözleşmeye, iyi niyet kurallarına uygun olup olmadığı, iptali koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti ile, ...'in ibra edildiğinin tespiti yönünde karar verilmesinin mümkün olup olmadığı hususlarının tespiti noktalarında uyuşmazlık toplanmaktadır. Davalı şirkete ait en son sicil kaydı alınıp incelendiğinde, ortaklarının ..., ..., ... olduğu yönetim kurulu üyelerinin ... ve ... ... ... olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde, 2022 ve 2023 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısının 25/02/2025 tarihinde yapıldığı, şirketin toplam 9.500.000 adet hissesinden , tamamının toplantıda temsil edildiği, 3 nolu gündem maddesi ile şirketin 2022 ve 2023 yıllarına ait bilanço ve kar/zarar hesaplarının okunarak müzakere edildiği, bilanço ve kar/zarar hesaplarının oylandığı, davacıların 285.000 adet olumsuz oyuna karşılık oy çokluğu ile kabul ve tasdik edildiği, davacıların muhalefet şerhlerinin tutanağa geçirdikleri görülmüştür. 4 nolu gündem maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin ve denetçinin ibrasının ayrı ayrı oylandığı, yönetim kurulu üyesi ...'in davacıların 285.000 olumsuz oyuna rağmen ... Holding AŞ'nin olumlu oyu ile oy çokluğu ile ibra edildiği, davacıların bu ibraya muhalefet şerhini tutanağa geçirdikleri, yönetim kurulu üyesi ... ... ... oy birliği ile ibra edildiği, ... ... ... ibra edilmesi ile ilgili iptal davası açılmadığı, yönetim kurulu ...'in ... ve ... ... toplam 178.125 adet olumlu oyuna rağmen ... Holding Aş ve ...'in olumsuz oyları ile ibra edilmediği, davacıların buna karşı muhalefet ettikleri, bağımsız denetçi ... Bağımsız Denetim ve YMM AŞ ve Sorumlu Denetçi ... ... davacıların olumsuz oyuna rağmen oy çokluğu ile ibra edildiği, davacıların bu karara muhalefet ettikleri, 8 nolu gündem maddesi incelendiğinde, yönetim kurulu üyelerine TTK 395 ve 396.maddesinde sayılı izinlerin verilmesinin görüşüldüğü, davacıların olumsuz oyuna rağmen oy çokluğu ile izin verildiği, davacıların bu karara karşı muhalefet ettikleri görülmüştür. Dosyanın, mahkememizce resen tespit edilecek bir mali müşavir bir de ticaret hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanına tevdi edilerek, davalı tarafın 2022-2023 yıllarına ait ticari defter ve belgelerinin bildirilen adreste yerinde HMK 218. Maddesine göre incelenerek ve incelendiği hususu rapora geçirilerek tüm dosya kapsamı doğrultusunda ve belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında rapor tanzim edilmek üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişiler tarafından mahkememize ibraz edilen 27/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda , dosya içeresinde mevcut deliller , tarafların iddia ve savunmaları yine mahkememizce belirlenen uyuşmazlık noktaları irdelenerek ve davalı tarafa ait ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişiler tarafından inceleme yapıldığı, incelenen ticari defterlerin tasdik bilgilerinin tablo halinde verildiği, davalı şirketin sermayesi, ortaklık yapısı ve yönetiminin incelendiğini, davalı şirketin finansal tabloları ve mali durumunun incelendiği, raporun devamında "Davalı ... Anonim Şirketi'nin ;. 