İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/200 E. 2025/896 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/200
- Karar No
- 2025/896
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/200 Esas - 2025/896 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/200 Esas KARAR NO : 2025/896 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/03/2025 KARAR TARİHİ : 26/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/12/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı şirketin de ortağı olduğu iş ortaklığı arasında ofis tadilatı işi için KDV hariç 1.000.000,00 TL bedelle anlaşıldığını, sözleşme uyarınca bu bedelin 600.000,00 TL'si için fatura düzenlenmesi, kalanının ise çek ve elden ödeme şeklinde tahsilinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin 25/07/2024 tarihinde işe başladığını ve davalının aynı gün 120.000,00 TL ödeme yaptığını, işin 30/08/2024 tarihinde tamamlanarak teslim edildiğini, işin bitimini takiben anlaşılan 600.000,00 TL + KDV'lik kısım için 30/08/2024 tarihli 360.000,00 TL ve 05/09/2024 tarihli 360.000,00 TL bedelli iki adet e-faturanın davalıya tebliğ edildiğini, davalının TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca yasal süresi olan sekiz gün içinde faturalara itiraz etmeyerek içeriğini kabul etmiş sayıldığını, fatura bedelleri ödenmeyince, yapılan 120.000,00 TL'lik ödeme mahsup edilerek bakiye 600.000,00 TL alacak için ... 6. Genel İcra Dairesi'nin 2024/64708 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, itirazdan sonra 09/10/2024 tarihinde icra dosyası borcuna mahsuben 300.000,00 TL daha ödeme yapıldığını ve bu durumun icra dosyasına bildirildiğini, davalının sırf alacağın tahsilini engellemek amacıyla takibe itiraz ettiğini ve alacağın faturalara dayalı, likit ve muayyen olduğunu ileri sürerek, davalının ... 6. Genel İcra Dairesi'nin 2024/64708 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile bakiye 300.000,00 TL üzerinden takibin devamına ve alacak likit olduğundan takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, öncelikle usule ilişkin olarak, icra takibine vekil aracılığıyla itiraz edildiğinden Tebligat Kanunu'nun 11/1. maddesi gereğince dava dilekçesinin vekile tebliğ edilmesi gerekirken asile tebliğ edilmesinin usulsüz olduğunu, ayrıca davanın Avukatlık Kanunu'nun 56. maddesi ve ilgili yönetmelik hükümlerine aykırı, geçersiz bir yetki belgesi ile açıldığını ve HMK'nın 77/1. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılması gerektiğini; esasa ilişkin olarak ise davacının ödemeleri eksik beyan ettiğini, müvekkilinin 25/07/2024 tarihinde 120.000,00 TL ve 09/10/2024 tarihinde 300.000,00 TL ödeme yaptığını, bunlara ek olarak 31/10/2024 tarihli 200.000,00 TL'lik bir çek verdiğini ve bu çekin tahsili için davacı tarafından ... 4. Genel İcra Dairesi'nin 2024/72628 Esas sayılı dosyası üzerinden takip yapıldığını, ayrıca sözleşme uyarınca elden ödeneceği kararlaştırılan 280.000,00 TL'nin 80.000,00 TL'sinin davacı çalışanı Mustafa Arpa'nın hesabına gönderildiğini, kalan kısmın ise elden ödendiğini, bu suretle dava konusu alacağın tamamının ödendiğini ve davacının herhangi bir alacağı kalmadığını, alacak likit ve belirli olmadığından icra inkar tazminatı talebinin de reddedilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... 6. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/64708 esas sayılı takip dosyası, taraflar arasındaki sözleşme, 30/08/2024 ve 05/09/2024 tarihli faturalar, ... 4. Genel İcra Dairesi'nin 2024/72628 Esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, Ba-Bs formları, banka ödeme dekontları, 08/07/2025 tarihli bilirkişi raporu, 31/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Taraflar arasında davalıya ait ofisin tadilatına ilişkin eser sözleşmesi imzalandığı, işin tamamlanmasını müteakip davacı tarafından toplam 720.000,00 TL bedelli iki adet fatura düzenlendiği, davalı tarafından 120.000,00 TL ödeme yapıldıktan sonra bakiye 600.000,00 TL için icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itiraz ettiği ve itiraz sonrası 300.000,00 TL daha ödeme yaptığı, davacı vekilinin bakiye 300.000,00 TL alacak için davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, faturalara süresinde itiraz edilmediğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatı talep ettiği, davalı vekilinin ise bakiye borcun 200.000,00 TL'lik çek ve elden yapılan ödemelerle kapatıldığını, davacının alacağı kalmadığını savunarak davanın reddini istediği görülmüştür. İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının eser sözleşmesinden kaynaklı 600.000,00 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ... 