İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/583 E. 2026/630 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/583
- Karar No
- 2026/630
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/583 Esas KARAR NO : 2026/630
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 26/09/2024 KARAR TARİHİ : 23/07/2026 KANUN YOLU : İSTİNAF
Mahkememizde görülmekte olan konkordato davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ... Turizm San. Ve Tic. Ltd. Şti. ... Cad. No:110 İç kapı No: A .../ İstanbul adresinde faaliyet gösteren müvekkil şirket, 49.500.000,00TL değerine sermaye ile ana sözleşmesinde yazılı olan işlerde faaliyette bulunmak amacıyla kurulduğunu, şirketin varlıklarının muhtemel satış fiyatları ile değerlenerek düzenlenen rayiç değer bilançosunda şirketin varlıklarının toplam değeri 303.359.910,50-TL olarak tespit edildiğini, müvekkili şirketin iflas ederek varlıklarının parça parça ve icra kanalı ile satılması halinde (ilk satışa arzın %50'den başladığını , ikinci ihalenin daha da aşağıya ineceği göz önünde alındığında) değerinin çok altında satılması, ayrıca çoğu teminatsız ve güvene dayalı alacaklarının da tahsilinin mümkün olmaması kuvvetle muhtemel olduğunu, iflas halinde, varlıkların paraya çevrilerek borçların ödenmesi halinde alacaklarının alacağına kavuşma oranı toplam borcun, en iyi ihtimalle % 66,25’i seviyesinde olduğunu, böyle bir durumun doğal olarak alacaklıların nihai zararı anlamına geldiğini, müvekkili şirketin faaliyetlerini sürdürememesi, istihdam yaratamaması, ülkeye döviz girdisi sağlayan devletin vergi gelirinin, sigorta priminin azalması kısacası ülke ekonomisine olumsuz etki yarattığını, alacaklarının alacağına daha yüksek oranda kavuşmasını sağlamak amacı ile yapılan planlamada müvekkil şirkete konkordato tedbir kararı verilerek faaliyetlerine devam etmesini mümkün olması halinde; şirket varlıklarının değerine, stok azalışı, sermaye artışı ve ticari faaliyetlerden elde edilecek karlar ilave olacak ve borçlarının iflas haline göre daha yüksek oranda ve tamamını ödeme imkanına kavuşacağını, mevcut durum nedeniyle müvekkil şirketin, alacaklılarının haciz ve diğer hukuksal tacizleri ile karşı karşıya geleceği kuvvetle muhtemel olduğunu, müvekkili şirketin stoklarına ve diğer hak ve alacaklarına yönelik faaliyetine engel olacak mahiyette her an haciz ve ihtiyati haciz kararları alınıp, müvekkili şirketin faaliyetlerine son verilmesi ihtimalinin mevcut olduğunu, ihtiyati tedbir talebinin kabul edilmemesi halinde mevcut mal varlıklarına, rüçhanlı alacakların yanı sıra söz konusu hacizli alacaklıların da alacaklarını ödeme külfeti getirilmiş olacak ki böyle bir hukuki sorumluluğu kabullenebilecek alıcının bulunması Sayın Mahkemece de takdir edileceği üzere imkansız olduğunu, mevcut durumda haciz ve icra tehdidi ile müvekkil şirketin faaliyetlerine ilişkin verimliliği her geçen gün düşeceğini, haciz ve iflas yolu ile yapılan takiplerin sonucu şirketin aktifi piyasa rayicinin çok altında paraya çevrilecek bir çok alacaklı alacağını tahsil imkanından yoksun kalarak zarara uğrayacağını, şirketin iflası halinde ise alacaklılar konkordato sonucunda elde edebilecekleri paya oranla çok daha az bir garame ile yetinmek zorunda kalacaklarını, İİK. m. 286’da öngörülen tüm belgeleri içeren işbu konkordato talebimiz muvacehesinde, öncelikle üç aylık süre ile geçici mühlet verilmesine, gerekli görülmesi halinde geçiçi mühletin 2 ay daha uzatılmasına, geçiçin mühlet kararının İİK m. 288 gereğince ilanın, geçici mühlet kararı ile birlikte, şirketin ekonomik hacmi nazara alınarak, geçici konkordato komiseri atanmasına, İİK. m. 294/1 uyarınca, müvekkili şirket hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılmamasına ve başlamış takiplerin durdurulmasına, İİK. m.294/1 uyarınca, müvekkilleri hakkındaki ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmamasına, müvekkillerinin takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. şahıs konumunda olduğu takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri ile İİK 78. maddesi çerçevesinde doğmuş ve doğacak alacakların haczi talebini ihtiva eden haciz müzekkerelerinin gönderilmesinin tensiben önlenmesine, takas, hapis ve mahsup hakkının kullanılmasının tensiben önlenmesine, İİK. m. 295 uyarınca konkordatoya tâbi olmayan rehinli alacaklar bakımından, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılacak icra takiplerinde muhafaza ve satış işlemlerinin durdurulmasına, şirketin bankalar nezdinde tatbik edilmiş/edilecek blokaj işlemlerinin kaldırılmasına ve şirketin üçüncü kişilere vermiş olduğu teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin önlenmesine, davacıların çeklerine bankalarca karşılıksızdır işlemi yapılmasının önlenmesine ve çeklerin bankaya ibrazı halinde konkordato tedbir şerhinin düşülmesine, müvekkili şirketin tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3.kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının müvekkil şirketlere ödenmesine, müvekkili şirketin muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia , taşıt , cihaz , leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacaklarının müvekkili şirkete iadesine, İİK. m. 297/1 hükmü uyarınca müvekkil şirkete komiserin nezareti altında işlerine devam edebilmesi için