2022 yılı Aktif Toplamının, 46.973.024,72 TL, Kısa ve Uzun Vadeli Borçlarının 59.064.689,17 TL, Özkaynaklarının(-) 12.091.664,45 TL olarak raporlandığı ve şirketin 9.500.000 TL olan sermayesinin tamamını kaybettiği ve şirketin 2022 yılı sonunda teknik olarak borca batık durumda olduğu, 2023 yılında bir önceki döneme göre aktiflerinin 2,5 kat azalarak Aktif Toplamının , 18.434.231,30 TL olarak, Kısa ve Uzun Vadeli Borçlarının bir önceki döneme göre 9 kat artarak 111.443.085,78 TL, Özkaynaklarının önceki döneme göre 9 kat azalarak (-) 93.008.854,48 TL olarak raporlandığı, 2023 yılı sonunda teknik olarak borca batıklığında çok ciddi artışlar olduğu, Davalı şirketin 2022 yılında Net Çalışma Sermayesi (Dönen Varlıklar — Kısa Vadeli Borçlar (-) 25.155.701,49 TL olarak hesaplanmış, 2023 yılında ise net çalışma sermayesinin negatif yönde tam 3,5 kat artarak (-) 87.565.035,17 TL olarak gerçekleştiği görülmüştür. Her iki dönemde de (-) olan çalışma sermayesinin, şirketin faaliyetlerinin yürütülmesinde çok ciddi oranda aksamalara neden olacağı anlaşılmaktadır. Davalı şirketin 2022 yılı Gelir Tablosu hesapları incelendiğinde, şirketin 2022 faaliyet yılında ana faaliyet kapsamında gelirinin olmadığı, katlanmak zorunda kaldığı faaliyet giderleri, elde ettği diğer gelir ve oluşan diğer giderler sonrasında şirketin dönem sonunda (-)3.329.718,29 TL zararının oluştuğu, Davalı şirketin 2023 yılı sonunda 81.725.602,69 TL dönem zararının oluştuğu tespit edilmiştir. Davalı şirketin 15.287.073,26 TL hasılat elde etmek için 43.948.160,68 TL gibi çok yüksek bir hizmet Maliyetinin oluştuğu, yine 15.287.073,26 TL net satış için 52.777.232,46 TL faaliyet giderinin oluştuğu gerçekleşen maliyet ve giderlerin kabul edilebilir ve sürdürülebilir olmadığı, Fiilen gerçekleşen bu maliyet ve giderlerin finansmanın, dışarıdan sağlanan krediler, ortak ... temin edilen tutar, verilen çekler ve ödeme emirleri(117.076.978,99 TL), Finansal Kiralama işlemlerinden sağlandığı, temin edilen dış kaynakların bir kısmının grup şirketlerine(çeşme otelcilik 49.646.337,68 TL, ... otel 4.210.567,74 TL, ... otelcilik 1.055.985,05 TL, ... 14.372.300 TL) aktarıldığı" belirtilerek 15. Sayfasında tablo halinde görselin sunulduğu, raporun görüş kısmında ise ; " Davacıların talebi, 25.02.2025 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 3, 4 ve 8 numaralı kararların iptali yönündedir. Davacıların davalı şirkette hissedar oldukları, dava konusu genel kurul kararına katılarak kararlara muhalif kaldıkları ve muhalefet şerhlerini tutanağa geçirdikleri, üç aylık sürede de bu davayı açtıkları hususunda ihtilaf yoktur. Yokluk ve butlan hallerinin yanı sıra genel kurul kararlarının hükümsüzlük hallerinden birisi de iptaledilebilirliktir. Genel kurul kararlarına karşı iptal davasını açma hakkını düzenleyen TTK. m. 446 hükmüne göre: “a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren paysahipleri, iptal davası açabilir. Sözkonusu hükümden de açıkça anlaşıldığı üzere, kural olarak paysahiplerinin iptal davası açabilmeleri için toplantıda hazır bulunmaları, iptale konu ettikleri karara karşı olumsuz oy kullanmaları ve bu muhalefetlerini tutanağa yazdırmaları gerekir. Toplantıda hazır bulunan, karara muhalif olan ve keyfiyeti zapta geçiren paysahiplerinin açmış oldukları iptal davasının kabul edilebilmesi için ayrıca bu kararların yasaya, esas sözleşmeye veya iyiniyet kuralına aykırı olduklarının da kanıtlanması gerekir (TTK. m. 445). Yapılan davete rağmen toplantıya katılmayan ve muhalefet şerhini tutanağa yazdırmayan bir pay sahibi ancak, usulüne uygun toplantı davetinin yapılmamış olması, gündemin gereği gibi ilan edilmemiş olması, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmemesi, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullanmaları, müktesep hakların ihlal edilmiş olması, hallerinden birinin varlığı ve bu aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu kanıtlaması durumunda, iptal davası açabilir. Ancak genel kurul kararlarının iptaline ilişkin TTK. m. 445 uyarınca yasaya, esas sözleşmeye veya iyiniyet kuralına aykırı kararlara karşı iptal davası açılabilir. Dolayısıyla anılan kararların iptalinin sağlanabilmesi için bu kararların kanun, anasözleşme veya afaki iyiniyete aykırı olması da gerekir. Gerçekten de Yargıtay vermiş olduğu bir kararında bu hususu şu şekilde dile getirmiştir: “...TTK.nun 381 maddesinde yazılı olduğu üzere toplantıda alınan kararların yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu iddia ve ispat edildiği takdirde iptale karar verilmesi mümkün bulunmaktadır. Sadece usulsüz çağrıya dayanılarak açılan davada iptal kararı verilemiyeceğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir...” (Y. 11. HD.'nin E. 1991/6466, K. 1993/563 sayı ve 01.02.1993 tarihli kararı). Somut olaydaki kararlar tek tek ele alındığında a) Mali tablo ve raporların onaylanmasına ilişkin gündemin 3. maddesiyle alınan karar: Toplantı tutanağı incelendiğinde davacıların alınan karara karşı "Şirket Yönetim Kurulu Başkanı tarafından Genel Kurul'a sunulan 2023 yılına ait bilanço ve Kâr Zarar (Gelir) Tablosu, ortakların bilgi alma haklarını karşılayamadığı gibi, bilgi sunulmasından kaçınıldığı gözlenen önemli konulara, özleri ve işlem sonuçları ile ilgili olarak, 2023 Yılı Yönetim Kurulu Faaliyet Raporunda ve finansal tablo dipnotlarında da rastlanmamıştır. Özel Denetim talebimizde belirtildiği üzere, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş devredilemez ve vazgeçilmez görevlerin yerine getirilmediği, Yönetim Kurulu Faaliyet Raporunda sorularımıza konu hususlarda hiçbir bilgi verilmeyerek gizlendiği, Şirketin 2023 yılı Faaliyet Raporu ile Bilanço ve Kâr Zarar hesaplarının gerek 2023 yılı faaliyet sonuçlarını gerekse 31.12.2023 tarihli finansal durumunu gerçeğe uygun olarak “yansıtmadığı hususları anlaşıldığından, pay sahiplerinin bu nedenlerle uğradığı zararlar ve Yönetim Kurulu Başkanı'nın da sorumluluğu söz konusudur. Dolayısıyla da gündemin 3. maddesine ilişkin olarak 2023 yılına ait bilanço ve kâr zarar hesaplarının oy çokluğu ile tasdiki yönünde alınan karar hukuka ve iyi niyet kurallarına aykırı bulunduğu gibi, özel denetim talebimizin reddine ilişkin karar da hukuka ve iyi niyet kurallarına aykırı bulunmaktadır" gerekçeleri ile muhalefet ettikleri görülmüştür. Yukarıda, mali inceleme bölümünde, yer alan “Davalı ... Anonim Şirketi'nin ; 2022 yılı Aktif Toplamının, 46.973.024,72 TL, Kısa ve Uzun Vadeli Borçlarının 59.064.689,17 TL, Özkaynaklarının(-) 12.091.664,45 TL olarak raporlandığı ve şirketin 9.500.000 TL olan sermayesinin tamamını kaybettiği ve şirketin 2022 yılı sonunda teknik olarak borca batık durumda olduğu, 2023 yılında bir önceki döneme göre aktiflerinin 2,5 kat azalarak Aktif Toplamının , 18.434.231,30 TL olarak, Kısa ve Uzun Vadeli Borçlarının bir önceki döneme göre 9 kat artarak 111.443.085,78 TL, Özkaynaklarının önceki döneme göre 9 kat azalarak (-) 93.008.854,48 TL olarak raporlandığı, 2023 yılı sonunda teknik olarak borca batıklığında çok ciddi artışlar olduğu, Davalı şirketin 2022 yılında Net Çalışma Sermayesi (Dönen Varlıklar Kısa Vadeli Borçlar (-) 25.155.701,49 TL olarak hesaplanmış, 2023 yılında ise net çalışma sermayesinin negatif yönde tam 3,5 kat artarak (-) 87.565.035,17 TL olarak gerçekleştiği görülmüştür. Her iki dönemde de (-) olan çalışma sermayesinin, şirketin faaliyetlerinin yürütülmesinde