İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/960 E. 2026/543 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/960
Karar No
2026/543
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/960 Esas KARAR NO : 2026/543

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan), Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/11/2024

BİRLEŞEN BAKIRKÖY ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ..... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN;

KARAR TARİHİ : 11/06/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/06/2026 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan), Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, ASIL DAVA; DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında uzun yıllara dayanan bir ticari ilişki bulunduğunu, dava konusu çekin dava dışı bir şirket tarafından keşide edilip müvekkiline verildiğini ve müvekkilinin de bu çeki davalıya ciro ettiğini, ancak çekin keşidecisi hakkında iflas erteleme kararı alınması ve ödeme yasağı getirilmesi üzerine müvekkilinin durumu davalıya bildirerek çekin karşılıksız olduğunu açıkladığını, mağduriyetin önlenmesi adına 12.07.2024 tarihli teslim tesellüm makbuzu ile borca karşılık yeni bir çekin davalıya teslim edildiğini, bu suretle cari hesap borcunun kapatıldığını ve takibe konu çekin karşılığının aslında ödendiğini, buna rağmen davalının elindeki ilk çeki icra takibine konu ederek haksız ve mesnetsiz bir takip başlattığını, cari hesap ekstresine göre müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığı gibi aksine alacaklı olduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek, öncelikle icra takibinin durdurulmasını, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve cari hesap alacağının ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından açılan davada hem menfi tespit hem de eda taleplerinin bir arada bulunması nedeniyle dava yığılması mevcut olduğunu, davacı tarafın alacak iddiası yönünden zorunlu arabuluculuk şartını yerine getirmediğini, bu nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince harç tamamlanmadan ön inceleme dahi yapılamayacağını, takibe konu çekin kambiyo senedi vasfında olup sebepten mücerret olduğunu, davacının "çekin bir başka çek ile değiştirildiği" yönündeki iddiasının ispat yükünün kendisinde olduğunu ve bu iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, takip konusu çekin açık hesap borcuna karşılık verildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının tacir olması sebebiyle basiretli davranması gerektiğini, çekin bir ödeme aracı olarak verilmesi durumunda ancak bedeli tahsil edildiğinde borcun sona ermiş sayılacağını, davalının TBK'nın 100. maddesi uyarınca mahsup hakkının bulunduğunu, davacı tarafın sunduğu iddiaların aksine müvekkili şirketin defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğunu ve davacının müvekkiline borçlu olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. BİRLEŞEN DAVA: Dava: Birleşen ..... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... Esas Sayılı Dosyasında Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin yurt dışından ithal ettiği kumaş satımı da yapmakta olduğu için bir çok ürünün satışı döviz üzerinden yapılmakta ve davalının da kur farkını karşılamakta olduğunu, Davalının bu alım satımlar karşılığında TBK hükümlerine göre açık hesaba mahsup edilmek üzere çeşitli nakit veya çek ile ödemeler yapmakta olduğunu, müvekkilinin de TBK m.100 hükmündeki “Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz (f.1). Alacaklı, alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya başka bir güvence almış ise, borçlu kısmen yaptığı ödemeyi, güvence altına alınan veya güvencesi daha iyi olan kısma mahsup etme hakkına sahip değildir (f.2)'' düzenlemesine göre mahsup yapmakta olduğunu ve kur farklarından dolayı da faturalar keserek bu şekilde hesaplaşmalar sağlandığını, durum bu şekilde devam ederken davalının, müvekkil şirketin kestiği 08/10/2024 tarihli 542.810,23 TL lik kur farkı faturasını; yine müvekkili şirketin kestiği ve sistem üzerinden tebliğ ettiği 08/10/2024 tarihli 99.500,00 TL lik vade farkı faturası; bir de davalının kendince hiç bir yasla dayanağı olmadığı halde, çok önceleri aldığı bir malda giderilebilir ayıp olduğundan bahisle müvekkili şirkete JÜT TEMİZLEME BEDELİ adı altında 20.03.2024 tarihli bir fatura keserek müvekkilinin açık hesabına alacak olarak kayıt etmiş olduğunu ve hesabından düştüğünü, fakat müvekkili şirketin bu faturayı ve içeriğini kabul etmeyerek derhal Bakırköy ...... Noterliğinden ihtar çekerek kestiği veya iade ettiği üç adet faturayı ve içeriğini kabul etmediğini bildirmiş olmasına rağmen davalının usule aykırı defter ve belge düzenleyerek bunlarında ticari defterlerine işlenmiş