Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1375 E. 2026/987 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1375
Karar No
2026/987
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/1375 Esas

KARAR NO:2026/987

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ:20/05/2022

NUMARASI:2016/1419 Esas, 2022/385 Karar

DAVA:ALACAK (Ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklı)

KARAR TARİHİ:02/07/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında 23/01/2014 ve 23/01/2015 tarihinde iki ayrı bitkisel atık yağ toplanması konusunda protokol imzalandığını, ancak davalının protokol maddelerini yerine getirmediğini, 2014 tarihli protokolün 5. maddesine göre, %10 fire kesilmesi gerekirken davalının %20 oranında fire kestiğini, 2014 yılına ilişkin mutabakata göre müvekkili tarafından 116.989 ton atık toplandığını, protokol uyarınca %10 fire karşılığı 11.698 ton düşüldüğünde 105.290,10 tonaj elde edilmesi gerekirken davalının %20 oranında fire kesmesi sonunda 18.715,61 tonaj farkının ortaya çıktığını, davalının bu sebeple uğradığı zararının tahsili gerektiğini, 2015 tarihli protokolün 15. maddesinde müvekkili şirketin atık yağ toplayacağı işletmelerin..., ..., ... ve ... Otelleri olduğu hususunda davalı ile anlaşmaya varıldığını, söz konusu protokol 23/01/2016 tarihine kadar geçerli olmasına rağmen ... ve ... Otellerinin 2015 yılı Eylül ve Ekim aylarına ait bitkisel atık yağ toplama tonajlarının müvekkili şirketten çıkarıldığını, 2015 yılına ilişkin mutabakata göre müvekkili tarafından 81.246 ton bitkisel atık toplandığını, bu miktardan %10 fire karşılığı 8.142,60 ton kesilmesi sonucu toplam 73.283,40 ton atık yağ elde edilmesi gerekirken davalı tarafından ... ve ... Otellerinin mutabakata dahil edilmediği ve ilaveten %20 oranında (14.656,68 ton) fire kesildiği için mutabakat arasında 11.544,17 ton farkın ortaya çıktığını, ayrıca yine 2015 yılına ait ödeme ve promosyonlarda ... Hotel'e müvekkili şirketin bilgisi dışında promosyon yapıldığını, otelin promosyonlarında mutabık kalınmadığına ilişkin davalıya mail yoluyla bildirimde bulunulduğunu, müvekkilinin bu aykırılıklar sebebi ile uğradığı zararın bilirkişi tarafından tespit edilerek davalıdan tahsili gerektiğini belirterek fazlaya ve ıslaha ilişin hakları saklı kalmak kaydıyla protokollere aykırılıklar sebebiyle müvekkilinin uğradığı maddi zararın şimdilik 5.000,00 TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 21/02/2022 tarihli talep artırım dilekçesi ile; dava değerinin 31.800,18 TL daha arttırıldığı belirtilerek toplamda 36.800,18 TL'nin taraflar arasında yapılan protokolün imzalanma tarihlerinden itibaren hesaplanacak ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve harcını yatırmıştır.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, yağ toplaması için müvekkiline firmalar bulduğunu, müvekkilinin ise bu firmalar ile sözleşme yaptığını, davacıya ise toplanan yağ üzerinden protokole göre belirlenen bir bedelin ödendiğini, yani davacının, firmaların atık yağlarını müvekkiline vermeleri hususunda müvekkili ile bu firmalar arasında aracı konumunda olduğunu, yağların ise müvekkili tarafından toplandığını, dava dilekçesinde belirtilen otellerden yağ toplama işinin kendisine ait olduğuna yönelik davacı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, 2015 tarihli protokolün 4. maddesi uyarınca müşterinin promosyon taleplerinin davacı tarafından karşılanacağını, ancak davacının, müvekkilinin bilgisi olmaksızın bahsedilen otellere bir takım promosyon taahhütlerinde bulunduğunu, vaat edilen bedellerin, otellere müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalınması sebebiyle davacıya ödenecek paradan mahsup edildiğini, davacının promosyon taahhüdünü yerine getirmemesi sebebiyle protokole 15. maddenin eklendiğini, 2014 tarihli protokole göre fire olarak kabul edilen kısmın yağ değil çöp olduğunu (tortu, su ve diğer yabancı maddeler), bu kısmın toplam atık yağ miktarından düşülerek ücrete dahil edilmediğini, oysa davacının çöpler içinde ücret talep ettiğini, 2014 ve 2015 yılı protokollerinde yapılacak olan %10 fire kesintilerine bidon ağırlıklarının dahil olmayacağının yazılı olduğunu, davacının ise bu durumu gözardı ederek müvekkilinin fazla kesinti yaptığını iddia ettiğini, müvekkili tarafından %20 fire kesintisi yapıldığı iddia edilse de, müvekkilinin protokole aykırı bir işlem yapmadığını, davacının iddiasının aksine 2014 yılında toplanan atık yağın 115.389 kg olduğunu, anlaşmazlık halinde müvekkilinin kayıtlarının esas alınacağının protokolde yazılı olduğunu, davacı, müvekkili ile olan protokole aykırı davrandığı için müşterilerin, davacıyı muhatap almadan direkt müvekkili ile çalışmak istediklerini ilettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; taraflar arasındaki 2014 ve 2015 yılı protokollerinde, davacı şirketin atık yağ toplanması hususunda sözleşme yapma yetkisinin olmadığı, sözleşme yapma yetkisinin davalı şirkette olduğu, davacının hak edişinden %10 fire dışında ayrıca %20 kesinti yapılacağı yönünde protokollerde bir hüküm olmadığı, bu nedenle davacının eksik hesaplanan hak edişten dolayı davalı şirketten talepte bulunmasının yerinde olduğu, hükme esas alınan 04/01/2022 tarihli raporda, 2014 yılında taraflar arasında düzenlenen hak edişlere nazaran 2014 yılında 115.389 kg, 2015 yılında ise 61.626 kg bitkisel atık yağın davalı tarafından toplandığı ve bu rakamlar üzerinden davacının 2014 ve 2015 yılındaki protokoller çerçevesinde alacağının doğduğunun kabul edildiği, her iki protokolde de toplanan bitkisel atık yağlardan %10 oranında fire kesintisi yapılacağının düzenlendiği, 2014 yılı protokolünde, işin birim fiyatının 1 TL olacağı, yağ tutucularından alınan yağların temizlenip tüm fireleri düşüldükten sonra kalan kısmın birim fiyatının 0,70 TL olarak düzenlendiği, buna göre 2014 yılı için 115.389 kg tonajdan %10 fire kesildiğinde normal atık yağın 103.850 kg kalacağı, 1 TL birim fiyattan bunun değerinin 103.850 TL olduğu, %20 yağ tutucu miktarının 20.770 kg olduğu, 0,70 TL birim fiyattan bunun değerinin 14.539,00 TL olduğu, genel toplamın ise 118.389,00 TL olduğu, KDV dahil bu yıl için yapılan ödemenin 21.310,02 TL olduğu, böylece kalan tutarın 25.185,02 TL olduğunun hesaplandığı, kimya mühendisi bilirkişi tarafından 2014 yılının yağlarının süresi geçtiği için satılamayacağı, bu nedenle hesaplamaya dahil edilemeyeceği, bu nedenle davacı alacağının 2015 yılının yağları nedeniyle 11.615,16 TL olacağı belirtilmiş ise de, taraflar arasında protokollerin var olduğu, yağ toplama işin davalının kabulünde olduğu gibi davalı da bulunduğu, davacının sadece aracılık ettiği, bu nedenle 2014 yılı gereğince 25.185,02 TL alacağının doğduğunun kabul edildiği, 2015 yılında ise 61.626 kg tonajdan %10 fire kesildiğinde kalan normal atık yağın 55.643 ton olacağı, tutarının 44.370,40 TL olacağı, %20 oranında yağ tutucu (2015 tarihli protokol gereğince birimi fiyatı 0,55 TL olarak belirlenmiş) değerinin 6.100,93 TL olduğu, buna göre genel toplamın 50.471,33 TL olduğu, KDV ile birlikte 59.556,16 TL hak edişin doğduğu, bu miktardan 47.941,00 TL düşüldüğünde 2015 yılı hak edişi olarak 11.615,16 TL'ye ulaşıldığı, böylece 