İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/17 E. 2026/627 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/17
Karar No
2026/627
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/17 Esas KARAR NO : 2026/627

DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 06/01/2025 KARAR TARİHİ : 08/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, D A V A / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin adreste ticaret sicil meşgalesinden belirtilen işleri yapmakta olduğunu, davalı alacaklı tarafından ... 10. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyası ile ... Bankası ... Şubesi ... numaralı hesaptan alınma ... çek no lu 30/04/2024 ... keşide yer ve tarihli 300,000 TL bedelli bir adet çekten dolayı hakkında icra takibi başlatıldığını, aynı zamanda müvekkili şirket yetkilisi ... hakkında çekle ilgili karşılıksız işlem yapılmasına sebebiyet verme suçlaması ile ... 21. İcra Ceza Mahkemesinin ...E. sayılı dosyası ile şikayette bulunulduğunu, söz konusu çek müvekkili tarafından keşide edilmediği ve müvekkilinde alacaklı veya önceki cirantalara böyle bir borcu olmadığı için başlatılan takibe karşı süresi içerisinde ... 19. İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile takip dairesinin yetkisine ve borca itiraz edildiğini ve dava açıldığını, icra mahkemesi öncelikle yetki itirazımızı dikkate almış ve başlatılan takibin yetkisi icra dairesinde başlatıldığından müvekkili yönünden takibi durdurduğunu, bu işlem neticesinde davalı tarafından her hangi bir işlem yapılmamış hali hazırda müvekkili hakkındaki takibi durmakta olduğunu, hal böyle iken davalı ... 21. İcra Ceza Mahkemesinin ... E dosyası ile yapmış olduğu şikayete devam etmiş eksik inceleme ile müvekkili hakkında çekle ilgili karşılıksız işlem yapılmasına sebebiyet verme suçundan ceza verildiğini, yukarıda da arz ettiğimiz üzere takibe konu çek müvekkili tarafından keşide edilmediğini, müvekkilinin alacaklıya bir borcu olmadığını, müvekkili şirketin tek yetkilisi ... olup yazılı veya sözlü 3. Kişi veya kişilere çek keşide etme yetkisi verilmediğini, izah edilen nedenler ve toplanacak deliller doğrultusunda; davanın kabulüne, ... 10. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyası ile ...Bankası ... Şubesi ... numaralı hesaptan alınma ... çek no lu 30/04/2024 ... keşide yer ve tarihli 300,000 TL bedelli bir adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, haksız takip nedeniyle takip alacağının % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya tahmili talep ve dava etmiştir. S A V U N M A / Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkil şirketin faktoring kanunu ile yönetmeliğine uygun olarak faktoring işlemini gerçekleştirdiğini, müvekkili şirket alacağın temlikinde izlenecek tüm usul esasları tam olarak yerine getirdiğini, davacının davaya konu çek nedeni ile borçlu olmadığı iddiası bir defi olup faktoring kanunu, taraflar arasındaki defilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülemeyeceğini, ayrıca borçlu, düzenlenmiş olan faturalara süresinde itiraz etmediği gibi dava kapsamında herhangi bir iddiada veya ispat girişiminde bulunmadığını, dava konusu çek nedeniyle davacının haksız itirazları ile müvekkilin alacağına kavuşamamış olması ve davacı taraf haksız olarak dava konusu çeke ilişkin müvekkile ödeme yapmamış olması gibi nedenler ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep ettiklerini belirterek, haksız ve kötü niyetli olarak açılan davanın esastan reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. G E R E K Ç E / Dava dosyası, ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/01/2025 tarih ... Esas... Karar sayılı gönderme kararı üzerine mahkememize tevzi edilmiştir. Dava; ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ve dayanağı... Bankası .... Şubesi ... çek nolu 30/04/2024 keşide tarihli 300.000,00 TL bedelli çek nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası uyap mündericatı, imza incelemesine esas evrak asılları dosyamız arasına alınmış, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dava konusu ... 10. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Davalı alacaklı tarafından davacı borçlununda aralarında bulunduğu borçlulara karaşı karşı ...Bankası ...Şubesine ait ... seri nolu 30.04.2024 tarihli 300.000,00 TL bedelli çeke istinaden toplam 340.195,64-TL alacak üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Dava ve takip konusu ...Bankası ...Şubesi ... çek nolu 30/04/2024 keşide tarihli 300.000,00 TL bedelli çekin incelenmesinde; Davacı şirketin keşideci olduğu, lehtarın ... Ltd. Şti olduğu, çekin arkasındaki ilk cironun lehtar tarafından yapıldığı, akabinde sırasıyla ... Ltd. Şti ile davalı ... A.