faaliyet izni verilmesine ve bu bağlamda Sayın Mahkemenizce belirlenecek işlemlerin komiserin izni ile yapılmasına, geçiçi mühlet neticesinde İİK m. 289 gereğince 1 yıllık kesin mühlet verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına, yargılama neticesinde İİK m. 305 vd. maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, 2004 s. İİK'nun 285 vd. maddeleri uyarınca açılan konkordato talebine ilişkindir. Hemen belirtmek gerekir ki, davacı Vedat Şahin'in yargılama sırasında konkordato talebinden feragat ettiği, adı geçen davacı yönünden dosyanın tefrik edildiği, Mahkememizin 2026/96 E. 2026/84 K. sayılı kararı ile Vedat Şahin'in konkordato talebinin vaki feragat uyarınca reddine karar verilmiştir. Davacı ... .. Ltd. Şti. yönünden ise konkordato yargılamasına işbu dava dosyası üzerinden kaldığı yerden devam olunmuştur. Davacı şirket vekilinin vekaletnamesinde konkordato talep etmesine ilişkin özel yetkisinin mevcut olduğu, bu noktada usuli bir noksanlık bulunmadığı anlaşılmıştır. 2004 s. İİK m.285/3.hükmü uyarınca mahkememiz görevli ve yetkilidir. "İtiraz eden alacaklılar" karar başlığında gösterilmiş, ayrıca yargılama aşamasında konkordato komiseri ve şirket temsilcisi dinlenmiştir. Uyuşmazlık, konkordato projesinin tasdiki koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. Davacı şirket için mahkememizce 30/09/2024 tarihi itibariyle üç ay geçici mühlet, 17/12/2024 tarihi itibariyle ek iki ay geçici mühlet, 13/02/2025 tarihinden itibaren bir yıllık kesin mühlet kararı verildiği, akabinde İİK m.289 hükmünde belirtilen somut koşulların oluşması nedeniyle bu defa davacı şirket için 13/02/2026 tarihinden itibaren ek 3 ay kesin mühlet uzatım, 30/04/2026 tarihinden itibaren ek 5 hafta kesin mühlet uzatım, 04/06/2026 tarihinden itibaren ek 3 hafta kesin mühlet uzatım, 25/06/2026 tarihinden itibaren ek 4 hafta kesin mühletin uzatılmasına karar verildiği, tasdik yargılaması için mühlet ve ek mühlet uzatım kararının Ticaret Sicil Gazetesine ve Basın İlan Kurumu'na gönderildiği ve ilan edildiği, tasdik yargılamasının sonuçlandırılması açısından kanunun mahkemeye tanıdığı ek imkânın dahi kullanıldığı, bu suretle konkordato tasdik duruşması öncesi süreye ilişkin usuli işlemlerin tam ve eksiksiz şekilde gerçekleştirildiği açıktır. Yasal düzenlemeye bakıldığında, İİK m.302 maddesine göre; "Komiser alacaklılar toplantısına başkanlık eder ve borçlunun durumu hakkında bir rapor verir. Borçlu gerekli açıklamaları yapmak üzere toplantıda hazır bulunmaya mecburdur. Konkordato projesi; a)Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya b)Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini, aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır. Oylamada sadece konkordato projesinden etkilenen alacaklılar oy kullanabilir. 206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacakların alacaklıları ve borçlunun eşi ve çocuğu ile kendisinin ve evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi eşinin anası, babası ve kardeşi alacak ve alacaklı çoğunluğunun hesabında dikkate alınmaz. Rehinle temin edilmiş olan alacaklar, 298 inci madde uyarınca takdir edilen kıymet sonucunda teminatsız kaldıkları kısım için hesaba katılırlar. Çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkeme karar verir. Şu kadar ki bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümler saklıdır. Konkordato projesinin müzakereleri sonucunda oluşturulan konkordato tutanağı, kabul ve ret oylarını içerecek şekilde derhâl imza olunur. Toplantının bitimini takip eden yedi gün içinde gerçekleşen iltihaklarda kabul olunur. Komiser, iltihak süresinin bitmesinden itibaren en geç yedi gün içinde konkordatoya ilişkin bütün belgeleri, konkordato projesinin kabul edilip edilmediğine ve tasdikinin uygun olup olmadığına dair gerekçeli raporunu mahkemeye tevdi eder. " İİK m.305.de ise "302 nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır: a)Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması. b)Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder). c)Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması. d)206 nci maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır). e)Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması, Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir." hükmü yer almaktadır. Yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen mevcut koşullar varsa konkordato tasdik edilecektir. O halde bu şartların gerçekleşip gerçekleşmediği incelenmelidir. Tasdik koşullarının araştırılmasına yönelik olarak konkordato komiser heyetinin hazırlayarak 11/02/2026 tarihinde sunmuş olduğu komiser heyeti kök gerekçeli rapor, 29/04/2026 tarihli gerekçeli 1.ek rapor, 11/05/2026 tarihli gerekçeli 2.ek rapor, 18/07/2026 tarihli gerekçeli 3.ek rapor içeriklerine göre davacı şirket yönünden tasdik şartlarının tek tek ele alındığı, davacı şirket yönünden alacaklı sayısı ve alacak tutarı açısından kanunda öngörülen çoğunluğun sağlandığı, nitekim davacının 28/01/2026 tarihli revize projesinin kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını aşan çoğunluk tarafından kabul edildiği, İİK m.302.de belirtilen çoğunluğunun sağlandığı, öte yandan davacının tek bir rehinli alacaklısı mevcut olup rehinli alacaklının toplantıya katılmadığı ve borçlu ile