2014 ve 2015 yıllarına ilişkin davacı alacağının toplam 36.800,18 TL olduğu, davacı, davalıyı davadan önce temerrüte düşürmediğinden dava ile temerrütün oluştuğu gerekçelerine istinaden davanın kabulü ile, 36.800,18 TL'nin dava tarihi olan 26/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine dair karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan raporun hem kendi içerisinde hem de 16/06/2021 tarihli bilirkişi raporundaki tespitler ile çeliştiğini, bu çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, rapora itirazları ile savunma ve delilerinin değerlendirilmediğini, 2014 ve 2015 yıllarındaki protokollerde, toplanan yağların yağ tutucudan geçirileceği şartının yer aldığını, buna göre yağ tutucudan geçirilerek süzülen normal kalitedeki yağın değeri ayrı, yağ tutucuda kalan düşük kalitedeki yağın ise fireleri temizlendikten sonraki değerinin ayrı hesaplanacağını, bu hesaba göre ödeme yapan müvekkilinin, davacıya borcunun olmadığını, davacı şirket yetkilisinin 28/01/2016 tarihli mailinde, ... Otele yapılan promosyonlar dışında tüm ödeme ve promosyonlarda mutabık olunduğunun yazılı olduğunu, bir başka deyişle mutabakat tablolarında yazılan yağ tutucu kaleminin, davacı tarafından da kabul edildiğini, protokollerde promosyonları davacının karşılayacağı yazılı olmasına rağmen davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkilinin ise ticari itibarını korumak adına davacı tarafça verilen sözleri mecbur olmadığı halde yerine getirmek zorunda kaldığını, hükme esas alınan raporda müvekkili ile davacı arasında mutabakat olduğu, davacının, müvekkiline hizmet verdiğinin kabul edildiği yönündeki tespitlerin dosya kapsamındaki savunmalarına ve delil durumuna aykırı olduğunu, davacı tarafından sunulan bir fatura bulunmadığı halde KDV dahil hesaplama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, süresinde düzenlenmeyen faturanın yok hükmünde sayıldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasında düzenlenen protokollere aykırı davranıldığı iddiası ile uğranılan maddi zararın tahsili istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Tarafların ticari defterlerinin incelendiği rapor alınmış olup ayrıca kimya mühendisinin de dahil edilmesi suretiyle bir rapor daha alınmıştır. Davalının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporuna göre; davalının ibraz ettiği 2014-2015 yılı ticari defterlerden, zorunlu kapanış tasdikine tabi yevmiye defterlerinin süresinde noter kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, ancak bu defterlerle birlikte tutulması ve ibrazı gereken kebir defterlerinin ibraz edilmediği, bu nedenle 2014-2015 yılı ticari defterlerinin kanuna uygun olarak tutulduğundan söz edilemeyeceği, davalı şirketin, davacı şirkete 2014 yılında 18.000,00 TL, 2015 yılında 20.000,00 TL olmak üzere toplam 38.000,00 TL ödeme yaptığı, karşılığında herhangi bir fatura almadığı, 2014 yılı 115.389 kg olan yağ miktarına göre, %20 kesintiye isabet eden tutarın 14.539,00 TL olduğu, 2015 yılı 61.626 kg olan yağ miktarına göre, %20 kesintiye isabet eden tutarın 6.101,00 TL olduğu, buna göre toplam hak ediş miktarının 20.640,00 TL olduğu belirtilmiştir.Davacının ticari defterlerinin incelendiği talimat bilirkişi raporuna göre; inceleme konusu olan 2015-2016 yılı ibraz edilen ticari defterlerin TTK'nun 64/3 maddesi gereğince açılış ve kapanış kayıtlarının zamanında yapıldığı, davacının 2015 yılı ticari defterlerinde 01/01/2015 tarihi ve 1 yevmiye nolu açılış kaydında davalının 18.000,00 TL alacaklı olduğunun görüldüğü, bu tutarın 31/05/2015 tarih ve 55 yevmiye nolu kayıt