İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/682 E. 2026/519 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/682
- Karar No
- 2026/519
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/682 Esas - 2026/519 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2024/682 KARAR NO : 2026/519
...
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/10/2024 KARAR TARİHİ : 16/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin, davalı şirketin ... Esas sayılı dosyasından aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını ve bu takibin kesinleşmiş olduğunu, ....Esas (kapatılan/eski ....) sayılı dosyasındaki alacağı üzerine haciz konulması üzerine öğrendiklerini, davaya konu .... Esas sayılı dosyasını inceleyen müvekkili şirket yetkilisi, takipte alacağın dayanağı olarak “19.04.2010 tarihli konkasör yapımı ve teslimi sözleşmesinde öngörülen makinenin teslim edilmemesi nedeni ile yapılan ödemelerin iadesi” ifadelerine yer verildiğini, takip talebinde alacağın dayanağı olarak gösterilen 19.04.2010 tarihli konkasör yapımı ve teslimi sözleşmesinin dosyada bulunmadığını, davalı şirket yetkilisi ....’ün müvekkili ile yaptığı ortaklık protokolünü inkar ederek müvekkilinin “işyerini ve mallarını zorbalıkla zapt ettiği” iddiası ile 30.03.2016 tarihinde müvekkili hakkında suç duyurusunda bulunduğu; davalı şirket ortağının haksız şikayeti kapsamında başlatılan soruşturma kapsamında 30.03.2016 tarihinde .... Esas sayılı dosyasından açılan menfi tespit davasının görülmesi sırasında davalı şirketin müvekkili şirketten alacağı bulunduğuna dair bir iddiası, takas mahsup talebi olmadığı gibi, davalının müvekkili şirket aleyhine davaya konu takibi başlattığını ve takibin kesinleştiğini de bildirmemiş olduğu da taraflar arasında görülen dosyalar içeriğinden anlaşıldığını, müvekkili şirketin davalı şirkete ....Esas (kapatılan/eski .... E. sayılı) dosyasından “19.04.2010 tarihli konkasör yapımı ve teslimi sözleşmesinde öngörülen makinenin teslim edilmemesi nedeni ile yapılan ödemelerin iadesi” talebiyle başlatılan icra takibi yönünden borçlu olmadığının tespitini, icra dosyasından haksız olarak talep ve tahsil edilen 870.400,03TL’nin ödeme tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte istirdadına, İİK m.72/7. Maddesi uyarınca paranın geriye alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı .... firması ile yapılan sözleşme gereği kırma eleme makinesi yapılacak olup, .... firması tarafından bu makine yapılmadığını ve müvekkili firmaya teslim edilmediğini, ... Firmasına müvekkili tarafından kesilen faturaların mevcut olduğunu, bunun üzerine kendilerine karşı ... Esas sayılı dosyası yapılan ödemelerin iadesi için icra takibi başlatıldığını, müvekkili firmanın davacı Köksallar firmasına makine yapımının maliyeti ve ücreti için yaptığı ödemeler müvekkili firmanın çekleri ve banka üzerinden nakit ödemeleri olduğunu, .... Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davalının iş akdini sona erdiren davacı müvekkilinin, davalının işyerinden ayrılmasını istediğinde, ... işyerinden ayrılmadığını, davalı ... tarafından bu çeklerin iş makinesi yapım giderlerine kullanılmadığını, ...’ ın Köksallar firması üzerinden borçlandığını, kendi alacaklarını ise kendi adına yaptığı işlemlerle tahsil ettiğini, bedeli müvekkili firma tarafından ödenen ancak teslim edilemeyen makinelerden dolayı müvekkili firmanın.... Esas sayılı doyasından alacaklı olması nedeni ile istidat talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava, taraflar arasındaki makine satış sözleşmesi uyarınca davacı ....İş Makineleri firmasının davalıya 250.000,00 TL karşılığı teslim etmesi gereken makineleri teslim edilmediği iddiasıyla davalı Serkont Denizcilik firmasının sözleşme uyarınca ödenmiş tutarların faizi ile iadesi amacıyla başlatmış olduğu .... esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile ödenen bedellerin iadesi istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır. Davacının iddiaları ve taraflar arasında yapılan ödeme işlemlerinin tespiti bakımından bir nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiden bilirkişi raporu alınması yoluna gidilmiştir. İtirazlar üzerine ek rapor alınmıştır. 13/02/2026 tarihli bilirkişi raporu ve 28/03/2026 tarihli ek bilirkişi raporu ile özetle; taraflar arasında imzalanmış 19/04/2010 tarihli sözleşmede toplam bedelin 250.000,00 TL olarak tespit edildiği ve ayrıca imalatta kullanılacak malzemelere ilişkin bedellerinde alıcı tarafından karşılanması kararlaştırıldığı toplamda davalının banka kanalında 332.700,00 TL ödeme yapmış olduğu, 205.000,00 TL ödemenin çek ile yapıldığı ayrıca 33.000,00 Amerikan Doları tutarında çek verildiği sunulan ödeme belgelerinin yalnızca sözleşme bedeline ilişkin olmayıp makine yapımına ilişkin imalat ve malzeme bedellerini de kapsadığı mütalaa edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 190.maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi yararına hak çıkaran tarafa aittir. Somut uyuşmazlık anılan ilke uyarınca değerlendirildiğinde ispat külfeti davacıdadır. Zira .... esas sayılı dosyasında yapılmış ödemenin yersiz olduğunu ve anılan ödemeye esas sözleşmenin bulunmadığını ileri sürülen taraf davacı taraftır. Mahkememizce toplanan deliller getirtilen icra ve mahkeme dosyaları ile davalı tarafça dosyaya sunulmuş 19/04/2010 tarihli sözleşme bir arada değerlendirildiğinde; davacı tarafın anılan sözleşme uyarınca anılan sözleşmede öngörülen makineyi davalıya teslim etmiş olduğu olgusunu kanıtlayamadığı kanaatine ulaşılmıştır. Şu durumda; davalı tarafın sözleşmenin yerine getirileceği inancı ile davacıya vermiş olduğu paraların iadesini istemesinde ve bu yönde icra takibi başlatmış olmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle kanıtlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf dava açmakta kötü niyetli sayılamayacağından davalı tarafın tazminat isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Koşulları oluşmadığından davalı tarafın tazminat isteminin reddine, 3-Alınması gerekli 732,00TL harcın peşin alınan 14.864,26TL harçtan mahsubu ile bakiye 14.132,26TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra istek halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-AAÜT uyarınca belirlenen 136.560,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 6-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 3.120,00TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir yazılmasına, 7-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize .... gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/06/2026
....