Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1377 E. 2026/1034 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1377
- Karar No
- 2026/1034
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1377 Esas
KARAR NO:2026/1034
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:08/06/2022
NUMARASI:2017/951 Esas, 2022/537 Karar
DAVA:KAYIT KABUL
KARAR TARİHİ:09/07/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müflis ... A.Ş. ile müvekkili şirket arasında beş yıllık ücret sözleşmesi yapıldığını, bu kapsamda müvekkili tarafından yapılan sörveylerin, ücret tablosuna göre fatura edildiğini, faturaların ödenmemesi nedeniyle taraflar arasında 21/05/2015 tarihinde borç tasfiye protolokü imzalandığını, müvekkiline toplamda 12.500,00 Euro ödeme yapıldığını, kalan borcun tahsili için İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 17/05/2016 tarihinde başlatılan icra takibinde müflis şirkete tebligat yapılamadığından takibin kesinleşmediğini, bu arada müflis şirketin İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/272 Esas sayılı dosyasından 19/10/2016 tarihinde iflasına karar verildiğini, bunun üzerine 14/04/2017 tarihinde icra takibi kapsamındaki faturalara konu borç miktarı olan 36.579,34 TL'nin iflas masasına kaydının talep edildiğini, ancak talebin talebin reddedildiğini, bununla birlikte müflise karşı 30/05/2016 tarihinde İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak müflis şirket vekili tarafından iflas erteleme kapsamında ihtiyati tedbir kararı ile takip işlemlerinin durdurulduğuna ilişkin itiraz dilekçesi sunulduğunu, bu dosya kapsamında 19/10/2016 tarihi itibariyle bakiye borç miktarının 632.577,59 TL olduğunu, 20/03/2017 tarihinde bu alacağın iflas masasına kaydı için yapılan başvurunun da reddedildiğini belirterek müvekkilinin toplam 669.156,93 TL alacağının (632.577,59 TL + 36.579,34 TL) iflas masasına kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle süre yönünden reddi gerektiğini, kesin delillere dayanmayan ve tespiti yargılamayı gerektiren davacının alacak kayıt talebinin reddine yönelik iflas idaresi kararının hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; taraflar arasında düzenlenen 21/05/2015 tarihli borç tasfiye protokolünde, müflis şirketin, davacıya bu tarih itibarıyla (belirlenen ücretlerden kalan) borcunun 105.000,00 Euro olduğu hususunda mutabakat sağlandığı, davacının işbu dava ile bu protokol dışında İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün ... ve İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyalarından alınan kapak hesaplarını da dayanak gösterdiği, İİK m.193, f.2 hükmü gereğince iflas kararının kesinleşmesiyle birlikte takiplerin düşeceğinden takibe bağlı talepler olan icra vekalet ücreti ve icra harçlarının sıra cetveline geçirilmesinin mümkün olmadığı, fakat alacak kayıt talebine dayanak gösterilen kapak hesaplarında icra vekalet ücreti ve icra harçları da bulunduğundan, davacının kapak hesaplarında yazılı tutarlar üzerinden alacak kaydı talebinde bulunmasının yerinde olmadığı, her ne kadar takiplerde fiilen yapılan takip masraflarının da istenmesi mümkün ise de, söz konusu takiplerin, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/272 Esas sayılı dosyasından verilen iflasın ertelenmesine özgü tedbirlerin geçerli olduğu yani takip yasaklarının bulunduğu dönemde yapıldığı, takip yasağına rağmen takip başlatan davacının, başlattığı takiplere istinaden masraf talep edebilmesinin de mümkün olmadığı, bu nedenle somut olayda uyuşmazlığın 21/05/2014 tarihli "borç tasfiye protokolüdür" başlıklı protokol ve bu protokolün imzalandığı tarihten sonraki ödemeler dikkate alınarak çözümlenmesi gerektiği, protokolün, takipte kesinleşen fatura borçlarını da içerdiği, bu sebeple 105.000,00 Euro protokol borcundan, müflis şirketin davacı şirkete 