İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/645 E. 2024/144 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/645
- Karar No
- 2024/144
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/645 Esas KARAR NO : 2024/144 Mahkememiz 2023/645 EsasSayılı Asıl Dava Dosyasında DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesi ve Cari Hesaptan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/08/2023 Birleşen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin2023/755 Esas Sayılı Dosyasında DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/09/2023 KARAR TARİHİ : 28/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesi ve Cari Hesaptan Kaynaklanan) talepli asıl ve birleşen Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) talepli davanın yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Asıl dava dosyasında davacı vekili, dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen 07.03.2022 tarihli Yemek Hizmeti Sözleşmesi uyarınca, müvekkili şirketin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalıya kararlaştırılan tarihlerde, kararlaştırıldığı miktarda, sözleşmede belirtilen adreslerde bulunan tesislerinde çalışan personeline yemek hizmeti sağladığını, buna ilişkin fatura fatura tanzim ettiğini, ancak davalı tarafın ödeme yapmayarak sözleşmede yüklendiği edimini yerine getirmediğini, faturaların e-fatura sistemi üzerinden kesilip, davalı şirkete dijital ortamda tebliğ edildiğini, davalının faturalara itiraz etmediğini, TTK madde 21/2.maddesi gereği fatura içeriğini kabul etmiş sayılması ve aksini davalı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, davaya konu icra takibinin yapıldığını, davalı tarafın itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, icra takibine dayanak cari hesap dökümü, faturalar, 07.03.2022 tarihli Yemek Hizmeti Sözleşmesi ve 21.06.2023 tarihli mutabakat formundan davalının davaya konu borcunun bulunduğunun anlaşılır olduğunu, davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazı nedeniyle takibin durmasına sebebiyet verdiğini bildirmiş, HMK 109.maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 708.954,23 TL alacak yönünden davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dava dosyasında davacı vekili, dava dilekçesinde; taraflarca akdedilen 07.03.2022 tarihli Yemek Hizmeti Sözleşmesi uyarınca, müvekkili şirketin tüm yükümlülüklerini yerine getirip, davalı şirkete kararlaştırılan tarihlerde, kararlaştırıldığı miktarda, sözleşmede belirtilen adreslerinde bulunan tesislerinde çalışan personeline yemek hizmeti sağlandığını, bu hizmetle ilgili olarak faturaların tanzim edildiğini ancak davalı tarafça ödeme yapılmadığını, 87.183,43 tutarlı, 14.854,32 TL tutarlı, 50.803,34 TL tutarlı, 119.750,40 TL tutarlı, 23.593,68 TL tutarlı, 108.174,00 TL tutarlı, 131.188,20 TL tutarlı, 22.506,00 TL tutarlı, 24.386,22 TL tutarlı, 72.191,52 TL tutarlı, 5.364,85 TL tutarlı faturaların tanzim edildiğini, vadesi gelmesine rağmen davalı tarafça ödenmeyerek sözleşmede yüklendiği edimini yerine getirilmediğini, faturaların e-fatura sistemi üzerinden tanzim edilerek dijital ortamda davalıya tebliğ edildiğini, davalının faturalara itiraz etmediğini, TTK'nun 21/2.maddesi uyarınca davalının fatura içeriğini kabul etmiş sayılması gerektiğini, bu nedenle aksini ispat yükünün davalı tarafta olduğunu, davalının müvekkiline toplamda 1.368.950,19 TL borcu bulunduğunu, bu alacağın tahsili için İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının alacağı ve ferilerine itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasında takip tarihi itibariyle vadesi gelmiş olan 708.954,23 TL alacak yönünden açılan kısmi itirazın iptali davasının derdest olduğunu, takip tarihinden sonra vadesi gelen 659.995,96 TL alacak bölümü yönünden bu davanın açıldığını, faturalar, cari hesap dökümü, 07.03.2022 tarihli Yemek Hizmeti Sözleşmesinden ve 21.06.2023 tarihli mutabakat formundan anlaşılacağı üzere, davalının davacıya borçlu bulunduğunu, zorunlu arabulucuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını bildirmiş, dava konusu alacağın vade tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Asıl dosyada davalı vekili, cevap dilekçesinde; somut ispat yükü kendisinde olan davacı tarafın delil olarak sunduğu bilgi ve belgelerin hiç birinin, usul kuralları çerçevesinde, iddia edilen vakıayı ispata elverişli araçlar olmadığını, müvekkili şirketin, ticari satıma konu malların bedelinden doğan borcunu ifa etmiş olduğundan talebe konu edilen fatura alacağının ve faiz kalemlerinin de söz konusu olmadığını, öte yandan mal teslimine dair faturalara itiraz edilmediği iddiasının da isabetsiz olduğunu, davalı usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmemiş olmasının yanı sıra asıl alacağa işletilmek üzere esas alınan faiz oranının hatalı olduğunu, takip ve davaya konu edilen faiz ve oranının da ne şekilde belirlendiğinin ortaya konulmadığını, işlemiş ve işleyecek faizin hesabında avans faizinin esas alınmasına dair talebin kanuna aykırı olduğunu, davacı şirketin belirlemiş olduğu faiz oranı kanun koyucu tarafından düzenlenen yasal faiz oranlarının oldukça üzerinde olduğunu, davacının ibraz ettiği faturanın açık fatura olup davacı tarafından tek taraflı düzenlenmiş bir belge olması nedeniyle tek başına satım ilişkisini ispata yeterli olmadığını, TTK'nın 23.maddesindeki karineler ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27.06.2003 tarihli, 2001/1 esas ve 2003/1 karar sayılı ilamı uyarınca davacı tarafça, salt düzenlenen faturalara dayanılarak taraflar arasındaki uyuşmazlıktan kaynaklanan alacağın varlığının iddiasının maddi gerçeğe, yasaya ve yargıtay içtihatı birleştirme genel kurul kararına aykırılık teşkil ettiğini, cari hesap sözleşmesine kaydedilen bir alacağın kendiliğinden muaccel hale gelmeyeceğinden bu borçlardan dolayı karşı tarafı temerrüde düşürmenin hesabın kesilmesine kadar mümkün olmadığını, cari hesap sözleşmesindeki alacak kalemleri veya faturaların ticari defterlere geçirilmiş olması halinde artık bireysel olarak cari hesaplar ve faturaların değil, ticari defterlerin delil olmasının söz konusu olacağını, cari hesaptan doğan alacağa yönelik icra takibi yapmadan önce mutlaka karşı tarafa muacceliyet ihbarının gönderilmesi gerektiğini, davacı tarafça usulüne uygun bir muacceliyet ihbarı gönderilmediğinden müvekkili şirketin borçlusu olduğu bir cari hesap alacağının varlığından söz edilemeyeğini, müvekkili tarafından yapılan ödemelerin ticari defter ve kayıtlar incelenerek hesaplanması gerektiğini, alacak likid olmadığından kötü niyet tazminatının reddinin gerektiğini bildirmiş davanın reddine, davacının yüzde yirmiden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosyada davalı vekili, cevap dilekçesinde; asıl ve birleşen dava birlikte değerlendirildiğinde, her iki davanın taraflar arasındaki yemek hizmeti sözleşmesinden doğan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, her iki davadaki tarafların konu ve sebebi aynı olmasına istinaden iddia edilen alacağın mükerrer tahsil talebinin söz konusu olması nedeniyle davanın derdestlik sebebiyle usulden reddinin gerektiğini, davacının iddialarını ispatlamakla yükümlü olup dosyaya sunulan delillerin yetersiz olduğunu, müvekkilinin sözleşmeye konu hizmet bedelinden doğan borcunu ifa etmiş olmasından bahisle talebe konu edilen fatura alacağı ve faiz kalemlerinin söz konusu olmadığını, öte yandan hizmet bedeline dair faturalara itiraz edilmediği iddiasının da isabetsiz olduğunu, davalının usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmemiş olmasının yanı sıra asıl alacağa işletilmek üzere esas alınan faiz oranın hatalı olduğunu, takip ve davaya konu edilen faiz ve oranının da ne şekilde belirlendiğinin ortaya konulmadığını, işlemiş ve işleyecek faizin hesabında avans faizinin esas alınmasına dair talebin kanuna aykırı olduğunu, davacı şirketin belirlemiş olduğu faiz oranı kanun koyucu tarafından düzenlenen yasal faiz oranlarının oldukça üzerinde olduğunu, davacının ibraz ettiği faturanın açık fatura olup davacı tarafından tek taraflı düzenlenmiş bir belge olması