Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1349 E. 2026/1056 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1349
Karar No
2026/1056
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2023/1349 Esas

KARAR NO:2026/1056

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ:22/05/2023

NUMARASI:2016/300 Esas, 2023/431 Karar

DAVA:KAYIT KABUL

KARAR TARİHİ:10/07/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı müflisin müvekkilinden aldığı cihazlara karşılık bir kısım çekler verdiğini, çeklerin İstanbul 21. İcra Dairesi'nin ..., ..., ... ve ... sayılı dosyalarında takibe konulduğunu, takiplerin itiraz edilmeden kesinleştiğini, takipler kesinleştikten sonra davalının iflasına karar verildiğini, 13.04.2015 tarihinde alacak kayıt talebinde bulunduklarını, alacak kayıt talebinin 56, 57, 58, 59 kayıt numarasıyla kayıt altına alındığını, müvekkili şirketin alacağının müflis şirketin sıra cetveline kabul edilmediğini belirterek reddolunan alacaklarının müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı müflis iflas masası vekili cevabında; kayıt kabul davasının hak düşürücü sürede açılmadığını, davacının sözleşmelerdeki edimlerini yerine getirmediğini, ... işinin sözleşme bedeli ile ... Cihazları sözleşme bedeli tutarının toplam 2.670.213,00 TL olduğunu, yaptıkları ödemelere göre ve tarafların alacak ve borç ilişkisinin mahsubundan sonra, davacının müflis şirkete 410.025,00 TL borcu bulunduğunu, bu nedenle iflas masasının alacak kayıt taleplerini tamamen reddetmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevabını ıslah ederek sunduğu cevap dilekçesinde; davacının alacağına dayanak kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğunu, ancak davacı çeklerin mal satışı nedeni ile verildiğini kabul ettiğinden, çeklerin kambiyo vasfında olduğunun kabul edilemeyeceğini, bu nedenle müflisin kambiyo sorumluluğu ve icra takip dosyalarına borçlu olmasının söz konusu olmayacağını, iki ayrı sözleşme bedeli 908.000,00 Euro olmasına rağmen daha fazla ödeme yapıldığını, çeklerin tahsilinin istenmesinin sözleşmede kararlaştırılan ödeme yöntemine uymadığını, davacının; cihazları teslim ettiğini, cihazların devreye alındığını ve garanti edimini yerine getirdiğini ispatlayamadığını, müvekkiline edimini yerine getirmeyen davacının aynı işi ... şirketine ifa ederek 528.000,00 TL ödeme aldığını, davacıdan olan alacaklarını takip borcu ile takas ettiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Feri müdahale talep eden ...; müflis şirketin ortağı ve yetkilisi olduğunu, davacıya verilen bir kısım çeklerde avalist olduğunu ve sorumlu olduğunu beyan ederek davaya müdahale talebinde bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; işin ifa yeri... AVM'de makine mühendisi bilirkişi tarafından yapılan inceleme ve davalı şirket ticari defter kayıtlarına göre sözleşme konusu ürünlerin teslim edildiğinin sabit olduğu, davalı tarafın bir adet farklı ürün teslimi ve bir adet sipariş edilmeyen ürün teslimine yönelik süresinde ve usulüne uygun itirazları bulunmadığı, ürünlerin tesliminden sonra faturaları ticari defterlerine işlemekle taraflar arasında bu konuda zımni bir anlaşma yapıldığının kabulü gerekeceği, makinelerin sorunsuz çalıştığı, davalının ayıp, eksik iş veyahut ürünlerle ilgili herhangi bir şikayette bulunulmadığı, yine davalının ürünlerin yetkilendirdiği kişiye yapılmadığı savunmasının da ürünlerin kararlaştırılan teslim yerine teslim edilmesi sebebiyle dinlenilemeyeceği, davacının dava dışı ... A.Ş. ile yaptığı sözleşme gereği kendisine yapılan ödemeyi taraflar arasındaki cari hesap gereği davalı taraf alacağı olarak 319.578,94 TL'yi borçtan düştüğü, bilirkişi raporunda alacağın hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 56 nolu kayıt yönünden 252.202,24 TL'nin, 57 nolu kayıt yönünden 140.301,32 TL'nin, 58 nolu kayıt yönünden 309.454,51 TL'nin ve 59 nolu kayıt yönünden 563.205,76 TL'nin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Karar, yasal süre içerisinde davalı müflis iflas masası vekili ile feri müdahil vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı müflis iflas masası vekili istinaf nedenleri olarak; ön inceleme yapılmadan tahkikata geçildiğini, dava, iflas masasının reddettiği çeke dayalı alacakların masaya kaydına ilişkin olmasına rağmen, taleple bağlılık ilkesine aykırı hareket edildiğini ve sözleşmeden kaynaklı alacak yönünden yargılama yapılarak karar verildiğini, müvekkilinin iflasına karar verilmesi ve kararın kesinleşmesi ile takiplerin düştüğünü, çeklerde kayıtsız şartsız ödeme vaadi vasfı bulunmayıp 3 yıllık çek zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının sözleşme ile üstlendiği edimlerini ifa etmediğini, cihazların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, cihazların üç aşamalı olarak devreye alınması ve her aşama tamamlandığında o aşamanın tamamlandığına dair müvekkili şirket yetkilisinin imzasının alınması gerekmesine rağmen, yetkili imzasının alınmadığını, cihazların garanti yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, müvekkiline edimlerini ifa etmeyen davacının dava dışı ... AŞ ile sözleşme yaparak 528.000,00 TL tahsil ettiğini, faturaların müvekkili şirket ticari defterlerine işlendiği gerekçesi ile davanın kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tarafların ticari defterlerinin uyumlu olmadığını, cihazların devreye alındığı tarihin, fatura kayıt tarihlerinden 3 ila 4 ay sonra olmasının, faturaya dayalı karinenin oluşmadığını kanıtladığını, fatura konusu malların teslim edildiğinin ispatlanamadığını, 453.000,00 Euro değerindeki su soğutma kulesi cihazları için sevk irsaliyesi bulunmadığını, devreye alma formlarında imzası olan çalışanın .....AŞ çalışanı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Feri müdahil vekili istinaf nedenleri olarak; davacının sözleşmeye konu edimlerini ifa etmediğini, 27.03.2019 tarihli raporda davacının edimlerini ifa etmediği belirtilmesine rağmen hangi gerekçe ile bu rapora itibar edilmediğinin açıklanmadığını, aynı iş için ... AŞ ile sözleşme yapan davacının anılan şirketten işin bedelini tahsil ettiğini, davacının sunduğu mutabakat mektubunda kendi hesaplarının 110.353,80 TL borç bakiyesi gösterdiğini belirtmiş olup, bu hususun değerlendirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:Dava kayıt kabul istemine istemine ilişkindir.İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. m). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Dosya kapsamından; davalı şirketin İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.11.2014 tarih ve 2014/1418 Esas sayılı kararıyla iflasına karar verildiği, iflas işlemlerinin İstanbul Anadolu 3. İflas Dairesi'nin 2014/73 İflas sayılı dosyasında yürütüldüğü, davacının 56, 57, 58 ve 59 nolu kayıt sıra numarası ile alacağının masaya kaydını talep ettiği, iflas masasının alacak kayıt taleplerini reddettiği, davacının tebliğ için masraf yatırdığı, sıra cetveli ve ret kararının davacı alacaklıya 16.02.2016 tarihinde tebliğ edildiği, davacının tebliğden itibaren 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde 08.03.2016 tarihinde işbu davayı açtığı görülmüştür.Mahkemece; davacının sözleşmelere konu edimini yerine getirdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı müflis ve feri müdahil hükmü istinaf etmiştir.İstinaf konusu edilen uyumazlık; usule ve taleple bağlılık ilkesine aykırı karar verilip verilmediği, kayıt kabul talebine konu çeklerin kambiyo vasfında olup olmadığı ve zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davacının sözleşmelere konu malları teslim edip etmediği ve sözleşmedeki edimlerini yerine getirip getirmediği, davacının aynı iş için dava dışı ... AŞ ile sözleşme yapıp bedelini tahsil edip etmediği hususlarında toplanmaktadır.