olduğunun öğrenildiğini, ayrıca davalının açık hesaba mahsup edilmek üzere verilmiş olan 30/06/2024 vadeli ..... nolu 500.000,00 TL lik çek için de Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasından da menfi tespit davası açarak gerçeğe aykırı beyanlar ile bu çeki başka bir çek karşılığı olarak verdiğini iddia etmiş olduğunu ve çek için yapılan icra takibine ilişkin sadece 250.000,00 TL ödeme yapmış olduğunu, bunun da masraf ve vekalet ücretlerine mahsup edildiğini, neticede müvekkilinin alacağının 540.933,26 Tl olduğunu, neticede açık hesapta son durum itibariyle müvekkili şirketin işlemiş ve işleyecek avans faizleri hariç 540.933,26 alacağı bulunduğunu, davalının da bunu ödemediğini, ayrıca verdiği ödeme belgesi için de borcu olmadığına ilişkin menfi tespit ve onun defterlerinde alacak olarak görünen bakiye için de alacak istemekte olduğunu, oysa davalının bu konularda ki bütün işlemelerinin hem TTK'ya hem Vergi Usul Kanunu'na aykırı işlemler olduğunu, öncelikle İş bu davanın Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... Esas sayılı dosyasında görülmekte olan dava ile fiili ve hukuki irtibatı olması sebebiyle evrak üzerinde birleştirme kararı verilmesini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılan ticari alım satımlar sebebiyle ödenmeyen açık hesap bakiyesi ve dolayısıyla bu açık hesabın oluşmasını sağlayan faturalardan 540.933,26 TL'nın ve işlemiş faizinin ödenmediği sebebiyle, 540.933,26 lira açık hesap alacağının fatura ile doğum tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Asıl Dava, Itfa ve bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit istemine ve Cari hesap alacağı iddiasına dayalı Alacak istemine ilişkin dava olup, Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... E.sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu olup olmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıdan alacak talep edip edemeyeceği edebilecekse miktarı hususlarında olduğunun tespitine karar verilmiştir. Birleşen Bakırköy .... asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas Sayılı Dosyası Yönünden; Dava, Alacak davası olup taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıdan alacak talep edip edemeyeceği edebilecekse miktarı hususlarında olduğunun tespitine karar verilmiştir. Mahkememizce alınan 27/03/2025 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; Davacı tarafın 2023-2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, Davalı tarafın 24.03.2025 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden inceleme yapılamadığı, bu husustaki değerlendirmenin sayın mahkemenin takdirine bırakıldığı, HMK 222 (5) maddesinde "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.” ifadesi yer almıştır. Davacı Tarafın Menfi Tespit Talebi, Davacı taraf, taraflar arasında uzun yıllara dayalı bir ticari ilişki olduğunu, davaya konu çekin dava dışı .... Tekstil San ve Dış Tic. A.Ş. tarafından keşide edilerek davacıya verildiğini, iş bu 30.06.2024 keşide tarihli, 500.000,00 TL bedelli çekin ciro edilerek davalıya verildiğini ve cari hesaba eklendiğini, dava dışı .... Tekstil San ve Dış Tic. AŞ'nin İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... esas sayılı dosyasıyla iflas erteleme talebinde bulunması ve tüm çeklerinin ödenmemesi için tedbir kararı verilmesi çerçevesinde davalıya durumun izah edilerek davaya konu çekin karşılıksız olduğunun ve mahkeme sonunu beklemesi gerektiğinin beyan edildiği, mağduriyet olmaması içinde 12.07.2024 tarihli teslim tesellüm makbuzu ile cari hesap borcuna ve çeke karşılık olmak kaydıyla 31.10.2024 keşide tarihli, ..... numaralı 500.000,00 TL bedelli çekin verildiğini ve cari hesap borcunun kapatıldığını, 1.378,38 TL alacakları olduğunu, Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyasına ait takibin durdurulmasına, icra dosyasına ve cari hesap ekstresine göre borçları olmadıklarının tespiti ile merfi tespit taleplerinin kabulüne, 9620 icra inkar tazminatına, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.378,38 TL cari hesap alacağının arabuluculuk tutanağının imzalandığı 30.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ettiği, Davalı Tarafın Takip Talebi Davalı tarafın davacı taraf hakkında 500.000,00 TL asıl, 50.000,00 TL çek tazminatı, 49.500,00 TL çek tazminatı olmak üzere 599.500,00 TL toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık reeskont avans faizi tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100.maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyası üzerinden 26.09.2024 tarihinde takibe geçtiği, davacı tarafın 08.10.2024 tarihinde itiraz ettiği, takip talebine açıklama olarak “30.06.2024 Tarihli ..... Seri Numaralı, 500.000,00 TL Miktarlı Çek” diye yazıldığı, Takibe Ve Davaya Konu Çek, Takibe ve davaya konu edilen ..... seri numaralı, 30.06.2024 keşide tarihli ve 500.000,00 TL tutarlı çekin dava dışı ..... TEKS. SAN. VE DIŞ TİC. A.