rehinli alacaklı arasında herhangi bir protokol yapılmadığından tasdik kararına esas olan bir protokol bulunmadığı, davacı borçlu şirketin mali tabloları üzerinde yapılan incelemede teklif edilen tutarın borçlu şirketin iflası halinde elde edilebilecek tutardan daha fazla olduğu, davacı şirketin rayiç değerlere göre borca batık olmadığı, revize projede teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu, teklife uygun şekilde projede gösterilen miktarda kaynak yaratılabileceği, mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının yeterli teminata bağlandığı, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın tasdik kararından önce borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edildiği, bu suretle tüm tasdik şartlarının tamamlandığı tespit edilmiştir. Komiser heyeti tarafından sunulan gerekçeli tasdik kök ve ek raporlarının, tasdik koşullarının oluşup oluşmadığı hakkında denetimi için mahkememizce ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi kurulu 27/04/2026 tarihli raporunda adi konkordatoda teklif edilen tutarın borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek miktardan fazla olduğu, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı oluğu, konkordato projesinin İİK m. 302.de öngörülen çoğunlukla kabul edildiği, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile tasdik durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın 16/03/2026 tarihinde mahkeme veznesine depo edildiği, tek bir rehinli alacaklı bulunduğu ancak rehinli alacaklı ile İİK m.308/h. anlaşma yapılmadığı, mühlet içinde komiser izni ile akdedilen borçlar için yeterli teminat gösterilmesi durumunda tüm tasdik şartlarının tamam olduğu ifade edilmiştir. Nitekim, bilirkişi kurulu raporundan sonra mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçlar için teminatlandırılması gereken alacak miktarının 5.040.314,06 TL olduğu, borçlu şirketin BRANDLAND markasını teminat olarak gösterdiği, işbu tescilli markanın güncel rayiç değerlemesinin yapıldığı ve kıymet takdiri neticesi markanın güncel rayiç değerinin teminatlandırılması gereken alacak miktarından daha fazla olduğu, ayrıca adı geçen tescilli markanın üzerinde rehin, ipotek, haciz vb...herhangi bir kısıtlama bulunmadığı, tescilli marka yönünden sicil nezdinde oluşturulacak kayıt ile teminat şartının sağlanabileceği tespit edilmiştir. Komiser heyeti raporları ile bilirkişi raporu, tasdik koşullarının oluştuğu yönünde örtüşmektedir. Raporlar arasında farklılık ve çelişki yoktur. Konkordatonun tasdiki şartları ayrıca ele alınmış, gerekçe oluşturulmuştur. a) Öncelikle belirtilmelidir ki "teklif edilen tutar ve iflas halinde elde edilebilecek tutar karşılaştırması, tamamen farazi ve varsayıma dayalı bir incelemedir. Özellikle iflas halinde elde edilebilecek tutarın kesin olarak belirlenmesi mümkün değildir." (Hakan Pekcanıtez/Güray Erdönmez, 7101 sayılı Kanun Çerçevesinde Konkordato, İstanbul, 2018, Sayfa 128-129) Bu nedenle teklif edilen tutarın iflas halinde elde edilebilecek tutardan fazla olup olmadığı muhasebesel ve işletmesel incelemeyi gerektirir. İflas halinde şirketin mal varlığının normal şartlar içinde en düşük maddi değere satılması ihtimali göz ardı edilemez. Nitekim gerek konkordato komiser heyetinin oy birliği oluşturduğu raporların gerek bilirkişi kurulunun oy birliği ile oluşturduğu raporların hüküm tarihi itibariyle birbirini tamamlamakta bulunduğu dikkate alındığında teklif edilen tutarın iflas halinde elde edilebilecek tutardan fazla olduğunu göstermektedir. "Esasen burada nihai amaç konkordato teklifini kabul etmeyen alacaklıların mağdur edilmesini engellemeye yöneliktir". (İbrahim Ercan, İcra ve İflas Hukukunda Mal Varlığının Terki Suretiyle Konkordato, Konya, 2008, Sayfa 237) Bu duruma göre davacı borçlu şirket yönünden, mevcut konkordato teklifini kabul etmeyen alacaklılar dikkate alındığında mağduriyet doğmasını gerektirecek ispatlanmış bir durum yoktur. Özellikle bu noktada davacı borçlu şirketin tüm aktifinin borçların ödenmesine tahsisi mümkün olmadığı gibi konkordatonun talep edilmesini gerektiren amaca da uygun değildir. Zira davacı şirketin faaliyetine devam etme iradesi mevcuttur. Kaldı ki konkordatoda amaç "borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmak ve muhtemel bir iflastan daha kötü duruma düşürülmek istenilmemesidir." (Yargıtay 6.HD 2021/4289E. 2022/1147K.) O halde komiser heyeti ve bilirkişi kurulu raporları karşısında, davacı şirket yönünden iflas kararı verilmesi halinde alacaklıların alacağını tamamen tahsil etmesi imkansız gözükmekle davacı şirketin mevcut teklifinin alacaklılara daha uygun ve daha fazla koşullarda bir imkan sağladığı mahkememizce de kabul edilmiştir. Kaldı ki "konkordatonun tasdik edilmesine karşı çıkan bir alacaklının İİK m.305 hükmünde düzenlenen bu şartın sağlanamadığına ilişkin itirazda bulunması halinde, aksinin bu alacaklı tarafından da ispatlanması gerekir.