6. Genel İcra Dairesi'nin 2024/64708 Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 12/10/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nın 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde öğrenme ile 09/10/2024 tarihinde icra dairesine başvurarak borca itiraz ettiği, İİK'nın 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nın 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 10/03/2025 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir. Eser sözleşmesi; yüklenicinin, iş sahibine karşı belirli bir sonucu meydana getirmeyi (eser ortaya koymayı), iş sahibinin de bu sonucun karşılığı olarak bir bedel ödemeyi üstlendiği, sonucu taahhüt eden bir sözleşme türüdür. Bu sözleşmede önemli olan, yapılan faaliyetin kendisi değil, bu faaliyetin sonunda somut ve teslim edilebilir bir eserin meydana getirilmesidir. Eser sözleşmesinde yüklenici, bağımsız olarak çalışır ve borcu, eserin meydana getirilmesiyle sona erer. 08/07/2025 tarihli SMMM bilirkişi Levent Kurtay tarafından düzenlenen raporda, davacı tarafından düzenlenen KDV dahil toplam 720.000,00 TL tutarındaki iki adet faturanın davalıya gönderildiği ve onaylandığı, faturalara karşı bir itiraz veya iade faturası bulunmadığı, davalı tarafından banka kanalıyla toplam 420.000,00 TL ödeme yapıldığı, ayrıca davalı tarafından keşide edilen 200.000,00 TL'lik çekin karşılıksız çıktığı ve bankanın 9.404,85 TL sorumluluk tutarı bulunduğu belirtilerek, davacının icra takibinde talep edebileceği tutarın 290.595,15 TL olabileceğinin hesaplandığı bildirilmiştir. 31/10/2025 tarihli SMMM bilirkişi Levent Kurtay tarafından düzenlenen ek raporda, davalı tarafın ticari defterlerinin de incelendiği, davalı defterlerinde davacıya yapılan ödemelerin 120.000,00 TL banka havalesi, 200.000,00 TL çek ve 300.000,00 TL banka havalesi olmak üzere toplam 620.000,00 TL olarak kaydedildiği, bu kayıtlara göre davalının davacıya 100.000,00 TL bakiye borcu göründüğü, davalının elden ödeme yaptığına ilişkin iddiasını destekleyici bir kayda rastlanmadığı, karşılıksız çıkan 200.000,00 TL'lik çekin davacıya yaptırılan iş karşılığında verildiği kanaatine varıldığı, çeke ilişkin banka teminatı olan 9.404,85 TL konusunun hukuki nitelikte olması nedeniyle mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki sözleşme, 30/08/2024 ve 05/09/2024 tarihli faturalar, ... 6. Genel İcra Dairesi'nin 2024/64708 Esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve kayıtları, Ba-Bs formları, banka ödeme dekontları, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 08/07/2025 tarihli bilirkişi raporu ile 31/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında davalıya ait ofisin tadilatına ilişkin eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu, işin tamamlanmasını müteakip davacı tarafından KDV dahil toplam 720.000,00 TL bedelli iki adet fatura düzenlendiği, davalının bu faturalara TTK'nın 21/2. maddesinde öngörülen sekiz günlük yasal süre içerisinde itiraz etmediği, davalı tarafından 25/07/2024 tarihinde 120.000,00 TL ve icra takibine itiraz edildikten sonra 09/10/2024 tarihinde 300.000,00 TL olmak üzere banka kanalıyla toplam 420.000,00 TL ödeme yapıldığı, davalının borcun kalan kısmını 200.000,00 TL'lik çek ve elden yaptığı ödemelerle kapattığı yönündeki savunması ispatlayamadığı, zira 31/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda davalının elden ödeme iddiasını destekleyen bir kaydın kendi ticari defterlerinde dahi bulunmadığının tespit edildiği, davalı tarafından verildiği anlaşılan 200.000,00 TL bedelli çekin ise karşılıksız çıktığı ve ... 4. Genel İcra Dairesi'nin 2024/72628 Esas sayılı dosyası ile ayrı bir takibe konu edildiği, karşılıksız çıkan bir çekin ödeme vasfı taşımadığı ve mevcut borçtan mahsubunun mümkün olmadığı, takip tarihi itibarı ile davacı alacaklı takipte haklı, davalının ise itirazında halsız olduğu, bu durumda toplam 720.000,00 TL'lik fatura alacağından ispatlanan 420.000,00 TL'lik ödemenin mahsubu ile davacının 300.000,00 TL bakiye alacağı bulunduğu, davalının bu likit ve muayyen alacağa haksız olarak itiraz ettiği, bu nedenle davacının itirazın iptali talebinin yerinde olduğu, alacağın faturalara dayalı ve belirlenebilir olması nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatı koşullarının da oluştuğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile, davalı borçlunun ... 6. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/64708 esas sayılı icra takibine yaptığı 09/10/2024 tarihli İTİRAZININ 300.000,00 TL'Lik asıl alacak bölümü yönünden İPTALİ ile takibin 300.000,00 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, takipten sonra itirazın iptaline karar verilen 300.000,00 TL alacağa yıllık %51,75 oranını geçmemek üzere 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, 2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 300.000,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 60.000,00? TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Kabul edilen 300.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 20.493,00 TL karar ve ilam harcından 2.123,25 TL peşin harç, 3.000,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 5.123,25 TL harcın düşümü ile eksik kalan 15.369,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 2.123,25 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı, 3.000,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 5.826,15 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 130,00 TL yazışma gideri, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.130,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 300.000,00 TL üzerinden takdir edilen 48.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/11/2025
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır