İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1182 E. 2026/566 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1182
- Karar No
- 2026/566
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/1182 Esas KARAR NO :2026/566
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:06/03/2026 KARAR TARİHİ:07/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... A.Ş.'nin keşidecisi ve ticari ilişkide olduğu ... A.Ş.'nin lehtarı olduğu-emrine düzenlendiğini; ... Bank A.Ş, ... Şubesi, ... IBAN numaralı, ... çek seri numaralı, 25.01.2026 Tr. ve 150.000,00 TL( yüzellibinTürk Lirası) bedelli çekin, emrine düzenlenen-lehtar ... A.Ş.'ye ulaştırılamadan, 05.11.2025 tarihinde müvekkil şirketin ... Bulv. No:6/1 ...iş/... adresindeki işyerinde ofis içerisinde ya da yolda bir şekilde kaybolduğunu, yapılan tüm araştırmalara rağmen bulunamadığını, sözleşme konusu çek bulunamadığından 05.11.2025 tarihinde, ... Jandarma Krk. Komutanlığı'na şikayete bulunulduğunu ve verilen ifade de çekin kaybolduğu/çalındığı bilgisi verildiğini, ayrıca yine keyfiyet, çekin keşide edildiği muhatap ... ... A.Ş, ... Şubesine 05.11.2025 tr.li yazı ile bildirildiğini ve ödemeden men edilmesi ve gerekli önlemlerin alınması için talepte bulunulduğunu, ... Bank A.Ş tarafından verilen cevabi yazıda, çek ibrazı halinde gerekli yasal şartları taşıması halinde ödeme yapılacağının yazıldığını, keyfiyet bu iken müvekkili tarafından çekin kaybolduğuna dair işlemler yapıldıktan 2,5 ay sonra, lehtar ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin isim ve imzası sahte olarak atılmış, ilk olarak 1 ve 2 nolu davalı ... A.Ş. ve ... anılan çekin tahsili için takas talebiyle bankaya başvuru yapmış olduklarının haricen öğrenildiğini, yine daha sonra bankadan edinilen bilgiye göre başta ibraz için başvuran davalı- cirantalardan .... ismini üzeri çizildiğini ama imzasının durduğunu, buna ilaveten 3- ve 4 no.lu davalılar ciranta olarak eklendiğini, bu ciranta eklemelerinin muhtemel iyi niyetli hamil sıfatı taşımak için yapılmış olup yapılan usulsüzlük ve sahteciliklerin gizlenmesi ve benzeri işlemler için yapıldığını, hal böyleyken söz konusu çekin, davacının iradesi dışında el değiştirerek, lehtar ...'nın imzası taklit edilerek veya başkaca bir usulsüzlükle-sahtecilikle davalı cirantalara intikal ettiğini, müvekkilinin ... A.Ş.'nin keşideci olduğu ... Bank A.Ş, ... Şubesi, ... IBAN numaralı, ... çek seri numaralı, 25.01.2026 Tr. ve 150.000,00 TL( yüzellibinTürk Lirası) bedelli çek nedeniyle, gerekirse takdir olunacak teminat karşılığında İİK 72 madde 2. fıkra vd. uyarınca ihtiyati tedbir yoluyla müvekkili aleyhine icra takibinin durdurulması, yapılmamasına karar verilmesini, dava konusu çekin ödenmesinin menine karar verilmesini, davacının, davalı cirantalara karşı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, çekin iptaline ve temini halinde tarafına iadesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalılara usulüne uygun tebligat çıkartılmış, ancak davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamışlardır. DELİLLER: ... Bank A.Şye müzekkere yazılarak, Mahkememiz dava konusu olaya ilişkin olarak keşidecisi davacı olan, 25.01.2026 tarihli, ... çek numaralı ve 150.000,00 TL bedelli çekin ibraz bilgilerinin gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... CBSne müzekkere yazılarak, Mahkememiz dava konusu olaya ilişkin olarak savcılığınıza ait 2026/... soruşturma sayılı dosyasının akıbeti hakkında bilgi verilmesi ve dosyanın bir örneğini tüm ekleriyle birlikte UYAP sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... CBSne müzekkere yazılarak, Mahkememiz dava konusu olaya ilişkin olarak büronuza ait 2026/... soruşturma sayılı dosyasının akıbeti hakkında bilgi verilmesi ve dosyasının bir örneğini tüm ekleriyle birlikte UYAP sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememiz dava konusu olaya ilişkin olarak büronuza ait 2026/... soruşturma sayılı dosyasının akıbeti hakkında bilgi verilmesi ve dosyasının bir örneğini tüm ekleriyle birlikte UYAP sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememiz dava konusu olaya ilişkin olarak mahkemenize ait 2026/... esas sayılı dosyanın bir örneğini tüm ekleriyle birlikte UYAP sistemi üzerinden mahkememize gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. GEREKÇE: Dava, dava konusu çek sebebiyle menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı ... Bank ... seri numaralı 25/01/2026 tarihli 150.000 TL bedelli çekin keşidecisidir. Davalılar çekin arkasında imzası bulunan cirantalar ve Davalı ...çekin hamilidir. Davacı, kendi imzasına itiraz etmemekle birlikte lehtarın imzasının sahte olduğunu ve çekin kaybolduğunu öne sürerek menfi tespit talebinde bulunmuştur. Kanunlarımızda kambiyo senetleri olarak poliçe, bono ve çek düzenlenmiştir. Kambiyo senetlerinin kanunlarımızda öngörülen ve hem uygulamada hem de doktrinde kabul edilen ortak özellikleri bulunmaktadır. Bunlardan biri TTK md. 724 uyarınca müteselsil sorumluluktur. Senette imzası bulunan herkes, hamile karşı müteselsilen sorumludur (Fırat ÖZTAN, Kıymetli Evrak Hukuku, B.19, Turhan Kitabevi, Ankara 2015, s.70; Hasan PULAŞLI, Kıymetli Evrak Hukukunun Esasları, B.1, Adalet Yayınevi, Ankara 2011, s.104). Kambiyo senetlerinin ikinci özelliği imzaların istiklâli ilkesidir. TTK md. 677'ye göre, senette sahte, hayali veya herhangi bir sebeple imzalayanı bağlamayan bir imzanın bulunması, diğer imzaların geçerliliğini etkilemez. Dolayısıyla geçerli bir imzası bulunan kişiler, kambiyo senedinin geçersiz olduğunu veya diğer imzaların geçersiz olduğunu öne sürerek sorumluluktan kurtulamaz (ÖZTAN, s.70-71; PULAŞLI, s.105). Kambiyo senetlerinin üçüncü özelliği sebepten soyut olmalarıdır. Bu ilkeye göre, kambiyo senetleri temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Senedin ihtiva ettiği alacak hakkı temel ilişkiden ayrı olarak doğrudan senedin kendisinden kaynaklanmaktadır (ÖZTAN, s.71-72; PULAŞLI, s.105). Son olarak kambiyo senetleri kamu güvenine mazhar senetlerdir. Yani senette yazılı olduğu şekilde hakkın varlığı kabul edilir. İyi niyetli herkes senetteki hakkın varlığına güvenmekte haklıdır. Senette görünüşe güven ilkesinin kabul edilmesi hem hukukî hem de ticari yaşantıda güvenlik ve hız açısından önemlidir (PULAŞLI, s.106). Yargıtay HGK 2014/19-806 Esas ve 2016/298 Karar sayılı ilamında "İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz. İmzaların bağımsızlığı ilkesi, ciro zincirinde bulunan imzalardan birinin veya bazılarının sahteliğine dayanılarak menfi tespit davası açılmasına olanak sağlamaz. Diğer bir deyişle, “imzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Poliçeye imza koyan kişi, diğer imzaların geçersiz veya sahte ya da mevhum kişilere ait olmasının riskini de taşır. Buna göre her imza kendi sahibini, diğer imzalardan bağımsız olarak bağlar. Poliçe üzerinde şekil bakımından tamam ve görünüşe göre sahibini bağlayan bir imzanın bulunması yeterlidir. Kanun yapıcı, 6102 sayılı TTK'nun 677 (eTTK 589) maddesinde senedin geçerliliğinin, sorumluluktan tamamen bağımsız şekilde mevcut olabileceğini kabul etmiştir. Çekteki imzalar, bu imzalarda ismi geçen şahıslar yönünden herhangi bir sorumluluk yaratmasa bile, senet yine de geçerli kalır. Çekin geçerli kalmasının sonucu ise, diğer imzaların sahiplerinin sorumluluklarının devam etmesidir." şeklinde, imzasını inkâr etmeyen keşidecinin, lehtarın imzasının sahte olduğu yönündeki def'iyi hamile karşı öne süremeyeceğine ve çekteki sorumluluğunun devam ettiğine hükmetmiştir. Benzer şekilde Yargıtay 11. HD 2020/4965 Esas ve 2021/2322 Karar sayılı ilamında "...dava konusu bononun keşidecilerinin davacılar olduğu, keşideci imzalarının inkar edilmediği, TTK 677. maddede düzenlenen imzaların istiklali prensibi gereği lehtar imzasının geçersizliğinin davacı keşidecilerin sorumluluğunu etkilemeyeceği, dava konusu bonoda lehtar imzası sahte olsa dahi ciro zincirinde kopukluk bulunduğunun kabul edilemeyeceği, davalının bonoda ciro yoluyla yetkili hamil olduğu, mahkemece davanın esastan reddi gerekirken usulden reddinin yerinde olmasa da davalı tarafın temyizinin bulunmaması nedeniyle bu hususa değinilmekle yetinildiği, davanın reddi kararının sonucu itibariyle yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş..." gerekçesi ile verilen ret kararını onamıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi aynı içtihadını 2022/811 Esas ve 2023/294 Karar sayılı ilamı ile de devam ettirmiştir. İstanbul BAM 16. HD 2021/723 Esas ve 2023/194 Karar sayılı ilamında "Kambiyo senetlerinde imzaların istiklali prensibi geçerli olup, çekte keşideci olan asıl davanın davacısı, lehtar cirantanın imzasının sahteliğine dayalı olarak menfi tespit isteminde bulunamayacaktır." şeklinde karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan tüm ilkeler ve içtihatlar doğrultusunda, imzaların istiklâli ilkesi uyarınca senette imzası bulunan herkesin kendi imzasından sorumlu olduğu, başkasının imzasının sahteliğine dayanarak menfi tespit talep edemeyeceği kanaatine varılmıştır. Bu kapsamda somut olayın değerlendirilmesinde dava konusu takibe dayanak çekin ciro zincirinin muntazam olduğu ve ciro zincirinde kopukluk bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu şekilde kesintisiz ciro zinciri, hak sahipliğine karine teşkil etmektedir. Davacının iddia ettiği şekilde lehtarın imzasının geçersiz, sahte olduğunun ileri sürülmesi ciro zincirini koparmaz. Yukarıda açıklandığı üzere, imzaların bağımsızlığı ilkesi ciro zincirinde bulunan imzalardan birinin veya bazılarının sahteliğine dayanılarak davacı keşidecinin menfi tespit davası açmasına olanak sağlamaz. Lehtarın imzasının sahteliği, lehtar tarafından kendisine başvurulduğunda herkese karşı ileri sürebileceği mutlak def’idir. Ancak davacı keşideci, kendisine başvuran alacaklıya karşı lehtarın imzasının sahteliği def'ini öne süremez. Aksinin kabulü halinde kambiyo senetlerinin kamu güvenine mazhar olma özelliği ortadan kalkacak olup, senetteki görünüşe güven ilkesi anlamsız hale gelecektir. Böylece kambiyo senetleri ile sağlanan hukukî ve ticari güven ile hız prensibi ortadan kalkacaktır. İmzasını inkâr etmeyen davacı keşidecinin senetten dolayı borçlu olduğu aşikârdır. Lehtarın imzasının sahteliği keşidecinin borcunu ortadan kaldırmayacaktır. Dolayısıyla keşidecinin borçlu olmadığına karar verilmesi halinde, keşidecinin sebepsiz zenginleşmesine neden olunacaktır. Senetteki borcun ödenmesi durumunda senede dayalı borç sona erecek olup; senedin rızası hilafına elinden çıktığını iddia eden lehtarın, haksız fiil ya da sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre kendisinden sonraki kişilere başvurma hakkı saklı kalacaktır. Çekin çalınmasına ilişkin davacının yaptığı şikâyet sonucu başlatılan soruşturma dosyaları derdest olup, soruşturma dosyalarında çeklerin nasıl kaybolduğuna ilişkin bir tespit yoktur. Davacı da davalıların çekin kaybolmasında kötü niyetli olduğunu ispatlayamamıştır. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yukarıda açıklanan sebeplerle davacı keşidecinin kendi imzasını kabul ederek, lehtarın imzasının sahteliğine dayanarak menfi tespit talebinde bulunamayacağı, çekin çalındığı iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının ihtiyati tedbir talebi reddedildiğinden ve tedbir uygulanmadığından davacı aleyhine tazminata hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 2.561,63 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 1.829,63 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 6.400,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07.09.2026
Katip ...
Hakim ...