Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/758 E. 2026/1037 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/758
Karar No
2026/1037
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/758 Esas

KARAR NO:2026/1037

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ:05/02/2026

NUMARASI:2024/774 Esas, 2026/64 Karar

DAVA:KAYIT KABUL

KARAR TARİHİ:09/07/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı ... Bankası (temlikten önce) vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka tarafından... ve .... Şti.'nin müşterek ve müteselsil kefaletiyle .... A.Ş. lehine açılan ve kullandırılan kredilerin 13/01/2009 tarihi itibariyle kapatıldığını, tebliğ edilen kat ihtarına rağmen borç ödenmediğinden borçlular hakkında İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinin davalılar tarafından imzaya yetkiye, borca ve ferilerine itiraz edildiğinden durduğunu, davalıların yetki itirazının yerinde olmadığını, zira genel kredi sözleşmesi uyarınca İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olacağının hükme bağlandığını, kredi borcunun muacceliyeti ve temerrüt faiz oranının düzenlendiği genel kredi sözleşmesinin 43. maddesi, müvekkili bankanın bildirimi,TTK'nun 8. maddesi ve 3095 sayılı Kanunun 2. maddesi gereğince bankanın tespit ettiği akdi faiz oranı ve talep edilen %126 temerrüt faiz oranının yasal olduğunu, sözleşme ile kabul edilen temerrüt faizinin MK'nun 2. maddesine de uygun olduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalılar .... A.Ş. (müflis), ... (müflis) ve .... Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkili .... Şti.'nin kanuni ikametgahı Tuzla olduğundan davaya bakmakla Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkili...'in, davacı ile ne kendi adına ne de temsil ettiği müvekkili şirketleri temsilen imzalanan herhangi bir kredi sözleşmesinin bulunmadığını, bir an için imzaların gerçeği yansıttığı düşünülse dahi sözleşmenin usule ve yasaya aykırı hükümler taşıdığını, banka tarafından kredi sözleşmesinin iyiniyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olarak kat edildiğini, tarafların ticari defter kayıtları ile kullandırılan krediler ve karşılığı ödemelerin bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacağını, kefalet sebebiyle sorumluluğun ancak kefil olunan miktar ile sınırlı olduğunu, takipte talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu belirterek davanın reddi ile, kötüniyetli davacının %40'tan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; "...03.06.2010 tarihli “Düzenleme Şeklinde Tahsili Gecikmiş Alacakların Satış ve Temlikine İlişkin Sözleşme” uyarınca; dava dışı... Bankası tarafından 30.04.2010 tarihi itibarıyla dava konusu alacak da dâhil olmak üzere nakit alacaklarını tüm faizleri ve sair fer’ileriyle ve ipotek/rehin gibi maddi teminatlarıyla birlikte ... A.Ş.’ye temlik edildiği; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 22.07.2020 tarih ve 942409 sayılı belgesi ile ... A.Ş.’nin tüm aktif ve pasifini devir almak suretiyle ... A.Ş. ile birleştiği, ... A.Ş.’nin tüm aktif ve pasifini devir almak suretiyle ... A.Ş. ile birleştiği, ... A.Ş.’nin de tüm aktif ve pasifini devir almak suretiyle ... A.Ş. ile birleştiği ve birleşmenin 30.06.2020 tarihinde tescil edildiği anlaşılmış olup, davacı ... A.Ş.’nin temlik zinciri çerçevesinde aktif dava ehliyetinin bulunduğu kabul edilmiştir. Davacı alacağının her iki müflis davalının iflas idaresince sıra cetveline kaydedilmediği, yargılaması devam eden alacak olması nedeniyle reddedildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi ...'nin 23.07.2024 tarihli raporu ile İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün .... sayılı icra dosyasının kapak hesabı; tahsil harcı dışındaki icra giderleri de dahil olmak üzere asıl alacak ile iflas tarihine kadar işlemiş faiz hesaplanmak suretiyle tespit edilmiş olup, rapora göre; davalı müflis .... A.