çok ciddi oranda aksamalara neden olacağı anlaşılmaktadır. Davalı şirketin 2022 yılı Gelir Tablosu hesapları incelendiğinde, şirketin 2022 faaliyet yılında ana faaliyet kapsamında gelirinin olmadığı, katlanmak zorunda kaldığı faaliyet giderleri, elde ettği diğer gelir ve oluşan diğer giderler sonrasında şirketin dönem sonunda (93.329.718,29 TL zararının oluştuğu, Davalı şirketin 2023 yılı sonunda 81.725.602,69 TL dönem zararının oluştuğu tespit edilmiştir. Davalı şirketin 15.287.073,26 TL hasılat elde etmek için 43.948.160,68 TL gibi çok yüksek bir. hizmet maliyetinin oluştuğu, yine 15.287.073,26 TL net satış için 52.777.232,46 TL faaliyet giderinin oluştuğu gerçekleşen maliyet ve giderlerin kabul edilebilir. Ve sürdürülebilir. Olmadığı, Fiilen gerçekleşen bu maliyet ve giderlerin finansmanın, dışarıdan sağlanan krediler, ortak ... temin edilen tutar, verilen çekler ve ödeme emirleri(117.076.978,99 TL), Finansal Kiralama işlemlerinden sağlandığı, temin edilen dış kaynakların bir kısmının grup şirketlerinef(çeşme otelcilik 49.646.337,68 TL, swıs otel 4.210.567,74 TL, ... otelcilik 1.055.985,05 TL, ... 14.372.300 TL) aktarıldığı” yönündeki tespitler dikkate alındığında, şirketin artan zararlarının nedenlerinin açıklanmaması, davalı şirketin 15.287.073,26 TL hasılat elde etmek için 43.948.160,68 TL gibi çok yüksek bir hizmet maliyetinin oluşmasının ve yine 15.287.073,26 TL net satış için 52.777.232,46 TL faaliyet giderinin oluşmasının makul bir gerekçesinin sunulmaması nedeniyle verilen kararın iptali şartlarının oluştuğu kanaatindeyiz. b) Yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin genel kurulda alınan 4 numaralı karar: Genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde, karara karşı davacıların “... “işletmenin 'yi büyük ölçüde borca batık hale getirdiği görülen ..., keyfi ve sorumsuz yönetimi sürecinde TTK md. 376 hükümlerini de hiçe sayarak, Genel Kurul'u olağanüstü toplantıya çağırmadığı gibi Ticaret Mahkemesi'ne başvuru yükümlülüğünü de yerine getirmemiştir” denildiği görülmüştür. Anılan gerekçe ile birlikte yukarıda (-a- bendi altında) belirtmiş olduğumuz gerekçeler dikkate alındığında, yönetim kurulu üyelerinin oluşan zararlar nedeniyle ve şirketin borca batık olması sonucu TTK. m.376 hükmündeki yükümlülüklerin yerine getirilmemiş olması nedeniyle sorumluluklarının doğması muhtemel olduğundan gerek yönetim kurulu üyesinin gerekse de bağımsız denetçinin ibra edilmesine ilişkin alınan kararın iptali şartlarının oluştuğu, davacı yönetim kurulu üyesinin ibra edilmesi gerektiğine ilişkin şartların oluşmadığı kanaatindeyiz. Yönetim kurulu üyelerine TTK. m. 395 ve 396 hükümleri uyarınca yetki verilmesine ilişkin gündemin 8. maddesiyle alınan karar: Davalı şirketin ciddi zararları oluştuğundan, borca batık hale geldiğinden, davalı şirketin bazı varlıkları diğer şirketlere aktarıldığından yukarıda anılan gerekçelerle de dikkate alındığında yönetim kurulu üyelerine anılan hükümler uyarınca yetki verilmesine ilişkin kararın iptali şartlarının oluştuğu sonucuna varılmaktadır. " diyerek raporun sonuç kısmında , raporun gerekçe kısmındaki sonuca aykırı olacak şekilde , dava konusu kararların iptali şartlarının şartlarının oluşmadığı, davacı yönetim kurulu üyesinin ibra edilmesi gerektiğine ilişkin şartların oluşmadığı sonuç ve kanaatine vardıklarını bildirmişlerdir. Taraf vekillerince dosyaya sunulan bilirkişi raporuna karşı itiraz edilmiş olup, itiraz nedenleri arasında raporun gerekçe kısmı ile sonuç kısmının çelişkili