İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/589 E. 2026/434 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/589
- Karar No
- 2026/434
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2024/589 Esas - 2026/434 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/589 KARAR NO : 2026/434
... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/08/2024 KARAR TARİHİ : 05/06/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 24/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. DAVA Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; davacı tarafından davalı aleyhine .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı ve davalı tarafından itiraz edilmek suretiyle icra takibinin durduğu; taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki bulunduğu; dilekçe ekinde sunulan.... numaralı e-fatura ile davalı şirket tarafından teslim alınan malzemeye ilişkin düzenlenen e-irsaliyenin incelenmesi halinde, davalının müvekkil şirketten 105.768,00.-TL tutarında 1.560 adet "Makina Alçısı" satın aldığının görüleceği; cari hesap ekstresi ile şirket defter ve kayıtlarının incelenmesi halinde, davalının müvekkiline olan borcunu icra takibi tarihi itibariyle ödemediğinin anlaşılacağı; davalının, hizmet almasına rağmen karşılığını ödemediği ve akabinde başlatılan icra takibine haksız şekilde itiraz ettiği; davacı şirketin takip talebinde belirtilen tutarda alacaklı olduğu; düzenlenen faturaya davalı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığı ve bu nedenle 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca süresinde itiraz edilmeyen fatura içeriğinin davalı tarafından kabul edilmiş sayılması gerektiği; her iki tarafın da tacir olup basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü altında bulunduğu; davacı şirket tarafından .... yevmiye numaralı ve 28/05/2024 keşide tarihli ihtarnamesi ile davalıya, icra takibine konu fatura bedelinin ödenmesi hususunda ihtarda bulunulduğu; 29/05/2024 tarihinde tebliğ olunan ihtarnamede fatura bedelinin beş gün içinde ödenmesinin talep edildiği; belirtilen süre içinde davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması nedeniyle davalının temerrüde düştüğü; tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmek amacıyla yapılacak ihbar ve ihtarların noter marifetiyle yapılmasının şart olduğu; davalı tarafından icra takibinde icra dairesinin yetkisine de itiraz edildiği ancak bu itirazın haksız olduğu; para borçlarının ifasında, sözleşmede açık veya zımni olarak ifa yerinin belirlenmemiş olması halinde yetkili yerin 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesine göre belirleneceği ve borcun alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödenmesi gerektiği; bu itibarla .... Dairelerinin yetkili olduğu; müvekkilinin alacağının likit ve bilinen bir alacak olduğu, takibe konu borcun ve miktarının davalı tarafından açık ve net olarak bilindiği; davalının kötü niyetli olarak zaman kazanmak ve müvekkilin alacağına kavuşmasını geciktirmek amacıyla itiraz ettiği beyan edilmiş olup; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, davalının .... Esas sayılı dosyasındaki borca vaki itirazının iptali ile icra takibinin devamına; davalının, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. CEVAP Tensip zaptı ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı ...'ye 20/08/2024 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi veya başkaca sözlü/yazılı herhangi bir beyan sunulmamış olması nedeniyle, 6100 Sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. DELİLLER .... Esas Sayılı İcra Dosyası. ....Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. Davacı Tarafından Davalıya Hitaben Düzenlenen 29/02/2024 Tarihli, .... Numaralı ve Katma Değer Vergisi Dahil 105.768,00.-TL Bedelli E-Fatura. ... Yevmiye Numaralı İhtarnamesi ile Tebliğ Şerhi. Davacıya Ait 2023-2024 Yıllarına İlişkin Beyan Alış ve Beyan Satış (BA/BS) Kayıtları. Davalıya Ait 2023-2024 Yıllarına İlişkin Beyan Alış ve Beyan Satış (BA/BS) Kayıtları. Davacı Şirketin 2024 Yılına Ait Ticari Defter ve Kayıtları. Mali Müşavir Bilirkişi ....Tarafından Düzenlenen 12/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı .... yönelik açılan, Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davası olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafından, Mahkememize cevap dilekçesi veya başkaca sözlü ve/veya yazılı bir beyan sunulmamış olması nedeniyle, taraflar arasında "uyuşmazlık bulunmayan hususlar" tespit edilememiş olmakla birlikte; 6100 Sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun; .... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasında akdedildiği belirtilen ticari satım sözleşmesi uyarınca davacı şirketin (icra takip tarihi itibariyle) toplam 110.566,68.-TL alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; alacağın mevcut bulunduğunun tespiti halinde, icra takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile icra takip tarihi sonrasında uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı" hususunda yapılan incelemede; Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasına konu icra takibinin, geçerli bir icra takibi olduğu; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında da eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı .... tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 Sayılı HMK.'nın 117. maddesi uyarınca "yetki" veya "tahkim" ilk itirazları hususunda Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır. c) Dava Konusu Uyuşmazlığın İrdelenmesi : Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davacı vekili tarafından, taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesine dayalı olarak düzenlenen 29/02/2024 tarihli ve....numaralı 105.768,00.-TL bedelli e-fatura muhteviyatı 1.560 adet makina alçısının davalıya teslim edildiği; faturaya süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle içeriğinin davalı tarafından kabul edilmiş sayılması gerektiği; .... 28/05/2024 keşide tarihli ihtarnamesine rağmen ödeme yapılmadığı ve davalının temerrüde düştüğü; bu nedenle başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan borca, ferilerine ve yetkiye vaki itirazın haksız ve kötü niyetli olduğu; alacağın likit nitelikte bulunduğu; ön inceleme ve tahkikat aşamalarındaki beyanlarında da aynı hususların tekrar edildiği ve 12/09/2025 tarihli bilirkişi raporundaki kanaate kabul ve iştirak edilerek raporun davacının haklılığını teyit ettiği belirtilmek suretiyle; itirazın iptaline ve davalının, asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı ... tarafından Mahkememize cevap dilekçesi veya başkaca sözlü ve/veya yazılı bir beyan sunulmamış olması nedeniyle; 6100 Sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının davalı tarafından inkar edilmiş sayılmıştır. c.1) Bilirkişi İncelemesi : Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. i. Mali Müşavir Bilirkişi ....Tarafından Düzenlenen 12/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; davacı tarafından davalıya hitaben 29/02/2024 tarihli, .... numaralı ve katma değer vergisi dahil 105.768,00.-TL bedelli e-faturanın düzenlendiği, fatura muhteviyatı olan 1.560 adet makina alçısının partiler halinde davalıya teslim edildiği; davacı tarafından davalı şirkete .... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiği ve anılan ihtarnamede fatura bedelinin beş gün içinde ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamenin 29/05/2024 tarihinde davalının Ticaret Sicilinde kayıtlı adresine ulaştığı; fatura bedeline karşılık ödeme yapılmaması üzerine .... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı ve 05/07/2024 tarihli takip talebinde alacağın 105.768,00.-TL fatura bedeli alacağı ile 03/06/2024-05/07/2024 dönemine ilişkin 4.798,68.-TL geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 110.566,68.-TL olarak gösterildiği, icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa %51,75 ticari avans faizi oranında faiz talep edildiği; davalı tarafından, davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı belirtilerek yetkiye, asıl alacağa ve ferilerine itiraz edildiği ve itiraz üzerine icra takibinin durduğu; tarafların BA/BS beyanlarının dosyada mevcut olduğu, davacı şirketin BS beyan formuna göre 2024 yılında davalıya hitaben kestiği faturaların toplamının katma değer vergisi hariç 88.140,00.-TL (katma değer vergisi dahil 105.768,00.-TL), davalı şirketin BA beyan formuna göre 2024 yılında davacı şirketten aldığı faturaların toplamının da yine katma değer vergisi hariç 88.140,00.-TL (katma değer vergisi dahil 105.768,00.