(Selçuk Öztek/Ali Cem Budak/Müjgan Tunç Yücel/Serdar Kale/Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku Ankara 2019,Budak/Kale, Sayfa 368). Oysaki somut olayda ispat yükünü yerine getirmek zorunda olan alacaklıların üzerine düşen yükü yerine getirmedikleri, bu noktada somutlaşmış bir vakıa ve delilin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre davacı şirket yönünden İİK.m.305/f.2 bend (a) hükmündeki şart gerçekleşmiştir. b)Konkordatonun tasdiki açısından İİK m.305/f.2 hükmü gereği projeyle teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması önem arz eder. 4949 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi borçlunun teklifinin mevcudu ile orantılı olması gerekmekte iken "mevcut" ifadesi yerine daha geniş bir kavram olan "kaynakları" sözcüğü maddeye konulmuştur. (Talih Uyar, Alper Uyar, Cüneyt Uyar, İİK Şerhi, Cilt 2, 2010, Sayfa 3154) Buna göre borçlunun kaynakları ibaresini sadece mevcut olan değil ileride mevcut olması muhtemel gelirleri de kapsayabileceği mahkememizce kabul olunmuştur. Zaten yeni düzenlemede, mahkemenin beklenen hakları dikkate alabileceğinin düzenlenmesi bu düşüncenin doğruluğunu ortaya koymaktadır. Buna göre revize proje ile ilgili gerek konkordato komiser heyetinin kök ve ek nihai raporları gerek bilirkişi kurulu raporları bir bütün olarak dikkate alındığında, davacı borçlu şirketin halihazırdaki muhtemel gelirleri, halihazırda mevcut kaynakları ve borçlarının dikkate alındığı, buna göre teklif edilen tutarların davacı şirketin kaynaklarıyla orantılı olduğu, borçlu şirketin ticari defter incelemelerinde konkordatoya tabi borçların teklif edilen ve kabul edilen konkordato projesi uyarınca iflasa nazaran daha yüksek tutarda olduğu, teklif edilen tutar ile kaynakların orantılı olduğu gerekçeli ve ayrıntılı olarak belirtilmiştir. c) Gerek konkordato komiser heyetinin oy birliğiyle hazırlamış olduğu kök ve ek raporlar gerek bilirkişi kurulunun rapor içerikleri gözetildiğinde, alacak miktarı ve alacaklı sayısı bakımından kabul edilmiş bir proje bulunmaktadır. Konkordato komiser heyeti ve bilirkişi kurulu rapor içerikleri karşısında toplantıda 55 kabul oyu verildiği, alacaklılar toplantısına konu hazirun cetvelinde alacaklı sayısının 99 olduğu, buna göre teklifi kabul eden alacaklı sayısı oranının %55,55, ayrıca konkordatoya tabi alacaklı sayısının 99 ve alacak toplamları ise 150.556.946,55 TL olup teklifi kabul edenlerin nisaba mesnet teşkil eden 81.700.597,41 TL alacaklarının toplam alacak miktarına oranının %54,26 olduğu, bu çerçevede alacaklıların ve alacakların yarısını aşan bir çoğunlukla projenin kabul edildiği, kullanılan oylara ise itibar etmeye engel bir halin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Böylece nitelikli çoğunluğu sağlanmıştır. Kaldı ki oranların sağlanamadığına ilişkin itibar olunması gereken bir vakıa ve delil durumu yoktur. İİK m.305/f.2 bend (c) hükmünde belirtilen şart davacı şirket yönünden oluşmuştur. d) Komiser heyeti raporu ve projeye göre, İİK m.305/f.1 bend (d) hükmünde belirtilen alacaklılar ile ilgili olmak üzere davacı şirket yönünden gerekli teminatların sağlanması zorunludur. Konkordato komiser heyetinin sunmuş olduğu ek raporlar dahi dikkate alındığında gerekli teminatlandırmaların sağlandığı, buna göre şirkete ait markanın teminat olarak gösterilme şartının yerine getirildiği yargılama aşamasında konkordato komiser heyeti tarafından açıklanmış, ayrıca Mahkememizce tespit olunmuştur. Nitekim konkordato talep eden şirkete ait marka ve patentlerin teminat olarak gösterebileceği noktasında doktrin görüşleri mevcuttur. (Serdar KALE, Sorularla Konkordato, İstanbul, Sayfa 54). Mahkememizce 2019/... .sayılı dosyasına istinaden yapılan yargılamada marka ve patentlerin teminat olarak kabulü yönündeki yargısal uygulama İstanbul BAM 17.HD 2021/1573E. 2022/58K.sayılı kararı ile denetimden dahi geçmiş, doktrindeki görüş bu suretle benimsenmiştir. Ayrıca doktrinde de "borçlunun mühlet içinde kendi mal varlığı üzerinde teminat göstermesine m.297/f.2 hükmünün engel olmadığı, gösterilecek teminatın yeterli olmasının gerektiği, yeterli teminattan anlaşılması gerekenin ise teminatın güvence altına alınan alacağın tamamının ödenmesine yönelik olduğu, teminatın ne olacağı konusunda konkordato hükümlerinde ise herhangi bir açıklık bulunmadığı, konkordatonun amacı da düşünülerek teminat konusunda borçlunun çok zorlanmamasının yerinde olacağı, borçlunun göstereceği teminatın şahsi teminat dahi olabileceği" kabul edilmektedir. (Selçuk Öztek/Ali Cem Budak/Müjgan Tunç Yücel/Serdar Kale/Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku Ankara 2019,Budak/Kale, Sayfa 304-305) Böylelikle gerekli ve yeterli olan teminatın, üzerinde haciz gözükmeyen, konkordato kaynakları arasında gösterilmeyen, şirketin manevi değerler arasında kabul edilmesi gereken marka ile sağlandığı, gerekli teminatların gösterildiği anlaşılmaktadır. Konkordato komiser heyetinin kök ve ek gerekçeli raporları karşısında teminatlandırma şartının davacı şirket yönünden gerçekleştiği, konkordato komiser heyetinin raporlarının birbirini tamamlayıcı nitelik taşıdığı, bu itibarla İİK m.305-d hükmü kapsamında da bu yöne ilişkin şartın dahi gerçekleştiği kabul edilmelidir. O halde davacı şirket açısından İİK m.305/f.1 bende (d) hükmünde belirtilen şart dahi gerçekleşmiştir. e)Konkordato tasdikinin gerektirmiş olduğu tüm yargılama giderleri ve özellikle konkordato tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harçların da İİK m.305/f.1 bend (e) gereği tamamlatılması gerekir. Buna göre davacı şirket yönünden 7101 sayılı Yasanın m.51 hükmüyle değişik Harçlar Kanununa bağlı 1.sayılı