olduğunun belirtilmesi nedeniyle, itirazlar doğrultusunda dosya aynı bilirkişi heyetine tevdi sureti ile itirazlar doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilerek bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişiler tarafından mahkememize ibraz edilen ek raporda, "Davacıların talebi, 25.02.2025 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 3, 4 ve 8 numaralı kararların iptali yönündedir. Davacıların davalı şirkette hissedar oldukları, dava konusu genel kurul kararına katılarak kararlara muhalif kaldıkları ve muhalefet şerhlerini 3 aylık sürede de bu davayı açtıkları hususunda ihtilaf yoktur. Genel kurul kararlarının iptalinin sağlanabilmesi için bu kararların kanun, anasözleşme veya afaki iyiniyete aykırı olması da gerekir, a) Mali tablo ve raporların onaylanmasına ilişkin gündemin 3. Maddesi karar: Yukarıda yer alan mali tespitler ve kök rapordaki tespitlerdin ifade edildiği üzere şirketin artan zararlarının nedenlerinin açıklanmaması, davalı şirketin 15.287.073,26 TL hasılat elde etmek için 43.948.160,68 TL gibi çok yüksek bir hizmet maliyetinin oluşmasının ve yine 15.287.073,26 TL net satış için 52.777.232,46 TL faaliyet giderinin oluşmasının makul bir gerekçesinin sunulmaması nedeniyle verilen kararın iptali şartlarının oluştuğu kanaatindeyiz. b) Yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin genel kurulda alınan 4 numaralı karar: Genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde, karara karşı davacıların “... “işletmenin sürekliliği esasına göre, ... Turizm A.Ş.'yi büyük ölçüde borca batık hale getirdiği görülen ..., keyfi ve sorumsuz yönetimi sürecinde TTK md. 376 hükümlerini de hiçe sayarak, Genel Kurul'u olağanüstü toplantıya çağırmadığı gibi Ticaret Mahkemesi'ne başvuru yükümlülüğünü de yerine getirmemiştir ” denildiği görülmüştür. Anılan gerekçe ile birlikte yukarıda (-a- bendi altında) belirtmiş olduğumuz gerekçeler dikkate alındığında, yönetim kurulu üyelerinin oluşan zararlar nedeniyle ve şirketin borca batık olması sonucu TTK. M. 376 hükmündeki yükümlülüklerin yerine getirilmemiş olması nedeniyle sorumluluklarının doğması muhtemel olduğundan gerek yönetim kurulu üyesinin gerekse de bağımsız denetçinin ibra edilmesine ilişkin alınan kararın iptali şartlarının oluştuğu, davacı yönetim kurulu üyesinin ibra edilmesi gerektiğine ilişkin şartların oluşmadığı kanaatindeyiz. c) Yönetim kurulu üyelerine TTK. m. 395 ve 396 hükümleri uyarınca yetki verilmesine ilişkin gündemin 8. maddesiyle alınan karar: Davalı şirketin ciddi zararları oluştuğundan, borca batık hale geldiğinden, davalı şirketin bazı varlıkları diğer şirketlere aktarıldığından yukarıda anılan gerekçelerle de dikkate alındığında yönetim kurulu üyelerine anılan hükümler uyarınca yetki verilmesine ilişkin kararın iptali şartlarının oluştuğu sonucuna varılmaktadır. Sonuç ; Yukarıda ayrıntılarıyla arzettiğimiz nedenlerden dolayı bilirkişi kurulumuz, dava konusu kararların iptali şartlarının olulştuğu, davacı yönetim kurulu üyesinin ibra edilmesi gerektiğine ilişkin şartların oluşmadığı sonuç ve kanaatine varmış bulunmaktadır." şeklinde kanaat bildirdikleri görülmüştür. TTK'nun Genel kurul kararlarının iptali - İptal sebepleri başlıklı 445.maddesinde ; "446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler." denilmiştir. TTK'nun İptal davası açabilecek kişiler başlıklı 446.maddesinde ; " a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir." denilmiştir. Alınan bilirkişi kök ve ek raporunda da belirtildiği üzere