İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1444 E. 2026/566 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1444
Karar No
2026/566
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1444 Esas KARAR NO : 2026/566

DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ : 01/09/2026 KARAR TARİHİ : 09/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı asil tarafından sunulan talep dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ... ... evli olduklarını, taraflar arasında yaşanan anlaşmazlıklar neticesinde 30.07.2026 tarihinde davacı hakkında 60 günlük uzaklaştırma kararı verildiğini, davacının bu nedenle müşterek konuttan ayrılmak zorunda kaldığını, ayrılma esnasında ... nezdindeki hesabına bağlı çek koçanları ile kullanılmamış boş çek yapraklarının müşterek konutta kaldığını, davacının çek koçanlarının iadesini davalıdan bizzat ve aracı kişiler vasıtasıyla talep etmesine rağmen sonuç alamadığını, çeklerin davacının iradesi dışında bulunmasının ciddi hukuki ve ekonomik riskler doğurduğunu, çeklerin üçüncü kişilerce doldurulması veya kötüye kullanılması ihtimalinin mevcut olduğunu, bu durumun davacıyı banka ve adli makamlar nezdinde uyuşmazlıklarla karşı karşıya bırakabileceğini, davacının ...'a müracaat ederek çeklerin iptalini istediğini ancak bankanın mahkeme kararı gerektiğini bildirdiğini, çeklerin kötüye kullanılma tehlikesinin devam ettiğini, telafisi güç zararların önlenmesi adına çek koçanlarının davacıya aynen iadesinin gerektiğini, yargılama süresince çeklerin kötüye kullanılmasının engellenmesi için koruyucu tedbirlerin alınmasının zorunlu olduğunu, çeklerin zayi nedeniyle iptalinden ziyade aynen iadesi ve kötüye kullanımın önlenmesi için hukuki koruma talep edildiğini, öncelikle ...'a müzekkere yazılarak çek koçanları ile kullanılmamış çek yapraklarının seri ve sıra numaralarının tespit edilmesini, yargılama süresince çeklerin kötüye kullanılmasını önlemek amacıyla uygun görülecek ihtiyati tedbirlerin uygulanarak kararın derhal ...'a bildirilmesini, davalının zilyetliğinde bulunan çek koçanları ile kullanılmamış çek yapraklarının aynen davacıya iadesine ve teslimine karar verilmesini, dava konusu çeklerden herhangi birinin ibraz edilmiş veya işleme alınmış olması halinde buna ilişkin bilgi ve belgelerin bankadan celbini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. GEREKÇE: Dava; zayii sebebiyle çek iptali talebinden ibarettir. 6102 Sayılı TTK'nın 818/1-s maddesinin atfı ile aynı kanunun 757/1 ve 759/1 maddeleri uyarınca; iradesi dışında çek elinden çıkan hamil, çekin kimde olduğu bilinmiyorsa, çekin ödeme yeri veya hamilin yerleşim yerinden çekin iptaline karar verilmesini talep edebilir. Çekin zayii nedeniyle iptali davası açma hakkı hamile ait olup, zayi nedeniyle iptal talebinde bulunan kişi, çekin hamili olduğunu ve çekin kaybolduğunun "kuvvetle muhtemel" olduğunu ispata elverişli deliller sunmalıdır. İptal davasında, senedin zayi sırasında veya zayiinin öğrenildiği anda senette yer alan hakkın sahibi bulunmak (6102 Sayılı TTK'nun 651. Maddesi) ve iptali istenen senedin yasaca öngörülen senet niteliğinde olması gerekir. Kıymetli evrak hukukunda, senet üzerinde hak sahibi olmaktan anlaşılan, senede malik bulunmaktır. Yahut senet üzerinde TTK nun 651/2. Maddesi uyarınca ancak senet üzerinde hak sahibi olan kişi senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir. Davacının dava dilekçesi incelendiğinde, davalı ... Şuşe ile evli olduğu, taraflar arasındaki anlaşmazlık sebebi ile uzaklaştırma kararı aldığı, şahsına ait ... nezdindeki çek hesabına bağlı kullanılmamış / boş çek yapraklarının iadesine ve ödeme yasağı kararı verilmesine talep ettiği anlaşılmıştır. Somut olayda ise, iptal talep eden davacı çek üzerinde hak sahibi olan kişi değil, çek hesabı karşılığı çek karnesi verilen kişidir. Diğer bir önemli husus ise iptali istenen senedin yasada öngörülen şekilde senet niteliğinde olması gerekir. Çekin şekil unsurların TTK 780. Madde de düzenlenmiştir. Düzenleme karşısında boş çek yaprağı senet niteliğinde değildir. Davacının 01/09/2026 tarihli dilekçesinde de dava konusu çek yapraklarının boş olduğunu ve uzaklaştırma kararı sonrasında söz konusu çeklerin tasarrufun da bulunmaması ve davalının çekleri iade etmemesi sebebi ile tarafına iadesini talep ettiği anlaşılmıştır. Çek zayi davaları hasımsız olarak açılan davalardan olup, iradesi dışında çek elinden çıkan hamil, çekin kimde olduğu bilinmiyorsa iş bu davayı açma hakkının olduğu ancak davacının dava dilekçesinde çekin keşidecisi olduğu boş çek koçanları için iş bu davayı açtığı, uzaklaştırma kararı neticesinde çekin teslimini talep ettiği anlaşılmaktadır. Keşidecinin, muhatap bankayı ödemeden men yetkisi bulunmamaktadır. Çek ibraz edildiği takdirde, hak talep eden hamile karşı İİK'nın 72. maddesi uyarınca olumsuz tespit davası açma imkanları mevcut bulunmaktadır. Yine TTK'nın 651/2. maddesi uyarınca iptal davasını açmakta hukuki menfaati olan kişi senede bağlı alacak hakkı olan hamildir. Somut olayda davacı, çeklerin hamili değil çeklerin bağlı olduğu hesabın sahibi olduğu gibi çekler henüz keşide dahi edilmemiş yani kambiyo vasfını haiz olmayan boş çek yaprakları olduğu açıklanmıştır. Keşideci hesap sahibinin boş çekler için iptal talebinde hukuki yararı bulunmamaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19/04/2018 tarih, 2016/10022 Esas ve 2018/2952 Karar sayılı ilamı). Nitekim benzer şekilde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14/09/2015 tarih, 2015/3370 Esas ve 2015/9210 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; "...Davaya konu çeklerin boş çek yapraklarından ibaret olmakla, boş çek yapraklarının zayi nedeniyle iptalinin talep edilemeyeceği, TTK 781/1. maddesinde belirtilen ibareleri içermediğinin dava dilekçesi kapsamından anlaşıldığı, ayrıca davacının olsa olsa keşideci olabileceği, keşidecinin zayi nedeni ile iptal davası açma yetkisi olmadığından davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddin karar verilmesi.." gerektiği anlaşılmakla davanın HMK madde 114/1-h ve 115/2 gereği hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-)Davanın HMK. 114/1-h ve 115/2 gereği hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-)Harç peşin alınmış olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-)Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-)Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair tarafların yokluğunda; gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/09/2026

Katip ... E-İMZA

Hakim ... E-İMZA

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1444, K. 2026/566, T. 09.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1444-e-2026-566-k-cad49979f67f