tarifeye göre adi alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden binde 2,27; yapılandırma sonunda rehinli alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinde binde 1,13 oranında harcın karşılanması gerekir. Konkordato komiser heyetinin hazırlamış olduğu kök rapor içeriğine göre konkordatoya tabi borç tutarının 150.556.946,65 TL olarak açıklandığı, faiz tutarının 37.639.236,66 TL olduğu, toplam harca esas tutarın 188.196.183,31 TL olduğu, buna göre toplam harca esas olan tutarın 427.205,34 TL olarak açıklandığı, bilirkişi kurulu raporunda aynı harca esas miktarın ve harç miktarının tespit edildiği, bu çerçevede raporların birbirleri ile uyumlu olduğu, tasdik için yatırılması gereken harcın mahkeme veznesine 16/03/2026 tarihinde tasdik kararı öncesi tam ve eksiksiz şekilde depo olunduğu, davacı şirketin rehin alacaklısına olan borcuna ilişkin İİK m.308/h. uyarınca herhangi bir anlaşma yapılmadığından tasdiki gereken husus bulunmadığı ve bu yönden harç alınmasının gerekmediği, nihayetinde tasdik duruşması öncesi konkordato tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri mahkememizce takdir edilmiş, davacı şirket yönünden gerek tasdik harcı gerek yargılama giderleri mahkememize depo edilmiştir. İİK m.305 uyarınca tüm tasdik şartları mevcuttur. Diğer taraftan, toplantıya katılıp ret oyu kullanan alacaklı veya toplantıya katılmadığı halde ret oyu kullanan alacaklıların itiraz eden alacaklı kavramına dahil olduğu, bu alacakların mahkemece verilen karara karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurabilecekleri kabul edilmelidir. (Yargıtay 6.HD 2023/3490E. 2023/3544K.) Bu çerçevede itiraz eden alacaklılar karar başlığında belirtilmiştir. İtiraz eden alacaklılar beyanlarıyla konkordato tasdikine yönelik itirazda bulunmuş iseler de tasdik yargılamasına başlandıktan sonra konkordato komiser heyetinden alınan ek raporlar ve özellikle tasdik şartlarına ilişkin olmak üzere bilirkişi kurulunun sunmuş olduğu raporlar karşısında, davacı şirket yönünden gerekli şartların oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu suretle İİK m.305 hükmünde belirtilen şartlar yönünden gerek konkordato komiser heyetinin kök ve ek raporları gerek bilirkişi kurulunun ayrıntılı raporu uyum içinde olmakla bu raporlara itibar etmeye engel bir durumun varlığı ispatlanamamıştır. Öte yandan konkordato komiser heyeti ve bilirkişi raporları dikkate alındığında sunulan belge ve kayıtlara göre nisap çoğunluğunun sağlandığı tereddütsüz olup mevcut kaynaklara göre projenin başarıya ulaşacağı gerekçeli olarak açıklanmıştır. Somut olayda konkordato kurumunun şartları ve amaçları karşısında davacı şirketin, alacaklılara zarar verme kastı ile hareket ettiği noktasında açık, inandırıcı, somutlaştırılmış bir delil tespit edilememiştir. Ayrıca davacı şirket batık olmamasının yanı sıra herhangi bir faizsiz ödeme de teklif etmemiştir. Bu şartlarda konkordato tasdik şartlarını yerine getiren davacı şirket yönünden yapılan incelemede, itiraz eden alacaklıların itirazlarının mahkememizce kabul olunmasını gerektirecek bir ispat durumu olmadığı, yasal çoğunluk tarafından kabul edilen teklifin içeriği, özellikle borçların ödeme süresi, ödenecek miktarlar ve İİK m.305.de belirtilen tüm yasal koşulların oluşması karşısında konkordato projesinin mahkememizce tasdik olunması ekonomik süreçler de gözetilerek hakkaniyetin icabıdır. Yapılan açıklamalar karşısında, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasına kayıtlı olan ...'nin konkordato talebinin kabulüne, davacı borçlu şirketin 28/01/2026 tarihli revize projesi uyarınca davacı şirketin konkordatoya tabi olan 150.556.946,65 TL tutarındaki asıl borç ve bu borca tüm ödeme dönemi için %25 üzerinden hesaplanan 37.639.236,66 TL tutarında faiz olmak üzere toplam 188.196.183,31 TL tutarındaki borcunun, 2026 yılı Ekim ayından başlamak ve ilk taksit ödemesi 30/10/2026 tarihinde olmak kaydıyla, -İlk altı aylık dönemde borcun %9,60'ı olan 18.066.833,59 TL'nin aylık 3.011.138,93 TL 'lik eşit taksitler halinde, -İkinci altı aylık dönemde borcun %12'si olan 22.583.541,99 TL'nin aylık 3.763.923,66 TL'lik eşit taksitler halinde, -Üçüncü altı aylık dönemde borcun %14,40'ı olan 27.100.250,39 TL'nin aylık 4.516.708,40 TL'lik eşit taksitler halinde, -Dördüncü altı aylık dönemde borcun %24'ü olan 45.167.083,99 TL'nin aylık 7.527.847,33 TL'lik eşit taksitler halinde -Beşinci altı aylık dönemde borcun %40'ı olan 75.278.473,32 TL'nin aylık 12.546.412,20 TL eşit taksitler halinde ve her bir ödemenin ise ayın 30.günü olacak şekilde ödenmek suretiyle davacı şirketin konkordato projesinin İİK m.305 hükmü uyarınca tasdikine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda açıklandığı Üzere); 1-İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasına kayıtlı olan ... 