şirketin mali verilerinin incelenmesi neticesinde artan zararlarının nedenlerinin açıklanmaması, davalı şirketin 15.287.073,26TL kar elde etmek için 43.948.160,68TL gibi hizmet maliyeti harcaması yaptığı, söz konusu hasılatın elde edilmesi için toplamda 52.777.232,46TL faaliyet gideri yaptığı, bu harcamanın makul bir gerekçesinin bulunmaması nedeniyle bu durumun TTK 445.maddesinde belirtildiği şekilde iyi niyet kurallarına aykırılık taşıması nedeni ile 3 nolu gündem maddesinin iptali gerektiği, yine yönetim kurulu üyesi ...'in ibrası ile ilgili olarak da davalı şirketin sorumsuz yönetimi nedeniyle TTK 376.maddesi hükümleri hiçe sayılarak borca batık hale getirildiği bu nedenle TTK 445.maddesindeki iyiniyet kurallarını ihlal, TTK hükümlerini ihlal ve esas sözleşmeye aykırılık nedeni ile ...'in ibrasına ilişkin kararın iptali gerektiği yine denetçinin ibrası ile ilgili kararın iptali gerektiği, yine aynı gerekçelerle davalı şirketin bazı varlıklarının diğer şirketlere aktarıldığı hususu da birlikte değerlendirildiğinde, TTK 395 ve 396.maddeleri kapsamında şirket yöneticilerine izin verilmesine ilişkin maddenin, iyi niyet kurallarına aykırılık kapsamında iptali gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacı taraf yönetim kurulu üyesi ...'in ibra edilmeme kararının iptaline karar verilmesini istemiş ise de, ...'in de yönetim kurulu üyesi olduğu dikkate alınarak , ibra edilmeme kararının iptaline ilişkin talebin yerinde olmadığı, ileride açılacak sorumluluk davasında yönetim kurulu üyesinin kendisini savunma imkanında bulunduğu, dolayısıyla ...'in ibra edilmeme kararının iptaline ilişkin talepte hukuki yarar bulunmadığı sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davacıların davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil no ile kayıtlı davalı, ... A.Ş.'nin 2022-2023 yıllarına ait 25.02.2025 tarihli genel kurul toplantısında ; 3 nolu gündem maddesi ile alınan kararın iptaline, 4 nolu gündem maddesi ile alınan ve yönetim kurulu üyesi ...'in ibrasına ilişkin kararın iptaline, 4 nolu gündem maddesi ile alınan ve yönetim kurulu üyesi ...'in ibra edilmeme kararının iptaline ilişkin davacı talebinin, hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, 4 nolu gündem maddesi ile alınan denetçinin ibrasına ilişkin kararın iptaline, 8 nolu gündem maddesi ile alınan kararın iptaline, 2-Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, 45.000,00TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak, davacılara verilmesine, 3-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden , 45.000,00TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak , davalı tarafa verilmesine, 4-Davacılar tarafından peşin yatırılan 615,40TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, davacılara verilmesine, 5-Davacılar tarafından yapılan 702,90TL ilk masraf, 30.000,00TL bilirkişi ücreti, 365,00TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 30.702,90TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak takdiren 24.562,32TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 6-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürü tarafından ilgilisine iadesine, 7-Bu dava sebebiyle 732,00TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden , peşin alınan 615,40TL'den mahsubu ile kalan 116,60TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/09/2026

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/387, K. 2026/694, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-387-e-2026-694-k-1703a6fcdca9