1-Yargıtay 23. HD'nin 08.12.2014 tarih ve 2014/10328 Esas, 2014/7923 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, kayıt kabul davalarında ispat yükü, kural olarak, hakkının tanınmasını isteyen davacı alacaklıda olup, davacı alacağının mevcudiyetini gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan delillerle ispatlaması gerekir. Kambiyo senetleri kural olarak illetten mücerret sayılsalar da, bunlar tek başına alacağın varlığını ispat yeterli olmayıp, bunlara dayalı olarak iflas masasına kayıt isteyen alacaklının alacağını, yukarıdaki ilkelere göre ispatlaması gerekir. Çeklerin ve bonoların hangi alacak nedeniyle verildiği dayanağı davacı yanca kanıtlanmalıdır.Somut olayda davalı müflis şirket; çeklere dayalı alacağın masaya kaydı talep edilmesine rağmen, talep dışına çıkılarak sözleşmedeki edimlerin yerine getirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunmuştur. Ancak kambiyo senetleri kural olarak illetten mücerret sayılsalar da, bunlar tek başına alacağın varlığını ispat yeterli olmayıp, bunlara dayalı olarak iflas masasına kayıt isteyen alacaklının çeklerin hangi alacak nedeniyle verildiğinin dayanağını kanıtlaması gerektiğinden, davalının talep dışına çıkılarak karar verildiğine yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Davalı müflise savunma hakkı tanınarak delillerini sunma imkanı tanındığı gözetildiğinde, davalının usule aykırı karar verildiğine yönelik diğer istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir.Ayrıca davacının kayıt kabul davasında çeklerin hangi hukuki ilişkiye dayanarak verildiğini ispatlaması gerektiğinden, çeklerin kambiyo vasfında olup olmaması ve zamanaşımına uğraması, çeke dayalı alacağın masaya kaydına engel değildir.