Ş. tarafından davacı taraf adına düzenlendiği, iş bu çeki davalı tarafın düzenlendiği 30.01.2024 tarihli tahsilat makbuzu ile teslim aldığı, iş bu çekin davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, Takibe ve davaya konu çekin yerine verildiği iddia edilen ..... seri numaralı, 31.10.2024 keşide tarihli ve 500.000,00 TL tutarlı çekin dava dışı ...... TEKS. SAN. TİC, LTD. ŞTİ. Tarafından davacı taraf adına düzenlendiği, iş bu çeki davalı tarafın düzenlendiği 12.07.2024 tarihli tahsilat makbuzu ile teslim aldığı, iş bu çekin davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, davalı tarafın yasal defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, Davacı Tarafın Dosya Muhteviyatına Sunduğu Cari Hesap Ekstresi, Davalı taraf ile cari hesap ilişkisinin 02.01.2023 tarihli 582.163,57 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 02.01.2024 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 1.818.866,62 TL alacaklı olduğu, 30.01.2024 tarihi itibariyle davacı tarafın davalı tarafa 608.409,18 TL borçlu olduğu, 500.000,00 TL tutarlı davaya ve takibe konu çek ile birlikte borcun 108.409,18 TL tutara düştüğü, 20.05.2024 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 1.378,38 TL alacaklı olduğu, 12.07.2024 tarihi itibariyle davacı tarafın davalı tarafa 148.621,62 TL borçlu olduğu, 500.000,00 TL tutarlı davaya ve takibe konu çekin yerine verildiği iddia edilen çek ile birlikte borcun kapandığı ve 351.378,38 TL alacaklı duruma geçildiği, 25.10.2024-31.10.2024-09.11.2024-31.12.2024 tarihinde davacı tarafın davalı taraftan 751.378,38 TL alacaklı olduğu, Tarafların ticari Defter Ve Kayıtlarının Karşılaştırılması-Değerlendirme, Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında, 20.05.2024 tarihinde davalı taraftan 1.378,38 TL alacaklı durumda olduğu, 20.11.2024 dava tarihi itibariyle davalı taraftan 751.378,38 TL alacaklı durumda olduğu, iş bu iki tarih arasında 750.000,00 TL tutarında cari hesap alacak farkının ortaya çıktığı, iş bu farkın 500.000,00 TL ve 250.000,00 TL tutarlı olmak üzere toplam 2 adet ve 750.000,00 TL tutarlı kayıt işleminden kaynaklandığı, 500.000,00 TL tutarlı kayıt işleminin, 30.01.2024 kayıt tarihli takibe ve davaya konu edilen 500.000,00 TL tutarlı çekin yerine verildiği iddia edilen 12.07.2024 kayıt tarihli 500.000,00 TL tutarlı çekin kayıt işlemine ait olduğu, şöyle ki takibe ve davaya konu olan 500.000,00 TL tutarlı çek ile iş bu çekin yerine verildiği iddia edilen 500.000,00 TL tutarlı çekin davacı tarafın ticari defterlerinde davacı taraf lehine kayıtlı olduğu, bu nedenle de davacı tarafın mükerrer olarak 500.000,00 TL daha fazla alacaklı durumda gözüktüğü, 250.000,00 TL tutarlı kayıt işleminin, 25.10.2024 kayıt tarihli 250.000,00 TL tutarlı ödeme kayıt işlemine ait olduğu, 25.10.2024 tarihli dekonta göre davacı tarafın davalı tarafa 250.000,00 TL ödeme yaptığı, dekonta açıklama olarak “Büyükçekmece İcra Dairesi ..... Esas Numaralı Dosya Ödemesi" diye yazıldığı, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, bu nedenle taraflar arasında takibe konu çek ve cari hesaba ilişkin borç-alacak yönünden herhangi bir karşılaştırma ve değerlendirme yapılamadığı, davalı tarafın takibe konu ettiği çeke veya cari hesaba ilişkin alacaklı olduğunu ticari defter ve kayıtlarıyla birlikte ispat etmesi gerektiği, netice itibariyle, Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre, Takip tarihi ünden davalı tarafa borcunun olmadığı, itibariyle 500.000,00 TL tutarlı takibe konu çek yönünden davalı tarafa borcunun olmadığı, dava tarihi itibariyle 1.378,38 TL tutarlı alacağı davalı taraftan talep edebileceği, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce alınan 01/06/2025 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle; Kök raporun tamamen davaya konu olay sınırları içerisinde ve mali çerçevede, tarafsız, objektif ve denetime elverişli şekilde hazırlandığı, hiçbir suretle hukuki veya uzmanlık alanım dışında olan herhangi bir hususa veya konuya girilmediği, iş bu durumların tamamen sayın mahkemenin takdirine bırakıldığı, kök raporda yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler ışığında, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle 500.000,00 TL tutarlı takibe konu çek yönünden davalı tarafa borcunun olmadığı, dava tarihi itibariyle 1.378,38 TL tutarlı alacağı davalı taraftan talep edebileceği, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığı, bu nedenle taraflar arasında takibe konu çek ve cari hesaba ilişkin borç-alacak yönünden herhangi bir karşılaştırma ve değerlendirme yapılamadığı, davalı tarafın takibe konu ettiği çeke veya cari hesaba ilişkin alacaklı olduğunu ticari defter ve kayıtlarıyla birlikte ispat etmesi gerektiği sonucuna varıldığı, davalı tarafın 24.03.2025 tarihli defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterleri üzerinden herhangi bir inceleme yapılamadığı, bu hususun dahi sayın mahkemenin takdirine bırakıldığı, davalı tarafın kök rapora itirazlarında cari hesap ekstresi, fatura, tahsilat makbuzu vs. bir takım belge ve bilgiler sunduğu, iş bu belgelerin başlı başına değil davalı tarafın ticari defter kayıtlarıyla ve davacı tarafın ticari defter kayıtlarıyla hep birlikte inceleme, tespit ve karşılaştırma yapılmak suretiyle değerlendirilebileceği ve bu minvalde en son sonuca gidilebileceği, en nihayetinde sayın mahkemenin davalı tarafın yeniden defter inceleme günü verilmesi talebinin reddine karar verdiği, tüm bu nedenlerle kök rapordaki sonuç ve kanaati değiştirecek herhangi bir durum bulunmadığı, nihai değerlendirmenin sayın mahkemeye bırakıldığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Takdir sayın mahkemenin olmak üzere yukarıda yapılan inceleme ve tespitler sonucunda ve rapor içinde açıklanan nedenlerle, kök rapordaki sonuç ve kanaati değiştirecek herhangi bir durumu bulunmadığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce alınan 11/12/2025 tarihli Bilirkişi 2. Ek Raporunda özetle; Takdir sayın mahkemenin olmak üzere yukarıda yapılan inceleme ve tespitler sonucunda ve rapor içinde açıklanan nedenlerle, davacı tarafın 2023-2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine taşıdığı, davalı tarafın 2023-2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, tarafların Ticari Defter ve kayıtlarının karşılaştırılması, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında 18.11.2024-31.12.2024 tarihinde davalı taraftan 751.378,38 TL alacaklı durumda olduğu, Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında 27.11.2024-31.12.2024 tarihinde davacı taraftan 290.933,25 TL alacaklı olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtları karşılaştırıldığında dava tarihi itibariyle taraflar arasında 1.042.311,63 TL cari hesap farkının olduğu, iş bu farkın tarafların ticari defter ve kayıtlarına yaptığı tek taraflı kayıt işlemlerinden kaynaklandığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına yaptığı 1 adet ve 250.000,00 TL tutarlı tek taraflı kayıt işleminin olduğu, iş bu kayıt işleminin 1 adet ödeme kayıt işlemi olduğu, 250.000,00 TL tutarlı kayıt işleminin, 25.10.2024 tarihli 250.000,00 TL tutarlı dekonta ait olduğu, 25.10.2024 tarihli dekonta göre davacı tarafın davalı tarafa 250.000,00 TL ödeme yaptığı, dekonta açıklama olarak “Büyükçekmece İcra Dairesi ...... Esas Numaralı Dosya Ödemesi” diye yazıldığı, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına yaptığı 3 adet ve 792.310,74 TL tutarlı tek taraflı kayıt işleminin olduğu, iş bu kayıt işleminin 3 adet fatura kayıt işlemi olduğu, 150.000,00 TL tutarlı kayıt işleminin, davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 27.11.2024 tarihli, ..... numaralı, KDV dahil 150.000,00 TL tutarlı, JÜT TEMİZLEME BEDELİ açıklamalı reklamasyon faturasına ait olduğu, iş bu faturanın kaynağının ilk olarak davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 15.03.2024 tarihli, ..... numaralı, KDV dahil 150.000,00 TL tutarlı, JÜT TEMİZLEME BEDELİ açıklamalı faturaya dayandığı, sonra davalı tarafın davacı tarafa 20.03.2024 tarihli, ..... numaralı, KDV dahil 150.000,00 TL tutarlı ve JÜT TEMİZLEME BEDELİ açıklamalı faturayı düzenlediği, sonrasında taraflar arasında iade faturası sürecinin yaşandığı, 99.500,01 TL tutarlı kayıt işleminin, davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 27.11.2024 tarihli, ..... numaralı, KDV dahil 99.500,01 TL tutarlı, ..... NUMARALI ÇEK VADE FARKI açıklamalı vade farkı faturasına ait olduğu, iş bu faturanın kaynağının ilk olarak davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 08.10.2024 tarihli, ..... numaralı, KDV dahil 99.500,01 TL tutarlı, ..... NUMARALI ÇEK VADE FARKI açıklamalı faturaya dayandığı, sonra davacı tarafın davalı tarafa 10.10.2024 tarihli, ..... numaralı, KDV dahil 99.500,01 TL tutarlı ve iade faturasını düzenlediği, sonrasında taraflar arasında iade faturası sürecinin yaşandığı, 542.810,73 TL tutarlı kayıt işleminin, davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 27.11.2024 tarihli, ..... numaralı, KDV dahil 542.810,73 TL tutarlı, KUR FARKI açıklamalı kur farkı faturasına ait olduğu, iş bu faturanın kaynağının ilk olarak davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 08.10.2024 tarihli, ..... numaralı, KDV dahil 542.810,73 TL tutarlı, KUR FARKI açıklamalı faturaya dayandığı, sonra davacı tarafın davalı tarafa 10.10.2024 tarihli, ..... numaralı, KDV dahil 542.810,73 