31/07/2015 tarihinde 11.500,00 Euro (30.569,51 TL), 07/09/2015 tarihinde 2.500,00 Euro (6.766,50 TL), ve 06/12/2015 tarihinde 5.000,00 Euro (13.533,00 TL) olmak üzere yaptığı toplam 19.000,00 Euro (50.869,01 TL) ödemeler düşüldüğünde, masaya kaydı gereken tutarın 291.875.40 TL olacağı (105.000,00 Euro - 19.000,00 Euro x 3.3939 kur), bilirkişi raporu ve ek raporlarının gerekçeli ve denetime elverişli bulunduğundan hükme esas alındığı gerekçelerine istinaden davanın kısmen kabulü ile, 291.875,40 TL davacı alacağının davalı müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne, aşan istemin reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiş olup davacı vekili ise katılma yoluyla yasal süresinde istinaf talebinde bulunmuştur.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporu eksik, hatalı ve hukuka aykırı olduğundan ek rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporu ile de kabul edildiği üzere 21/05/2015 tarihinde imzalanan protokol gereği 21/05/2014 tarihi itibariyle müflisin, davacıya borcu 105.000,00 Euro olup bunun 12.500,00 Euro'sunun ödenmesi nedeniyle 92.500 Euro bakiye borcun kaldığının sabit olduğunu, cari hesapta ise 21/05/2014 tarihinden sonra müflis şirkete borç yazılmadığının ve hatta müflis şirketten 31/07/2015 tarihinde 30.569,51 TL, 07/09/2015 tarihinde 6.766,50 TL, 16/12/2015 tarihinde 13.533,00 TL olmak üzere toplam 50.869,01 TL tahsil edildiğinin görüldüğünü, ancak bilirkişilerce bu ödeme miktarının, müflis şirketin 92.500,00 Euro olan bakiye borcunun karşılığı 313.935,75 TL'den mahsup edilmemesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap ve katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan 04/03/2022 tarihli bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olarak tanzim edildiğini, müflis şirketin, Beş Yıllık Ücret Sözleşmesi kapsamında müvekkili tarafından düzenlenen faturaları ödememesi sebebiyle taraflar arasında düzenlenen borç tasfiye protokolü uyarınca ödenmesi taahhüt edilen 105.000,00 Euro'nun sadece 12.500,00 Euro'sunun ödendiğini, protokol uyarınca ödeme yapılmaması üzerine İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile müflis şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu takip kapsamında alınan dosya hesabı raporuna göre iflas tarihi olan 19/10/2016 tarihi itibariyle bakiye borç miktarının 632.577,59 TL olduğunu, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kesinleşmiş olan bu takibe istinaden fatura alacakları muaccel hale gelmiş olmasına rağmen asıl alacak üzerinden faiz işletilmeden ve icra takibi masrafları hesaba katılmadan salt asıl alacak üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkili şirkete ödenmeyen ve protokol kapsamına dahil olmayan diğer faturalara ilişkin olarak İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinde icra takibi başlatılmış ise de, icra takibinde borçlu şirket olarak ... gözükmesi sebebiyle davalı şirkete tebligat gönderilemediğinden icra takibinin kesinleştirilemediğini, icra takibine dayanak faturalar bakımından ise salt fatura bedellerinin işbu kayıt kabul davasına konu edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taraflar arasında imzalanan protokol uyarınca kalan bakiyeden müflis şirket tarafından muhtelif tarihlerde yapılan ödemelerin mahsubunun hatalı olduğunu, zira müvekkilinin ticari defterlerinde müflisten 85.795,74 TL alacağının bulunduğunun gözükmesi karşısında söz konusu icra dosyasındaki takip çıkışı olan 21.271,40 Euro'nun TL karşılığının iflas masasına kaydını esas almak yerine müflis tarafından yapılan ödeme tutarı dikkate alınmak suretiyle 36.579,34 TL'nin iflas masasına kaydının talep edildiğini, dolayısıyla müflis tarafından yapılan 50.869,01 TL'lik ödemenin protokol kapsamında kalan borçtan mahsup edilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan 04/03/2022 tarihli rapora karşı itirazları değerlendirilmeksizin eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu, dosyada bulunan bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiş olup davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, İİK'nun 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır.İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.İİK'nun 235. maddesinde, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, iflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. Md). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar.İstanbul Anadolu 3. İflas Müdürlüğünün 2016/75 iflas sayılı dosyasından verilen cevaba göre; ... A.Ş.'nin İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/272 Esas sayılı dosyasından 19/10/2016 tarihinde iflasına karar verildiği, davacının ... ve ... nolu alacak kayıt taleplerinin reddine karar verildiği, tebliğ gideri yatıran davacının vekiline sıra cetvelinin 18/08/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davanın tebliğ tarihinden itibaren yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde 31/08/2017 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili 20/03/2017 tarihli ... nolu alacak kayıt talepli dilekçesi ile; müvekkilinin İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında müflis şirketten 632.577,59 TL alacaklı olduğunu ve buna ilişkin dosya hesap bilgisi raporu ile dayanak belgeleri ibraz ettiğini belirterek alacak kaydı yapılmasını talep etmiştir. İcra müdürlüğü dosya hesabı raporuna göre, takipte kesinleşen miktar 586.158,72 TL, başvurma harcı 29,20 TL, vekalet ücreti 37.396,35 TL, toplam faiz 8.983,32 TL, masraf 10,00 TL olmak üzere toplam alacak 632.577,59 TL olarak gösterilmiştir. Sunulan dayanak faturaların, 11/03/2014 tarihli, 8.492,26 TL (2.766,21 Euro); 11/03/2014 tarihli, 25.788,00 TL (8.400,00 Euro); 05/03/2014 tarihli, 1.795,96 TL (590,00 Euro); 05/03/2014 tarihli, 16.163,64 TL (5.310,00 Euro); 05/03/2014 tarihli, 8.790,98 TL (2.887,97 Euro); 17/01/2014 tarihli, 8.857,38 TL (2.950,00 Euro); 30/12/2013 tarihli, 8.803,98 TL (2.950,00 Euro); 05/12/2013 tarihli, 13.313,97 TL (4.790,92 Euro); 09/09/2013 tarihli, 22.735,44 TL (8.400,00 Euro); 14/01/2011 tarihli, 67.457,77 TL (33.040,00 Euro) bedelli olduğu anlaşılmıştır. Müflis şirket yetkilisi kaydı yapılan alacağın 253.664,87 TL'sini kabul ederek kalan kısmı kabul etmemiş olup iflas idaresince, sunulan belgeler ile müflisin beyanı dikkate alındığında, alacak dayanağının icra takibi olduğu, iflas erteleme ve tedbir olması halinde müflis aleyhine takip yapılamayacağından ve ayrıca dayanak belgeler alacağın varlığını tevsik edici nitelikte bulunmayıp yargılamayı gerektirdiğinden alacak kayıt talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili 13/04/2017 tarihli ... nolu alacak kayıt talepli dilekçesi ile; müvekkilinin, müflis şirketten 36.579,34 TL alacaklı olduğunu belirterek alacak kaydı yapılmasını talep etmiştir. Sunulan dayanak faturaların, 15/05/2013 tarihli, 4.206,52 TL (1.789,40 Euro); 09/09/2013 tarihli, 15.698,28 TL (5.800,00 Euro); 07/10/2013 tarihli, 6.145,97 TL (2.262,71 Euro); 13/11/2013 tarihli, 4.419,69 TL (1.609,44 Euro); 21/11/2013 tarihli, 6.108,88 TL (2.246,74 Euro) bedelli olduğu anlaşılmıştır. Müflis şirket yetkilisi kaydı yapılan alacağı kabul etmemiş olup iflas idaresince, sunulan belgeler ile müflisin beyanı dikkate alındığında, alacak dayanağının icra takibi olduğu, dayanak belgeler alacağın varlığını tevsik edici nitelikte bulunmayıp yargılamayı gerektirdiğinden alacak kayıt talebinin reddine karar verilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 01/03/2019 tarihli raporda; davacının ticari defter ve kayıtlarının (2013, 2014, 2015 yılı fiziki defter ve 2016 yılı e-defterler) kanuna uygun tutulduğu, davacının ticari