ile ödenerek kapatıldığı, herhangi bir borç alacak ilişkisinin kalmadığı, 2016 yılında her hangi bir ticari faaliyetinin olmadığı belirtilmiştir.Davalının ticari defterlerini inceleyen bilirkişi ile kimya mühendisi bilirkişi tarafından sunulan raporda; 2014 yılı bitkisel atık yağların yönetmelik uyarınca bir bedel karşılığı alınıp satılamayacağı, bu hususun kabulü halinde davacının bu yıl için bir bedel talep edemeyeceği, aksi halde yapılan hesaplamaya göre 2014 yılı için davacının hak ediş alacağının 25.185,02 TL olduğu, 2015 yılı için ise 11.615,16 TL olduğu, buna göre mutabakat formlarında %18 KDV alacağı hesaplandığından toplam tutarın KDV dahil 36.800,18 TL olduğu belirtilmiştir.Davacı taraf işbu dava ile, 2014 ve 2015 yılı hak ediş bedellerinin taraflar arasındaki protokollere aykırı olarak eksik hesaplandığını, ayrıca 2015 yılı protokolüne dahil çalışma yapacağı işletmeler arasında yer alan ... ve ... otellerinin 2015 yılı Eylül ve Ekim aylarına ilişkin bitkisel atık yağ toplama tonajlarının mutabakattan çıkarılması sebebiyle uğradığı zarar ile 2015 yılına ait ödeme ve promosyonlarda ... Hotel'e bilgisi dışında yapılan ve mutabık kalmadıkları promosyon sebebiyle uğradığını belirterek buna göre tespit edilecek alacağının tahsilini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; 2014 ve 2015 yılı protokollerinde davacının hak edişinden %10 fire dışında %20 kesinti yapılacağı yönünde bir hüküm bulunmadığı ve bu nedenle davacının eksik hesaplanan hak ediş alacağını talep edebileceği kabul edilmiş, davalı tarafından 2014 yılında 115.389 kg ve 2015 yılında ise 61.626 kg atık yağ toplandığından hareketle 04/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplama uyarınca tespit edilen alacağın tahsiline karar verilmiştir.Davacı tarafın, ... ve ... otellerinin 2015 yılı Eylül ve Ekim aylarına ilişkin bitkisel atık yağ toplama tonajlarının mutabakattan çıkarılması ile 2015 yılına ait ödeme ve promosyonlarda ... Hotel'e davalı tarafından yapılan ve mutabık kalınmayan promosyon ödemeleri sebebiyle uğradığı zarara yönelik alacak talebi mahkemece hüküm altına alınan alacak içinde değerlendirilmemiş ise de, hüküm davacı tarafından istinaf edilmediğinden artık bu hususlar kesinleşmiş olup buna göre istinaf incelemesi, toplanan atık yağ miktarlarına göre yapılan hesaplamanın ve buna göre tesis edilen kararın yerinde olup olmadığına yönelik yapılmıştır.Davacı ile davalı şirket arasında, atık yağ üreticilerinden bitkisel yağ toplama işini konu alan 23/01/2014 ve 23/01/2015 tarihli, bir yıl süreli iki ayrı protokol düzenlenmiştir. Söz konusu protokoller uyarınca, davacı tarafından bulunup belirlenen işletmelerden davalı şirket tarafından bitkisel atık yağlar toplanacak olup davacı bir anlamda davalı ile bu işletmeler arasında aracı konumundadır. Somut olayda, 2015 yılı protokolünde, davalının, toplanan bitkisel atık yağlardan %10 oranında fire (bidon ağırlığı hariç) keseceği, bu fire oranının, bitkisel atık yağ içinde bulunan tortu, su ve diğer yabancı maddelerin karşılığı olacağı, işin birim fiyatın 0,80 TL/kg olduğu, yağ tutuculardan alınan yağların temizlenip tüm fireleri düşüldükten sonra kalan kısmın birim fiyatının 0,55 TL/kg olduğu, toplanan atık yağların %80'inin normal atık yağ, kalan %20'lik kısmının ise yağ tutucudan alınan atık yağ olarak hesaplanacağı kararlaştırılmıştır. 