Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1569 E. 2026/1607 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1569
Karar No
2026/1607
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1569

KARAR NO : 2026/1607

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 08/04/2026

NUMARASI : 2025/1152 Esas - 2026/299 Karar

DAVA: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/09/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün asli müdahil vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin TTK 683/2 ve 686 maddeleri gereğince yetkili hamili olduğu, Keşidecisi ....Ltd.Şti. olan 11.12. 2025 tarihli, ... nolu, - 892.000 TL bedelli ... KADIKÖY şubesine ait çek ve Keşidecisi ....Ltd.Şti. olan 11.12.2025 tarihli, ... nolu, 650.000 TL bedelli ... Acıbadem şubesine ait çek yetkili hamil sıfatına haiz müvekkili zilyetliğinde iken iradesi dışında ve kendisine kusur atfedilemeyecek şekilde zayi olduğunu, çekin zayi olması TTK 651 Madde ve devamı hükümleri uyarınca çekten doğan haklarını ortadan kaldırmadığından iş bu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, T.T.K 683/2. maddesine göre "Lehine ciro yapılan kişinin ciroda gösterilmesine gerek olmadığı gibi, ciro, cirantanın sadece imzasından ibaret olabilir. Bu şekildeki cirolara “beyaz ciro” denir" Yine T.T.K 686 maddesine göre "Bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılır. ""Beyaz ciro» ile senedi elinde bulunduran kişinin «yetkili hâmil» olarak takipte bulunabileceği" şeklindeki Yargıtay 12. Hukuk Dairesi' nin 11.2.1993 Tarih ve E: 1992/13156, K: 2430 sayılı kararı da bu yönde olduğunu, müvekkilinin ileride zor durumda kalmaması için çek ile ilgili TTK M 790/792 maddeleri uyarınca Keşidecisi ....Ltd.Şti. olan- Keşidecisi ....Ltd.Şti. olan 11.12. 2025 tarihli, ... nolu, 892.000 TL bedelli ... Kadıköy şubesine ait çek ve Keşidecisi ....Ltd.Şti. olan 11.12. 2025 tarihli, ... nolu, 650.000 TL bedelli ... Acıbadem şubesine ait çek üzerine % 15 teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilerek ödeme yasağı konulmasına kararın muhatap bankalara bildirilmesine; yargılama neticesinde bu çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda,"6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 307 ve vd. Maddelerinden davadan feragat düzenlenmiş olup, ilgili düzenlemeler uyarınca; "...MADDE 307- (1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. MADDE 309- (1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. MADDE 310- (1) Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. MADDE 311- (1) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir. "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin davadan feragat ettiği görülmüş, davanın feragat nedeni ile reddine,.." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Asli müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf başvurusunun süresinde olduğunu ve gerekçeli karar ile teminatın iadesi talepli dilekçenin de asli müdahile tebliğ edilmediğini, dosya süreci dikkate alındığında asli müdahilin doğrudan hukuki yararı mahkeme dosyası ile sabit olduğunu, mahkeme, tensiple belirlediği 29.04.2026 tarihli duruşmayı beklemeden 08.04.2026 tarihinde dosya üzerinden karar vererek hukuki dinlenilme hakkını ağır biçimde ihlal ettiğini, mahkeme, tensip kararı ile 29.04.2026 tarihli duruşma gününü tayin etmiş olmasına rağmen, bu günü beklemeksizin ve taraflarına herhangi bir bildirim yapmaksızın 08.04.2026 tarihinde davanın feragat nedeniyle reddine karar verdiğini, böylece müvekkilin, doğrudan hukuki yararı bulunan dosyada açıklama yapma, taleplerini sözlü olarak ileri sürme, asli müdahale talebinin niteliğini açıklama, varsa mahkemenin tereddüt ettiği usuli eksiklikleri giderme ve özellikle lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi istemini duruşmada dile getirme imkânının fiilen ortadan kaldırıldığını, karar, yalnızca maddi yönden değil usul güvenceleri bakımından da açıkça hukuka aykırı olduğunu, asli müdahale talebinin reddinin usul ve kanuna açıkça aykırı olduğunu, asli müdahilin taraf olarak asli müdahil sıfatıyla kabul edilmediğini, asli müdahale talebinin gerekli harcın tamamlanması hâlinde kabul edilmesi gerektiğini ancak yargılamanın hasımsız olarak devam etmesi gerektiğinden bahisle asli müdahillik talebinin reddine karar vermesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, mahkeme, bir taraftan asli müdahilin doğrudan menfaatini kabul ederek onu dosyaya asli müdahil olarak eklediğini, diğer taraftan ise bu talebi ancak gerekçeli karar aşamasında ve önceki ara kararını da boşa düşürecek biçimde reddettiğini ve bu çelişkinin de başlı başına bozma nedeni olduğunu, mahkemenin bizzat kendi gerekçesine göre asli müdahale talebinde eksik olan husus, esasa ilişkin değil, en fazla harcın ikmali ile giderilebilecek nitelikte bir usul eksikliği olduğunu, dosya kapsamında taraflarına asli müdahale talebi yönünden eksik harcın tamamlanmasına ilişkin hiçbir muhtıra gönderilmediğini, hiçbir kesin süre verilmediğini, eksikliğin ne olduğunu, ne miktarda harç yatırılması gerektiğini ve ne süre içinde tamamlanacağının bildirilmediğini, mahkemenin 'yargılamanın hasımsız olarak devam etmesi gerektiği' yönündeki gerekçesi de somut olayın kendi gelişimiyle bağdaşmadığını, mahkeme, asli müdahilin vekâlet ücreti ve gider talepleri hakkında hüküm fıkrasında açık, ayrı ve denetlenebilir bir karar kurmadığını, hüküm fıkrasında asli müdahilin asli müdahale talebi ve vekâlet ücreti istemi hakkında ayrı, açık, infaza ve denetime elverişli bir bent düzenlenmediğini, kararın hüküm fıkrasında üçüncü ve dördüncü bentlerin mükerrer şekilde düzenlenmesi, ilk sayfada 'dava tarihi' olarak karar tarihinden sonraki 04.05.2026 tarihinin yazılması gibi maddi ve usuli çelişkilerin de mevcut olduğunu, teminatın davacıya iadesine ilişkin hüküm, asli müdahilin HMK m.392/2 ve m.399 kapsamındaki haklarını peşinen etkileyecek nitelikte olduğunu ve bu yönden de hukuka aykırı olduğunu, teminatın iadesi meselesi, asli müdahilin haksız tedbirden doğan tazminat hakkı ile doğrudan bağlantılı olduğunu, asli müdahilin dosyadaki konumu ve bu hususta ileri sürdüğü hak iddiaları usulüne uygun şekilde değerlendirilmeden, teminatın davacıya iadesine dönük bir hüküm kurulması, asli müdahilin kanundan doğan haklarının fiilen etkisizleştirme sonucunu doğuracağını, istinaflarının kapsamı sınırlı olup davanın feragat nedeniyle reddi ve tedbirin kaldırılması sonucunun kendisine değil, asli müdahilin aleyhine doğan usuli ve mali sonuçlara yönelik olduğunu, asli müdahilin işbu istinaf başvurusu, davacının feragati doğrultusunda davanın reddi sonucunun kendisine yönelik olmadığını, asli müdahil, davacı tarafın feragatinden sonra ödeme yasağı tedbirinin kaldırılması sonucuna prensip olarak itiraz etmediğini, mahkemenin asli müdahilin asli müdahale talebini usulsüz biçimde reddetmesini, lehlerine vekâlet ücreti ve giderler hakkında açık hüküm kurmamasını, teminatın iadesi konusunda asli müdahilin kanuni korumasını zedeleyen bir hüküm tesis etmesine ve bütün bunları tensiple verdiği duruşma gününü beklemeden, tebligat yapmadan, açıklama ve tamamlama hakkı tanımadan gerçekleştirmesine yönelik olduğunu, beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE :

Dava hukuki niteliği itibariyle TTK'nın 818/s madde hükmü delaletiyle, aynı kanunun 757. madde hükümlerinde belirtilen zayi nedeniyle çek iptali isteğine ilişkindir.

Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile talebin feragat nedeniyle reddine, tensip tutanağı ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararının hükmün kesinleşmesi beklenmeden kaldırılmasına, karar verilmiş, karara karşı beyanda bulunan 3.kişi asli müdahil sıfatıyla istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

HMK'nın 65/1. maddesi uyarınca, çekişmesiz yargı işinde de asli müdahale kural olarak mümkün olup, HMK'nın 65/2. maddesinde uyarınca asli müdahale davasının asıl dava ile birlikte yürütülüp karara bağlanacağı hükme bağlanmıştır.

Ancak, çek iptali davaları, özelliği itibari ile hasımsız açılan davalardan olması ve TTK 'da açıkça gösterilen prosedürün uygulanacak olmasına göre, üçüncü kişilerin asli ya da fer'i müdahale imkanı yoktur. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/8776 E-2016/3417 K sayılı 28.03.2016 tarihli, 2016/2027 E-2017/4464 K sayılı 18.09.2017 tarihli kararları) Yine kural olarak HMK da dahili dava usuli de bulunmamaktadır.

Dahili davalı ya da müdahil olma imkanı bulunmayan kişiler davada taraf sıfatına haiz olamayacaklarından, somut olayda davada taraf olmayan ve nihai karara karşı yasa yoluna başvurma hakkı olmayan 3. Kişinin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

KARAR : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;

1-İstinaf yasa yoluna başvuran vekilinin istinaf dilekçesinin REDDİNE,

2-İstinaf yoluna başvuru sırasında alınan istinaf karar harcı ile istinaf başvuru harcının istem halinde kendilerine iadesine,

3-İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1569, K. 2026/1607, T. 08.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1569-e-2026-1607-k-5a77e7fda060