-TL) olduğu; davacı şirketin 2024 yılı yevmiye ve kebir defterlerinin elektronik ortamda tutulduğu ve e-defter beratlarının süresi içinde vergi idaresine onaya sunulup onaylandığı, envanter defterinin fiziki ortamda tutulduğu ve açılış tasdikinin .... yevmiye numarasıyla 105.768,00.-TL borç kaydı bulunduğu, bu faturaya karşılık davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı ve sonuç itibariyle davacının, icra takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 105.768,00.-TL asıl alacağının bulunduğu; davalının ticari defterlerinin ibraz olunmaması nedeniyle incelenemediği, ancak davalının BA beyan formlarında icra takip ve dava konusu faturaya yer verildiği, bu durumun anılan faturanın davalıya tebliğ edilmiş olduğunu ve davalının ticari defterlerine kaydedildiğini gösterdiği; davalıya gönderilen ihtarnamenin 29/05/2024 tarihinde tebliğ edilmesi karşısında davalının 03/06/2024 tarihinden başlamak üzere temerrüde düştüğü ve aradaki ilişkinin ticari iş niteliğinde olması nedeniyle 3095 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca davacının avans faizi oranından temerrüt faizi talep etme hakkına sahip olduğu; 105.768,00.-TL asıl alacak üzerinden 03/06/2024-05/07/2024 dönemi için 32 gün ve %51,75 oran esas alınarak yapılan hesaplamada işlemiş faizin 4.798,68.-TL olarak bulunduğu ve davacı tarafından talep edilen faiz miktarının da yerinde olduğu; sonuç ve kanaat olarak, taraf defterlerinin birbiriyle uyumlu olduğu, icra takip konusu fatura muhteviyatı malların davalıya teslim edilmiş olduğu ve davalının süresi içinde faturaya itiraz etmediği, dava konusu faturanın tarafların defterlerinde ve BA/BS beyan formlarında mevcut olduğu, davacı tarafın defterlerinin davacı lehine delil oluşturduğu, icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan olan alacağının 105.768,00.-TL fatura bedeli ve 4.798,68.-TL temerrüt faizi olmak üzere toplam 110.566,68.-TL olduğu, icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa .... tarafından belirlenen cari avans faizi oranından temerrüt faizi hesaplanması gerektiği, davacının asıl alacak ve faiz talebinin yerinde olduğu ve davalının borca itirazında haklı olmadığı, takip talebinde gösterilen icra takip öncesi işlemiş faiz miktarının ve icra takip tarihinden sonrası için talep edilen faiz oranının 3095 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olduğu hususları rapor edilmiştir. 12/09/2025 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından sunulan 29/09/2025 tarihli dilekçe kapsamında, "raporun 20/09/2025 tarihinde tebliğ edildiği; rapordaki aleyhe hususların kabul edilmemekle birlikte süresi içinde rapora karşı beyanda bulunulduğu; bilirkişi tarafından raporun sonuç ve kanaat kısmında belirtilen tespitlerin kabul ve bunlara iştirak edildiği; dosyaya sunulmuş 12/09/2025 tarihli rapor ile davacının haklılığının tespit edildiği; bu sebeple haklılığı teyit eder nitelikteki bilirkişi raporu doğrultusunda karar oluşturularak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği" beyanlarında bulunulduğu; söz konusu bilirkişi raporuna yönelik davalı tarafından itirazda bulunulmadığı anlaşılmıştır. ii. Bilirkişi Raporu İle İlgili Nihai Değerlendirme: Mahkememizce alınan 12/09/2025 tarihli bilirkişi raporu üzerinde yapılan nihai değerlendirmede; rapor kapsamında belirtilen verilerin (29/02/2024 tarihli ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 29/05/2024 olan tebliğ tarihi; 05/07/2024 olan icra takip tarihi ve takip talebindeki 105.768,00.-TL asıl alacak ile 03/06/2024-05/07/2024 dönemine ilişkin 4.798,68.-TL işlemiş faiz kalemleri; %51,75 oranındaki ticari avans faizi talebi; tarafların BA/BS beyan formlarındaki katma değer vergisi hariç 88.140,00.