Ş.'nin iflas tarihi olan 02.12.2009 itibariyle kapak hesabı 857.110,57 TL, davalı müflis...'in iflas tarihi olan 09.11.2010 itibariyle kapak hesabı 1.348.008,03 TL olarak hesaplandığı, söz konusu rapor denetime elverişli ve yeterli bulunarak hükme esas alınmış olup tüm bu değerlendirmeler çerçevesinde; davacının alacağının iflas masalarına kayıt ve kabulü koşullarının oluştuğu sonuç ve kanaatine varılmakla..." gerekçelerine istinaden davanın kabulüne, İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına konu alacaktan dolayı iflas tarihi itibariyle hesaplanan 857.110,57 TL'nin tahsili için (tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla) davalı müflis .... A.Ş.'nin İstanbul 3. İflas Dairesinin 2009/21 iflas numaralı iflas masasına kayıt ve kabulüne; İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına konu alacaktan dolayı iflas tarihi itibariyle hesaplanan 1.348.008,03 TL'nin tahsili için (tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla) davalı müflis...'in Ayvalık İcra Dairesinin ... iflas numaralı iflas masasına kayıt ve kabulüne dair karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı .... A.Ş. iflas masası vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı .... A.Ş. iflas masası vekili istinaf dilekçesinde; yargılama aşamasında davaya konu icra dosyasının alacaklısının (temlikten önce ve sonra) alacak kaydı talebinde bulunup bulunmadığının araştırılmadığını, davacının alacağın kaynağı olarak gösterdiği icra dosyasından iflas masasına alacak kaydı yaptırıp yapmadığının tespit edilmediğini, icra takibine dayanakların ne olduğunun araştırılmadığını, kredi sözleşmesinin ... A.Ş.'den mi yoksa ... Bankası A.Ş.'den mi yapıldığının belirli olmadığını, imza incelemesinde çelişkilerin mevcut olduğunu, tespitin nasıl yapıldığına dair bilimsel veri içermeyen uzman raporu alınmakla yetinildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müflisin sorumluluğunun 300.000,00 TL kredi limiti ile sınırlı olmasına rağmen 857.110,57 TL yönünden alacağın kayıt kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, itirazın iptaline istemine ilişkin olup yargılama sırasında İİK'nun 235. maddesi gereğince sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasına dönüşmüştür.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Mahkemenin 2014/892 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen yargılamanın 19/12/2024 tarihli celsesinde, iflas eden .... A.Ş. ile... yönünden davanın kayıt kabul davasına dönüştüğünden bahisle adı geçenler yönünden dava tefrik edilerek mahkemenin 2024/774 Esas sayılı dosyasına kaydedilmiş olup aynı celsede .... Şti. yönünden davanın kısmen kabulü ile, İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, (tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla) 300.000,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %126 temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında gider vergisi uygulanmak suretiyle toplam 336.780,62 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takibe konu asıl alacak üzerinden hesaplanacak %40 oranında icra inkar tazminatının .... Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.İşbu eldeki istinaf başvurusuna konu karar mahkemenin tefrik edilen 2024/774 Esas sayılı dosyası üzerinden yaptığı yargılama neticesinde verdiği karar olup karar davalı .... A.Ş. iflas masası vekili tarafından istinaf edilmiş, diğer davalı müflis... iflas masası tarafından karar istinaf edilmemiştir. Bu nedenle istinaf incelemesi de, davalı .... A.Ş. iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilen alacak yönünden yapılmıştır. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/392 Esas sayılı dosyasında 02/12/2009 tarihi itibariyle iflasına karar verilen .... A.Ş.'nin tasfiye işlemlerinin İstanbul 3. İflas Dairesinin 2009/21 iflas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü anlaşılmıştır. Dava dışı ... A.Ş. ... Şubesi ile müflis .... A.Ş. arasında 26/01/2005 tarihli 300.000 YTL bedelli "... Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi" başlıklı sözleşme akdedilmiş olup .... Şti. ve müflis ... müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla bu sözleşmeyi imzalamıştır. ... Bankası A.