2-Davalı müflis ve feri müdahil, davacının edimlerini yerine getirmediğini belirterek hükmü istinaf etmiştir.Bilirkişiler 04.05.2017 tarihli raporlarında; söz konusu alacağın sebepten soyut bağımsız bir kambiyo senedi ile ispat edilemeyeceği, davacının sözleşme gereği teslim etmesi gereken malları davalıya teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini, dosya kapsamında sunulan belgelerden bu yönde bir ispat vasıtası sunulmadığını, bu yönü ile alacağın ispata muhtaç olduğu belirtilmiştir.

Bilirkişiler 21.03.2018 tarihli 1. ek raporlarında; davacının davalı adına faturalar ve dayanağı sevk irsaliyeleri düzenlemiş olup, toplam 3.041.881,59 TL faturaların davalı defterlerinde kayıtlı bulunduğu, bu durumda davacının fatura içeriği mal ve hizmetleri davalıya teslim ettiği ve takibe konu çeklerin taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayanarak düzenlendiği kanaatine vardıklarını, buna göre davacının iflas tarihi 19/11/2014 tarihi itibariyle 56 kayıt no'lu başvuru yönünden 252.202,24 TL, 57 kayıt no'lu başvuru yönünden 140.301,32 TL, 58 kayıt no'lu başvuru yönünden 309.454,51 TL, 59 kayıt no'lu başvuru yönünden 563.205,76 TL davalıdan alacaklı olduğu hesaplandığı belirtilmiştir.Bilirkişiler 27.03.2019 tarihli 3. ek raporlarında; taraflar arasında kararlaştırılan işin ... AVM şantiyesinin soğutma kulelerinin ve ... cihazlarının teslimi ve devreye alınması işi olduğunu, davacının teslim etmesi gereken işin teknik ve çeşitli evrelere bölünerek ifası gerçekleştirilebileceği bir iş olduğu, bu işlerin söz konusu evrelere uygun olarak gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği konusu teknik bir konu olmakla birlikte, her bir safha ile ilgili olarak tesellümü yapacak olan yetkilinin imzasının aranmasının, o evrenin sözleşmeye uygun olarak tamamlanmış sayılması için hukuki bir şart olarak öngörülmüş sayılması anlamına geleceği, dolayısıyla davacının bu yönde ve sözleşmede de gösterilen biçimde teslim tesellüm hususlarını ispat etmesi gerektiği, davacının davalı müflise karşı, cihazların devreye alınması bakımından bir sorumluluk altında olduğu anlaşılmakla birlikte, bu sorumluluğu yerine getirdiğini HMK m.200 çerçevesinde ispat edemediği, sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği davacı ile dava dışı ... arasındaki ilişkinin tarafı olmayan bakımından sonuç doğurmayacağı belirtilmiştir.Talimat mahkemesince alınan 04.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda; keşif mahallinde yapılan incelemede, dava konusu klimaların ve soğutma kulelerinin marka, model ve adet olarak satış sözleşmesine göre 2014 yılı itibariyle devreye alınma işleminin yapıldığı ve tüm klimaların ve soğutma sistemlerinin halen çalışır vaziyette olduğu, ihtiyaç duyulmadığı için ... model ... seri numaralı klimanın tercihen çalıştırmadığı, satış sözleşmesinde bulunan ... model ... marka 2 adet klimanın keşif mahalli olan ... ... AVM'de bulunmadığı belirtilmiştir.Farklı bilirkişi heyetinden alınan 25.02.2022 tarihli raporda; dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde, 7 adet ... adlı cihazın sipariş edildiği ve bu 7 adet cihazın tamamının davalı müflis ...'a sevk edildiği, ancak işletmede halihazır durumda 5 adet cihaz bulunduğunun anlaşıldığı, davacının söz konusu cihazlardan 2'sinin işveren tarafından başka bir firmaya satıldığına yönelik iddiada bulunduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşme çerçevesinde sipariş edilen ... ürünün sonradan iptal edildiği ve bu ürün yerine ...’un tedarik edildiğinin anlaşıldığı, ancak bu konuda taraflar arasında herhangi bir mutabakat bulunmadığı, servis devreye alma formlarından, sipariş edilen 25 kalem cihazdan 23 kaleminin devreye alındığının tespit edildiği, söz konusu devreye alma formlarının son kullanıcı personelleri tarafından imzalandığı, 05.09.2019 tarihinde yapılan keşifte, 22 cihazın problemsiz, herhangi bir ayıp şikayeti olmadan 2014 yılından beri aktif olarak çalıştığının, 1 cihazın ise ihtiyaç olmaması nedeni ile devreye alınmadığının tespit edildiği, davacının alacak kaydına konu ettiği çeklerin taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden tanzim edildiği, davacının dava