'nin konkordato talebinin kabulüne, Davacı şirketin konkordatoya tabi olan 150.556.946,65 TL tutarındaki asıl borç ve bu borca tüm ödeme dönemi için %25 üzerinden hesaplanan 37.639.236,66 TL tutarında faiz olmak üzere toplam 188.196.183,31 TL tutarındaki borcunun, 2026 yılı Ekim ayından başlamak ve ilk taksit ödemesi 30/10/2026 tarihinde olmak kaydıyla, -İlk altı aylık dönemde borcun %9,60'ı olan 18.066.833,59 TL'nin aylık 3.011.138,93 TL 'lik eşit taksitler halinde, -İkinci altı aylık dönemde borcun %12'si olan 22.583.541,99 TL'nin aylık 3.763.923,66 TL 'lik eşit taksitler halinde, -Üçüncü altı aylık dönemde borcun %14,40'ı olan 27.100.250,39 TL'nin aylık 4.516.708,40 TL lik eşit taksitler halinde, -Dördüncü altı aylık dönemde borcun %24'ü olan 45.167.083,99 TL'nin aylık 7.527.847,33 TL'lik eşit taksitler halinde -Beşinci altı aylık dönemde borcun %40'ı olan 75.278.473,32 TL'nin aylık 12.546.412,20 TL eşit taksitler halinde ve her bir ödemenin ise ayın 30.günü olacak şekilde ödenmesine, Bu suretle davacı şirketin konkordato projesinin İİK m.305 hükmü uyarınca tasdikine, Konkordato tasdik kararının kesinleşmesine gerek olmaksızın konkordato tasdikinin 23/07/2026 günü saat: 14:20 itibariyle sonuç doğurmasına, 2-Davacı borçlunun rehin alacaklı ... Bankası A.Ş. ile herhangi bir protokolü ve rehinli alacaklara ilişkin ödemesi bulunmadığından bu konuda herhangi bir tasdik kararına karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacı şirket lehine mahkememizce verilen tüm tedbir kararlarının ve tüm mühlet kararlarının tasdik karar tarihi olan 23/07/2026 günü saat: itibariyle kaldırılmasına, 4-Konkordato komiserlerinin görevlerine 23/07/2026 günü saat 14:20 itibariyle son verilmesine, 5-Mevcut alacak miktarı, alacaklı sayısı ve proje içeriği karşısında İİK m.306 hükmüne göre tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesi için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerinin alması amacıyla aynı zamanda komiserlik tecrübesi olan SMMM ...'ın kayyım olarak tayin edilmesine, Kayyım SMMM ...'a kayyımlık görevi süresi boyunca her ay ve aylık ücret olarak 30.000,00 TL ücret takdir edilmesine, Kayyımlık ücretinin 30/07/2026 gününden başlamak üzere ve her ayın 30.günü mahkememiz veznesine depo olunmasına, ücretin davacı şirketçe yapılmasına, Bu suretle kayyıma gerekli ödemelerin yapılmasına, 6-Kayyımın görevinin 23/07/2026 günü saat 14:20'den itibaren başlamasına, 7-Kayyımın, davacı borçlunun, işletmesinin durumu ve proje uyarınca davacının borçlarını ödeme kabiliyetinin muhafaza edip etmediği konusunda iki ayda bir tasdik kararını veren mahkememize gerekçeli raporunu sunmasına, 8-Davacı borçlu şirketin, İİK m.307/f.1 uyarınca rehinli malların muhafaza ve satışıyla finansal kiralama konusu malların ertelenmesine dair talep olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Davacı şirket yönünden telafisi imkansız bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla ve takdiren İİK m.308/b hükmü uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payların bir banka hesabına yatırılmasına dair karar verilmesine yer olmadığına, 10-Davacı şirket yönünden İİK m.308/b hükmü gereği çekişmeli alacaklara isabet eden payların bir banka hesabına yatırılmasına dair ara karar oluşturulmadığından çekişmeli alacaklılara dava açmaları için ayrıca süre verilmemesine, 11-Davacı şirket yönünden, İİK m.308/c hükmü uyarınca bağlayıcı hale gelen konkordatonun, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburi olduğuna, 206'ncı maddesinin birinci fırkasında yazılı imtiyazlı alacaklar, rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 Kanun kapsamındaki amme alacakları hakkında adı geçen İİK m.308/c-f.2 hükmünün uygulanmamasına, 12-Davacı şirketin konkordato talepleriyle ilgili hüküm fıkrasının İİK m.288 hükmü uyarınca daha önce ilan yapılan ticaret sicil gazetesi ile Basın İlan Kurumu resmi ilan portalında ilan olunmasına ve daha önce bildirimde bulunulan gerekli yerlere ayrı ayrı bildirilmesine, 13-Komiser heyetinin 20/07/2026 tarihli konkordatonun tasdiki hakkında 3.ek gerekçeli nihai raporun 4.sayfasında liste halinde adı geçen alacaklılar için toplam 5.040.314,06 TL alacak tutarında ve bu listede belirtilen alacaklıların alacak tutarları ile sınırlı olarak davacı şirkete ait BRANDLAND markası için İİK m.305/1-d uyarınca teminata bağlanmasına ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun m.148 hükmü ve ilgili düzenlemeler çerçevesinde T.C. Türk Patent ve Marka Kurumu'na müzekkere yazılmasına, Komiser heyetinin 20/07/2026 tarihli konkordatonun tasdiki hakkında 3.ek gerekçeli nihai raporunun ve mahkememizin 23/07/2026 tarihli iş bu duruşma tutanağının müzekkereye eklenmesine, ayrıca müzekkerenin T.C. Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde icrası için mahkememizce atanan konkordato komiser heyetinin İİK m.359 hükmü çerçevesinde T.C. Türk Patent ve Marka Kurumu ile doğrudan yazışma yaparak kararın takibi ve sonuçlanmasını sağlayarak mahkememize bilgi vermesine, davacı vekilinin markanın konkordato teminatı olarak kurum nezdinde kayıtların oluşturulması açısından ilgili Kuruma 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca başvurmasında serbest bırakılmasına, 14-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcından, başlangıçta peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 15-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 16-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan tüm avansların iadesine, Dair, davacı vekillinin ve hazır olan bir kısım alacaklı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere -hakim ...'ın muhalefeti ile - oy çokluğu ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 23/07/2026
Başkan ... Üye ... (m) Üye ... Katip ...