2015 yılında davalı tarafından toplanan bitkisel atık yağların 61.626 kg olduğu, %10 fire kesintisinden sonra 55.463,40 kg kaldığı, bu miktarın %80'i olan 44.370,72 kg'nin normal atık yağ olduğu, 11.092,68 kg'nin ise yağ tutucudan alınan atık yağ olduğu, birim fiyatlar esas alınarak yapılan hesaplamaya göre hak ediş alacağının 41.597,55 TL olduğu, KDV dahil olarak ise 49.085,11 TL olduğu anlaşılmıştır. Öte yandan 2014 yılı protokolünde de "%10 fire" hükmü bulunmakta ise de, toplanan yağların oransal olarak ne kadarının normal atık yağ ve yağ tutucudan alınan atık yağ olarak hesaplanacağı konusunda 2015 yılı protokolünde olduğu gibi bir açıklık olmayıp işin birim fiyatının 1 TL/kg olduğu, yağ tutuculardan alınan yağların temizlenip tüm fireleri düşüldükten sonra kalan kısmın birim fiyatının 0,70 TL/kg olacağı kararlaştırılmıştır. O halde davalı tarafından 2014 yılında toplanan 115.389 kg bitkisel atık yağdan %10 fire kesintisinden sonra kalan 103.850 kg esas alınarak 1 TL olan birim fiyattan hesaplama yapılması gerekir. Bilirkişi raporunda bu doğrultuda hesap yapılmış ise de, ayrıca 103.850 kg'nin %20'sinin de yağ tutucudan alınan atık yağ olduğu kabulü ile mükerrer olarak ayrıca 20.770 kg üzerinden 0,70 TL olan birim fiyat esas alınarak hesaplama yapılmıştır. Buna göre davacının 2014 yılı hak ediş alacağının KDV dahil 122.543,00 TL olduğu anlaşılmıştır.O halde 2014 ve 2015 yılı hak ediş alacağı olan toplam 171.628,11 TL olduğu anlaşılmakla bu tutardan toplam 162.455,00 TL olan ödeme miktarı mahsup edildiğinde davacı alacağı olarak 9.173,11 TL'ye hükmedilmesi gerekirken mahkemece 36.800,18 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. Ayrıca fatura düzenlenip düzenlenmemesi vergisel bir husus olup taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ihtilaf konusu olmadığına göre davacının alacağını talep etmesine bir engel de bulunmamaktadır. Yine 2014 ve 2015 yılı mutabakatlarında KDV dahil hesaplama yapıldığı anlaşılmakla davacının alacak miktarı tespit edilirken KDV dahil hesaplama yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiğine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1419 Esas, 2022/385 Karar sayılı ve 20/05/2022 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,

2-a)Davanın KISMEN KABULÜ ile, 9.173,11 TL'nin dava tarihi olan 26/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 628,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 103,54 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

c)Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvurma harcı, 85,39 TL peşin harç ile 543,07 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 657,66 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

d)Davacı tarafından yapılan toplam 4.154,50 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre hesaplanan 1.035,72 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

e)Davalı tarafından yapılan toplam 118,90 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre hesaplanan 89,26 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,

f)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince belirlenen 9.173,11 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

g)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince belirlenen 27.627,07 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

İstinaf Giderleri Yönünden

3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 628,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 103,55 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

4-Davalı tarafından yapılan 176,50 TL istinaf yargılama giderleri ile yatırılan 849,15 TL istinaf harçları olmak üzere toplam 1.025,65 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1375, K. 2026/987, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1375-e-2026-987-k-4cdfb0191822