İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/191 E. 2026/495 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/191
Karar No
2026/495
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/191 Esas KARAR NO : 2026/495

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/03/2025 KARAR TARİHİ : 09/06/2026 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 12/06/2026

Mahkememizde görülen davanın açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari mal ve hizmet alımına ilişkin olarak düzenlenen fatura bedelinin kısmen ödenmemesi üzerine bakiye kısmın ödenmesi için davalı aleyhine.... .... .... esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek davalının icra takibine vaki itiraının iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanışımının dolduğunu, eserin eksik ve ayıplı olarak teslim edildiğini, davacının üretmeyi kabul ettiği makine kabinlerinin saç kalınlığının 2 mm olacağı konusunda anlaşılmasına rağmen 1,5 mm kalınlıkta teslim edildiğini, alacağın likit olmadığını, icra takibinin kötü niyetli olarak başlatıldığını savunarak davanın reddini ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Tarafların bildirdiği deliller toplanmış, ... .... .... esas sayılı dosyası, faturalar, BA-BS bildirimleri dosya arasına alınmış, taraflara ticari defterlerini sunmak üzere HMK'nun 222. ve devamı maddeleri uyarınca ihtarat yapılarak süre verilmiş, sunulan defterler incelenmek üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir, makine mühendisi ve nitelikli hesap bilirkişisi 15/07/2025 tarihli raporunda özetle, dava konusu eserin teslimine ilişkin kayıt, teslim tesellüm belgesi bulunmadığı, dava konusu eserin 2 mm sac malzemeden yapılması gerektiği halde 1,43 mm boya kalınlığı dahil olup ürünün bu hali ile ayıplı olduğu, ayıbın niteliğinin açık ayıp niteliğinde olduğu,eksik ifa bulunduğu, davacının kayıtlarında 60.000,00 TL bedelli faturayı 331.01 ortaklara borçlar ...olarak kayıt ettiği, muhasebesel işlem hatası yapıldığı, TTK'nun 222/2 maddesi kanuna göre ticari defterlerin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olması gerektiği, taraflar arasında ticari ilişkisinin bulunduğu, ticari defter kayıtlarının birbirini doğrulamadığı, davalı kayıtlarına göre davacıya 134.000,00 TL borçlu, davacı kayıtlarına göre 384.000,00 TL alacaklı göründüğü, iki ticari defter kayıtları arasındaki farkın nedeninin davacının düzenlemiş olduğu 60.000,00 TL bedelli faturanın muhasebesel işlem hatası yaparak 331 ortaklara borçlar hesabına işlenmesi ve davalının yapmış olduğu 310.000,00 TL ödemenin ticari defter kayıtlarında olmamasından kaynaklandığı, 384.000,00 TL faturadan 310.000,00 TL ödemenin düşülmesi durumunda (384.000,00-310.000,00)=74.000,00 TL davacının alacağı olabileceği, Mahkemece Muhasebel işlem hatasının kabul edilmesi halinde 134.000,00 TL davacının alacaklı olabileceği, davacının ayıptan sorumlu olduğu kanaati bildirilmiştir. Taraf itirazları üzerine gelen yazı cevapları dikkate alınarak düzenlenen 20/03/2026 tarihli ek raporda; kök rapordaki beyanlarını tekrar ettiklerini, dava konusu kabinin standart bir ölçüsünün olmadığı, kabinin üretilen makineye göre farklılık gösterdiği, davacı tanıklarının beyanlarında ise kabin sac kalınlığı konusunda herhangi bir açıklama bulunmadığı, kök raporda tespit edilen hususların; yapılan piyasa araştırmasında her makinenin çalışma şartlarına göre kabin tasarımı yapıldığı, dava konusu kabinin hafif çelik makinası kabini olduğu ve genel uygulamada bu tür makinelerde kabin sac kalınlığının 2 mm olduğu, 1,5 mm kalınlığında olan kabinlerin açma ve kapama sırasında amortisör menteşe bağlantılarında kopma yaşandığı, hafif malzeme olması sebebiyle makinenin sesli çalışmasına neden olduğu için kabinin 2 mm kalınlığında olması gerektiği bildirilmiştir. Kök ve ek rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunarak hükme esas alınmıştır. DEĞERLENDİRME: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu, ürünün teslim edildiği, bakiye bedelin ödenmediği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, davalı yanın ürünün ayıplı