İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/824 E. 2025/652 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/824
- Karar No
- 2025/652
- Karar Tarihi
T.C. ...3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/824 Esas KARAR NO : 2025/652
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 30/11/2024
Birleşen Mahkememizin 2024/863 Esas Sayılı Dosyasında;
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 12/12/2024 KARAR TARİHİ : 02/10/2025 K. YAZIM TARİHİ : 06/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin oto tamir ve kafe işletmeciliği işiyle uğraşmakta olduğunu, davalı ...'ı tanımadığı gibi hiçbir ticari faaliyeti veya teması dahi olmadığını, müvekkilinin bu kişiyi tanımaması ve hiçbir ticari faaliyeti olmamasına rağmen dosyada davalı olan kişi tarafından müvekkili aleyhine 2.000.000,00 TL bedelli kambiyo senedi takibi başlatıldığını, ancak söz konusu senedin hiçbir ticarete dayanmadığı gibi davalının ve dava dışı eşi Hasan Alamış'ın da arasında bulunduğu bir grubun suça dayalı şekilde elde ettikleri bir senet olup buna ilişkin ...Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, suç duyurusunun icra takibini durdurması kanunen mümkün olmadığından ve soruşturma sürecinin zaman alacağı ve bu zaman içerisinde takibin kesinleşmesi halinde müvekkilin işyeri sahibi olması ve ticari yaşam ve ticari itibarının telafisi imkansız şekilde zarar göreceği gerçeği karşısında öncelikle teminatsız olarak takibin tedbiren durdurulmasına, mahkeme aksi kanatte ise takip miktarının ve dosya kapak hesabının da yüksek tutarda olduğu göz önünde bulundurularak makul bir teminat karşılığında takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini, ...5.Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/67254 sayılı dosyadaki tüm ferileriyle birlikte iptaline, davalı aleyhine ve müvekkil lehine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin oto tamir ve kafe işletmeciliği işiyle uğraşmakta olduğunu, davalı ...'ı tanımadığını ve hiç bir ticari faaliyette bulunmadığını fakat davalının müvekkili aleyhine 2.500.000,00-TL bedelli kambiyo senedi takibi başlattığını, ancak söz konusu senet hiç bir ticarete dayanmadığı gibi davalının ve dava dışı eşi Hasan Alamış'ın da arasında bulunduğu bir grubun suça dayalı şekilde elde ettikleri bir senet olduğunu, buna ilişkin ...Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunduklarını, ancak suç duyurusunun yapılan icra takibini durdurması kanunen mümkün olmadığını ve soruşturma sürecinin zaman alacağını, bu zaman içerisinde takibin kesinleşmesi halinde müvekkilinin işyeri sahibi olması, ticari yaşam ve ticari itibarının telafisi imkansız şekilde zarar göreceğinden bahisle icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasına, teminatsız olarak durdurma taleplerinin kabul görmediği takdirde takibin teminat karşılığı takibin tedbiren durdurulmasınaAnkara 3. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/69902 sayılı dosyasındaki takibin iptaline, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın müvekkilin eşi olarak belirttiği Hasan Alamış'ın aslında müvekkilinin babası olduğunu, dava dışı Hakkı Kaya'nın ise müvekkili ve babasının uzun yıllardır hem birlikte iş yaptığı hem de aile dostu olan bir kimse olduğunu, bu hususun taraflar arasındaki hukuki ilişkinin mahiyetinin daha iyi anlaşılması için önem arz ettiğini, dava dışı ... ve davacı ...'ın bir gün müvekkile gelerek ...ili .... .... .... parselde bulunan taşınmazı satın alarak istediğini söylediğini, taşınmazın her ne kadar Hakkı Kaya adına tescil edilmişse de belirtildiği gibi aslında müvekkilinin olduğunu, müvekkilinin davacı ve dava dışı ...'ın talebini kabul ettiğini, taşınmazı vadeli şekilde satın alacaklarından satış için bir kısmı senet bir kısmı araba olacak şekilde 10.000.000,00 TL bedel üzerinden anlaşma sağlandığını, su esnada senetlerin de tapu dairesinde bizzat davacı tarafça imzalanarak verildiğini, akabinde satışların verilmesi için buluşulduğunu müvekkilinin taşınmazı davacının gösterdiği kişiye devrettiğini, karşılığında değeri 3.500.00,00 TL olarak belirlenen Porsche marka aracın müvekkili tarafça devranıldığını, ve ... ile ... tarafından 3 adet ayrı ayrı toplam değeri 6.500.000,00 TL olan senetlerin teslim alındığını, senetlerin teminat senedi olmadığı da gerek senet metninden gerekse de başkaca bir sözleşme, protokol vs.gibi anlaşmada teminat olarak verildiğinin açıklanmadığının görüldüğünü, senetlerden ikisinin ödenmemesi akabinde taraflarınca ...3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/69902 Esas ve ...5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/67254 Esas sayılı dosyalar marifeti ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davacı borçluya bizzat tebliğ edilmesine rağmen süresi içerisinde dava açılmamış akabinde bu davanın açıldığını, davacının davasında kötü niyetli olduğu, kambiyo evrakı vasfına haiz bonolardaki borcu ödediğini ya da elinden zorla ya da dolandırma saikiyle alındığını ispat edemediğinin çok açık olduğunu belirterek hem asıl hem de birleşen davanın reddi ile müvekkilinin alacaklı olduğunun tespitine, müvekkilinin alacağının geciktirilmesi sebebiyle davacı borçlunun alacağın %20'den aşağı olmamak üzere tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini dilemiştir. DELİLLER -24/05/2024 tarihli sözleşme -Araç satış sözleşmesi -Tapu evrakları -...5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/67254 Esas sayılı dosyası -...3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/69902 Esas sayılı dosyası