konusu çeklerden kaynaklı olarak alacaklı olduğunun kabul edilmesi halinde, 56 no'lu kayıt yönünden 252.202,24 TL, 57 no'lu kayıt yönünden 140.301,32 TL, 58 no'lu kayıt yönünden 309.454,51 TL, 59 no'lu kayıt yönünden ise 563.205,76 TL'nin sıra cetveline kaydedilebileceği belirtilmiştir.Mali müşavir bilirkişi 13.03.2023 tarihli ek raporunda; sevk irsaliyelerindeki kişilerin davalı şirket çalışanı olup olmadığına ilişkin hukuki değerlendirme Mahkemeye ait olmak üzere, faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olması nedeniyle fatura içeriği malların davalı şirkete teslimine ilişkin karinelerin oluştuğu, işbu faturalar içeriği malların teslim alınmadığı, faturaların iade edildiği ya da malların kendilerine teslim edilmediğine ilişkin davalı şirket tarafından herhangi bir belge sunulmadığı, davalı müflisin davacı alacağından düşülmesi gerektiğini beyan ettiği 319.578,94 TL tutarlı faturanın her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olup, bu faturanın cari hesaptan düşerek alacak tespit edildiğinden, davalının bu talebinin yerinde olmadığı, davacının dava dışı ... AŞ'ye verdiği hizmet doğrultusunda ... AŞ'den tahsil ettiği tutarın davalı müflis ödemesi olarak kabul edilmesine ilişkin talebin hukuki değerlendirilmesinin Mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır.TTK'nın 21/2 fıkrası "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmünü düzenlemektedir. Ticari işletmesi ile ilgili bir faturayı alan tacir, faturaya aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde itirazda bulunmazsa o fatura münderacatını aynen kabul etmiş sayılır.YİBBGK'nın 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir.Yine Yargıtay 15. HD. 2017/1445 E. 2018/1438 K. sayılı ilamında; faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimsenin, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayıldığı ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerektiği belirtilmiştir.Ayrıca Yargıtay 15. HD. 2016/2310 E. 2017/2537 K. sayılı ilamında; ".. ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır." denilerek ticari defterlerin kesin delil niteliğinde olduğu belirtilmiştir.Somut olayda 21.03.2018 tarihli 1. ek rapor, farklı bilirkişi heyetinde alınan 25.02.2022 tarihli rapor ve bu heyet içeresinde yer alan Mali müşavir bilirkişinin 13.03.2023 tarihli ek raporunda; faturaların tarafların ticari defterlerine kaydedildiği tespit edildiği gibi mahallinde yapılan keşif sonucu alınan rapora göre de, 7 adet ... adlı cihazın sipariş edildiği ve bu 7 adet cihazın tamamının davalı müflis ...'a sevk edildiği, sipariş edilen 25 kalem cihazdan 23 kaleminin devreye alındığı, çeklerin taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden tanzim edildiği anlaşılmaktadır. Faturaları defterlerine kaydeden davalı müflis, fatura nedeniyle mal ve hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle de ispatlayamamıştır. O halde mahkemenin sözleşmelere konu edimlerin yerine getirildiğini kabul etmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

4-Davalı müflis, davacının aynı iş için ... AŞ ile sözleşme yapıp bedelini tahsil ettiğini beyan etmekle birlikte, bu savunmasını ispata yönelik dosyada bilgi ve belge bulunmaması ve 319.578,94 TL tutarlı ödeminin de davacı alacağından mahsup edilerek alacağa hükmedilmesi karşısında davalı müflisin bu istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı müflis şirket iflas masası ile feri müdahil vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,

1-İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/300 Esas, 2023/431 Karar sayılı ve 22/05/2023 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı müflis iflas masası vekili ile feri müdahil vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE,

2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından feri müdahil ... tarafından yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın adı geçen feri müdahilden tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

4-Davalı ve feri müdahil tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1349, K. 2026/1056, T. 10.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1349-e-2026-1056-k-b6eed2852f65