Ş'nin cirolarının bulunduğu, davalı faktoring şirketi tarafından ilgili bankaya ibraz edildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına alınan ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; Çek keşide tarihi itibarı ile davacı şirketin yetkilisinin ... olduğu görülmüştür. Mahkememizce Grafoloji uzmanı bilirkişi ...'dan alınan 02/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ...isimli şahsın dosya içerisinde tarafıma tevdii edilen ve niteliklerini ise, yukarıda mukayeseye raporun esas başlığı altında ayrıntılı olarak beliıtilen samimi belge asıllarındaki ve huzurda alınan örnek imzalarının karşılıklı olarak yapılan tetkikIeri neticesinde, ismi geçen şahsa ait imzaların bilhassa başlangıçlarında yapılan ve "o" harfini andıran figürlerin başlama noktaları, ebatları, meyiller, tersim ve teşekkül tazları ve bunların bitirilmelerine müteakiben el kaldırılmadan devam edilen gövde bölümlerindeki bukle hareketlerinin ve bitirilişlerinde izlenen imza yolları ile imzaların tamamen benzer kaligrafik ve grafolojik unsurları içerdiği, kısmen zengin tersimli olmakla biı{ikte, kendi aratannda irtibatlandırılabilen imzalar olduklan müşahede edildiği, ... Bankası A.Ş. ...Şubesine ait, ... 30.04.2024 keşide yer ve tarihli, keşidecisi ... Şirketi olan ...Şti, emrine yazılı, 300.000,00-TL meblağlı, ... numaralı çek aslı ön yüzü keşideci hanesinde yazılı ... Şirketi matbu ibareleri üzerinde şirket yetkilisi adına atılı bulunan keşideci imzası il, yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan ve Mukayese tablolarla da desteklenen olumsuz bulgulara atfen inceleme konusu; ... Bankası A.Ş....Şubesine ait, ... 30.o4.2o24 keşide yer ve tarihli, keşidecisi ... Şirketi, olan ... Şti, emrine yazılı, 300.000,00-TL meblağlı, ... numaralı çek aslı, ön yüzü keşideci hanesinde yazılı ... Şirketi matbu ibareleri üzerinde yetkili adına atılı kesideci imzasının,... simli şahsın dava dosyası içerisinde mevcut senet aslının düzenlenme tarihi otan 2024 yılı öncesi 2022 yılından başlayıp ve sonrası 2025 yılları arasında düzenlenmiş gözüken belge asıllarındaki mukayeseye esas imzalarına kıyasla aralarında farklılıkların bulunduğunun tespit edilmiş olması sebebiyle ... isimli sahsın eli mahsulü olmadığı yönünde sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre; Dava dilekçesi ve müteakip beyanlar ile, davacı tarafından sahtelik iddiasına dayalı olarak ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ve dayanağı ...Bankası... Şubesi ... çek nolu 30/04/2024 keşide tarihli 300.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti talep edilmiştir. Cevap dilekçesi ve müteakip beyanlar ile, davalı tarafça faktoring sözleşmesi kapsamında çekin yasal mevzuata uygun olarak iktisap edildiği ileri sürülmüştür. Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek bir ilk itiraz veya süreler yönünden incelenecek bir itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiş, grafoloji uzmanı bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunun, ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir. Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelere ilişkin detaylı açıklamaların yapıldığı Yargıtay Hukuk Genel Kararının... Esas...Karar sayılı ve 30.11.2021 tarihli kararında da vurgulandığı üzere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir. Çek, 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. 6102 sayılı TTK’nın 670 vd. düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir. 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabında 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir (Bozer, Ali /Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2018, s. 221). Çek, 6102 sayılı TTK’da tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, Kanun’un öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna, Ergun/ Göç Gürbüz, Diğdem: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s. 268). Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Çek düzenleyen, muhataba belirli bir bedeli lehtara ödeme, lehtara da tahsil yetkisi veren bir kambiyo senedidir. Çek bir ödeme aracıdır. Ancak poliçe ve bonodaki gibi kredi işlevine haiz değildir. Ticarî hayatta yaygın olarak ileri tarihli çek düzenlenerek çekin kredi veya teminat aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu kullanım şeklinin dahi çekin ödeme aracı olma özelliğini ortadan kaldıramayacağı unutulmamalıdır. Çek muhatap banka tarafından görüldüğünde meşru hamil olan kişiye nakden ödenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesine göre, iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatap bankayı çeki ödemekten menedilmesini isteyebilir. Aynı Kanun’un 759. maddesi uyarınca, çeki eline geçiren kişi bilinmiyorsa, çekin iptaline karar verilmesi istenebilir. İptal isteminde bulunan kişi, çek elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 764. maddesi uyarınca elden çıkan çek, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, mahkemece çekin iptaline karar verilir. Çekin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, iptal talebinde bulunan keşideciye karşı çekten doğan istem hakkı ileri sürebilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 687. maddesine göre, çekten dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’îleri başvuran yetkili hamile karşı ileri süremez. Ancak hamil, çeki iktisap ederken çekin keşidecinin rızası dışında elinden çıktığını ya da çekin karşılığının daha önce çeki elinde bulunduran kişiye keşideci tarafından ödendiğini bile bile keşidecinin zararına hareket etmiş olması durumunda keşideci hamile karşı kötü niyet def’înde