TL tutarlı ve iade faturasını düzenlediği, sonrasında taraflar arasında iade faturası sürecinin yaşandığı, davalı tarafın düzenlediği faturanın kur farkı faturası olduğu yüksek mahkemenin yerleşik içtihatlarında, kur değerlemesi/farkı tutarlarının talep edilebilmesi için taraflar arasında imzalanan/yapılan bir sözleşmenin veya uygulanan bir teamülün bulunmasının/oluşmasının gerektiğinin bildirildiği, taraflar arasında “Kur Farkı" değerlemesi veya uygulaması yapılabilmesine dayanak teşkil edebilecek dosya muhteviyatına sunulan her hangi bir "sözleşmenin" bulunmadığı taraflar arasında "kur farkı" uygulamasına yönelik her hangi bir teamül bulunup bulunmadığı ile ilgili hususun dosya muhteviyatına sunulun tüm belge ve bilgiler ile tarafların ticari defter ve davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği satış faturalarının yabancı para birimi üzerinden olduğu davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 08.10.2024 tarihli, ..... numaralı, KDV dahil 542.810,73 TL tutarlı, KUR FARKI açıklamalı kur farkı faturasından önce 23.02.2024 tarihli, ..... numaralı, KDV dahil 574.506,44 TL tutarlı, kur farkı faturasının olduğu faturanın açıklama kısmına ÇEK-KUR FARKI diye yazıldığı, fatura içeriğine ait kur farkının TL tutarlı çeklerin giriş ve vade tarihleri arasındaki farktan hesaplandığı, aşağıda hesaplama detaylarının tablo halinde sunulduğu, Asıl Dava ve Birleşen Dava den Değerlendirme, Asıl davaya konu edilen ..... seri numaralı, 30.06.2024 keşide tarihli ve 500.000,00 TL tutarlı çekin dava dışı ..... TEKS. SAN. VE DIŞ TİC. A.Ş. tarafından davacı taraf adına düzenlendiği, iş bu çeki davalı tarafın düzenlendiği 30.01.2024 tarihli tahsilat makbuzu ile teslim aldığı, iş bu çekin tarafların yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, Asıl davaya konu çekin yerine verildiği iddia edilen .... seri numaralı, 31.10.2024 keşide tarihli ve 500.000,00 TL tutarlı çekin dava dışı ..... TEKS. SAN. TİC. LTD. ŞTİ. tarafından davacı taraf adına düzenlendiği, iş bu çeki davalı tarafın düzenlendiği 12.07.2024 tarihli tahsilat makbuzu ile teslim aldığı, iş bu çekin tarafların yasal defterlerine usulüne uygun olarak işleni Asıl davaya konu olan 500.000,00 TL tutarlı çek ile iş bu çekin yerine verildiği iddia edilen 500.000,00 TL tutarlı çekin tarafların ticari defter ve kayıtlarında karşılıklı olarak davacı taraf lehine kayıtlı olduğu, asıl davaya konu çekin tarafların ticari defter ve kayıtlarından karşılıklı olarak çıkış kaydının yapılmadığı, buna göre 500.000,00 TL tutarın hesaplamadan dışlandığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına yaptığı 1 adet ve 250.000,00 TL tutarlı tek taraflı kayıt işleminin olduğu, iş bu kayıt işleminin 1 adet ödeme kayıt işlemi olduğu, 250.000,00 TL tutarlı kayıt işleminin, 25.10.2024 tarihli 250.000,00 TL tutarlı dekonta ait olduğu, 25.10.2024 tarihli dekonta göre davacı tarafın davalı tarafa 250.000,00 TL ödeme yaptığı, dekonta açıklama olarak “Büyükçekmece İcra Dairesi ...... Esas Numaralı Dosya Ödemesi” diye yazıldığı, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına yaptığı 3 adet ve 792.310,74 TL tutarlı tek taraflı kayıt işleminin olduğu, iş bu kayıt işleminin 3 adet fatura kayıt işlemi olduğu, 150.000,00 TL tutarlı kayıt işleminin, davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 27.11.2024 tarihli, ..... numaralı, KDV dahil 150.000,00 TL tutarlı, JÜT TEMİZLEME BEDELİ açıklamalı reklamasyon faturasına ait olduğu, iş bu faturanın kaynağının ilk olarak davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 15.03.2024 tarihli, ..... numaralı, KDV dahil 150.000,00 TL tutarlı, JÜT TEMİZLEME BEDELİ açıklamalı faturaya dayandığı, sonra davalı tarafın davacı tarafa 20.03.2024 tarihli, ..... numaralı, KDV dahil 150.000,00 TL tutarlı ve JÜT TEMİZLEME BEDELİ açıklamalı faturayı düzenlediği, sonrasında taraflar arasında iade faturası sürecinin yaşandığı, davalı tarafın düzenlediği faturanın reklamasyon faturası olduğu, iş bu reklam; m faturasının içeriğinin ispat edilmesi gerektiği, Ni: re 150.000,00 TL hesaplamadan dışlandığı, 99.500,01 TL tutarlı kayıt işleminin, davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 27.11.2024 tarihli, ...... numaralı, KDV dahil 99.500,01 TL tutarlı, ..... NUMARALI ÇEK VADE FARKI açıklamalı vade farkı faturasına ait olduğu, iş bu faturanın kaynağının ilk olarak davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 08.10.2024 tarihli, ...... numaralı, KDV dahil 99.500,01 TL tutarlı, ..... NUMARALI ÇEK VADE FARKI açıklamalı faturaya dayandığı, sonra davacı tarafın davalı tarafa 10.10.2024 tarihli, ...... numaralı, KDV dahil 99.500,01 TL tutarlı ve iade faturasını düzenlediği, sonrasında taraflar arasında iade faturası sürecinin yaşandığı, davalı