nedeniyle tek başına satım ilişkisini ispata yeterli olmadığını, TTK'nın 23.maddesindeki karineler ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27.06.2003 tarihli, 2001/1 esas ve 2003/1 karar sayılı ilamı uyarınca davacı tarafça, salt düzenlenen faturalara dayanılarak taraflar arasındaki uyuşmazlıktan kaynaklanan alacağın varlığının iddiasının maddi gerçeğe, yasaya ve yargıtay içtihatı birleştirme genel kurul kararına aykırılık teşkil ettiğini, cari hesap sözleşmesine kaydedilen bir alacağın kendiliğinden muaccel hale gelmeyeceğinden bu borçlardan dolayı karşı tarafı temerrüde düşürmenin hesabın kesilmesine kadar mümkün olmadığını, cari hesap sözleşmesindeki alacak kalemleri veya faturaların ticari defterlere geçirilmiş olması halinde artık bireysel olarak cari hesaplar ve faturaların değil, ticari defterlerin delil olmasının söz konusu olacağını, cari hesaptan doğan alacağa yönelik icra takibi yapmadan önce mutlaka karşı tarafa muacceliyet ihbarının gönderilmesi gerektiğini, davacı tarafça usulüne uygun bir muacceliyet ihbarı gönderilmediğinden müvekkili şirketin borçlusu olduğu bir cari hesap alacağının varlığından söz edilemeyeğini, müvekkili tarafından yapılan ödemelerin ticari defter ve kayıtlar incelenerek hesaplanması gerektiğini bildirmiş, davanın öncelikle derdestlik sebebiyle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Asıl dava; taraflar arasında varlığı ve içeriği uyuşmazlık konusu olmayan 07/03/2027 tarihli yemek hizmeti sözleşmesi uyarınca davacı tarafın sözleşmedeki edimini yerine getirmesine rağmen davalı tarafın ödemeye ilişkin edimini yerine getirmediği iddiası ile icra takibine konu ettiği cari hesap alacağının tahsili için davacı tarafın, davalı hakkında asıl dava dosyasına konu icra takibinde muaccel olan alacak bölümü yönünden davalının, borca ve ferilerine ilişkin yaptığı itirazın iptali, birleşen dava ise icra takibine konu edilip takip tarihi itibarıyla muaccel olmayan birleşen davaya konu alacağın tahsili istemine ilişkindir. Asıl davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasında; davacı, davalı hakkında cari hesap alacağına dayalı olarak dava ve takip konusu yaptığı alacağının tahsili amacıyla 27/07/2023 tarihinde ilamsız icra yoluyla takip yapmış, davalı vekili tarafından sunulan itiraz dilekçesi ile borca ve ferilerine itiraz edilmesi nedeniyle takip durmuştur. Asıl dava, TTK'nun 67(1) maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Davalı taraf cevap dilekçesinde; davacı tarafın asıl dava dosyasında, dava konusu yaptığı alacağın birleşen dava dosyasında da mükerrer şekilde talep ettiği iddiasında bulunmuştur. Davacı tarafça icra takibine konu edilen asıl alacak miktarı 1.363.585,34 TL olup, bu alacağın 708.954,23 TL'lik bölümünün takip tarihinde muaccel olduğu iddiası ile bu miktar üzerinden itizarın kaldırılması talep edilmiştir. Birleşen dava dosyasında ise; icra takibine konu edilen ve itirazın iptali istemi dışında kalan alacağın takip tarihi itibarıyla muaccel olmadığı iddiası ile dava konusu edilen 659.995,96 TL alacağın tahsili talep edilmiştir. Buna göre davalı tarafından iddiasında haklılık görülmemiştir. Asıl davaya konu icra dosyasındaki alacağın dayanağı cari hesap olarak gösterilmesine karşın birleşen dava dosyasında faturalara dayanılmıştır. Taraflarca TTK'nun 89 ve devamı maddesi hükümleri uyarınca aralarında cari hesap sözleşmesi bulunduğuna ilişkin bir iddiada bulunulmadığı gibi bu konuda bir sözleşme de sunulmamıştır. Buna göre icra takibinin dayanağı olarak belirtilen cari hesap TTK'nun 89 ve devamı maddelerinde düzenlenen nitelikte bir cari hesap olmadığından tarafların tacir olmaları ve delil olarak ticari defter ve kayıtlarına dayanmaları nedeniyle taraflara ait ticari ve defter kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması suretiyle uyuşmazlık çözümü yoluna gidilmiştir. Bilirkişi raporunda; davalı şirketin personelinin, yemek ihtiyacının karşılanması için taraflarca 07/03/2022 tarihli yemek hizmeti sözleşmesinin düzenlendiğini, sözleşmeden önce imzalanan