Ş. tarafından keşide edilen Kadıköy ... Noterliğinin 13/01/2009 tarihli, ... yevmiye sayılı noter ihtarnamesi ile, hesabın 13/01/2009 tarihi itibariyle kat edildiği belirtilerek 415.548,30 TL'nin bu tarihten itibaren işleyecek faiz, fon, gider vergileriyle birlikte 24 saat içinde ödenmesi ihtar edilmiştir.Dava ... Bankası tarafından açılmış olup yargılama devam ederken işbu davaya konu alacaklar tüm faizleri ve sair fer'ileriyle ve ipotek/rehin gibi maddi teminatlarıyla birlikte ... A.Ş.'ye temlik edilmiştir. Daha sonra ... A.Ş., tüm aktif ve pasifi ile birlikte bir kül halinde ... A.Ş. tarafından devralınarak bu şirket ile birleşmiş olup ... A.Ş. ise, ... A.Ş. tarafından devralınarak bu şirket ile birleşmiştir. Son olarak ise ... A.Ş. de tüm aktif ve pasifi devrolunarak davacı ... A.Ş. ile birleştiği ve birleşmenin 30/06/2020 tarihinde tescil edildiği anlaşılmakla davacı ... A.Ş.'nin işbu dava bakımından aktif dava ehliyetinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.... A.Ş. vekili tarafından mahkemeye sunulan talep dilekçesinde; müflis .... A.Ş.'nin iflas masasına yapılan alacak kayıt başvurusunun reddine karar verildiğini belirterek 02/12/2009 olan iflas tarihi itibariyle 929.243,62 TL'nin müflis şirketin iflas masasına kaydına karar verilmesi talep edilmiştir.Bilirkişi heyeti (mali müşavir ile bankacı) tarafından sunulan 28/04/2014 tarihli raporda; davacının 13/01/2009 tarihli kat ihtarına ekli hesap özetine göre takip tarihi olan 16/02/2009 tarihi itibariyle davalı yandan 415.548,30 TL asıl alacağının bulunduğu, kat ihtarının 14/01/2009 tarihinde .... A.Ş.'ye tebliğ edildiği ve 15/01/2009 tarihinde temerrüdün oluştuğu, bu tarihten takip tarihine kadar işlemiş faizin, icra takibinde %26 olarak belirtilen kredi faiz oranı dikkate alınarak yapılan hesaplamada 9.472,22 TL olduğu, buna göre davacının takip tarihi itibariyle toplam 425.020,52 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 13/08/2014 tarihli 1. ek raporda; davacının 13/01/2009 tarihli kat ihtarına ekli hesap özetine göre takip tarihi olan 16/02/2009 tarihi itibariyle davalı yandan 415.548,30 TL asıl alacağının bulunduğu, kat ihtarının 14/01/2009 tarihinde .... A.Ş.'ye tebliğ edildiği ve 15/01/2009 tarihinde temerrüdün oluştuğu, bu tarihten takip tarihine kadar işlemiş faizin, icra takibinde %126 olarak belirtilen kredi faiz oranı dikkate alınarak yapılan hesaplamada 45.903,86 TL olduğu, ancak davacının takip talebinde temerrüt faizi olarak 39.269,31 TL talep ettiği, taleple bağlılık gerektiği bu miktarın esas alınması gerektiği, buna göre davacının takip tarihi itibariyle toplam 454.817,61 TL alacaklı olduğu, davacının, iflas tarihi itibariyle ise davalılardan 415.548,30 TL asıl alacak ve 207.255,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 622.803,00 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.Bilirkişi heyetinin 02/02/2015 tarihli 2. ek raporunda, 1. ek raporda belirtilen görüş ve kanaatlerinde bir değişiklik olmamıştır.Adli Tıp Uzmanı tarafından sunulan 27/05/2022 tarihli raporda; inceleme konusu 28/01/2005 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesi metninde... adına ve yetkilisi olduğu davalı şirketleri temsilen atılı imzaların...'in eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. ... tarafından sunulan 18/09/2023 tarihli uzman mütalaasında ise, 28/01/2005 tarihli ve 300.000 USD meblağlı genel kredi sözleşmesinde...'e izafeten atılmış imzaların, mukayese imzalarına nispetle, ...'in eli mahsulü olmasının mümkün görülmediği belirtilmiştir.Alacaklı ... Bankası A.Ş. tarafından 16/02/2009 tarihinde borçlular .... A.Ş., ... ve .... Şti. hakkında İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine; 415.548,30 TL asıl alacak, 39.269,31 TL temerrüt faizi (muacceliyetten takip tarihine kadar yıllık %126), 1.963,46 TL faizin %5 gider vergisi, 6.787,00 TL akdi faiz (13/01/2009-20/01/2009 tarihleri arası %84) ve 226,12 TL noter masrafı olmak üzere toplam 463.794,19 TL nakit alacak ve 20.060,00 TL gayrinakit alacak (depo talep edilen) konu edilmiştir. İcra müdürlüğünce müflis .... A.