tarafın düzenlediği faturanın asıl davaya konu çek için düzenlenen vade farkı faturası olduğu, iş bu vade farkı faturasının içeriğinin ispat edilmesi gerektiği, buna göre 99.500,01 TL tutarın hesaplamadan dışlandığı, 542.810,73 TL tutarlı kayıt işleminin, davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 27.11.2024 tarihli, ...... numaralı, KDV dahil 542.810,73 TL tutarlı, KUR FARKI açıklamalı kur farkı faturasına ait olduğu, iş bu faturanın kaynağının ilk olarak davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 08.10.2024 tarihli, ...... numaralı, KDV dahil 542.810,73 TL tutarlı, KUR FARKI açıklamalı faturaya dayandığı, sonra davacı tarafın davalı tarafa 10.10.2024 tarihli, ..... numaralı, KDV dahil 542.810,73 TL tutarlı ve iade faturasını düzenlediği, sonrasında taraflar arasında iade faturası sürecinin yaşandığı, davalı tarafın düzenlediği faturanın kur farkı faturası olduğu Yüksek mahkemenin yerleşik içtihatlarında, kur değerlemesi/farkı tutarlarının talep edilebilmesi için taraflar arasında imzalanan/yapılan bir sözleşmenin veya uygulanan bir teamülün bulunmasının/oluşmasının gerektiğinin bildirildiği, Taraflar arasında “Kur Farkı" değerlemesi veya uygulaması yapılabilmesine dayanak teşkil ilgili hususun dosya muhteviyatına sunulun tüm belge ve bilgiler ile tarafların ticari defter ve Davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği satış faturalarının yabancı para birimi üzerinden olduğu Davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 08.10.2024 tarihli, ..... numaralı, KDV dahil 542.810,73 TL tutarlı, KUR FARKI açıklamalı kur farkı faturasından önce 23.02.2024 tarihli, ..... numaralı, KDV dahil 574.506,44 TL tutarlı, kur farkı faturasının olduğu faturanın açıklama kısmına ÇEK-KUR FARKI diye yazıldığı, fatura içeriğine ait kur farkının TL detaylarının tablo halinde sunulduğu, acili ..... numaralı, KDV dahil 542. 810 TT TL tutarlı KUR FARKL açıklamalı kur farkı faturasının içeriğine ait kur farkı hesaplamasının yukarıd: lenen bir önceki kur farkı faturasının hesaplaması gibi net bir şekilde ortaya koyulamadığı hesaplamanın 01.01.2023- 22.11.2023 tarih aralığına ait davacı tarafa olan cari hı kiyesinin kapatılmasına yönelik olduğu, hesaplamada faturalara ve muhtelif virman fişlerine ait tutarların yer aldığı, aşağıda hesaplama detaylarının tablo halinde sunulduğu, Netice itibariyle, takdirine bırakılarak, Davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 542.810,73 TL tutarlı kur farkı faturasının içeriğini ispat etmesi gerektiği, ispat halinde davalı tarafın birleşen dava yönünden 291.433,24 TL alacaklı olduğu, ispat edilememesi halinde davacı tarafın asıl dava yönünden 251.378,38 TL alacaklı olduğu ve ayrıca her halükârı 500.000,00 TL ırlı takibe konu çek yönünden davalı tarafa borcunun olmadığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce alınan 10/02/2026 tarihli Bilirkişi 3. Ek Raporunda özetle; Davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 542.810,73 TL tutarlı kur farkı faturasının içeriğini ispat etmesi gerektiği, ispat halinde davalı tarafın birleşen dava yi den 291.433,24 TL alacaklı olduğu, ispat edilememesi halinde davacı tarafın asıl dava yönünden 251.378,38 TL alacaklı olduğu ve ayrıca her halükârda 500.000,00 TL tutarlı takibe konu çek yönünden davalı tarafa borcunun olmadığı, birleşen dava davacısının yaptı; irazların yukarıda tek tek incelendiği, ek-2 rapordaki görüş ve kanaati değiştirecek herhangi bir durum bulunmadığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır. Sonuç ve kanaat takdir sayın mahkemenin olmak üzere yukarıda yapılan inceleme ve tespitler sonucunda ve rapor içinde açıklanan nedenlerle, birleşen dava davacısının yaptığı itirazların yukarıda tek tek incelendiği, ek-2 rapordaki görüş ve kanaati değiştirecek herhangi bir durum bulunmadığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır. TÜM DOSYA KAPSAMI HEP BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMESİNDE ; ASIL DAVA YÖNÜNDEN : Dava, Itfa ve bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit istemine ve Cari hesap alacağı iddiasına dayalı hesaptan kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Davacının Itfa ve bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkin davası yönünden; davacı taraf her ne kadar dava konusu çekin dava dışı bir şirket tarafından keşide edilip müvekkiline verildiğini ve müvekkilinin de bu çeki davalıya ciro ettiğini, ancak çekin keşidecisi hakkında iflas erteleme kararı alınması ve ödeme yasağı getirilmesi üzerine müvekkilinin durumu davalıya bildirerek çekin karşılıksız olduğunu açıkladığını, mağduriyetin önlenmesi adına borca karşılık yeni bir çekin davalıya teslim edildiğini, bu suretle cari hesap borcunun kapatıldığını ve takibe konu