İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/830 E. 2025/494 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/830
Karar No
2025/494
Karar Tarihi

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/830 Esas - 2025/494 T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/830 Esas KARAR NO : 2025/494 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 03/12/2024 KARAR TARİHİ : 10/07/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/07/2025 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin ağır nakliyat ve uluslararası taşıma işleri yapan bir firma olduğunu, davalı/borçlu tarafından müvekkili firmaya taşıma işi verildiğini, müvekkili tarafından Lüleburgaz-...seferleri için yük taşıdığını, taşıma işine binaen davacı müvekkili tarafından davalıya söz konusu işlerin bedeli olarak faturalar düzenlediğini, Davalı/borçlunun faturalara herhangi bir itirazının bulunmadığını, ancak davalı/borçlu tarafından bahse konu fatura bedellerinin müvekkiline ödenmediğini, müvekkili şirketin alacağın tahsili amacıyla ...1. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/72165 E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalı/borçlu şirket tarafından 07/11/2024 tarihinde ödeme emrine, borca, faize ve borcun ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, taraflar arasında yer alan taşıma anlaşmasına müvekkili şirketin tamamen uygun olarak davranmasına rağmen, davalı şirketin ödeme sorumluluğunu kabul etmeyip haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ederek, müvekkilinin alacağın ödenmesini sürüncemede bıraktığını, bu nedenle davalarının kabulü ile takibin devamına karar verilmesini ve ayrıca davalı/borçlunun haksız itirazı nedeniyle davalı borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere İcra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının iddia ettiği gibi faturaya süresinde itiraz edilmeme gibi bir durumun söz konusu olmadığını, takibe konu cari hesapta yer alan faturaların elektronik fatura olup müvekkili şirkete usulüne göre tebliğ edilmediğini, davanın her iki tarafı da tacir olmasına rağmen elektronik fatura düzenlenirken davacı şirketin ticari değil temel fatura düzenlediğini, bunun en büyük sebebinin ticari faturanın sistem üzerinden reddinin mümkün iken temel faturanın reddinin ise sistemsel olarak mümkün olmadığını, bu sebeple müvekkili şirket tarafından sistemden iade mümkün olmadığı için müvekkili şirket tarafından sistemden iade yapamadığını bu nedenle davacı şirkete iade faturası düzenleyerek bu faturaları defterlerine işlediklerini, bir an için aksi düşünülse dahi faturanın içeriğine 8 gün içerisinde itirazda bulunulmadığı takdirde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesinin doğduğunu, faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamını taşımadığını, davacının taşıma edimini gereği gibi yerine getirmediğini, müvekkili şirket tarafından defalarca kez teslim tutanağı/imzalı irsaliye talep edilmiş ise de hiç bir şekilde müvekkiline sunulmadığını, taşıma işinin gereği gibi yerine getirildiğinin ispat yükü davacıda olmakla dava dilekçesinde yer alan deliller arasında da bu durumun ispatına dair herhangi bir kayıt ve belge bulunmadığını belirterek davanın reddine ve davacı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ...1. Genel İcra Dairesi'nin 2024/72165 esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve belgeleri ile Ba-Bs formları, bilirkişi raporu, dava dosyasında bulunan diğer deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı alacaklının cari hesaptan kaynaklı 23.520,00 TL alacağın tahsili amacı ile başlattığı ...1. Genel İcra Dairesi'nin 2024/72165 esas sayılı ilamsız icra takibine davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ve tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir. İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının cari hesaptan kaynaklı 23.520,00 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ...1. Genel İcra Dairesi'nin 2024/72165 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 11/11/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde öğrenme ile 07/11/2024 tarihinde icra dairesine başvurarak, takipte müvekkilinin adresi olan Çorlu/Tekirdağ İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia eden tarafa hiçbir borcunun olmadığını, yetkiye borca ve ferilerine itiraz ettiğini beyanla icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 03/12/2024 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir. İcra dairesinin yetkisine itirazın incelenmesinde, davacının yerleşim yeri icra dairesi yetki çevresinde kalmakta olup, İİK'nun 50/1. maddesinin atfı nedeni ile uygulanması gereken HMK'nun 10/1. maddesinin "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ve sözleşmenin ifa yerini düzenleyen TBK'nun 89. maddesinin para borçlarında borcun alacaklının ödeme zamanındaki ikametgâhında ödeneceği düzenlemesi dikkate alındığında, davacı ikametgâhı icra dairesinde de takip başlatılabileceğinden, davalı borçlunun yetki itirazı yerinde görülmemiştir. Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 15/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda, davacı firma kayıtlarına göre davacının takip tarihi olan 06/11/2024 itibariyle takibine konu ettiği bu iki fatura toplamı olan 23.520,00 TL tutarında alacağının bulunduğu, bu bakiyenin davalı kayıtları ile de uyumlu olduğu, ancak takip tarihinin 06/11/2024 olduğu, yukarıda belirtilen alacağın (23.520,00 TL) 08/11/2024 tarihine ilişkin olduğu, yani davacının düzenlediği bu son iki faturanın takip tarihinden sonra düzenlediği anlaşıldığından davacının davalıdan 06/11/2024 takip tarihi itibariyle bir alacağının bulunmadığı, davalı ... Nakliyat San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 2024 yılına ait ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede, defterlerin e-deftere tabi olduğu, defterlerin açılış ve kapanış beratlarının süreleri içerisinde yapılmış olduğu, defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı firmanın davacı firma ile açık cari şeklinde çalıştığı, davalının davacının düzenlediği 6 adet faturayı kayıtlarına aldığı, davalının davacıya bu faturalardan dolayı sadece 18.560,00 TL'lik faturanın ödemesini yaptığı, davalının 3 adet fatura için ise davacıya iade faturası düzenlediği, davalının davacıya 08.11.2024 tarihli GRP2024....2284 ni. 13.920,00 TL ve 08.11.2024 tarihli GRP2024....2285 nl 9.600,00 TL olmak üzere bu iki faturadan dolayı 23.520,00 TL borcunun kaldığı, davalı firma kayıtlarına göre davalının takip tarihi (06.11.2024) itibariyle takibe konu yapılan bu iki fatura toplamı olan 23.520,00 TL tutarında borcunun bulunduğu, bu bakiyenin davacı kayıtları ile de uyumlu olduğu, ancak takip tarihinin 06.11.2024 olduğu, yukarıda belirtilen borcun (23.520,00 TL) 08.11.2024 tarihine ilişkin olduğu, yani davacının düzenlediği bu son iki faturanın takip tarihinden sonra düzenlediği anlaşıldığından davalının davacıya 06.11.2024 takip tarihi itibariyle borcunun bulunmadığı belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 15/05/2025 tarihli bilirkişi raporu ile davalının davacıya 08/11/2024 tarihli 13.920,00 TL ve aynı tarihli 9.600,00 TL olmak üzere toplam 23.520,00 TL borcunun kaldığı anlaşılmakta ise de, 08/11/2024 tarihli faturaların 06/11/2024 takip ve 07/11/2024 borca itiraz tarihinden sonra düzenlendiği, bu nedenle davalı borçlunun icra takibine itirazında haklı olduğu, zira takip ve itiraz tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirkete cari hesaptan kaynaklı herhangi bir borcunun bulunmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın (itirazın iptali talebinin) reddine, 2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davacı alacaklının takipte haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından, takibe konu asıl alacak miktarı olan 23.520,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 4.704‬,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, 427,60 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 23.520,00 TL üzerinden takdir edilen 23.520,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, dava değeri itibarı ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/07/2025

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/830, K. 2025/494, T. 10.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-830-e-2025-494-k-209bbfe30614