bulunabilir. Çek hakkında iptal kararı verilerek bu karara dayalı olarak keşidecinin lehtara ödeme yapmış olması yetkili hamile karşı 6102 sayılı TTK’nın 687. maddesi gereği ileri sürülemeyeceğinden keşidecinin çekin lehtar tarafından iptal ettirilmesi ve buna dayalı olarak lehtara ödemede bulunması def’ini ancak lehtara karşı ileri sürebilir. Bunu yanında çeki elinde bulunduran yetkili hamile karşı ileri süremez. Çeklerin devrinin nasıl yapılacağı 6102 sayılı TTK’nın 788. maddesinde poliçeden ayrı ve özel olarak düzenlenmiştir. Bu maddeye göre açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilir. Keza 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinin göndermesi ile aynı Kanun’un 684. maddesine göre, ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile çekten doğan bütün haklar devrolunur. Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde çekin bir başka anlatımla çek üzerindeki hakkın bir başkasına devri için ciro ve kişiye çekin zilyetliğinin geçirilmesi gerekir. Ciro ise 6102 sayılı TTK’nın 683. maddesine göre, çek arka yüzüne veya çeke bağlı olan ve “alonj” denilen bir kâğıt üzerine yazılması ve ciranta tarafından imzalanması ile mümkündür. Bu nedenle cirantanın imzasını taşımayan ciro geçerli ciro sayılmaz. Böyle bir ciro ise çek üzerinde bulunan hakkın devrini sağlamaz. Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere bir çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebilir. Çek üzerindeki cirolar birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan biri geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hak, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamil yetkili hamil sayılamaz. Yetkili hamil olmadığı için de ciro zincirinin koptuğu kişiden itibaren ciranta ve keşideciden talepte bulunamaz. Her ne kadar çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu ispat edememiş olması nedeniyle yani ciro zincirinde kopukluk olması durumunda kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye gidemez ise de, 6102 sayılı TTK’nın 677. maddesinde ki; “Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.” düzenlemesi karşısında “imzaların istiklali (bağımsızlığı) ilkesi” gereği ciro zincirinin kopmasından sonraki cirantalara başvurabilir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesinde; Davacı tarafça, dava ve takip konusu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı ileri sürüldüğünden, bu iddianın doğru olup olmadığının tespiti noktasında grafoloji uzmanı ...'dan alınan ve mahkememizce karar vermeye uygun bulunan bilirkişi raporu ile, dava ve takip konusu çekteki davacı şirkete ait imzanın davacı şirket yetkilisi...'e ait olmadığı anlaşılmıştır. Çekteki ciro silsilesi şekli anlamda düzgün olsa da, sahtelik iddiası mutlak def'ilerden olup herkese karşı ileri sürülebilecektir. Bu kapsamda, davalı faktoring şirketi, çekteki davacı keşidecinin cirosunun sahte olması nedeniyle davacı keşideciye başvuramayacaktır.Bu nedenler ile, davacı tarafın davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılarak, davacı tarafça açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı tarafça ayrıca kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de, keşideci olan davacı ile son hamil davalı faktoring şirketi arasında iki tane daha ciranta bulunduğundan, dava ve takip konusu çekin davalı faktoring şirketi tarafından faktoring ilişkisi kapsamında dava dışı ... Şti'den alındığından yani doğrudan davacı taraf ile davalı taraf arasında bir ilişki bulunmadığından ve bu durumda davalı tarafın dava ve takip konusu çekteki imzanın davacı keşideciye ait olmadığını bilmesinin beklenemeyeceğinden, davalının kötü niyetli olarak takip yapmadığı değerlendirilerek, davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Bu kapsamda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; Davacının, davalı tarafa ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ve dayanağı ...Bankası ...Şubesi ... çek nolu 30/04/2024 keşide tarihli 300.000,00 TL bedelli çek nedeniyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, - Davacının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, 2-Alınması gereken 23.238,76 TL nispi karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama yoluyla yatırılan 5.809,69 TL harcın mahsubu ile eksik kalan ‭‭‭17.429,07 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, -Davacı tarafça peşin ve tamamlama yoluyla yatırılan 5.809,69 TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 3-a)Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı parası, 1..425,00 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 12.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam; 14.040,40 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, a)Davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 54.431,30 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin, davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 7-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/09/2026

Katip ¸

Hakim ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/17, K. 2026/627, T. 08.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-17-e-2026-627-k-374a9fa131ba