İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/944 E. 2026/608 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/944
Karar No
2026/608
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/944 Esas KARAR NO : 2026/608

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/06/2025 KARAR TARİHİ : 16/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İşyerindeki kompanzasyon panosunun arıza vermesi üzerine davalı şirketle görüşüldüğünü, davalı tarafça pano içinde bazı parçaların değişimi ve revizyon gerektiğinin bildirildiğini, verilen teklifin kabulüyle 04.11.2024 tarihinde revizyon işlemlerinin yapıldığını ve teknik servis formunda sistemin test edilerek çalışır vaziyette teslim edildiğinin belirtildiğini ileri sürdüğü, ancak tamirden hemen sonra tekrar arıza verdiğini, aynı gün davalıya bildirildiği halde gerekli kontrol ve müdahalenin yapılmadığını, davalının “fatura geldikten sonra” değerlendirme yapılacağını belirttiğini, 12.12.2024 tarihinde gelen faturanın iletilmesine rağmen davalı yetkilinin 21.12.2024 tarihinde kontrole geleceğini söyleyip gelmediğini ve iletişimin sonuçsuz kaldığını beyan ettiğini, davacının davalıya tamirlerden dolayı ödeme yaptığını, ancak verilen hizmetin ayıplı olması nedeni ile verilen bedelin iadesini talep ederek, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının ayıp iddialarının süresi içinde ve usulüne uygun şekilde ihbar edilmediğini, bu nedenle davanın süresinde açılmadığını ileri sürdüğünü, bu kapsamda TTK m.23'teki ayıp ihbar sürelerine dayanarak; elektrik faturasının 11.12.2024 tarihinde sayaç okunarak davacıya teslim edildiği, davacının ayıp iddiası bulunduğunu belirtmesine rağmen davalıya 03.01.2025 tarihine kadar yazılı ve açık bir bildirimde bulunmadığının sabit olduğunu; bu nedenle süresinde yapılmayan ayıp ihbarı sebebiyle davanın reddi gerektiğini, teknik itiraz yönünden davalı; davacının “... kontaktörün 20 kVAr kondansatör ucunda kullanıldığı” iddiasına konu kontaktörün, davalının sunduğu hizmet kapsamında değiştirilmediğini ve davalının değişimi yapılmayan bir ekipmandan doğduğu iddia edilen zarardan sorumluluğu bulunmadığını belirttiğini, ayrıca verilen hizmetin yeni bir sistem kurulumu olmayıp mevcut sistemde arızalı/kullanım ömrü dolmuş parçaların yenilenmesine ilişkin olduğunu; hizmetin taahhüde uygun ifa edilerek sistemin çalışır vaziyette teslim edildiğinin tutanak altına alındığını ifade ettiğini, davalı ayrıca; 04.11.2024 tarihli teknik servis formu ile hizmetin eksiksiz teslim edildiğini, devam eden süreçte kontrollerin servis ücreti karşılığında yapılacağının da imza altına alındığını, davacının ücret karşılığında servis hizmeti talep etmediğini ileri sürdüğünü, öte yandan davacının başka bir firmadan hizmet aldığını beyan etmesi nedeniyle sistem üzerinde davalı tarafından yapılacak bir tespit kalmadığını, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle alacak davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise, Davacıya ait Kompanzasyon panosundaki arıza nedeni ile davalının yapmış olduğu tamir hizmetinin ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbar külfetinin yerine getirilip getirilmediği, ayıptan dolayı davacının bedel iadesi talebinin yerinde olup olmadığı, ayrıca ayıplı hizmet nedeni ile ödenen fazla elektrik faturası bedelinin iadesi talebinin yerinde olup olmadığı, hususlarında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir. Davacının 1.talebinin sözleşme dönme ve bedel iadesi olması hizmet için ödenen bedelin belirli olması bu talep yönünden belirsiz alacak davası açılamayacağı anlaşıldığından davacı vekiline 35.448,00 TL yönünden 615,40 TL peşin maktu harcı yatırması için süre verildiği, verilen süre içerisinde harçların tamamlandığı anlaşılmıştır. Taraflarca bildirilen tüm belge ve dokümanların toplandığı, mahkememiz 13/11/2025 tarihli celsesi 3 nolu ara kararı gereğince dosyanın elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edildiği, 23/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "....dosyaya yansıyan servis/teklif içeriği ve teknik veriler birlikte değerlendirildiğinde; kompanzasyon panosunda kondansatör kademelerinin anahtarlanmasında kondansatör anahtarlamaya uygun kullanım sınıfında (AC-6b) kontaktör yerine AC-3 sınıfı standart kontaktör kullanılması ve/veya akım taşıma kapasitesi/kullanım amacı bakımından uygunsuz seçim yapılması şeklindeki uygulamanın fen ve sanat kurallarına aykırı olduğu, bu yönüyle davalı tarafından sunulan revizyon hizmetinin ayıplı ifa niteliği taşıdığı, söz konusu uygunsuz