defterlerine göre, 2012 yılından kalan 17.085,28 TL bakiyenin 2013 yılına devrettiği, 2013-2014-2015 yıllarında davacının, müflis şirkete 146.693,02 TL tutarlı 20 adet fatura kestiği ve toplam alacağının 163.778,30 TL (59.100,30 Euro) olduğu, davacının, müflis şirketten 77.982,56 TL (24.460,75 Euro) tahsil ettiği, iflas tarihi itibariyle davacının, müflis şirketten bakiye 85.795,74 TL (34.639,55 Euro) alacağının olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarının (2014 yılı fiziki defter ve 2015, 2016 yılı e-defter) kanuna uygun tutulduğu, müflis şirketin, muavin kayıtları (cari hesap ekstresi) olmadığından ve Euro cinsinden düzenlenen faturalar, TL üzerinden deftere kayıtlı bulunduğundan kapanış bilançosuna göre inceleme yapıldığında; 2014 yılı kapanış bilançosunda ... satıcılar hesabından 68.040,07 TL, yine 2014 yılı kapanış bilançosunda .. satıcılar hesabında 129.108,91 TL olmak üzere toplam 197.148,98 TL borcunun olduğu, müflis şirketin 2015 yılında yaptığı 50.869,01 TL ödeme bu miktardan mahsup edildiğinde müflis şirketin, davacı şirkete iflas tarihi itibariyle 146.279,97 TL borcunun bulunduğu, davacının ticari defterlerinde ise, müflis şirketten protokole bağlı olmayan alacak tutarının 85.795,74 TL olduğunun tespit edildiğini, borç tasfiye protokolüne göre 19/10/2016 olan iflas tarihi itibariyle, Euro efektif satış kuru (1 Euro 3.4173 TL) üzerinden (92.500,00 x 3.4173) hesaplama yapıldığında davacının, müflis şirketten 316.100,25 TL talep etmeye hakkı bulunduğu, davacının diğer alacak talebi olan, protokole girmeyen faturalar bakımından müflis şirketin ticari defterlerinde 146.279,97 TL borç miktarı kayıtlı ise de, davacı kendi ticari defterlerinde 85.795,74 TL alacaklı gözüktüğünden ancak bu miktarı talep hakkının bulunduğu, bu durumda davacının, iflas tarihi itibariyle toplam 401.895,99 TL'yi iflas masasına kaydettirme hakkına sahip olduğu bildirilmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 28/06/2019 tarihli 1. ek raporda; davacının ticari defterinde görünen alacak miktarı 85.795,74 TL olup davacı İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden 21.271.40 Euro üzerinden takip başlatmış ise de, müflis tarafından yapılan toplam 50.869,01 TL ödemeyi dikkate alarak iflas masasına kalan 36.579,34 TL'nin kaydını talep ettiğinin anlaşıldığı, bu durumda, davacının borç tasfiye protokolüne girmeyen bakiye alacağının 36.579,34 TL olarak kabul edilebileceği, ayrıca iflas tarihi itibariyle efektif satış kuru 18/10/2016 günü saat 15.30'a kadar belirlenen Euro efektif satış kuru olarak kök raporda 3.4173 TL dikkate alınmış ise de, iflas 19/10/2016 günü saat 18.46 itibariyle gerçekleştiğinden kurun 3.3939 TL olarak dikkate alınması gerektiği, buna göre davacının protokolden kaynaklı alacak miktarının (92.500,00 x 3.3939) 313.935,75 TL olduğu, ayrıca davacının protokol kapsamına girmeyen 36.579,34 TL'nin bu tutara ilavesiyle iflas tarihi itibariyle davacının 350.515,09 TL'nin iflas masasına kaydını yaptırabileceği belirtilmiştir.Mahkemenin 26/05/2021 tarihli ara kararı ile "Bilirkişi heyetinden ...'in çıkarılarak, heyete ...'nin katılımı suretiyle taraflara rapora ve ek rapora beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi için 2. ek rapor alınmasına" karar verilmiş olup bu doğrultuda bilirkişi heyeti tarafından sunulan 04/03/2022 tarihli 2. ek raporda; somut olayda uyuşmazlığın 21/05/2014 tarihli borç tasfiye protokolünün imzalandığı tarihten sonraki ödemeler dikkate alınarak çözümlenmesi gerektiği, bu nedenle bu tarihten önceki durumun irdelenmesine gerek bulunmadığı, bu çerçevede sıra cetveline kaydı gereken tutarın, 21/05/2014 tarihi itibariyle mevcut borç tutarı olan 105.000 Euro'dan, bu tarihten sonra yapılan ödemelerin tutarı olan toplam 19.000,00 Euro düşüldükten sonra kalan 86.000,00 Euro'nun iflas