MUHALEFET ŞERHİ
İİK'nın 305. maddesinde hükme bağlanan konkordato koşullarının kümülatif olarak bir arada bulunması halinde mahkeme konkordatoyu tasdik edecektir. Mahkemenin bu aşamada geniş bir takdir yetkisi bulunmaktadır ve tasdik yargılamasında re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Mahkeme, tasdik yargılamasında konkordato projesini kontrol edecek, konkordato sürecinde yapılması gereken işlemlerin zamanında ve kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetleyecektir. Şekli inceleme kapsamında yapacağı en önemli tespit, komiserin süresi içinde dosyayı kendisine teslim edip etmediğidir. İçerik olarak dikkatle araştırması gereken husus ise borçlunun alacaklılar arasında dengeyi koruyup korumadığıdır (Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019, s. 539). İİK 305.maddesinde konkordato projesinin tasdiki için gerekli şartlar sayılmıştır. İİK'nun 305. maddesinin ilk fıkrasının (a) bendinde konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olması, (b) bendinde teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması şartı düzenlenmiştir. Burada hedeflenen amaç konkordatonun, alacaklıları iflastan daha kötü bir noktaya taşımamasıdır. Mahkemenin bu değerlendirmeyi yaparken, tasdik yargılamasında borçlunun karar aşamasına yakın bir dönemdeki mal varlığı değerlerini hesaba katmalıdır. Teklif edilen oranın borçlunun mal varlığı ile orantılı olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak bu inceleme kapsamında bilirkişi tarafından ilk olarak borçlunun konkordatoya tabi aktifleri ile pasifinin belirlenmesi gerekmektedir. Borçlunun konkordato teklifi değerlendirilirken dikkate alınacak olan aktifleri, konkordatoya tabi borçları karşılaması mümkün olan net aktifleridir. Konkordatoya tabi olmayıp, tamamen ödenmesi gereken rehinli, imtiyazlı ve kamu alacaklarının borçlunun brüt aktifi kabul edilen tüm aktiflerden indirilmesi ve bu işlemin sonunda konkordato bakımından göz önünde tutulması gereken net aktife ulaşılması gerekmektedir (Selçuk Öztek / Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019, s. 529-531). Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2023 tarihli 2023/2455 E. 2023/2733 K. sayılı ilamında; "...İİK’nın 305/1-b maddesi uyarınca borçlunun teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile uyumlu olması gereklidir. Konkordato mehli talebi ile birlikte mahkemelerce kanundan kaynaklanan birtakım tedbirler alınmakta ve bu tedbirler tasdik kararı verilmesine kadar devam etmektedir. Bu süreler kanun koyucu tarafından oldukça kısa tutulmuş olup kesin olarak da belirlenmiştir. Mahkemelerce tasdik kararı verilmesinden sonra uzun bir süre ödemesiz dönemin kabul ediliyor olması tedbirlerin bu süre kadar uzamasına sebep olacaktır ki böyle bir sonuç kanun koyucunun amacına uygun düşmez. Mahkemelerin projeye alacaklıların lehine müdahale etmesi mümkün olduğundan bu süreye müdahale edilmemesi konkordatonun ruhuna aykırı düşecektir. Davacı şirketlerin borca batık olmadıkları ve varlıklarının borçlarını karşılama oranı yüksek olduğuna göre, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartının gerçekleştiğinin kabulü mümkün değildir. Davacıların konkordato tedbirlerinden yararlandıkları tarihler de nazara alındığında tasdiki istenen projede ödemesiz dönem tayininin ve öngörülen uzun vade olması da İİK'nın 305/1-b maddesi uyarınca borçlunun kaynakları ile orantılı değildir. Açıklanan nedenlerle mahkemece, ekonomik vaziyeti itibariyle konkordatoya ihtiyacı bulunmadığı anlaşılan davacı şirket talebinin reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle projenin tasdiki doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir..." hususlarına yer verilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 07/02/2023 tarihli 2023/347 E. 2023/462 K. sayılı ilamında; "...Somut olayda; hakkında projenin tasdiki kararı verilen davacı ...Limited Şirketi, rayiç değer bilançosu uyarınca (+) 6.038.626,87 TL özvarlığa sahip olup, borca batık durumda değildir. Tasdik edilen proje ile davacı şirketin anapara borçlarını faizsiz konkordato tasdik tarihinden 1 yıl sonra başlamak üzere 60 ay içerisinde ödemesine karar verilmiştir. Şirket faaliyetlerine bilfiil devam etmekte ve kar elde etmektedir. Mahkemece tasdikine karar verilen proje, ibraz edilen komiser heyeti raporları dikkate alındığında, şirket borçları, aktifinin değerine göre düşük seviyede kalmış ve ödemeler uzun vadeye yayılmıştır. Bu durumda teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartının gerçekleştiğinin kabulü mümkün değildir. Ayrıca bir yıl ödenmemiş dönem sürelerin azami ölçüde kısa tutulduğu konkordato da borçlunun tedbir hükümlerinden uzun bir süre daha yararlanması sonucunu doğurur ki bu husus kanun koyucunun amaçlamadığı dengeyi borçlu lehine bozan bir karardır. Davacı şirketin malvarlığının borca batık olmadığı da nazara alındığında böyle bir kabul kabul edilemez..." hususlarına yer verilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2023/2780 esas 2023/3149 karar sayılı ilamında; "Projede faizsiz ödeme talep edilmesi tipik tenzilat konkordatosunun bir örneğidir. Borca batık olmayan, malvarlığı ile borçlarını ödeyebilecek olan şirketin tenzilat talep etmesi İİK 305/1-b maddesi kapsamında değerlendirilerek teklif edilen projenin davacının malvarlığı ile uyumlu olmadığı sonucuna varılmalıdır. Konkordato ucuz kredi temini yolu olarak kullanılmamalıdır. Somut olayda davacı şirketin konkordatoya tabi borçlarının faizsiz olarak 6 ay ödemesiz dönemden sonra, 36 ay eşit taksitte ödenmesine karar verilmiştir. 