seçimin; kondansatör anahtarlaması sırasında oluşan yüksek kalkış akımlarına bağlı olarak kontaktör kontaklarında aşırı ısınma, kontak yüzeylerinde deformasyon ve zamanla kontakların yapışık kalması/kilitleme şeklinde arızaya yol açarak kondansatör kademesinin kontrol dışı devrede kalması sonucunu doğurmasının teknik olarak mümkün olduğu, ilgili fatura dönemine ait sayaç kayıtlarında kapasitif reaktif enerjinin 7.390,991 kVArh seviyesine yükselmiş olması, yukarıda açıklanan “kontrol dışı kapasitif yüklenme” mekanizması ile uyumlu bulunduğu, davacının talebe konu faturasında herhangi bir reaktif bedel ödeme dolayısıyla reaktif bedel kaynaklı rücu talebi olamayacağı, Bununla birlikte, kapasitif reaktif enerji artışının faturaya etkisi bakımından reaktif ceza kalemi ayrıca doğmasa dahi, reaktif akımın RMS akımı artırması suretiyle sayaç sonrası iletken ve bağlantı elemanlarında VR (ısıl) kayıplar üzerinden aktif tüketime sınırlı bir yansıma yapması mümkün olduğu, ancak fatura yekünündeki esas belirleyici unsur ise ilgili dönemde sayaçtan geçen aktif enerji tüketimi olduğu, ortalama yaklaşım ile reaktif kaynaklı ek kayıp tüketimin toplam aktif tükı 05'i mertebesinde kaldığı kabulünde; 28 günlük dönemde 3.595,784 kWh tüketim için kusurdan kaynaklanan ilave tüketimin yaklaşık 179,79 kWh olabileceği, fatura ortalama birim maliyeti esas alındığında bu kalemin parasal karşılığının yaklaşık 964,25 TL mertebesinde olduğu, davacının “fatura kaynaklı” zarar iddiasının teknik olarak desteklenebilecek kısmının yaklaşık 964,25 TL ile sınırlı olduğu; davacının 35.448,00 TL hizmet bedeli iadesi talebi yönünden temerrüt ihtarnamede belirlenen süre 13.01.2025 veya protokolde lan ifa tarihi (21.03.2025) esas alınarak belirlenebileceği; fatura kaynaklı zarar (yaklaşık 964,25 TL) yönünden temerrüt tarihinin ise öncelikle ilgili faturanın ödeme tarihi 23.12.2024 olabileceği, ayıp ihbarı ve sürelere ilişkin itirazlar yönünden; kontaktör tip/kapasite uyumsuzluğunun olağan muayene ile anlaşılabilen açık ayıp niteliğinde olmadığı, sistem çalıştıkça ortaya çıkabilen arıza mekanizmasıyla görünür hale gelen gizli ayıp kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olduğu; davacının 26.11.2024 tarihli bildirimlerinin ayıp ihbarı niteliği taşıyıp taşımadığı ve süresinde olup olmadığı hususlarının nihai takdirinin elbet Sayın Mahkeme'ye ait olduğu.." şeklinde rapor sunduğu, raporun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı taraf vekillerince itiraz ve beyan dilekçesi sundukları, mahkememizce rapora karşı itirazların reddine karar verilerek, davacı vekiline ıslah dilekçesi sunması için süre verildiği, süresi içerisinde davacı vekili dava bedelini güncelleyerek 36.412,25 TL olduğu, ıslah dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafın itiraz dilekçesi sunduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait kompanzasyon panosunun arızasının tamiri için davalı ile anlaşma sağlandığı, davalının yapmış olduğu revizyon tamir işleminin ayıplı olduğu, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, gizli ayıbın ortaya çıkmasından sonra davacının makul süre içerinde ayıp ihbarında bulunduğu, davacının fatura kaynaklı 964.25 TL zararının olduğu, ayıptan dolayı sözleşmeden dönme ve bedel iadesi talep edilebileceği, 35.448,00 TL bedel iadesi talep edilebileceği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; 35.448,00 TL hizmet bedelinin 21.03.2025 tarihinden itibaren, 964,25 TL fatura kaynaklı zararın 23.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2- Alınması gerekli 2.487,32 TL harcın, davacı tarafın davayı açarken yatırdığı 1.347,40 TL peşin harç 1.241,42 TL tamamlama harcının toplamı olan 2.588,82 TL 'den mahsubu ile artan 101,50 TL 'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine, 3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 1.347,40 TL peşin harç 1.241,42 TL tamamlama harcının toplamı olan 3.204,22 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarfedilen toplam 10.500,00 TL yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Kullanılmayan gider avansının talep halinde yatırana iadesine, 7-6325 sayılı Kanunun'un 18-A/13. Bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 4.600,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 8-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 36.412,25 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 16/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/944, K. 2026/608, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-944-e-2026-608-k-4f9702b4eab1