tarihi olan 19/10/2016 tarihindeki efektif satış kuru karşılığı olan 291.875,40 TL olduğu, bu hesaplamanın protokolün, takipte kesinleşen fatura borçlarını da içerdiğinin kabul edilmesi hali için geçerli olduğu ve hukuki incelemelerle uyumluluk gösteren hesaplama yönteminin de bu olduğu, aksi halde protokolün, cari hesaptan bağımsız bir protokol olduğu kabul edildiği takdirde davacının iflas masasına kaydı gereken alacağının 399.731,49 TL olduğu bildirilmiştir.Somut olayda, sözleşme ilişkisi ihtilafsız olan davacı şirket ile müflis şirket arasında düzenlenen 21/05/2015 tarihli "Borç Tasfiye Protokülüdür" başlıklı protokol ile, taraflar 21/05/2014 tarihi itibariyle borcun 105.000,00 Euro olduğu konusunda mutabık kalmıştır. Protokole göre, 2015 yılı Mayıs ayında 5.000,00 Euro, takip eden 4 ay için her ay 15.000,00 Euro ve yine takip eden 4 ay için her ay 10.000,00 Euro olmak üzere toplam 105.000,00 Euro ödenecektir. Ayrıca işbu protokolün imzalanmasından sonraki dönemde gemiler için alınacak tüm yeni hizmetlere ait faturaların 30 gün içinde ödeneceği kararlaştırılmıştır.Bahsi geçen protokol kapsamında müflis şirket tarafından toplam 12.500,00 Euro ödeme yapıldığı konusunda bir ihtilaf bulunmadığından işbu protokole göre ödenmesi gereken bakiye borcun 92.500,00 Euro olduğu sabit olup davacı taraf da zaten protokol uyarınca kararlaştırılan kalan taksit tutarlarının ödenmediğinden bahisle icra takibi başlattığını ileri sürmüştür. Bu kapsamda davacı 13/05/2016 tarihinde başlatılan İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takibi ile, 21.271,40 Euro asıl alacak ve 25.216,14 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 46.487,54 Euro'nun tahsilini talep etmiş ise de, borçlu olarak müflis şirket yerine başka bir şirket gösterilmiş olup bu husus davacının da kabulündedir.Davacı vekili ... nolu alacak kayıt talepli dilekçesi ile, bu icra takibine konu olan faturalardan kaynaklı alacak talebinde bulunmuştur. Davacı 27/05/2016 tarihinde başlatılan İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün ... sayalı icra takibi ile ise, 61.687,91 Euro asıl alacak ve 116.703,61 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 178.391,52 Euro'nun tahsilini talep etmiş olup ... nolu alacak kayıt talepli dilekçesi ile, bu icra dosyasından alınan kapak hesabına göre alacak kayıt talebinde bulunmuştur.Taraflar arasındaki borç alacak durumu bahsi geçen protokol ile 21/05/2014 tarihi itibariyle tespit edilmiştir. Buna göre söz konusu icra takiplerinin protokol uyarınca ödenmesi gereken bakiye borcun tahsili sebebiyle başlatıldığı, iflas masasına sunulan alacak kayıt dilekçesi ve dayanak belgelere göre talebe konu tüm faturaların 21/05/2014 tarihinden önceki tarihli olduğu dikkate alındığında alacak kaydı yapılması talep edilen tutarların esasen protokole konu tutarlar olduğu anlaşılmakla değerlendirmenin de bu kapsamda yapılması gerekmiştir. Her ne kadar davacı vekili istinaf dilekçesinde, İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takibinin protokol kapsamında olmayan faturalara ilişkin başlatıldığını ileri sürmüş ise de, dava dilekçesinde bu yönde bir iddia bulunmadığı gibi aksine icra takibinin bakiye protokol borcunun ödenmemesi sebebiyle başlatıldığı belirtilmiştir. Zaten protokole bağlı olmayan alacak tutarı ile ilgili tespit de ilk alınan bilirkişi raporu ile ortaya atılmıştır. Kaldı ki protokol ile 21/05/2014 tarihi itibariyle borç alacak durumu tespit edilmiş olup protokol kapsamında olmadığı iddia edilen faturaların bu tarih öncesine ait olduğu ve protokolde, protokole bağlı faturaların da belirtilmediği dikkate alındığında davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir.Somut olayda, müflis şirket tarafından toplam 12.500,00 Euro ödeme yapılmasından sonra söz konusu borç tasfiye protokolü uyarınca