Ş.'nin iflas tarihi olan 02/12/2009 tarihi itibariyle düzenlenen kapak hesabı raporuna göre, takipte kesinleşen miktarın 463.794,19 TL, tahsil harcı miktarının 42.205,27 TL, başvurma harcı 15,60 TL, vekalet ücreti 26.951,77 TL, toplam faiz miktarı 414.569,20 TL ve masraf 25,70 TL olmak üzere toplam alacağın 947.561,73 TL olduğu belirtilmiştir.Mahkemenin 29/04/2024 tarihli ara kararı ile, icra dosyasının iflas tarihi itibariyle kapak hesabı ile tahsil harcı dışındaki icra giderleri de dahil olmak üzere asıl alacak ile iflas tarihine kadar işlemiş faizin hesaplanması için ek rapor alınmasına karar verilmiş olup bilirkişi heyetinde yer alan mali müşavir tarafından sunulan 23/07/2024 tarihli raporda; kapak hesabında belirtilen tahsil harcı dışında kalan kalemler dikkate alınarak yapılan incelemede davacının iflas tarihi itibariyle müflis .... A.Ş.'den 857.110,57 TL alacak olduğu hesaplanmıştır.Davalı .... A.Ş. iflas masası vekili iflas masasına alacak kaydı yapılıp yapılmadığının tespit edilmediğini ileri sürmüş ise de, İstanbul 3. İflas Dairesinin 2009/21 iflas sayılı dosyası üzerinden verilen 08/05/2025 tarihli cevapta; ... A.Ş.'nin, ... Bankası A.Ş.'den temlik aldığı davaya konu İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası kapsamındaki alacağın iflas masasına 72 kayıt numarası ile kaydedildiği bildirilmiş olup müzekkere cevabı ekinde gönderilen iflas idaresi kararına göre, 2.812.413,64 TL alacağın, davası devam ettiğinden sıra cetvelinde 4. sıraya davalı alacak olarak kaydına karar verildiği anlaşılmakla bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Davalı .... A.Ş. iflas masası vekili, imza incelemesinde çelişkiler olduğunu ve bilimsel veri içermeyen uzman raporu ile yetinildiğini ileri sürmüştür. Dava konusu alacağın dayanağı olan 28/01/2005 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesi metninde... adına ve yetkilisi olduğu davalı şirketleri temsilen atılı imzaların...'in eli ürünü olduğunu tespit eden adli tıp uzmanı bilirkişiden alınan raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Kaldı ki, davalı taraf cevap dilekçesi ile imza itirazında bulunmuş ise de, Kadıköy .... Noterliğinin 13/01/2009 tarihli, ... yevmiye sayılı kat ihtarnamesine karşı Beyoğlu ... Noterliğinin 22/01/2009 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile verdiği cevapta davalı taraf kredi sözleşmesindeki imzaların geçerliliğine yönelik bir itiraz da ileri sürülmemiştir.Davalı .... A.Ş. iflas masası vekili, kredi sözleşmesinin ... A.Ş.'den mi yoksa ... Bankası A.Ş.'den mi yapıldığının belli olmadığını, müflisin sorumluluğunun 300.000,00 TL kredi limiti ile sınırlı olmasına rağmen 857.110,57 TL üzerinden kayıt kabul kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.Somut olayda, dava konusu alacağı dayanağı olan kredi sözleşmesi dava dışı ... A.Ş. ... Şubesi ile müflis .... A.Ş. arasında .... Şti. ve müflis ...'in müşterek ve müteselsil kefaletiyle imzalandığı sabit olup ... A.Ş. daha sonraki bir tarihte devir suretiyle ... Bankası A.Ş. ile birleşmiştir. Bu nedenle esasında kredi sözleşmesinin hangi banka ile yapıldığına yönelik itiraz sonuca etkili değildir.2004 sayılı İİK'nun 195/1 maddesi "Borçlunun gayri taşınır mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." hükmünü içermekte olup bu hüküm uyarınca, iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekir. Bu nedenle davalı vekilinin, müflisin sorumluluğunun kredi limiti ile sınırlı olduğuna yönelik istinaf sebebi yerinde olmayıp mahkemece bu doğrultuda alınan 23/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen alacak tutarı esas alınarak karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ayrıca davalı vekili hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya yönelik ayrıca ve açıkça bir itiraz da bildirmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı müflis .... A.Ş. iflas masası vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/774 Esas, 2026/64 Karar sayılı ve 05/02/2026 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı .... A.Ş. iflas masası vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,

2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf harçları davalı .... A.Ş. iflas masası tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

3-Davalı .... A.Ş. iflas masası tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/758, K. 2026/1037, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-758-e-2026-1037-k-ef6d9221670b