olduğu savunmasında bulunduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmakla fatura tarihi dikkate alınarak TBK'nun 147. maddesi uyarınca zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı ve takibe vaki itirazın davacı yana tebliğ edilmemiş olması nedeni ile hak düşürücü süre itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında imal edilmesine karar verilen sac kabinin imalatına ilişkin sözleşme, teklif formu veya teknik bilgi içeren yazılı belge bulunmadığı, ilgili kurumlardan yapılan araştırmada uyuşmazlığa konu kabin için genel bir uygulama bulunmadığının belirlendiği, davacı tanıkları her ne kadar davalının gösterdiği numune üzerinde ölçüm alınarak üretimin yapıldığını bildirmiş iseler de, bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede üretime konu kabin cinsinin hafif çelik makinesi olarak belirlendiği ve 1,43 mm kalınlığında imal edilen kabinlerin açma ve kapama sırasında amortisör menteşe bağlantılarında kopma yaşandığı, hafif malzeme olması sebebiyle makinenin sesli çalışmasına neden olduğu için kabinin 2 mm kalınlığında olması gerektiğinin yerinde yapılan inceleme neticesinde belirlenmiş olması, yapılan işe ilişkin mevcut bir standart olmamasının davacının basiretli davranma ve yaptığı iş gereği uyarı yükümlülüğü de bulunduğu, davacının TBK'nun 476. maddesi uyarınca davalı iş sahibini ihtar ettiğine dair dosya kapsamında delil bulunmadığının da belirlenmiş olması karşısında üretimin açık ayıplı olduğunun kabulü gerekeceği, ancak davalının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığına ilişkin davacı iddiasının değerlendirilmesinde, taraflar tacir olmakla davalının teslim edildiği inkar edilmeyen ürüne ilişkin süresinde ayıptan doğan haklarını kullandığına dair dosya kapsamında bir delil bulunmadığı, teslim tarihi dosya kapsamından belirlenemese de kısmi ödeme yapıldığı ve tarihi dikkate alındığında davalının TTK'nun 23. maddesi uyarınca eseri ayıplı olarak kabul edilmiş sayılması gerekeceği ve davalının ayıp savunmasına itibar edilemeyeceği değerlendirilmiştir. Hükme esas alınan raporda belirlendiği üzere, davalı defterlerinin usulüne uygun tutulup sahibi lehine delil teşkil edeceği, davacı defterlerinin açılış ve kapanış tasdikleri yapılmış ise de muhasebe işlem hatası bulunduğunun belirlendiği, taraf defterlerinin birbirini doğrulamadığı, farkın davacı tarafından düzenlenen 60.000,00 TL bedelli fatura ile davalının 310.000,00 TL bedelli ödemesinin davacı kayıtlarında bulunmamasından kaynaklandığı, davalı kayıtlarındaki lehe ve aleyhe kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, işin bedeline ve kısmi ödemeye ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığı, davacı kayıtlarındaki işlem hatasının bu nedenle davacı aleyhine yorumlanamayacağı ve faturaya konu işin teslim edildiğinin ve süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığının belirlenmesi karşısında davalının icra takibine vaki itirazının yerinde olmadığı ve davacının defter kayıtlarında tespit edilen asıl alacağı yönünden davasının sübut bulduğu kanaatine varılmıştır. Alacak faturaya dayalı olup likit olduğu değerlendirilmekle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; DAVANIN KABULÜ İLE, Ankara 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/82503 esas sayılı icra takibine davalının itirazının iptali ile takibin aynen devamına, Alacağın %20'si oranında hesaplanan 26.800,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Alınması gereken 9.153,54 TL harçtan peşin alınan 1.618,39 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 7.535,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat KAYDINA, 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat KAYDINA, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 25.050,00 TL yargılama gideri ve 1.618,39 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde...Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/06/2026

Katip ... Hakim ... ¸¸ ¸¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/191, K. 2026/495, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-191-e-2026-495-k-7a8e97eb6239