-TL tutar; davacının ticari defterlerine ilişkin e-defter beratı ve envanter defteri açılış tasdiki bilgileri) dosya kapsamındaki ödeme emri, dava dilekçesi ve celp edilen kayıtlarla her bir delil kümesi yönünden ayrı ayrı örtüştüğü, raporda dosya içeriğine aykırı herhangi bir veri kullanılmadığı; uyuşmazlığın çözümünde etkili delillerin tamamının değerlendirildiği, nitekim davacının ticari defter ve kayıtları, tarafların BA/BS beyan formları, dava konusu fatura, noter ihtarnamesi ve icra takip dosyası içeriğinin ayrı ayrı incelendiği, davalının ticari defterlerinin ise, kesin süreye ve ihtarata rağmen ibraz edilmemesi nedeniyle incelenemediği ancak bu eksikliğin bilirkişiden değil davalının kendi tutumundan kaynaklandığı ve davalının BA beyan formlarındaki kayıtların bu boşluğu giderdiği; raporun kendi içinde herhangi bir çelişki barındırmadığı ve neticeten Mahkememizce sorulan altı hususun tamamının sırasıyla ve gerekçeleriyle karşılandığı anlaşılmakla; söz konusu raporun ayrıntılı ve denetime elverişli nitelikte bulunduğu kanaatine varılmıştır. c.2) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Nihai Değerlendirme : Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak yapılan nihai değerlendirmede, dava konusu uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesine dayalı olarak düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. İcra takibine yetki itirazı yönünden; davalı tarafından icra takibi aşamasında icra dairesinin yetkisine de itiraz edilmiş olup, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca para veya teminat borcu için takip hususunda yetkiye dair genel hükümler kıyas yolu ile uygulanır. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesi uyarınca borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir; aksine bir anlaşma yoksa para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Dava konusu uyuşmazlıkta, taraflar arasında ifa yerine ilişkin aksine bir anlaşma bulunduğu ileri sürülüp ispatlanmadığına ve alacaklı davacı şirketin yerleşim yeri ....başlatılmasında usule aykırılık bulunmadığı ve davalının yetkiye vaki itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Alacağın varlığı yönünden; davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi veya başkaca sözlü ve/veya yazılı bir beyan sunmayan davalının, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayılması hususu belirtilmiş olmakla birlikte; bu durum davacıyı iddiasını ispat yükünden kurtarmadığından, alacağın varlığı dosyaya sunulan delillerle ayrıca denetlenmiştir. Bu kapsamda; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Dava konusu 29/02/2024 tarihli ve ... numaralı 105.768,00.-TL bedelli faturanın davalıya ulaştığı; bu husus yalnızca davacının beyanına değil, davalının kendi BA beyan formlarında anılan faturaya yer vermiş olması olgusuna dayanmakta olup, faturanın davalının kayıtlarına girdiği ve bu suretle tebellüğ edildiği sabittir. Davalı tarafından anılan faturaya yasal sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği ileri sürülmediği gibi ispat da edilmediğinden, fatura içeriği davalı bakımından kesinleşmiştir. Kaldı ki 6102 Sayılı TTK.'nın 18. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca her tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlüdür. Ticari defterler ve BA/BS kayıtları yönünden yapılan değerlendirmede ise; her bir delil grubu münferiden ele alınmıştır. Buna göre; birinci delil grubu olan "davacının ticari defterleri" yönünden, 2024 yılı yevmiye ve kebir defterlerinin elektronik ortamda tutulduğu ve e-defter beratlarının süresinde vergi idaresine onaya sunulup onaylandığı, envanter defterinin açılış tasdikinin ise Ankara 47. Noterliğince 25/12/2023 tarihinde süresinde yapıldığı; bu itibarla 6100 Sayılı HMK.'nın 222. maddesinin ikinci fıkrasındaki koşulların gerçekleştiği ve davacının defterlerinin sahibi lehine delil niteliğini haiz olduğu, anılan defterlerde 120 K03 (Alıcılar) hesabında davalı adına 29/02/2024 tarihli 105.768,00.-TL borç kaydının bulunduğu ve bu borcun kapatıldığına dair bir tahsilat kaydı yer almadığı tespit edilmiştir. İkinci delil grubu olan "davalının ticari defterleri" bakımından; davalıya, 18/02/2025 tarihli ön inceleme duruşmasındaki ara karar ile ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmesi için iki haftalık kesin süre verilmiş ve ihtarat yapılmış olmasına rağmen defterler ibraz edilmediğinden, bu delil kümesi yönünden bir inceleme yapılamamıştır; 6100 Sayılı HMK.'nın 220. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, belgeyi ibraz etmemesi halinde, karşı tarafın o belgenin içeriği hakkındaki beyanının kabul edilebileceği gözetildiğinde, davalının bu tutumu aleyhine değerlendirilmiştir. Üçüncü delil grubu olan "tarafların BA/BS beyan formları" yönünden ise; davacının BS formundaki 2024 yılı satış tutarı ile davalının BA formundaki 2024 yılı alış tutarının katma değer vergisi hariç 88.140,00.