14.07.2022 tarihli konkordato komiser raporunda; davacı borçlu şirketin 10.06.2021 tarihli rayiç bilançosuna göre öz kaynaklarının (+) 12.888.014,41 TL olduğu, şirketin öz kaynaklarının 31.03.2022 tarihi itibariyle %100,72 oranında artış göstererek (+) 25.869.113,35 TL ile borca batık olmadığı, hali hazırda birçok tedarikçisi ile ticari ilişkilerine devam ettiği belirtilmiştir. Davacı şirketin borca batık olmaması, konkordatoya tabi borçlarının faizsiz olarak 6 ay ödemesiz dönemden sonra, 36 ay eşit taksitte ödenecek olması dikkate alındığında İİK'nın 305/1-b maddesi uyarınca teklif borçlunun kaynakları ile orantılı değildir." hususlarına yer verilmiştir. Dosyada mevcut kesin mühlet öncesi düzenlenen komiser heyeti raporu ile tasdik aşamasında düzenlenen raporun incelenmesinde; şirketin rayiç öz varlığının yaklaşık %50 seviyesinde azaldığı, tekstil stoku hariç rayiç değerlerin azaldığı, yıllık net satış hasılatlarının yine yaklaşık %50 seviyesinde azaldığı, faal mağaza sayısının düştüğü, çalışan sayısının gözle görülür oranda azaldığı, ödenmemiş SGK borcunun yaklaşık 3 katına çıktığı görülmektedir. Yine davacı tarafın kesin mühlete geçilirken %30 faiz oranı ile 36 ay eşit taksitli vade ile ödeme planı ortaya koymuş iken, revize projede faiz oranının %25 olarak revize edildiği, 6 ay ödemesiz ve 30 ay artan taksitlerle ödeme planı sunduğu görülmektedir. Borçlu şirketin, vade konkordatosu talep etmiş olması yanında yine borca batık olmayan şirketin tenzilat (faizsiz ödeme de bir nevi tenzilat sayıldığı) talebinde bulunmasında da yasal bir engel mevcut değildir. Ülkemizdeki enflasyon hızı ve faiz oranları dikkate alındığında yıllık %25 faizle, ödemesiz geçecek dönem sonrasında, 48 ay vadeye yayılan borç bir nevi tenzilat anlamına gelecektir. Emsal Yargıtay kararlarında ifade edildiği üzere tasdik karar tarihinde yıllık avans faizinin %39,75 olduğu dikkate alındığında borca batık olmadığını ileri sürerek borçlarını uzun vadeye yaymak sureti ile konkordato talep edilmesinin, borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığı gibi dürüst borçlunun mali durumunun iyileşmesini sağlamayı amaçlayan konkordato müessesesinin bu amacına da uygun olmadığı ve alacaklıların aleyhine olacak şekilde menfaat dengesini bozduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki ödeme planı incelendiğinde; ilk 6 ay (Nisan–Eylül 2026) ödemesiz bırakıldıktan sonra 30 aya yayılan ödemenin, ilk 6 aylık dilimde %9,60, ikinci dilimde %12,00, üçüncü dilimde %14,40, dördüncü dilimde %24,00 ve beşinci (son) dilimde %40,00 oranıyla geriye doğru ağırlaştırıldığı, böylece borcun tamamının ancak %36'sının ilk 24 aylık ödeme döneminde, buna karşılık %64'ünün son 12 aylık dönemde (ve tek başına %40'ının en son 6 aylık dilimde) ödenmesinin öngörüldüğü görülmektedir. Ödemenin bu şekilde sürecin sonuna yığılması, hem planın gerçekleşme riskini artırmakta hem de enflasyon koşullarında alacaklıların alacaklarına reel değer itibariyle daha da düşük oranda kavuşması sonucunu doğurmaktadır. Bunun yanında davacının ilk projesinden revize proje aşamasına kadar projenin asıl dayanağının stok satışları ve stokların eritilmesine dayandırıldığı görülmektedir. Yine geçici mühletten sonra düzenlenen 07/02/2025 tarihli raporda komiser heyeti tarafından düzenlenen raporda bu husus irdelenmiş "mevcut tekstil stoklarının sezonlarının geçmesi, zaman içerisinde eskime ve yıpranması ile muhafaza masrafları nedeniyle takdir edilen fiyatlarla satılamama ihtimalinin bulunduğu" tespitlerine yer verilmiştir. Revize projede borçların ödenmesi için öngörülen 294.125.961,16 TL tutarındaki toplam kaynağın; 14.990.390,17 TL'sinin faaliyetin devamlılığından, 55.329.278,44 TL'sinin ticari alacak hazır değer menkul kıymetlerden, 10.000.000,00 TL'sinin ortak tarafından yapılacak sermaye artırımından, 213.806.292,55 TL'sinin ise "stoklardaki azalış", yani mevcut tekstil stoklarının satışından karşılanmasının planlandığı görülmektedir. Buna göre öngörülen kaynağın yaklaşık %73'ü tek bir kaleme, özetle stok satışına dayanmaktadır. Alınan değerleme raporlarında belirtildiği üzere kesin mühlete geçiş aşamasındaki veriler ile tasdik aşamasındaki veriler nazara alındığında stok rayiç değerinin bir yılda %40 oranında azalmış olduğu sabittir. Yine satış rakamlarının hedeflenenden yaklaşık olarak %60 oranında az gerçekleştiği görülmektedir. ( 320.000.000,00 TL- 115.343.384,31 TL) Davacının 01/01/2025 – 31/12/2025 dönemine ait gelir tablosuna göre; 115.343.384,31 TL net satış hasılatı elde etmesine rağmen 2.822.684,11 TL faaliyet zararı ve 3.294.853,30 TL dönem net zararı ile dönemi kapattığı görülmektedir. Davacı tarafın konkordato projesinin asıl kaynağının yukarıda belirtildiği şekilde stokların satışına ve faaliyet karlılığına dayanıyor olması nazara alındığında ödemenin %36'lık kısmının 6 aylık ödemesiz dönem ile birlikte ilk 24 aylık döneme, asıl borç yükünü ise faaliyet karlılığı yönünden riskli döneme aktarması da projenin gerçekleşme ihtimalini ortadan kald. Bu doğrultuda davacının kaynakları ile orantılı şekilde, ödemesiz herhangi bir dönem bulunmaksızın, borcun yüklü miktarını daha kısa sürede ödeme imkanı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken, revize projede de bu hususun dikkate alınmadığı, davacının 30/09/2024 tarihli geçici mühlet kararından karar tarihine kadar alacaklıların lehine hareket etmediği, durum var şartlarda iyileşme sağlandığına ilişkin verileri ortaya koyamadığı görülmekle, mevcut haliyle projenin konkordato müessesesinin amacına uygun olmadığı ve alacaklıların aleyhine olacak şekilde menfaat dengesini bozduğu, bu nedenle konkordato talebinin reddini verilmesi kanaati ile sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne iştirak edilmemiştir.
Hakim ...