ödenmesi gereken bakiye borcun 92.500,00 Euro olduğu konusunda bir uyuşmazlık yoktur. İncelenen ticari defter ve kayıtlar ile sabit olduğu üzere, müflis şirket tarafından 12.500,00 Euro dışında ayrıca 31/07/2015 tarihinde 30.569,51 Tl, 07/09/2015 tarihinde 6.766,50 TL ve 06/12/2015 tarihinde 13.533,60 TL olmak üzere toplamda 50.869,01 TL ödeme daha yapılmıştır. Hükme esas alınan 04/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda, TL olarak ödenen bu tutarların ödeme tarihleri itibariyle Euro karşılığı 19.000,00 Euro olarak tespit edilmiş ise de, bu tutarın 92.500,00 Euro'dan mahsup edilip ona göre iflas masasına kaydı gereken alacak miktarı tespit edilmesi gerekirken protokol ile kararlaştırılan tüm borç miktarı olan 105.000,00 Euro'dan mahsup yapılması yerinde olmamıştır. O halde 92.500,00 Euro'dan 19.000,00 Euro mahsup edilmesi neticesinde kalan 73.500,00 Euro'nun, iflas tarihi olan 19/10/2016 tarihindeki Euro'nun efektif satış kuru karşılığı olan (3.3939 TL) 249.451,65 TL'ye hükmedilmesi gerekirken mahkemece 291.875.40 TL'ye hükmedilmesi isabetli olmamıştır. Davalı vekilinin istinaf başvurusu bu yönden yerindedir.Ayrıca davacı vekili istinafında, alacak kaydına konu İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında asıl alacağa faiz işletilmeden ve icra takibi masrafları hesaba katılmadan salt asıl alacak üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/639 Esas ve 2012/479 Esas sayılı kararı ile müflis şirkete verilen bir yıllık iflas erteleme süresinin uzatılması için müflis şirket tarafından 19/04/2013 tarihinde tekrar dava açıldığı (bu dava sonunda da şirketin iflasına karar verildiği) ve tensip kararı ile birlikte 2011/639 Esas sayılı dosya kapsamında verilen iflas erteleme tedbirlerinin devamına karar verildiği anlaşılmakla söz konusu icra takibinin de iflas erteleme tedbirlerinin geçerli olduğu dönemde başlatıldığı dikkate alındığında davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları arasında giderilmesi gereken bir çelişki bulunmadığı gibi esasen hukuki olan ve hukuki görüş olarak ileri sürülen bilirkişi raporu ile mahkemelerin bağlı olmadığı ve değerlendirmenin mahkeme tarafından yapılmasının da asıl olduğu dikkate alındığında davacı vekilinin raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğuna yönelik yönelik istinaf sebebine itibar edilmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiğine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/951 Esas, 2022/537 Karar sayılı ve 08/06/2022 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,
3-a)Davanın KISMEN KABULÜ ile, davacının 249.451,65 TL alacağının müflis ... A.Ş.'nin iflas masasına (İstanbul Anadolu 3. İflas Müdürlüğünün 2016/75 İflas sayılı dosyası) KAYIT VE KABULÜNE, fazlaya ilişkin talebin reddine,
b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 700,60 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
c)Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL başvurma harcı ile 31,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 62,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
d)Davacı tarafından yapılan toplam 6.727,70 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre hesaplanan 2.508,09 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
e)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
f)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
g)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
İstinaf Giderleri Yönünden
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davalı tarafından yapılan 57,60 TL istinaf yargılama giderleri ile yatırılan 301,40 TL istinaf harçları olmak üzere toplam 359,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
8-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 164/2. fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/07/2026