çekin karşılığının aslında ödendiğini, buna rağmen davalının elindeki ilk çeki icra takibine konu ederek haksız ve mesnetsiz bir takip başlattığını iddia etmişse de çek bir ödeme vasıtası olup, kural olarak mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekir. 6098 Sayılı Yasanın 232.maddesine göre asıl olan peşin satış olup, peşin satışta mal ve senetin aynı anda verildiği yönünde yasal karine mevcuttur. Davacı belirtilen kuralın ve yasal karinenin aksini iddia ettiğinden bu yöndeki iddiasını yazılı delil ile kanıtlama zorunluluğu bulunmaktadır. Başka bir anlatımla, ispat külfeti davacı da bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen hususlar gereği ispatını da ancak yazılı delil ile yapmak zorunluluğu bulunmaktadır.(Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 13/05/2013 tarih, 2013/5500 esas, 2013/8662 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere) Davacı bu yönde yazılı bir delil sunmamış, olup bu kapsamda ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun '' (HMK) 190.maddesine göre “ (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. '' hükmü dikkate alındığında davacı tarafça davaya konu iddiasının ispat edilemediği anlaşılmakla davacının menfi tespit talebi yönünden açmış olduğu davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl davada davacının cari hesap alacağı talebi ve Birleşen Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Esas Sayılı Dosyası Yönünden; Davacı tarafın 2023-2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine taşıdığı, davalı tarafın 2023-2024 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, tarafların Ticari Defter ve kayıtlarının karşılaştırılması, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında, 20.05.2024 tarihinde davalı taraftan 1.378,38 TL alacaklı durumda olduğu, 18.11.2024-31.12.2024 tarihinde davalı taraftan 751.378,38 TL alacaklı durumda olduğu, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında 27.11.2024-31.12.2024 tarihinde davacı taraftan 290.933,25 TL alacaklı olduğu, tarafların ticari defter ve kayıtları karşılaştırıldığında dava tarihi itibariyle taraflar arasında 1.042.311,63 TL cari hesap farkının olduğu, iş bu farkın tarafların ticari defter ve kayıtlarına yaptığı tek taraflı kayıt işlemlerinden kaynaklandığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına yaptığı 1 adet ve 250.000,00 TL tutarlı tek taraflı kayıt işleminin olduğu, iş bu kayıt işleminin 1 adet ödeme kayıt işlemi olduğu, 250.000,00 TL tutarlı kayıt işleminin, 25.10.2024 tarihli 250.000,00 TL tutarlı dekonta ait olduğu, 25.10.2024 tarihli dekonta göre davacı tarafın davalı tarafa 250.000,00 TL ödeme yaptığı, dekonta açıklama olarak “Büyükçekmece İcra Dairesi ...... Esas Numaralı Dosya Ödemesi” diye yazıldığı, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına yaptığı 3 adet ve 792.310,74 TL tutarlı tek taraflı kayıt işleminin olduğu, iş bu kayıt işleminin 3 adet fatura kayıt işlemi olduğu, 150.000,00 TL tutarlı kayıt işleminin, davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 27.11.2024 tarihli, ..... numaralı, KDV dahil 150.000,00 TL tutarlı, jüt temizleme bedeli açıklamalı reklamasyon faturasına ait olduğu, iş bu faturanın kaynağının ilk olarak davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği 15.03.2024 tarihli, .... numaralı, KDV dahil 150.000,00 TL tutarlı, JÜT temizleme bedeli açıklamalı faturaya dayandığı, sonra davalı tarafın davacı tarafa 20.03.2024 tarihli, ..... numaralı, KDV dahil 150.000,00 TL tutarlı ve jüt temizleme bedeli açıklamalı faturayı düzenlediği, sonrasında taraflar arasında iade faturası sürecinin yaşandığı, 99.500,01 TL tutarlı kayıt işleminin, davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 27.11.2024 tarihli, ..... numaralı, KDV dahil 99.500,01 TL tutarlı, ...... numaralı çek vade farkı açıklamalı vade farkı faturasına ait olduğu, iş bu faturanın kaynağının ilk olarak davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 08.10.2024 tarihli, ...... numaralı, KDV dahil 99.500,01 TL tutarlı, .... numaralı çek vade farkı açıklamalı faturaya dayandığı, sonra davacı tarafın davalı tarafa 10.10.2024 tarihli, ..... numaralı, KDV dahil 99.500,01 TL tutarlı ve iade faturasını düzenlediği, sonrasında taraflar arasında iade faturası sürecinin yaşandığı, 542.810,73 TL tutarlı kayıt işleminin, davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 27.11.2024 tarihli, .... numaralı, KDV dahil 542.810,73 TL tutarlı, kur farkı açıklamalı kur farkı faturasına ait olduğu, iş bu faturanın kaynağının ilk olarak davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 08.10.2024 tarihli, ...... numaralı, KDV dahil 542.810,73 TL tutarlı, KUR FARKI açıklamalı faturaya dayandığı, sonra davacı tarafın davalı tarafa 