Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1357 E. 2026/1007 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1357
Karar No
2026/1007
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/1357 Esas

KARAR NO:2026/1007

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:05/10/2021

NUMARASI:2020/710 Esas, 2021/933 Karar

DAVA:Kayıt Kabul (İİK 235)

KARAR TARİHİ:02/07/2026

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından müflis davalı şirket hakkında Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/465 Esas sayılı dosyasında konkordato davasında geçici mühlet kararı verildiğinin öğrenildiğini, 04/07/2020 tarihinde toplam 218.150,00 TL tutarlı ödenmeyen 6 adet çek ve 11 adet fatura dolayısıyla dosyaya müdahil olarak alacak kaydının yapılmasının talep edildiğini, 18/09/2019 tarihinde 2019/947 Karar numarası ile müdahil olarak kabul edildikleri bahse konu dosyanın karara çıktığını, mahkemece müflis şirketin konkordato talebinin reddedilerek iflasına karar verildiğini, müflis şirket her ne kadar iflas kararını istinafa taşımış olsa da istinaf talebinin de reddedilerek iflasına karar verildiğini, müflis şirketin iflasına karar verildiğinin öğrenilmesi sonrasında süresinde 24/09/2019 tarihinde 218.150,00 TL karşılığı bulunan ödenmeyen 6 adet çek ve 11 adet fatura için müflis şirketin iflas masasına alacak kaydının yapılması talebinde bulunulduğunu, alacak kaydının 28/10/2019 tarihinde yapıldığını, 02/10/2020 tarihli .... Gazetesinde ilan edilen sıra cetvelinde 28. sırada kayıtlı olduklarını, müvekkiline 07/10/2020 tarihinde PTT UETS üzerinden tebliğ edilen sıra cetveli ilanı ve kararı gereğince müflisten olan alacaklar için iflas masasına başvurularındaki dilekçe ve belgelerin incelenmeden karar verildiğini, müvekkilinin masa kaydı talep edilen toplam 218.150,00TL alacak talebinin sunulan belgelerin alacağı tevsik edici nitelikte olmadığı ve talebin yargılamayı gerektirdiği şeklinde gerekçe ile reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, müflis beyanı dikkate alınmadan alınmışsa da müvekkiline bu beyan bildirilmeden karar verildiğini, müflisin iflas masasına kaydı yaptırılan alacakla ilgili kabul ya da red kararı verilmesinden önce beyanının alınması ve bu beyanın karara yazılması gerektiği, bahse konu red kararında red sebebinin yeterince açıklanmadığını, kararda sunulmuş olunan belgelerin alacağı tevsik edici nitelikte olmadığı belirtilmişse de alacağın ödenmeyen 6 adet çek ve 11 adet faturaya dayandırılan resmi alacaklar olduğunu, çeke dayalı borca karşılık başkaca nasıl bir belge sunulması gerektiğinin anlaşılamadığını, red kararının eksik ve yetersiz gerekçeli olması itibarıyla esas yönünden hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın kabulü ile müvekkilinin 218.150,00 TL alacak başvurusunun iflas masasına kayıt kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemece öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığının incelenerek davanın süresinde açılmaması halinde davanın usulden reddine karar vermesi gerektiğini, müflis hakkında Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/465 esas sayılı dosyasından 18.09.2019 tarihinde iflas kararı verildiğini, müflisin tasfiye işlemlerinin Bakırköy 1. İcra Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyası ile devam ettiğini, davacının iflas masasına 28 no’lu kayıt ile 218.150,00 TL alacak kayıt isteminde bulunduğunu, iflas İdaresi tarafından, alacak kaydının reddine karar verildiğini, iflas İdaresinin alacak kaydını "alacaklı vekilince masaya kaydedilen toplam 218.150,00 TL alacak talebinin sunulan belgelerin alacağı tevsik edici nitelikte olmaması ve talebin yargılamayı gerektirmesi" gerekçesiyle reddettiğini, iflas idaresi kararının haklı ve yerinde olduğunu, davacı tarafın sunduğu çeklerin ve faturaların alacağın varlığını tek başına kanıtlamaya yeterli olmadığını, taraflar arasındaki temel ilişkinin hukuken ispat edilmesi gerektiğini, davacı ile müflis arasında ticari ilişkinin mevcut olup olmadığının tespiti için taraf defterlerinin ve BA BS formlarının incelenmesinin gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen fatura içeriğindeki malların teslim edilip edilmediğine dair sevk irsaliyelerinin incelenmesi gerektiğini, dava dilekçesine ekli belgelerde uygulanan faiz türüne, oranına ve miktarına açıkça itiraz ettiklerini, vadesi gelmemiş bir alacağın varlığı halinde İİK 195 gereği müflisin vadesi gelmemiş faizsiz borçlarından yıllık kanuni faiz hesabıyla iskonto yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davada ispat yükünün alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olduğu, tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar kurulduğu, davacı şirketin ve müflis şirketin iflas müdürlüğünde bulunan ticari defter kayıt ve belgeleriyle dosya kapsamı üzerinde mali müşavir tarafından inceleme yapıldığı, yapılan inceleme neticesinde, davacı tarafın Bakırköy 1. İcra Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasında 28 kayıt numarası ile yaptığı başvurunun reddedildiği, yapılan hesaplamalar sonucunda davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinin birbirini teyit ettiği, yargılamaya konu 6 adet çekten kaynaklı davacının 18.09.2019 tarihi itibariyle 218.150,00 TL davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının bilirkişi raporunda tespit edilen 218.150,00 TL tutarında çeke dayalı olarak alacaklı olduğu, davalının borcu olmadığını ya da ödediğini kanuni delillerle ispatlaması gerektiği buna ilişkin herhangi bir delil ileri süremediği gerekçesiyle davanın kabulüne, kayıt kabule konu 218.150,00 TL alacağın Bakırköy 1. İflas Müdürlüğünün Eski ... - Yeni ... İflas Sayılı dosyasında iflas tasfiye işlemleri yürütülen müflis .... A.Ş.'nin iflas masasına davacı alacağı olarak kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; Müflis şirket hakkında Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/465 Esas 2019/947 Karar sayılı ilamı ile verilen iflas kararının Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 17.03.2021 tarihli 2021/2926 E. 2021/930 K. Sayılı ilamı ile bozulduğunu, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/410 Esasına kaydedilerek dava devam edildiğini, bu hususun Mahkeme dosyasına bildirildiğini, Mahkemece yapılan yargılama esnasında müflis şirket hakkında yeniden iflas kararı verildiğini, bu nedenle kendilerince dosyaya devam edildiğini, alınan bilirkişi raporunun kendilerine tebliğe çıkartılmasının talep edildiğini, ancak rapor kendilerine tebliğ edilmeden karar verildiğini, bilirkişi raporuna karşı itiraz haklarını kullanamadan raporun karara esas alınmak suretiyle hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, karara esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, raporda tarafların ticari defterlerinin incelendiğini, müflis şirket defterlerinde davacı tarafın bakiye alacağı ile davacı defterlerinde yer alan rakamların birbirini teyit etmediğini, taraf defterleri arasında çelişki olduğunu, raporda davacı defterlerinde yer alan meblağın esas alınmasının kabul edilemeyeceğini, alacağı kabul etmemekle birlikte 6 adet toplam çek bedelinden (218.150,00 TL) davalı tarafından 02.08.2019 tarihinde yapılan 56.467,00 TL tutarındaki ödemenin düşülmesi gerekirken 275.188,94 TL den düşülmesinin hatalı olduğunu, davacının sunduğu çekin, alacağın varlığını tek başına kanıtlamaya yeterli olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen fatura içeriğindeki malların teslim edilmediğine dair sevk irsaliyelerinin incelenmesi gerektiğini, bu belgelerin ve BA-BS formlarının detaylı şekilde incelenmesi gerekirken eksik incelemeye dayanan raporun karara esas alınmasının doğru olmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz ( kayıt kabul) davasıdır. İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. m). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Somut olayda, Bakırköy 1. İflas Müdürlüğünün Eski ...-Yeni ... İflas Sayılı ile ilgili vermiş olduğu cevabı yazıda; müflis şirketin 18.09.2019 tarihinde iflasına karar verildiği, davacının 28.10.2019 tarihli alacak kayıt başvurusunun 28. Kayıt numarası ile işleme alındığı, davacı bankanın tebligat masrafı yatırdığı ve red kararının 07.10.2020 tarihinde davacıya tebliğ edildiği bildirilmekle davanın yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde 20.10.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmakla işin esasının incelenmesine geçilmiştir.Dosya kapsamından, davacının 6 adet çekten kaynaklı yasal faiz hariç 218.500,00 TL alacağın iflas masasına kaydını talep ettiği, iflas idaresince sunulan belgelerin alacağı tevsik edici mahiyette olmadığı ve talebin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle reddine karar verdiği, davacının reddedilen 218.500,00 TL alacağın iflas masasına kaydını talep ettiği anlaşılmıştır. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Bilirkişi tarafından düzenlenen 31.05.2021 tarihli raporda; Davacı şirkete ait 2018-2019 yılı ticari defterlerinin E-Defter olarak tutulduğu ve Ocak ve Aralık ayı defter beratlarının süresinde verildiği, 2018-2019 yılı defterlerinin sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu, Davalı şirkete ait 2018-2019 yılı ticari defterlerinin E-Defter olarak tutulduğu ve 2018 yılı Ocak ve Aralık ayı defter beratlarının süresinde verildiği, 2019 yılı defter beratlarının Mayıs ayına kadar verildiği, diğer aylar için bilgilerin iflas dairesinde bulunmadığı, Müflis şirketin iflas tarihinin 18.09.2019 olduğu, davalı şirketin iflas tarihine kadar olan 2018 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu, 2019 yılı defterlerinin ise Mayıs ayı dahil GİB’e iletildiği şekliyle lehe delil vasfına sahip olduğu, davacı ve davalı şirket kayıtlarının 2018 yılından kaynaklı 571,16 TL dışındaki işlem kayıtlarının birbirini teyit ettiği, söz konusu 571,16 TL tutarın davalı müflis şirket tarafından davacı şirkete ödendiği yönünde somut bir belge görülmediği, davacı şirketin kayıtlarına itibar edilmesi halinde davacı şirketin 18.09.2019 tarihi itibariyle davalı şirketten 6 adet çek karşılığı 218.150,00 TL alacaklı olduğu, davalı şirket yetkilisinin davacı şirketin alacak olarak talep ettiği 218.150,00 TL yönünden 181.755,40 TL'lik kısmı kabul ettiği, 36.394,60 TL’lik kısmı için borçlarının olmadığını beyan ettiği, davalı müflis şirket ticari defterlerinde yapılan incelemede davalı tarafından reddedilen 36.394,60 TL'lik kısım için dayanak belge ve/veya herhangi bir işlem kaydı görülemediği, davacı şirketin davalı şirketten 18.09.2019 iflas tarihi itibariyle 6 adet çek karşılığı toplam 218.150,00 TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.Müflis şirket hakkında ilk önce 18.09.2019 tarihinde iflas kararı verildiği, daha sonra iflas kararının Yargıtay tarafından 17.03.2021 tarihinde bozulması üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde şirket hakkında yeniden 23.06.2021 tarihinde iflas kararı verildiği ve bu kararının aşamalardan geçerek 06.04.2023 tarihinde kesinleştiği uyap üzerinden yapılan incelemede tespit edilmiştir.Davalı iflas idaresi vekili 07.06.2021 tarihli dilekçe ile iflas kararının kaldırıldığı mahkemeye başvurarak, vekillik görevinin sona erdiğinden bahisle tebligatların şirkete yapılması talep etmiştir. Bu talebe rağmen, dosya kapsamında alınan 31.05.2021 tarihli bilirkişi raporu, iflas idaresi vekiline 20.06.2021 tarihinde yani iflas kararının kalktığı aşamada tebliğ edilmiştir. İflas idaresi vekilince iflas kararının kalkması nedeniyle bilirkişi raporu 22.06.2021 tarihinde mahkemeye iade edilmiştir.Daha sonra şirket hakkında yeniden 23.06.2021 tarihinde iflas kararı verilmiştir. Bilirkişi raporunun iflas idaresi vekili tarafından mahkemeye iade edilmesinden sonra şirketin ticaret sicil adresine raporun tebliği için yapılan tebligatın 07.07.2021 tarihinde iade döndüğü, sonrasında şirketin ticaret sicil adresine duruşma gün ve saati ile bilirkişi raporunun 12.08.2021 tarihinde TK 35 e göre tebliğ edildiği görülmüştür.Bu belirlemelere göre, şirket hakkında yeniden 23.06.2021 tarihinde iflas kararı verildiğinden raporun iflas dairesine tebliği gerekirken şirkete yapılması usulsüz olmuştur. Dosya kapsamında iflas idaresi vekili 10.09.2021 tarihli iflas idaresinden aldığı yetki belgesini dilekçesi ekine ekleyerek 20.09.2021 tarihli dilekçe ile tebligatların kendisine yapılmasını talep etmiştir. Yine iflas idaresi vekili 04.10.2021 tarihli mazeret dilekçesinde, mazereti ile birlikte raporun kendisine tebliğ edilmediğini beyan ederek raporun kendilerine tebliği ile birlikte rapora karşı beyanlarını sunmak üzere süre verilmesini mahkemeden talep etmiştir. Ancak mahkemece 05.10.2021 tarihli duruşmada iflas idaresi vekilinin mazeretinin reddine karar verilerek bilirkişi raporu iflas idaresi vekiline tebliğ edilmeksizin usul ve yasaya aykırı şekilde iflas idaresi vekiline bilirkişi raporuna karşı itiraz hakkı tanınmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmamıştır.O halde mahkemece, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu davalı iflas idaresi vekiline tebliğ edilerek bu vekilin rapora karşı itiraz ve beyanlarının sunulmasının beklenilmesi, itiraz beyan dilekçesi sunulması halinde bu itirazlar değerlendirildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu usuli hükümlere riayet edilmeksizin karar verilmesi isabetli olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen karar usul ve yasaya uygun bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,

2-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/710 Esas, 2021/933 Karar sayılı ve 05/10/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,

4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

5-Davalı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.02/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1357, K. 2026/1007, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1357-e-2026-1007-k-f0ff20e47a36