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Asıl ve birleşen dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit talebine ilişkindir. Asıl ve birleşen davada davacı vekilince açılan dava ile; davalı olan kişi tarafından müvekkili aleyhine kambiyo senedi takibi başlatıldığını, ancak söz konusu senedin hiçbir ticarete dayanmadığı gibi davalının ve dava dışı eşi Hasan Alamış'ın da arasında bulunduğu bir grubun suça dayalı şekilde elde ettikleri bir senet olup buna ilişkin ...Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek, asıl ve birleşen davada davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı tarafça davaya ve icra takibine konu edilen bonoların akti ilişki kapsamında davacıdan alındığını, teminat senedi niteliği bulunmadığı savunularak davanın reddi talep edilmiştir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ceza soruşturma dosyası dosyaya kazandırılmak suretiyle karar tesisi yoluna gidilmiştir. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle senede karşı senetle ispat kuralı, bononun hukuki niteliğine ilişkin kuralların bir arada irdelenmesi gerekmektedir. İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190.maddesine göre “ (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” Senetle ispat kuralı ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (HMK) 201. maddede yer almakta olup, buna göre; senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen, senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin kanunda belirtilen miktardan az bir miktarda olsa bile tanıkla ispat edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesine göre ise; borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilecektir. Davanın açıldığı tarih itibari ile yürürlükte bulunan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 776. maddesine göre bono veya emre yazılı senet, senet metninde (bono) veya (emre yazılı senet) kelimesini ve senet Türkçe'den başka bir dilde yazılmışsa o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi, kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini, vadeyi, ödeme yerini, kime ve kimin emrine ödenecek ise onun adını, düzenlenme tarihini ve yerini, düzenleyenin imzasını içermelidir. Sıralanan bu kayıtlar bononun zorunlu ve geçerliliğini etkileyecek olan zorunlu unsurlardır. Bonoyu düzenleyen borçlunun ödeme vaadini içeren bir tür kambiyo senedi olan bonoda taraflar 776. maddede belirtilen şekli koşulların yanında bononun ihdas nedeni (malen/nakden ya da teminat kaydı ile alındığını), uyuşmazlık durumunda aralarındaki anlaşmaya göre yetkili olacak mahkeme, faiz gibi bononun geçerliliğine etki etmeyecek ihtiyari unsurları belirleyerek senede ekleyebilirler. Sıralanan şekil şartlarından da anlaşıldığı üzere, kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu nedenle de bono düzenlenirken temel ilişkinin kaynağına yönelik “bedelin malen-nakden ya da teminat olarak alındığına” ilişkin ibarelerin senede yazılması zorunlu değildir. Taraflar bu ibareleri ticaret hayatındaki olası bir uyuşmazlık durumunda ispat hukukunda karşılaşabilecekleri zorlukları daha kolay aşmak amacıyla ihtiyari olarak kayıt altına almaktadırlar. Yoksa elbette ki bu kayıtlar bağımsız borç ikrarı içeren senetlerin niteliğine etki etmemektedir. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ışığında gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde ; Davacı eldeki davada, davaya konu bononun davalı tarafça dava dışı kişilerle birlikte kendisi dolandırılmak suretiyle verilmiş olduğunu ileri sürmekte olup, menfi tespit davalarında kural olarak davalı alacaklı alacağını ispatla yükümlü ise de, takibe konu bono kambiyo senedi vasfında olup illetten mücerret olduğu, bu durumda bonodan dolayı borçlu olunmadığına dair ispat yükümlülüğünün davacıya ait olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafça icra takiplerine konu bonoların akti ilişki kapsamında alındığı savunulmuş ise de bu husus ispat yükümlülüğünü yer değiştirecek nitelikte bulunmayıp, Senede karşı senetle ispat kuralı gereğince, davacı borçlunun, takip ve dava konusu edilen bononun iradesi sakatlanmak/kandırılmak suretiyle verildiğini yazılı delille kanıtlaması gerekmektedir. Dosyaya kazandırılan ...C.Başsavcılığına ait 2024/250032 soruşturma no, 2024/166115 Karar no'lu KYOK örneği ile bu karara karşı yapılan itirazın reddine dair ...10.SCM 2025/578 D.iş sayılı karar örneğinin dosya içerisine kazandırılmış olup, işin hukuki ihtilaf niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle verilen KYOK kararının kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının davasını ispat edemediği anlaşıldığından asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine dair karar vermek gerekmiş, eldeki davada asıl ve birleşen davada davacı vekilinin icra takiplerinin durdurulması yönündeki tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine dair karar verilmiş olduğu bu nedenle davalı tarafın alacağına geç kavuşması halinden bahsedilemeyeceği anlaşılmakla, davalı tarafın tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl ve birleşen ...13. Asliye Ticaret Mahkemesine ait 2024/863 Esas sayılı davasının ayrı ayrı REDDİNE, 2-Asıl ve birleşen davalarda davacı aleyhine yasal koşulları oluşmadığından tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, 3-Asıl dosyada; a-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan yatırılan 34.155,00 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 33.539,60 TL harcın talep halinde ve kesinleştiğinde yatırana iadesine, b-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, c-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/a-14.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 6.maddesi uyarınca hükmedilen tutar üzerinden hesaplanan 280.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, e-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, 4-Birleşen ...13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/863 Esas sayılı dosyasında; a-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan yatırılan 42.693,75 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 42.078,35 TL harcın talep halinde ve kesinleştiğinde yatırana iadesine, b-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, c-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/a-14.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 6.maddesi uyarınca hükmedilen tutar üzerinden hesaplanan 335.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, e-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/10/2025 Başkan ... ¸[e-imza] Üye ... ¸[e-imza] Üye ... ¸[e-imza] Katip ... ¸[e-imza]