-TL, katma değer vergisi dahil 105.768,00.-TL olarak birebir örtüştüğü tespit edilmiştir. Şu hâlde; davalının ticari defterleri yönünden bir inceleme yapılamamış olmakla birlikte, davacının usulüne uygun tutulmuş defterleri ile her iki tarafın BA/BS kayıtları birbirini doğrulamakta olup, dava konusu alacağın varlığı bu iki bağımsız delil grubuyla ispatlanmıştır. Temerrüt ve faiz yönünden; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Davacı tarafından ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile fatura bedelinin beş gün içinde ödenmesi ihtar edilmiş, ihtarname 29/05/2024 tarihinde davalının Ticaret Sicilinde kayıtlı adresine tebliğ edilmiş ve tanınan beş günlük süre 02/06/2024 tarihinde dolduğundan, davalı 03/06/2024 tarihi itibariyle temerrüde düşmüştür. Taraflar arasındaki ilişki ticari iş niteliğinde olduğundan; 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, .... önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı kanuni faiz oranından fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. Bu itibarla; icra takip tarihi öncesi dönem olan 03/06/2024-05/07/2024 için, 105.768,00.-TL asıl alacak üzerinden 32 gün ve %51,75 avans faizi oranı esas alınarak hesaplanan 4.798,68.-TL işlemiş faizin hem türü hem oranı hem de hesabı bakımından mevzuata uygun olduğu; icra takip tarihinden itibaren de asıl alacağa değişen oranlarda ticari avans faizi yürütülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. İcra inkar tazminatı yönünden; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere uygun bir tazminata mahkûm edilir. Dava konusu uyuşmazlıkta; davacı tarafından dava dilekçesiyle icra inkar tazminatı açıkça talep edilmiş, alacak tacirler arasındaki bir satım ilişkisinden doğan ve süresinde itiraz edilmemek suretiyle içeriği kesinleşen tek bir faturaya dayandığından likit ve borçlusu tarafından belirlenebilir nitelikte bulunmuş, davalının borca vaki itirazı yapılan yargılama neticesinde haksız görülmüş ve davalı, kendisine tanınan tüm usuli imkânlara rağmen ne cevap dilekçesi sunmuş ne de ticari defterlerini ibraz ederek itirazını temellendirmiştir. Bu itibarla, icra inkar tazminatının koşullarının oluştuğu ve hükmolunan meblağın %20'si oranında tazminata hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Açıklanan hususlar doğrultusunda; davanın kabulü ile .... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptaline; 105.768,00.-TL asıl alacak ve 4.798,68.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 110.566,68.-TL üzerinden, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren işletilecek değişen oranlarda ticari avans faizi ile icra takibinin devamına; hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan 22.113,34.-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM 1) Davanın KABULÜNE, Bu doğrultuda; .... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın İPTALİNE, 105.768,00.-TL asıl alacak ve 4.798,68.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 110.566,68.-TL üzerinden (asıl alacağa, icra takip tarihinden itibaren) işletilecek değişen oranlarda ticari avans faizi ile icra takibinin devamına, 2) Hükmolunan alacağın %20’si oranında hesaplanan 22.113,34.-TL icra inkar tazminatının, davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 3) Karar ve İlâm Harcı : a) 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 7.552,81.-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılmış bulunan 1.335,38.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 6.217,43.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 1.335,38.-TL peşin harç, 427,60.-TL başvurma harcı ve 60,80.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.823,78.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 5.000,00.-TL bilirkişi ücreti ile 874,50.-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 5.874,50.-TL yargılama giderinin; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin, davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 5) Vekâlet Ücreti : Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 110.566,68.-TL üzerinden) takdir edilen 45.000,00.-TL vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememize veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 05/06/2026
....
Gerekçeli Karar