10.10.2024 tarihli, ...... numaralı, KDV dahil 542.810,73 TL tutarlı ve iade faturasını düzenlediği, Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında, 20.05.2024 tarihinde asıl dava davacısının davalı birleşen dosya davalısından davalı taraftan 1.378,38 TL alacaklı durumda olduğu, asıl dava davalısı birleşen dosya davasının asıl dava davacısı birleşen dosya davalısına düzenlediği 08.10.2024 tarihli, ..... numaralı, KDV dahil 542.810,73 TL tutarlı, kur farkı açıklamalı kur farkı faturasından önce 23.02.2024 tarihli, ...... numaralı, KDV dahil 574.506,44 TL tutarlı, kur farkı faturasının olduğu faturanın açıklama kısmına çek-kur farkı diye yazıldığı, fatura içeriğine ait kur farkının TL detaylarının tablo halinde sunulduğu, acili ...... numaralı, KDV dahil 542. 810 TT TL tutarlı kur farkı açıklamalı kur farkı faturasının içeriğine ait kur farkı hesaplamasının bir önceki kur farkı faturasının hesaplaması gibi net bir şekilde ortaya koyulamadığı hesaplamanın 01.01.2023- 22.11.2023 tarih aralığına ait davacı tarafa olan cari hesap bakiyesinin kapatılmasına yönelik olduğu, Davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 542.810,73 TL tutarlı kur farkı faturasının içeriğini ispat etmesi gerektiği, ispat halinde davalı tarafın birleşen dava yi den 291.433,24 TL alacaklı olduğu, ispat edilememesi halinde davacı tarafın asıl dava yönünden 251.378,38 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olmakla bu kapsamda birleşen dosya davacısı asıl dosya davalısı her ne kadar davalının bu alım satımlar karşılığında TBK hükümlerine göre açık hesaba mahsup edilmek üzere çeşitli nakit veya çek ile ödemeler yapmakta olduğunu, mahsup yapmakta olduğunu ve kur farklarından dolayı da faturalar keserek bu şekilde hesaplaşmalar sağlandığını, iddia etmişse de dosyada alınan bilikişi raporunda davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 542.810,73 TL tutarlı kur farkı faturası olduğu tespit edilmiş olup birleşen dosya davacı tarafından kur farkı değerlemesi yapılabilmesine veya kur farkı talep edebilebileceğini dair dosya muhteviyatına sunulan herhangi bir sözleşmenin olmadığı, çek bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesinin mümkün olduğu gibi, bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabileceği, buna rağmen, ödemeyi Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden davacının bu aşamadan sonra Yargıtay içtihatları doğrultusunda kur farkı isteyemeyeceği kur farkına yönelik talebinin yerinde olmadığı , dosyada hükme esaas alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmesi neticesinde asıl dava davacısının davacının cari hesap alacağı yönünden; 1.378,38 TL alacağın dava tarihi olan 20/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiş olup birleşen Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas Sayılı Dosyası Yönünden; ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun '' (HMK) 190.maddesine göre “ (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. '' hükmü dikkate alındığında asıl dava davalı/ birleşen dosya davacı tarafça davaya konu iddiasının ispat edilemediği anlaşılmakla birleşen Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas Sayılı Dosyası yönünden; açılan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A) ASIL DAVA YÖNÜNDEN AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1- Davacının menfi tespit davası yönünden; açmış olduğu davanın reddine, 2-Davacının cari hesap alacağı yönünden; 1.378,38 TL alacağın dava tarihi olan 20/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 13.038,75 TL'nin mahsubu ile bakiye 12.306,75 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Dava ilk açılış harç gideri olan 13.527,15 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça sarf edilen yargılama gideri olarak 10.677,50-TL'nin kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 29,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 1.378,38-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 80.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinden kabul-red oranına göre hesaplanan 3.590,28-TL'sinin davacıdan, 9,72-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, B) BİRLEŞEN BAKIRKÖY ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ..... ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN; AÇILAN DAVANIN REDDİNE 1-Alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 116,60-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın e-duruşma ortamında yüzlerine karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/06/2026

Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim ...... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/960, K. 2026/543, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-960-e-2026-543-k-7a968939f0d3