protokolde, sözleşmenin süreninin 07/03/2022 ve 07/03/2023 dönemi olarak belirlenip sözleşme bitim tarihinden bir ay önce karşılıklı mutabakat sağlanması durumunda sözleşmenin kendiliğinden uzayacağının günlük kesilen irsaliyelerin 7 günde bir fatura edileceğinin ve ödeme vadesinin 30 gün olduğunun kararlaştırıldığının, davacı tarafça 14/05/2023 ve 28/07/2023 tarihleri aralığında 20 adette toplam 1.400.795,88 TL'lik fatura düzenlenmiş olduğunu, 01/01/2023 ve 21/06/2023 tarih aralığı itibarıyla 907.538,21 TL borç bakiyesinde mutabakat sağlandığına dair cari hesap mutabakat mektubunun davacı ve davalı şirketler adına kaşelenip imzalandığını, davacı tarafın 25/05/2023 tarihli ihtarnamede keşide ederek 1.050.000,00 TL cari hesap bakiyesinin işlemiş faizi ile birlikte 31/05/2023 tarihine kadar ödenmesini talep ettiğini, ihtarnamenin 26/05/2023 tarihinde davalıya tebliğ edildiğini, davacı tarafın defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yapıldığını, davacı şirketin defter kayıtlarına göre, 27/07/2023 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 1.363.585,35 TL alacaklı göründüğünü, davalı defter ve kayıtlarının da usulüne uygun olarak açılış ve kapanışlarının yapıldığını, davalı tarafın defter kayıtlarında icra takip tarihi itibarıyla davacının, davalıdan 1.363.585,96 TL alacaklı göründüğünü, her iki tarafın defter ve kayıtlar arasında yalnızca 62,00 kuruşluk bir farkın bulunduğunu, taraflarca imzalanan sözleşme ile 30 günlük ödeme süresi belirlenmiş olduğundan, 30 günlük süre içinde ödenmeyen her bir fatura bedeline, ödeme vadesini takip eden günden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle tespit edilecek işlemiş faiz tutarının takip tarihi itibariyle talep edilebileceğinin kabulü halinde asıl dava dosyasında 708.954,23 TL lik alacak yönünden itirazın iptali talebinde bulunulduğu dikkate alınarak yapılan hesaplama sonunda; davacı tarafın, 708.954,23 TL asıl alacak ile birlikte 6.949,79 TL işlemiş faiz olmak üzere 715.904,02 TL alacak talebinde bulunulabileceğini, birleşen davada talep edilen alacağın vade tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilinin talep edilmesine göre her bir fatura bedeline ödeme vadesini takip eden günden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle tespit edilecek işlemiş faizin hesaplanarak davacı tarafın 659.995,96 TL asıl alacak yanında 9.960,09 TL işlemiş faiz ile dava tarihinden itibaren asıl alacak tutarına avans faizi talebinde bulunabileceğini, davacı tarafın, davalı tarafa vermiş olduğu yemek hizmetine ilişkin olarak, 2022 yılında 66 adette toplam 2.749.789,54 TL'lik ve 2023 yılında 44 adette toplam 3.292.474,01 TL'lik fatura düzenlediğini, bu faturaların tamamının davalı şirketin defter ve kayıtlarında yer aldığını, 62 kuruşluk fark dışında, davacı şirketin, davalı şirketten 1.363.585,34 TL alacaklı olduğu hususunda tarafların defter ve kayıtları arasında mutabakat bulunduğunu, 25.07.2023 tarihli 24.386,22 TL'lik fatura konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunduğunu, bu faturanın 20.12.2023 tarihine kadar olan dönemde taraflar arasında dört defa karşılıklı olarak iade faturasına konu edildiğini, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 8.maddesinde günlük kesilen sevk irsaliyelerinin 7 günde bir fatura edileceğinin, ödeme vadesinin 30 gün olduğunun, ödemenin fatura tarihi itibarıyla havale ile yapılacağının kararlaştırıldığını, birleşen dosyadaki alacağın 28/06/2023 tarihi ile 28/07/2023 tarihleri arasında düzenlenen 11 adet faturadan kaynaklanıp toplam fatura bedelinin 659.995,96 TL olduğunu, bu faturalara ilişkin temerrüdün 29/07/2023 tarihinden başlayarak faturaların düzenlenme tarihlerine göre 28/08/2023 tarihleri arasında oluştuğunu, asıl davaya konu icra dosyasında tahsili talep edilen 708.954,23 TL alacağın takip tarihinde itibaren yüzde 16,75 oranında avans faizinin talep edilebileceğini, birleşen davada ise 659.995,96 TL asıl alacak talebi yanında her bir fatura yönünden 30 günlük sürenin geçmesiyle temerrüdün oluşması nedeniyle bu tarihten itibaren avans faizinin talep edilebileceğini bildirmiştir. Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, taraflara ait defter, kayıt ve cari hesap bilgileri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen bilirkişi raporu, tarafların iddia ve savunmaları, taraflar arasındaki varlığı ve içeriği uyuşmazlık konusu olmayan yemek hizmeti sözleşmesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 07/03/2022 tarihli sözleşmenin düzenlendiği, sözleşme gereğince davacı şirketin, davalı şirketin çalışanlarına yemek hizmeti verdiği, sözleşmenin 8.maddesinde günlük kesilen sevk irsaliyelerinin 7 günde bir fatura edileceğinin, ödeme vadesinin 30 gün olduğunun, ödemenin fatura tarihi itibarıyla havale ile yapılacağının kararlaştırıldığı, taraflar arasında TTK'nın 89.maddesi anlamında yazılı bir sözleşmeye bağlı cari hesap tutulmamış ise de açık cari hesap tutulup borç ve alacak kayıtlarının ticari defterlerine kaydedildiği, davalı tarafça faturaların iddiayı ispata yeterli olmadığı iddia edilmiş ise de her iki tarafın ticari defterlerindeki kayıtların 62,00 kuruşluk fark dışında birbirini doğrular olup davacı tarafça düzenlenen faturaların biri dışında davalı tarafça iade edilmediği gibi faturalara itiraz edilmediği, tarafça tutulan açık cari hesapların da birbiriyle uyumlu olduğu, davacı tarafın iddiasının defter ve kayıtlardaki bilgi ve belgelerle kanıtlanmasının mümkün olup her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarındaki bilgi ve uyuma bağlı olarak davacı tarafın, davalı taraftan 27/07/2023 takip tarihi itibarıyla 1.363.585,35 TL alacaklı olduğu, asıl dava dosyasına konu icra takibinde davacı tarafça toplam 1.363.585,34 TL alacağın tahsili talep edilmiş ise de 708.954,23 TL'lik alacak yönünden itirazın kaldırılmasının talep edilmesine göre taleple bağlılık ilkesi gereği talep edilen asıl alacağın tamamı üzerinden davanın kabulünün gerektiği, tarafların tacir olup davaya konu alacağın ticari işletmeleri ile ilgili olmasına göre davacı tarafın, takip tarihi itibarıyla yüzde 16,75 oranında avans faizi talep etmesi mümkün olmakla birlikte bu orandan az olmamak üzere yalnız artan oranlarda işleyecek faiz isteminin yasal norma uygun olmadığı dikkate alınarak asıl dava yönünden davanın kabulüne, davalının 708.954,23 TL asıl alacak yönünden yaptığı itirazın iptaline, işleyecek faizin yıllık yüzde 16,75 TL ve değişen oranlarda avans faizi olarak düzeltilmesine, birleşen dosya yönünden, 28/06/2023 tarihi ile 28/07/2023 tarihleri arasında düzenlenen 11 adet fatura bedelinin talep edildiği, bu davaya konu alacağın da yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde her iki tarafın cari hesabında ve ticari defterlerinde birbiriyle uyumlu olarak kayıtlı olup davalı tarafça herhangi bir ödeme belgesi sunulmaması karşısında ve taraflar arasında düzenlenen sözleşmesinin 8.maddesi gereğince, bu faturalara ilişkin temerrüdün bilirkişi raporunda her bir fatura yönünden ayrıntılı olarak gösterildiği üzere 29/07/2023 tarihinden başlayarak faturaların düzenlenme tarihlerine göre 28/08/2023 tarihleri arasında oluştuğu dikkate alınarak birleşen davanın kabulüne ve her bir fatura yönünden düzenlendiği tarihten 30 gün sonra oluşan temerrüt tarihleri dikkate alınarak her bir fatura bedeli yönünden oluşan temerrüt tarihlerinden itibaren ticari faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, asıl dava dosyasına konu alacağa davalı tarafın haksız itirazı yanında alacağın likit olması nedeniyle yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafça her iki dosya için de kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de her iki davanın tamamıyla kabulüne karar verilip reddedilen bir alacak miktarının bulunmaması nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin mümkün bulunmadığı gibi birleşen dava dosyasının alacağın tahsili istemli olması nedeniyle kötü niyet tazminatına konu olmasının mümkün bulunmadığı dikkate alınarak davalı tarafın her iki davaya ilişkin kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle: 1-Mahkememizin ...esas sayılı asıl dava dosyası yönünden; a-Davanın KABULÜ ile; asıl dosya davalısı ... Şirketi tarafından davaya konu... İcra Müdürlüğü'nün... sayılı icra dosyasında borca ve ferilerine ilişkin itirazının iptali ile takibin; 708.954,23-TL asıl alacak ile işleyecek faiz yönünden yıllık %16,75 oranında ve değişen oranlarda avans faizi üzerinden devamına, b-708.954,23 TL alacağın %20'si oranındaki 141.790,85 TL icra inkar tazminatının asıl dosya davalısı... Şirketinden alınarak, asıl dosya davacısı ... Şirketine verilmesine, c-Asıl dosya davalısı .... Şirketinin kötü niyet tazminatı isteminin reddine, 2-Birleşen İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...esas sayılı dava dosyası yönünden; a-Davanın KABULÜ ile; 659.995,96 TL alacağın, 87.183,43 TL'lik bölümünün 29/07/2023, 14.854,32 TL'lik bölümünün 31/07/2023, 50.803,34 TL'lik bölümünün 07/08/2023, 119.750,40 TL'lik bölümünün 07/08/2023, 23.593,68 TL'lik bölümünün 09/08/2023, 108.174,00 TL'lik bölümünün 14/08/2023, 131.188,20 TL'lik bölümünün 21/08/2023, 22.506,00 TL'lik bölümünün 23/08/2023, 24.386,22 TL'lik bölümünün 25/08/2023, 72.191,52 TL'lik bölümünün 26/08/2023, 5.364,85 TL'lik bölümünün 28/08/2023 tarihlerinden işleyecek ticari (avans) faizi ile birlikte birleşen dosya davalısı... Şirketinden alınarak, birleşen dosya davacısı.... Şirketine verilmesine, b-Birleşen dosya davalısı ... Şirketinin kötü niyet tazminatı isteminin reddine, 3-a)Harçlar Kanunu gereğince asıl dava dosyası için alınması gereken 48.428,66 TL karar ve ilam harcından peşin olarak yatırılan 5.180,22 TL harcın indirilmesi ile geriye kalan 43.248,44 TL harcın asıl ve birleşen dosya davalısı ... Şirketi'nden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, b)Harçlar Kanunu gereğince birleşen dava dosyası için alınması gereken 45.084,32 TL karar ve ilam harcından peşin olarak yatırılan 11.271,09 TL harcın indirilmesi ile geriye kalan 33.813,23 TL harcın asıl ve birleşen dosya davalısı... Şirketi'nden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-a)Asıl dava dosyasında davacı yararına A.A.Ü.T.'nin 13 (1) maddesi uyarınca takdir edilen 105.253,59 TL nisbi vekalet ücretinin asıl ve birleşen dosya davalısı ...Şirketinden alınarak asıl ve birleşen dosya davacısı ... Şirketine verilmesine, b)Birleşen dava dosyasında davacı yararına A.A.Ü.T.'nin 13 (1) maddesi uyarınca takdir edilen 98.399,43 -TL nisbi vekalet ücretinin asıl ve birleşen dosya davalısı...Şirketinden alınarak asıl ve birleşen dosya davacısı ... Şirketine verilmesine, 5-a)Asıl dava dosyasında; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi uyarınca taraflardan tahsili gereken yargılama gideri niteliğindeki 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin asıl ve birleşen dosya davalısı.. Şirketi'nden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, b)Birleşen dava dosyasında; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi uyarınca taraflardan tahsili gereken yargılama gideri niteliğindeki 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin asıl ve birleşen dosya davalısı ... Şirketi'nden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 6-Asıl ve birleşen dosyada davacı tarafça yapılan 269,85 TL asıl dava dosyası başvurma harcı, 269,85 TL birleşen dava dosya başvurma harcı, asıl dava dosyasında yatırılan 5.180,22 TL nispi peşin harç, birleşen dava dosyasında yatırılan 11.271,09 TL nispi peşin harç, iki adet kep posta gideri 3,50 TL, on adet elektronik tebligat gideri 100,00 TL ile 3.250,00 TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 20.344,51 TL yargılama giderinin asıl ve birleşen dosya davalısı ...Şirketinden alınarak asıl ve birleşen dosya davacısı ...Şirketine verilmesine, 7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Asıl ve birleşen dosya için davacı tarafça ve peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Asıl ve birleşen dosya davacı vekili ile asıl ve birleşen dosya davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/02/2024
Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip... e-imza